İSTEMİN ÖZETİ: Kayseri 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 10/05/2018gün ve E:2018/370, K:2018/502sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Dava, Felahiye İlçe Emniyet Amirliği emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, Beytüşşebap İlçe Emniyet Amirliği emrinde görevli iken, 12.11.2011 günü göreve gelmediğinden bahisle "İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir özrü olmaksızın 24 saate kadar göreve gelmemek" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-9 ve 15. maddesi uyarınca kınama cezası ile tecziye edilmesine ilişkin 29.05.2012 tarih ve 2012/121 sayılı Şırnak İl Polis Disiplin Kurulu kararının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Kanununun 83. maddesinin birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesinin 13.01.2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı iptal kararı nedeniyle hükümsüz kalmasından dolayı kaldırılması gerektiği ileri sürülerek, iptali istemiyle açılmıştır.
Kayseri 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 10/05/2018gün ve E:2018/370, K:2018/502sayılı kararla; dava dosyası ile UYAP ortamında yapılan araştırma sonucunda, davacı tarafından açıldığı tespit edilen Konya 2. İdare Mahkemesinin 2013/141 Esas sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; iş bu dava dosyasında, Felahiye İlçe Emniyet Amirliği emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, Beytüşşebap İlçe Emniyet Amirliği emrinde görevli iken, 12.11.2011 günü göreve gelmemesi nedeniyle "İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir özrü olmaksızın 24 saate kadar göreve gelmemek" suçunu işlediğinden bahisle hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonrasında Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-9 ve 15. maddesi uyarınca kınama cezası ile tecziye edilmesine ilişkin 29.05.2012 tarih ve 2012/121 sayılı Şırnak İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istenilmekte ise de; davacı tarafından aynı disiplin cezasının iptali istemiyle daha önce açılan bir başka davanın Konya 2. İdare Mahkemesi'nin 2013/141 esas sayılı dosyasında görüldüğü, anılan Mahkemece davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından karara itiraz edilmesi üzerine, Konya Bölge İdare Mahkemesinin 25.09.2013 tarih ve 2013/1856 Esas, 2013/2068 sayılı kararı ile itiraz istemi reddedilerek kararın onanmasına karar verildiği, davacı tarafından söz konusu karara karşı karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Konya Bölge İdare Mahkemesinin 30.12.2013 tarih ve 2013/3312 Esas, 2013/3279 sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği, davacı tarafından, bu karara karşı da ikinci kez karar düzeltme talebinde bulunulduğu, Konya Bölge İdare Mahkemesinin 05.02.2014 tarih ve 2014/370 Esas, 2014/332 sayılı kararı ile ikinci kez yapılan karar düzeltme isteminin incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesi ile karar düzeltme isteminin incelenmeksizin reddine karar verildiği, olayda, Konya 2. İdare Mahkemesince aynı konu ile ilgili olarak verilen karara karşı davacı tarafından itiraz kanun yoluna ve karar düzeltme kanun yoluna başvurulmuş olduğu, neticeten kararın kesinleştiği, işbu dava ile Konya 2. İdare Mahkemesi'nin 2013/141 esas sayılı dosyasında görülen davanın taraflarının, konusunun ve hukukî sebeplerinin aynı olduğu anlaşıldığından, kesin hüküm nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, istinaf dilekçesinde, her iki davanın iptal istemi sebeplerinin aynı olmadığı, birinci davada, dava konusu işlemin, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre incelenirken, ikinci davanın konusunun Anayasa Mahkemesi kararından sonra yürürlüğe sokulan 7068 sayılı Kanunun Geçici 1. ve 3. maddeleri kapsamında incelenmesini istediğini, Mahkeme kararının hukuk ve usule aykırı olduğunu öne sürmekte ve istinaf yoluyla kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" hükmüne yer verilmek suretiyle "kesin hüküm" doğrudan dava açma şartları arasında sayılmış, aynı Kanunun 115. maddesinde; mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmış; 303. maddesinin 1. fıkrasında ise; "Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir" hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda; "kesin hüküm" müessesesi düzenlenmemiş ve anılan Kanunun 31. maddesinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükme karşın tarafları, konusu ve sebepleri aynı olan ikinci bir dava açılmış olması durumunda ise, bu davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekeceği, ancak davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilebilmesi için her iki davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin de aynı olması gerekmektedir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, 29.1.2016 tarih ve 29608 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.1.2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Kanununun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verildiği, akabinde 23.1.2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri ile emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kuralları ile usul ve esaslarının yeniden düzenlendiği, 682 sayılı KHK'nın, 08 Mart 2018 gün ve 30354 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile yasalaştığı, bu gelişmeler üzerine davacının 06.02.2018 tarihinde davalı idareye başvurarak, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-9 ve 15. maddesi uyarınca kınama cezası ile tecziye edilmesine ilişkin 29.05.2012 tarih ve 2012/121 sayılı Şırnak İl Polis Disiplin Kurulu kararı da dahil olmak üzere hakkında daha önce verilen disiplin cezalarının, dayanağı olan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün Anayasa Mahkemesinin 13.01.2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı iptal kararı nedeniyle hükümsüz kaldığı öne sürülerek, kaldırılması ve yoksun kaldığı tüm mali ve kıdem haklarının tarafına ödenmesi isteminde bulunduğu, idarece davacının bu başvurusunun 682 sayılı KHK'nın 7. ve Geçici 1. madesinin 1. ve 3. fıkraları yazılarak 07.02.2018 tarihli işlemle reddedildiği, bunun üzerine davacı tarafından, Beytüşşebap İlçe Emniyet Amirliği emrinde görevli iken, 12.11.2011 günü göreve gelmediğinden bahisle "İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir özrü olmaksızın 24 saate kadar göreve gelmemek" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-9 ve 15. maddesi uyarınca kınama cezası ile tecziye edilmesine ilişkin 29.05.2012 tarih ve 2012/121 sayılı Şırnak İl Polis Disiplin Kurulu kararının, dayanağı olan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün Anayasa Mahkemesinin 13.01.2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı iptal kararı nedeniyle hükümsüz kalmasından dolayı kaldırılması gerektiği ileri sürülerek, iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar Mahkemece işbu dava ile Konya 2. İdare Mahkemesi'nin 2013/141 esas sayılı dosyasında görülen davanın taraflarının, konusunun ve hukukî sebeplerinin aynı olduğu anlaşıldığından, kesin hüküm nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiş ise de; her iki davanın tarafları ile konusu aynı olmakla birlikte, hukuki sebeplerinin aynı olmadığı, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-9 ve 15. maddesi uyarınca kınama cezası ile tecziye edilmesine ilişkin 29.05.2012 tarih ve 2012/121 sayılı Şırnak İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılıp, Konya 2. İdare Mahkemesi'nin 2013/141 esas sayılı dosyasında görülen davada, anılan işlemin Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre hukuki denetiminin yapılmış olmasına rağmen, bakılmakta olan bu davada ise davacı tarafından, aynı işlemin, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Kanununun 83. maddesinin birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesinin 13.01.2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla iptaline karar verilmesi nedeniyle hükümsüz kalmasından dolayı kaldırılması gerektiğinden bahisle, Anayasa Mahkemesi kararından sonra yürürlüğe sokulan 7068 sayılı Kanunun Geçici 1. ve 3. maddeleri kapsamında incelenmesi isteminden oluştuğu, dolayısıyla her iki davanın hukuki sebeplerinin aynı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava dosyası esastan tekemmül ettirilerek; davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-9 ve 15. maddesi uyarınca kınama cezası ile tecziye edilmesine ilişkin 29.05.2012 tarih ve 2012/121 sayılı Şırnak İl Polis Disiplin Kurulu kararının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüğüzünün dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Kanununun 83. maddesinin birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesinin 13.01.2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı iptal kararı üzerine hükümsüz kalması üzerine Anayasa Mahkemesi kararından sonra yürürlüğe sokulan 7068 sayılı Kanunun Geçici 1. ve 3. maddeleri kapsamında incelenerek, esastan bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf isteminin KABULÜ ile Kayseri1.İdareMahkemesi'nce verilen 10/05/2018gün ve E:2018/370, K:2018/502sayılı kararın KALDIRILMASINA,2577 sayılı Kanun'un 45.maddesinin 5.fıkrası uyarınca, uyuşmazlığın çözümünün idare mahkemelerinin görev alanına girdiği gözetilerek karar verilmesini teminen dava dosyasının MAHKEMESİNE İADESİNE, istinaf nedeniyle doğan yargılama giderleri nihai hüküm verilirken Mahkemesince gözetileceğinden bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, anılan madde uyarınca KESİN olarak 15/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)