(657 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Sincan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Öğretmeni olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 125/D-o maddesine aykırı hareket ettiğinden bahisle 1 (bir) yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 19.01.2017 tarih ve 2017/2 sayılı İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu Kararının hukuka aykırı olduğundan bahisle iptali ile işlem sebebiyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada; davacının, 22.12.2015 tarihinde üyesi olduğu ….. Sendikasının organize ettiği, Merkez Yürütme Kurulu üyeleri, il ve ilçelerin katılımı ile sokağa çıkma yasağı devam eden Nusaybin, Silopi ve Cizre ilçelerine girmek isteyen ancak kolluk kuvvetlerince geçişlerine izin verilmediği için Mardin ili, Nusaybin ilçesi, Bölge Trafik İstasyonu önünde yapılan basın açıklamasına katıldığı, soruşturma raporunda söz konusu eylemin "herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına faaliyette bulunmak" fiili kapsamında değerlendirildiği, ancak dosyaya ibraz edilen sesli ve görüntülü CD incelendiğinde, ….. Genel Başkanı tarafından yapılan basın açıklaması sırasında parti ismi vermek suretiyle partiyi hedef alan ifadeler kullanıldığı, konuşma sırasında sloganlar atıldığı, davacının da toplulukla birlikte sloganları tekrarladığı, atılan sloganlarda "eğitim hakkı engellenemez, savaşa hayır barış hemen şimdi, Nusaybin halkı yalnız değil, susma haykır savaşa hayır" şeklinde ifadelerin kullanıldığı, bunun dışında davacının başka bir eyleminin olmadığı anlaşıldığından davacının, bağlı bulunduğu sendikanın aldığı karar üzerine basın açıklaması sırasında orada bulunduğu, …… Genel Başkanının basın açıklaması sırasında kullandığı ifadelerden sorumlu olamayacağı, basın açıklaması sırasında sadece sloganlara katıldığı, sloganlarda kullanılan ifadeler de dikkate alındığında, herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunduğu sonucuna varılamayacağından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/D-(o) maddesi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların davanın açıldığı 05/05/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin olarak Ankara 8. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/05/2018 gün ve E:2017/1280, K:2018/1260 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Ankara 8.İdare Mahkemesi'nce verilen 17/05/2018 gün ve E:2017/1280, K:2018/1260 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin REDDİNE, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan taraf üzerinde BIRAKILMASINA, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunana İADESİNE, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesinin 6.fıkrası uyarınca KESİN olarak 28.02.2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU
Gerek uluslararası sözleşmelerde, gerekse Anayasa'da sendikal hak ve özgürlükler düzenlenirken sendikaların "üyelerin ortak çıkarlarını savunmak ve geliştirmek" amacıyla kuruldukları belirtilmekte, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 1.maddesinde de bu husus daha açık şekilde; "kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için oluşturdukları sendika" ifadesiyle ortaya konulmaktadır. Bu durumda, herhangi bir eylemin sendikal faaliyet olarak kabul edilebilmesi için, sendikanın faaliyet alanı ile ilgili olması ve üyelerinin ortak çıkarlarını koruma amacı taşıması gerekmektedir. Sendikanın kuruluş amacı ile ilgisi bulunmayan ve üyelerin ortak çıkarlarını koruma amacı taşımayan eylemler, Sendika yönetiminin daveti üzerine yapılsa dahi sendikal faaliyet olarak görülemeyecek ve sendikal hak ve özgürlüklerin korunmasına ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemelerden faydalanamayacaktır. Öte yandan konusu suç teşkil eden eylemlerin de sendikal hak ve özgürlük kavramı ve kapsamı içinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı açıktır.
Olayda ise; 22.12.2015 tarihinde davacının da üyesi olduğu …. Sendikasının organize ettiği, Merkez Yürütme Kurulu üyelerinin, il ve ilçelerin …. teşkilatlarının katılımı ile sokağa çıkma yasağı devam eden Nusaybin, Silopi ve Cizre ilçelerine girmek istedikleri, ancak kolluk kuvvetlerince geçişlerine izin verilmediği için Mardin ili, Nusaybin ilçesi, Bölge Trafik İstasyonu önünde basın açıklaması yaptıkları, …. Genel Başkanı tarafından yapılan basın açıklamasında parti ismi vermek suretiyle bir siyasi partiyi hedef alan ifadeler kullanıldığı, konuşması sırasında sloganlar atıldığı, davacının da basın açıklaması süresince olay mahallinde bulunduğu, toplulukla birlikte sloganları tekrarladığı, sloganlara eşlik ettiği, bu haliyle eylemin sendika üyesi kamu görevlilerinin ortak, ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi amacını taşımadığı, bu eylemin bölgenin eğitim, sağlık ve beslenme gibi sorunlarını dile getirmekten ziyade, eleştiri sınırlarını aşan, daha çok ideolojik yönüyle ön plana çıkan, devletin aldığı güvenlik tedbirlerini ve güvenlik güçlerinin terörle mücadelesi ile iktidar partisini hedef alan mahiyette bulunduğu, bu faaliyetlerin sendikal hak olarak ve temel hak ve özgürlüklerle ilgili teminatlar kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. (¤¤)