(3194 S. K. m. 42) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 26/04/2018 tarih ve E:2017/516, K:2018/845 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve talepleri gibi karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ........., 66 ada, 96 parselde bulunan 50 kapı numaralı taşınmazda ruhsatsız imalat yapıldığı tespit edildiğinden bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca 62.608,37-TL imar para cezası verilmesine ilişkin 26/04/2016 tarih ve 451 sayılı Fatih Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 26/04/2018 tarih ve E:2017/516, K:2018/845 sayılı kararı ile; " ...davacı hakkında uygulanan imar para cezası açısından, 3194 sayılı Kanunun 42/2. maddesinin (c) bendinin alt bendi uyarınca 42.260,65 TL artırım uygulanmasının yerinde olduğu, 3194 sayılı Kanunun 42/2. maddesinin (c) bendinin 4, 11, ve 13. alt bentleri uyarınca uygulanan 20.374,72 TL artırım tutarlarının ise yerinde olmadığı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya verilebilecek imar para cezası miktarının 42.260,65 TL olarak belirlenmesi gerektiğinden, dava konusu encümen kararının 20.374,72 -TL'lik kısmının hukuka aykırı, 42.260,65 TL’lik kısmının ise hukuka uygun olduğu" gerekçesi ile; dava konusu imar para cezasının 20.374,72-TL'lik kısmının iptaline,42.260,65 TL'lik kısmının ise reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANTARAFLARIN İDDİALARI:
1- (DAVACI)
Mahkeme kararının redde ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, idareden alınan izin belgesine değinilmeksizin işlem tesis edildiği, izin belgesinin dışına çıkılmadığı, basit tamirat dışında işlem yapılmadığı, tutanakta belirtilen hususların izin belgesinden önce zaten var olduğu, terasta demonte malzeme ile yapılan imalatın sudan korunmak için yapıldığı ileri sürülerek dava konusu işlemin bu kısım yönünden de iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
2- (DAVALI)
Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, artırımların doğru uygulandığı, 11. bendin uygulanmasından imtina ediliyorsa 12. bendin mahkemesince uygulanması gerektiği 4.ve 13. bendinde uygulanmasında mevzuata uyarlı olduğu öne sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
DAVACI: Savunma verilmemiştir.
DAVALI: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı(Değişik 6545 S.K./19. md.)45. maddesinin;3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.”; 6. fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış olup, ilk derece mahkemelerinin nihai kararlarının istinafen kaldırılması ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesinde yer alan sebebin varlığı halinde mümkün bulunmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 4. fıkrasında; Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." 6. fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükümleri yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasında; “Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır:
a)Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için; 1) I. sınıf A grubu yapılara üç, B grubu yapılara beş Türk Lirası, 2) II. sınıf A grubu yapılara sekiz, B grubu yapılara onbir Türk Lirası, 3) III. sınıf A grubu yapılara onsekiz, B grubu yapılara yirmi Türk Lirası, 4) IV. sınıf A grubu yapılara yirmiüç, B grubu yapılara yirmibeş, C grubu yapılara otuzbir Türk Lirası, 5) V. sınıf A grubu yapılara otuzsekiz, B grubu yapılara kırkaltı, C grubu yapılara elliiki, D grubu yapılara altmışüç Türk Lirası idari para cezası verilir. Bu miktarlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılarak uygulanır.
b)Mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verilir.
c)(a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı; 1) Hisseli parselde diğer maliklerin muvafakati alınmaksızın yapılmış ise cezanın %30’u; 2) Kamuya veya başkasına ait bir parselde yapılmış ise cezanın %40’ı 3) Uygulama imar planında veya parselasyon planında “Kamu Tesisi Alanı veya Umumî Hizmet Alanı” olarak belirlenmiş bir alanda yapılmış ise cezanın %60’ı, 4) Mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ediyor ise cezanın % 100’ü, 5) Uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış ise cezanın %20’si, 6) Yapılaşmaya yasaklanmış bir alanda yapılmış ise cezanın %80’i, 7) Özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapılmış ise cezanın %50’si, 8) Ruhsatsız ise cezanın %180’i;9) Ruhsatı hükümsüz hale gelmesine rağmen inşaatı sürdürülüyor ise cezanın %50’si, 10) Yapı kullanma izin belgesi alınmış olmakla birlikte, ruhsat alınmaksızın yeni inşaî faaliyete konu ise cezanın % 100’ü, 11) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılmıyor ise cezanın %10’u; 12) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılıyor ise cezanın %20’si; 13) Çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet veriyor ise cezanın %20’si, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezalarının miktarına göre ayrı ayrı hesap edilerek ilave olunur. Para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alan dikkate alınır.”hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen hükümlerin değerlendirilmesinden; ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde yapılan düzenlemeye göre; yapıdaki mevzuata aykırılıktan, sadece aykırılığın kapladığı alan etkileniyor ise, para cezasının bu alan üzerinden hesaplanması, ancak yapıdaki aykırılıktan, aykırılığın kapladığı alan dışında, yapının tamamı ya da bir bölümü de etkileniyor ise; para cezasının aykırılıktan etkilenen tüm alanın dikkate alınması suretiyle hesaplanması gerektiği, temel ceza miktarı belirlendikten sonra maddede öngörülen arttırım sebeplerinin varlığı halinde arttırım sebeplerinin ayrı ayrı hesaplanacağı, bu sebeple; para cezası miktarının maddede öngörüldüğü şekilde belirlenebilmesi için öncelikle; ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı yapıldığının bir tutanakla tespitinin gerektiği, bu tutanakta; ruhsata aykırı ya da aykırılıktan etkilenen alanın yüzölçümü, inşaatın tamamlanıp tamamlanmadığı, kullanılıp kullanılmadığı gibi niteliği gereği yerinde tespiti gerektiren hususların açık bir şekilde belirtilmesinin gerektiği, yapının sınıf ve grubu, hisseli, kamuya veya başkasına ait parselde yapılıp yapılmadığı gibi sonradan dosya üzerinde yapılacak inceleme ile anlaşılabilecek ve açıklığa kavuşturulacak hususların tutanakta yer almamasının işlemi kusurlandırmayacağı, yapının; mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit edip etmediği, çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet verip vermediği hususlarına ilişkin olarak somut tespitlerin, tutanakta veya para cezasına ilişkin işlemde belirtilmesinin gerektiği, bu tespitlerden sonra; yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle maddede belirtilen miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının hesaplanacağı, bu miktar üzerinden; (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen nedenlerin bulunması halinde ayrı ayrı arttırım oranlarının hesaplanması ve bunların toplamlarının alınması suretiyle toplam ceza miktarının bulunacağı ve bulunan bu miktarın belediye encümeni tarafından imar para cezası olarak verileceği anlaşılmaktadır.
İstinaf başvurusu; ........., 66 ada, 96 parselde bulunan 50 kapı numaralı taşınmazda ruhsatsız imalat yapıldığı tespit edildiğinden bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca 62.608,37-TL imar para cezası verilmesine ilişkin 26/04/2016 tarih ve 451 sayılı Fatih Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu imar para cezasının 20.374,72-TL'lik kısmının iptaline,42.260,65 TL'lik kısmının ise reddine karar veren İstanbul8.İdareMahkemesinin 26/04/2018tarih ve E:2017/516, K:2018/845sayılıkararının davacı ve davalı idare tarafından aleyhlerine olan kısımlarının kaldırılması istemlerine ilişkindir.
I) Davacı istinaf başvurusu yönünden:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4.fıkrasındaki kaldırma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından davacının istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.
II) Davalı başvurusu yönünden:
Bakılan davada, davalı idare tarafından yapılan istinaf talebi; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (4.), (11.) ve (13.) numaralı alt bentleri uyarınca uygulanan arttırımların iptaline ilişkin (toplam 20.347,72-TL) olduğundan her alt bendin ayrı ayrı değerlendirilmesi Dairemizce uygun görülmüştür.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 11 numaralı alt bendine yönelik olarak;
3194 sayılı İmar Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin, 11 numaralı alt bendinde; "İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılmıyor" ise cezanın % 10’unun, 12 numaralı alt bendinde ise; "İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılıyor" ise cezanın % 20’sinin, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezalarının miktarına göre ayrı ayrı hesap edilerek ilave olunacağı belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen bend hükmünden de anlaşıldığı üzere, ruhsatsız imalatın "tamamlanmış" olma durumu temel cezanın artımı sebeplerinden sayılmış, tamamlanan yapının kullanılıp kullanılmamasına göre de %10 ve %20 olmak üzere iki farklı oran belirlenmiştir.
İstinafa konu idare mahkemesi ile karara dayanak alınan (aynı mahkemenin E:2016/1668 sayılı dosyasında alınan) bilirkişi raporunda, uyuşmazlığa konu ruhsatsız imalatın tamamlanmış olması konusunda herhangi bir çekince bulunmamasına rağmen, keşif tarihi itibariyle yapının kullanıldığı gerekçesiyle anılan 11. bend hükmü uyarınca yapılan artırımın iptaline karar verilmiştir.
Halbuki 3194 sayılı İmar Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen idari para cezalarının, yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihte yapılan tespitlere binaen hesaplanması gerekmekte olup bu hukuki zorunluluğun gözardı edilmesi suretiyle keşif tarihi itibariyle yapının kullanılmakta olduğu tespitiyle değerlendirme yapılması isabetli değildir.
Öte yandan, Dairemizin E:2018/1374 sayılı dosyasında istinaf incelemesinde bulunan, İstanbul 8. İdare Mahkemesinin E:2016/1668 sayılı dosyasında yer alan dava dilekçesinde, davacı tarafından; "otel ve dükkan olarak kullanılacak olan taşınmazı mühürlenmiştir. Hukuka aykırı olarak verilen eski hale iade kararı ile müvekkilimiz oteli ve dükkanını açamamış ve maddi-manevi zarara uğramıştır." ifadesine yer verildiği görülmüş olup, yapı tatil tutanağının tutulduğu tarih itibariyle yapının kullanılmadığı hususu sübut bulmuştur.
Bu itibarla, istinafa konu mahkeme kararının iptal hükmünün bu kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf talebinin kabulü, davanın bu kısmının (1.565,21-TL) reddi gerekmektedir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 4. ve 13. numaralı alt bentleri uyarınca uygulanan arttırım maddesine ilişkin kısma gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4.fıkrasındaki kaldırma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından davalı idarenin bu kısma yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1-Davalı idare istinaf başvurusunun KISMENKABULÜNE,
(i) İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 26/04/2018 tarih ve E:2017/516, K:2018/845 sayılı kararının,"3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 11 numaralı alt bendine yönelik kısmının (1.565,21-TLidari para cezası)" 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanun ile değişik 45/4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
(ii) Aynı Kanun maddesi uyarınca dava konusu "aynı bent hükmü uyarınca verilen 1.565,21-TL idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden" DAVANIN REDDİNE,
2-Davalı İdare istinaf başvurusunun"3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 4. ve 13. numaralı alt bentleri uyarınca uygulanan arttırım maddelerine ilişkin 18.782,51 TL'lik kısmının REDDİNE,
3-Davacı istinaf başvurusunun REDDİNE,
4-Dava sonuç itibarıyla kısmen iptal, kısmen retle ile sonuçlanmış olduğundan ve İdare Mahkemesince belirlenen haklılık durumu Dairemizce de uygun görüldüğünden ilk aşama yargılama gideri hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Davalı idare tarafından karşılanan 112,10-TListinaf yargılama giderinin, istinaftaki haklılık durumuna göre takdiren30,00-TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, kalan kısmının davalı idare üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı idare tarafından ilk derece aşamasında karşılanan yürütme itiraz harcının davalı idare üzerinde bırakılmasına,
8-İlk derece mahkemesince taraflar lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden bu aşamada tekrar vekalet ücretine hükmedilmesine mahal bulunmadığına,
9-Artan posta giderinin mahkemesince istinaf isteminde bulunanlara iadesine,
10-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 6.bendi gereğince kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine,
11-Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak 25/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)