(2709 S. K. m. 38) (3194 S. K. m. 32, 42) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 4.İdare Mahkemesinin 28.02.2018 tarih ve E:2017/2243, K:2018/321 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul ili, Pendik ilçesi, …… Mahallesi, …… Caddesi, 9832 ada, 1 (eski 0 ada, 295) sayılı parsel üzerine 8165 ada, 11(eski 0 ada, 283) sayılı parsel için verilen ruhsatlarla inşa edilen B1 ve B2 bloklarında ruhsata aykırı olarak imalat yapıldığını, C blokun ise tamamen ruhsatsız olarak yapıldığını tespit eden 09.10.2015 tarihli yapı tatil tutanağına dayanılarak; yapı tatil tutanağında belirtilen kısımların 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıktırılmasına ve yapı sahibi davacı şirketin aynı Yasanın 42.maddesinin 1 ve 2. fıkrası uyarınca; (1665,2 m2'lik aykırılık için 117.446,55.-TL, 3330,4 m2'lik aykırılık için 234.893,10.-TL, 832,6 m2'lik aykırılık için 58.723,26.-TL, 1665,2 m2'lik aykırılık için 117.446,55.-TL, 1364,62 m2'lik aykırılık için 75.327,01.-TL; 1876,42 m2'lik aykırılık için 103.578,37.-TL; olmak üzere) toplam olarak 707.414,84.-TL; aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca; 2.994,34.-TL para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 22.10.2015 gün ve1349 sayılı encümen kararının ve 3194 sayılı Yasanın 32. maddesi uyarınca yıkımı hakkında daha önce tesis edilen 12/11/2009 tarih ve 1153 sayılı encümen kararı ile yapı sahibi davacı şirket adına toplam 238,106,67.-TL para cezası kesilmesine ilişkin 28/06/2010 gün ve 712 sayılı encümen kararlarının iptaline ilişkin 24.11.2015 gün ve 1459 sayılı encümen kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 28.02.2018 tarih ve E:2017/2243, K:2018/321 sayılı kararı ile; " ....a) Yıkım yönünden: bir yapının ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapıldığının tespit edilmesi halinde, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yapı tatil tutanağı düzenleneceği ve bu tutanağın bir nüshasının yapı yerine asılması bir nüshasının da muhtara bırakılması gerektiği, tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapının ruhsatına aykırı kısımlarının yıkılarak veya yapının ruhsata bağlanması olanaklı ise ruhsat alınarak, yapının imar mevzuatına uygun hale getirilmesinin mümkün olduğu, bunların yapılmadığı durumlarda yıkım işleminin tesis edilmesi gerektiği, olayda; söz konusu yapı hakkında daha önce düzenlenen yapı tatil tutanakları ile en son düzenlenen 09/10/2015 tarih ve 000750 sayılı yapı tatil tutanağına göre; 8165 ada 11 parsel (eski 0 ada 283 parsel) sayılı parsele inşa edilmesi için B1 ve B2 Blokları için verilen yapı ruhsatlarıyla 9832 ada,1 (eski 0 ada, 295) sayılı parsel üzerine inşaat yapıldığı ve anılan bloklarda mevcut ruhsata da aykırı şekilde fazla kat inşa edildiği, C Blokun ise tamamen ruhsatsız yapıldığı saptanmış olup, Mahkememizin 25/12/2017 tarihli ara kararıyla sorulması üzerine, söz konusu kaçak imalatların ruhsata bağlanması amacıyla yapı sahibi tarafından davalı belediyeye başvurulmadığı, bu durumda; dava konusu 22.10.2015 gün ve1349 sayılı encümen kararının; imar mevzuatına aykırı yapılan kaçak imalatların (yapı tatil tutanağında belirtilen kısımların) 3194 sayılı İmar Kanununun 32. Maddesi uyarınca yıkımına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, b) Para cezaları yönünden: ba) Nispi para cezası bakımından (Md.42/2): 3194 sayılı Yasanın 42. maddesine göre kesilecek olan para cezasına dayanak oluşturan ve ruhsatsız yapının mühürlenerek durdurulmasına yol açan aynı Yasanın 32. maddesi uyarınca düzenlenen yapı tatil tutanağının; 42. maddede sayılan ve para cezasının verilmesinde esas alınması gereken kriterlerden, "yapının mülkiyet durumunu, bulunduğu alanın özelliğini, durumunu, niteliğini ve sınıfını, yerleşmeye ve çevreye etkisini, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğini ve aykırılığın büyüklüğünü" ortaya koyacak şekilde düzenlenmesi gerekmekte olup, bu nitelikleri taşımayan yapı tatil tutanağına dayanılarak para cezası uygulanmasının olanaklı olmadığı, dava konusu işleme dayanak alınan yapı tatil tutanağı incelendiğinde; yapının fiili durumunun resimli olarak gösterildiği, imara aykırılıkların neler olduğunun ve her bir bloktaki inşaat alanı büyüklüğünün ne kadar olduğunun belirtildiği, bir örneğinin yapı yerine asıldığı ve bir örneğinin muhtara bırakıldığı görülmekte olup, bu haliyle yasal koşullara uygun düzenlendiği sonucuna varıldığı, her ne kadar, söz konusu yapı yerinde İstanbul 5.İdare Mahkemesi'nin 2014/165 esas sayılı sayılı dava dosyasına yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda tespit edilen aykırılıktan etkilenen alan büyüklüğü ile işleme dayanak alınan yapı tatil tutanağında (daha büyük) tespit edilen aykırılıktan etkilenen alan büyüklüğü arasında farklılıklar bulunmakta ise de, dava konusu encümen kararına dayanak olan "İmar Para Cezası Hesaplama Tabloları"nda; cezaya esas alınan etkilenen alan büyüklüklerinin yapı tatil tutağında tespit edilenden daha küçük olması ve anılan bilirkişi raporunda 28/08/2009 tarihinde düzenlenen yapı tatil tutanağından sonra inşaata devam edildiği tespit edildiği halde, sonradan yapılan ilaveler için de 2010 yılı birim fiyatlarına göre ceza hesaplaması yapılması sebebiyle davacı lehine olan bu durum, dava konusu nispi para cezası işlemlerini kusurlandırmadığı, dolayısıyla; imara aykırı kaçak yapı sebebiyle 3194 sayılı İmar Kanunun 42. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca yapı sahibi davacı şirket adına kesilen para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bb) Maktu para cezası (Md.42/3) yönünden: 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılan yapılardaki aykırılığı idarece tanınan süre içeresinde giderme yükümlülüğü yapı sahibine ait olup, bu yükümlüğünü yerine getirmeyen (bir ay içinde aykırılığı gidermeyen veya ruhsat almayan) yapı sahibinin, yanı yasanın 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; (42.maddesinin 2. fıkrasındaki nispi para cezası dışında) ayrıca maktu miktarda para cezası ile cezalandırılması gerektiği, bu itibarla; yapı tatil tutanağıyla tespit edilen aykırılıkların davacı yapı sahibi şirket tarafından giderilmediği sabit olduğundan tesis edilen dava konusu 22.10.2015 gün ve 1349 sayılı encümen kararının; 3194 sayılı Yasanın 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacı adına kesilen 2.994,34.-TL maktu para cezası kısmında da hukuka aykırılık görülmediği, c) Önceki yıkım kararı ile yapı sahibi davacı şirket adına kesilen cezayı iptal eden 24/11/2015 gün ve 1459 sayılı encümen kararı yönünden: söz konusu yapının 3194 sayılı Yasanın 32. maddesi uyarınca yıkımı hakkında daha önce tesis edilen 12.11.2009 tarih ve 1153 sayılı encümen kararının; dayanağı olan yapı tatil tutanağındaki eksik tespitleri gideren yeni bir yapı tatil tutanağının düzenlenmesi ve sonradan kaçak olarak yapılan ilave inşaat alanlarının da yıkıma dahil edilmesi amacıyla iptal edilmesi, aynı yapı hakkında aynı mahiyette birden fazla işlemin hukuk aleminde bulunmasının yaratacağı hukuki kargaşanın önüne geçilmesi amacıyla iptal edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesi ile dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN İDDİALARI: Davacı tarafından; söz konusu aykırılıkların kendileri tarafından yapılmadığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği sorumluluğun müteahhit firmaya ait olduğu, imara aykırı yapı yapılması nedeniyle kendilerinin de mağdur edildiği ileri sürülerek kararın istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından; davanın reddine dair kararın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; davacı tarafın duruşma istemi yerinde görülmeyerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
İstanbul ili, Pendik ilçesi, …. Mahallesi, …… Caddesi, 9832 ada,1 (eski 0 ada, 295) sayılı parsel üzerine 8165 ada, 11(eski 0 ada, 283)sayılı parsel için verilen ruhsatlarla inşa edilen B1 ve B2 bloklarında ruhsata aykırı olarak imalat yapıldığını, C blokun ise tamamen ruhsatsız olarak yapıldığını tespit eden 09/10/2015 tarihli yapı tatil tutanağı düzenlenmiştir.
Anılan tutanağa dayanılarak söz konusu yapının 3194 sayılı Yasanın 32. maddesi uyarınca yıkımı hakkında daha önce tesis edilen 12/11/2009 tarih ve 1153 sayılı encümen kararı ile yapı sahibi davacı şirket adına toplam 238,106,67.-TL para cezası kesilmesine ilişkin 28/06/2010 gün ve 712 sayılı encümen kararları tesis edilmiştir.
Daha sonra 09/10/2015 tarihli 00750 sayılı yapı tatil tutanağı düzenlenmiş ve bu tutanağa istinaden 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıktırılmasına ve yapı sahibi davacı şirketin aynı Yasanın 42.maddesinin 1 ve 2. fıkrası uyarınca; (1665,2 m2'lik aykırılık için 117.446,55.-TL, 3330,4 m2'lik aykırılık için 234.893,10.-TL, 832,6 m2'lik aykırılık için 58.723,26.-TL, 1665,2 m2'lik aykırılık için 117.446,55.-TL, 1364,62 m2'lik aykırılık için 75.327,01.-TL; 1876,42 m2'lik aykırılık için 103.578,37.-TL; olmak üzere) toplam olarak 707.414,84.-TL; aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca; 2.994,34.-TL para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 22.10.2015 gün ve1349 sayılı encümen kararı tesis edilmiştir.
Bu arada 24.11.2015 gün ve 1459 sayılı encümen kararı ile daha önce verilen yıkım kararı ve para cezası iptal edilmiştir.
22.10.2015 gün ve1349 sayılı ve 24.11.2015 gün ve 1459 sayılı encümen kararlarının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” hükmü, 45. Maddesinin 4. fıkrasında; Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." hükmü düzenlenmiş, 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, bölge idare mahkemelerinin, konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davaları, hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; belirtilmiştir.
Anayasanın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenar başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında, “Ceza sorumluluğu şahsidir.” hükmü yer almaktadır. Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Başka bir anlatımla cezaların şahsiliği ilkesi; kimsenin, işlemediği bir eylemden dolayı sorumlu tutulmamasını, suçun işlenmesine bizzat ya da dolaylı olarak katılmadıkça cezalandırılamayacağını belirtmektedir. Anayasanın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 1. fıkrasında; bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanacağı, 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, fıkrada belirtildiği şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı belirtilmiş, 3.fıkrasında ise,"18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A- Yıkım ve daha önce tesis edilen encümen kararlarının iptali yönünden;
22.10.2015 gün ve1349 sayılı encümen kararının yıkıma ilişkin kısmı yönünden ve daha önce verilen yıkım ve para cezalarının iptaline ilişkin 24.11.2015 gün ve 1459 sayılı encümen kararı yönünden davanın reddine ilişkin mahkeme kararı usul ve hukuka uygun olup, bu kısım yönüyle istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.
B- İdari para cezası işlemi yönünden (707.414,84.-TL);
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Pendik İlçesi, ….. Mahallesi 8165 ada, 11 (eski 0 ada, 283)sayılı parsel üzerine inşa edilmesi amacıyla; B1 blok için 27/06/2008 tarih ve 1096 sayılı yapı ruhsatı, B2 blok için 27/06/2008 tarih ve 1096/1 sayılı yapı ruhsatı düzenlendiği, söz konusu yapı yerinde yapılan denetim sonucunda 1096/1 sayılı ruhsatlı (B2 Blok) bina için düzenlenen28/08/2009 tarih ve 1448 sayılı yapı tatil tutanağında; "yapılan arazi incelemesinde ruhsatlı olarak 2 adet bodrum + zemin kat+11 adet normal kattan oluşan yapı yerinde 1 adet bodrum+zemin kat+14 adet normal kat yapıldığı tespit edilmiş olup, yapı mühürlenerek tatil edilmiştir" şeklinde saptama yapıldıktan sonra aynı (B2) blok için düzenlenen03/11/2009tarih ve 705 sayılı yapı tatil tutanağında ise; "1-Ruhsatında 2 adet bodrum+12 adet normal kattan oluşan yapı yerinde 1 adet bodrum+17 normal kattan oluştuğu, 2-Bodrum 2 adet olduğu halde yerinde 1 adet bodrum yapıldığı, 3-Ayrıca binanın sıfır kotu yerinde uygulanmadığı, 4-Yapının 9-17/1 aks aralığında 0,40*6,50 ebadında büyüme yapıldığı, 5-Yapı vaziyet planında belirtilen yerinde olmadığı, yapının oturumunda kayma (yaklaşık 50 cm) yapıldığı, 6-Yapıda yaklaşık olarak toplam 3366,80 m2 kaçak ilave yapıldığı" yolunda saptamalar yapıldığı, Pendik Belediye Encümeninin 12/11/2009 tarih ve 1153 sayılı kararıyla; söz konusu yapıda saptanan imara aykırılıkların 3194 sayılı Yasanın 32. Maddesi uyarınca yıkımına karar verildiği, Pendik Belediye Encümeninin 28/06/2010 tarih ve 712 sayılı encümen kararıyla da; 3194 sayılı Yasanın 42/2. maddesi uyarınca yapı sahibi sıfatı ile davacı şirket adına toplam 238,106,67.-TL para cezası kesildiği, davacı şirket tarafından, Pendik Belediye Encümeninin 28/06/2010 tarih ve 712 sayılı encümen kararıyla adına kesilen para cezasının iptali istemiyle İstanbul 5. İdare Mahkemesinin E:2014/165 esas sayılı dosyasında açılan davada; yapı yerinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; söz konusu yapıda,(tutanaktan sonra inşaata devam edilmesi nedeniyle) idarenin tespitinden daha büyük bir ilave inşaat alanının tespit edilmesi ve hesaplanan para cezası miktarının idarece kesilenden daha yüksek(618.789,87.-TL)bulunması üzerine davalı belediye tarafından anılan yapılar yeniden incelemeye alındığı, bu kapsamda, yapı yerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 09/10/2015tarih ve 000750sayılı yapı tatil tutanağında; İstanbul İli, Pendik İlçesi, A1 Mahallesi, A2 Caddesi, 9832 ada, 1l parsel (eski 0 ada, 283)sayılı yerde B1 Blok için 27.06.2008 tarih ve 1096 sayılı ve B2 Blok için 27/06/2008 tarih ve 1096/1 sayılı yapı ruhsatları düzenlendiği, ancak alınan ruhsat gereği 8165 ada 11 parsel (eski 0 ada283 parsel) sayılı yere yapılması gereken yapıların 9832 ada 1 parsel (eski 0 ada295 parsel) sayılı yere (B1 ve B2 Blok olarak adlandırılan yapıların Bodrum kat + Zemin kat+ 19 normal kat olmak üzere 21 katlı ve C blok olarak adlandırılan yapının ise ruhsatsız olarak yapıldığı, B1 ve B2 blokların her biri için toplam 17.478,3 m2, C Blok için toplam3241,04m2'lik inşaat alanı olduğunun saptandığı, anılan saptama üzerine; dava konusu 22/10/2015gün ve1349sayılı encümen kararıyla; bu kez yapı sahibi davacı şirket adına 3194 sayılı Yasanın 42. maddesinin 2 ve 3.fıkraları uyarınca (özet kısmında belirtilen)para cezaları kesilmiş; dava konusu 24/11/2015 gün ve 1459 sayılı encümen kararıyla da; söz konusu yapının yıkımını öngören (12.11.2009/1153 gün/sayılı) encümen kararı ile yapı sahibi davacı şirket adına para cezası kesilmesine ilişkin ( 28/06/20010/712 gün/sayılı) encümen kararı iptal edildiği, Yapı sahibi sıfatı ile davacı şirket adına kesilen para cezasının iptal edilmesi üzerine, buna ilişkin uyuşmazlığı gören İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 29/12/2015 gün ve E:2014/165, K:2015/2771 sayılı kararıyla; konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, bakılan davanın; 22/10/2015gün ve1349sayılı encümen kararı ile 24/11/2015 tarih ve 1459 sayılı encümen kararının iptal istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı şirketin İstanbul ili, Pendik ilçesi, …. Mahallesi, ….. Caddesi, 9832 ada, 1 (eski 0 ada, 295)sayılı parsel üzerine 8165 ada, 11(eski 0 ada, 283)sayılı parsel maliki olduğu, davacı şirketle …… Sanayi Yatırımları A.Ş. arasında Beyoğlu 5. Noterliğinin 43159 yevmiye nolu 02/07/2007 tarihli Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapımı ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin 12. Maddesinde yüklenici firmanın yapacakları inşaatın yasa, sözleşme ve eklerine uygun yapacağını vaad ettiği görülmüş olup, arsa hissedarları ile müteahhit firma arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca söz konusu yapıdaki aykırılıkların müteahhit firma tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır.
Cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca; 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesine göre verilecek olan para cezasının ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı fiilen yapan ya da yaptıran kişi adına, yani yapı sahibi adına verilmesi gerekmektedir. Yapı sahibinin ise her zaman taşınmaz maliki ile aynı kişi olması zorunlu olmadığından ruhsatsız yapıyı yapan kişinin taşınmaz malikinden farklı bir kişi olduğunun anlaşılması durumunda, taşınmaz maliki adına değil yapıyı yapan adına para cezası verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda; suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince, para cezasına konu yapıların kim ya da kimler tarafından yapıldığı tespit edilerek, gerçek yapı sahibi ya da sahipleri adına para cezası verilmesinin gerektiği, dava konusu aykırılıklardan müteahhidin sorumlu olduğu, söz konusu yapıda bağımsız bölüm maliki olan davacının bu aykırılıklardan sorumluluğunun bulunmadığı, bu durumun cezaların şahsiliği ilkesinin de bir gereği olduğu dikkate alındığında, davacıya para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
C- İdari para cezası işlemi yönünden (2.994,34.-TL);
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. Maddesinin 3. Fıkrası gereğince aykırılığı gidermeyen yapı sahibi veya parsel malikine ceza verileceği öngörülmüş ise de; Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapımı ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi gereği henüz inşası devam eden yapıda aykırılıkları giderme sorumluluğunun da yüklenici müteahhit firmaya ait olduğu ve sözleşme feshedilmeden inşası devam eden yapıya müdahale hakkı bulunmadığı gözetildiğinde yine cezaların şahsiliği ilkesi gereği davacıya ceza verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 3.fıkrası uyarınca yıkım ve önceki encümen kararlarının iptaline ilişkin işlem yönünden davanın reddine yönelik kısmına yapılan İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
2-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KISMEN KABULÜNE,
3-İstanbul 4.İdare Mahkemesinin 28.02.2018 tarih ve E:2017/2243, K:2018/321 sayılı kararının para cezasına ilişkin kısmının KALDIRILMASINA,
4-Dava konusu 22.10.2015 gün ve1349 sayılı encümen kararının davacıya 707.414,84.-TL ve2.994,34.-TL para cezası verilmesine ilişkin kısmının İPTALİNE,
5-Sonuç itibariyle dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlanmış olduğundan, aşağıda dökümü yapılan davacı tarafından karşılanan 470,50-TL ilk aşama yargılama gideri ile 136,60-TL İstinaf yargılama giderinin toplamı olan 607,10-TL yargılama giderinin haklılık oranında 303,55-TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,303,55-TL'lik kısmı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TLvekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, ilk derece mahkemesince davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden bu aşamada tekrar vekalet ücretine hükmedilmesine mahal olmadığına,
6-Artan posta giderinin hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince istinaf isteminde bulunana iadesine,
7-Temyiz süresi geçtikten sonra dava dosyasının ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
8-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanun ile değişik 46. maddesi uyarınca 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 29/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)