(3194 S. K. m. 20)
İSTEMİN ÖZETİ: …. 31/A adresinde kayıtlı, 3221 sayılı parsel üzerinde kâin olan a)Düğün salonu yapısına (kapanan) Taşucu Belediyesi tarafından Taşucu Belediyesi'ne verilmiş (Taşucu Belediyesi adına düzenlenmiş) yapı ruhsatının iptaline ilişkin İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 17.03.2017 tarih ve 123 sayılı işleminin, b) Parsel üzerindeki yapılar hakkında tanzim olunan Yapı Tatil Zaptı sonrasında, 30 gün içerisinde yapıların mevzuata uygun hale getirilmesi gerektiğinin davacıya bildirimine ilişkin 20.03.2017 tarih ve 2783-1199 sayılı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işleminin ve c)Verilen 30 günlük süre içerisinde mevzuata uygun hale getirilmediğinden bahisle parsel üzerindeki yapıların yıkımına ilişkin 03.05.2017 tarih ve 377 sayılı encümen kararının iptallerine karar verilmesi talebi ile açılan davada, "her ne kadar davalı idare tarafından dava dosyasına eklenen savunma dilekçesinde, dava konusu işyerinin gerek yapı kullanım belgesinin olmaması gerekse söz konusu işyeriyle ilgili olarak yapılan kira sözleşmesinin süresinin 07.02.2015 tarihinde sona ermesi nedeni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edildiğinden bahisle dava konusu işlemlerin tesis edildiği ve bu nedenle hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmüş ise de, 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca bir yapı için yapı ruhsatının verilebilmesi için, o yapı adına işyeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlenmiş olması gerekmediği gibi, yine söz konusu yapının işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesinin başlı başına o yapıya ilişkin yapı ruhsatının da iptal edilmesini gerektirmediği, ayrıca dava konusu işlemin dayanağını oluşturduğu iddia edilen işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin 09.01.2017 tarih ve 36 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, Konya Bölge İdare Mahkemesi 3 üncü İdari Dava Dairesinin YD İtiraz No:2017/212 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmış olup; bu nedenle tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline dair verilen Mersin 1 inci İdare Mahkemesi'nin 20/09/2017 gün ve E: 2017/828, K: 2017/1495 sayılı kararının; davalı idare vekilince, işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilebilmesi için faaliyetin yürütüleceği işyerinin imara uygun olmasının, yapı ruhsatının ve yapı kullanma izninin bulunmasının gerektiği, yapının imar mevzuatına aykırı olduğu, iptal kararının mevzuata aykırı yapılaşmanın önünü açtığı, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2 nci İdarî Dava Dairesi'nce, dosya incelenerek işin gereği görüşüldü;
Dava; …… 31/A adresinde kayıtlı, 3221 sayılı parsel üzerinde kâin olan a) Düğün salonu yapısına (kapanan) Taşucu Belediyesi tarafından Taşucu Belediyesi'ne verilmiş (Taşucu Belediyesi adına düzenlenmiş) yapı ruhsatının iptaline ilişkin İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 17.03.2017 tarih ve 123 sayılı işleminin, b) Parsel üzerindeki yapılar hakkında tanzim olunan Yapı Tatil Zaptı sonrasında, 30 gün içerisinde yapıların mevzuata uygun hale getirilmesi gerektiğinin davacıya bildirimine ilişkin 20.03.2017 tarih ve 2783-1199 sayılı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işleminin ve c) Verilen 30 günlük süre içerisinde mevzuata uygun hale getirilmediğinden bahisle parsel üzerindeki yapıların yıkımına ilişkin 03.05.2017 tarih ve 377 sayılı encümen kararının iptallerine karar verilmesi talebi ile açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun “Yapı” başlıklı,
-20 nci maddesinde, "Yapının:
a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde,
b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabileceği" hüküm altına alınmış; anılan Kanun'un,
- 32/1 inci maddesinde, "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespit (...) olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir" hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden;
1) ……, 3221 sayılı parselin Uygulama İmar Plânı'ndaki arz kullanım fonksiyonunun "park alanı" olduğu;
2) Bu park alanına, (kapanan) Taşucu Belediyesi tarafından, "düğün salonu" amaçlı, 1 adet bağımsız bölümlü ve 12 m2 alanlı yapı inşaasına yönelik olarak, kendi adına (Yapı sahibi: Taşucu Belediyesi olarak) 03.05.2012 tarihinde bir yapı ruhsatı düzenlendiği, ancak dosya kapsamındaki bilgilerden, yapının 03.05.2012 tarihinden önce yapılmış olduğunun anlaşıldığı;
3) Davacının, (mülkiyeti Hazine'ye ait olduğu anlaşılan bu parseli) 3 yıllığına (kapanan) Taşucu Belediyesinden kiraladığı ve parsel üzerinde düğün salonu işletmeciliği yaptığı, kira süresinin 07.02.2015 tarihinde sona ermesine karşın davacının düğün salonu işletmeciliği faaliyetine devam ettiği;
4) 6360 sayılı Kanun kapsamında, 31.03.2014 tarihi itibariyle Taşucu Belediyesi'nin kapatılarak, beldenin Silifke Belediyesi'nin bir mahallesi haline geldiği;
5) Kapanan belediyelerden devredilen dosyaların incelenmesi esnasında Uyuşmazlık konusu parsele ilişkin olarak kapanan Taşucu Belediyesi'nin kendi adına düzenlendiği 03.05.2012 tarihli yapı ruhsatında mevzuata aykırılıkların olduğunun anlaşılması üzerine, (en son) 17.03.2017 tarihli Belediye Başkanlığı onayı ile, Taşucu Belediyesi'nin kendi adına düzenlendiği ve halefiyet dolayısıyla Silifke Belediyesine devredilen 03.05.2012 tarihli yapı ruhsatının iptaline dair işlem tesis edildiği;
6) Yapı ruhsatının iptali sonrasında, 20.03.2017 tarihinde davalı idare personeli tarafından mahallinde denetim yapıldığı ve Yapı Tatil Zaptı düzenlendiği; Yapı Tatil Zaptında, "3221 sayılı parselde 3.10*4.20 ebatlarında (13.02 m2 alanlı) bir adet yapı, 2.70*5.70 ebatlarında (15.39 m2 alanlı) bir yapı ve 4.00*2.90 ebatlarında (11.60 m2 alanlı) bir yapı olmak üzere 3 adet yapı"nın tesbit edildiği;
7) Yapı tatil zaptı marifeti ile yapılan tesbit sonrasında, yapılara ruhsat alınması (yapıların mevzuata uygun hale getirilmesi) maksadıyla 30 gün süre verildiği, verilen 30 günlük süre içerisinde yapıların mevzuata uygun hale getirilmemesi üzerine, 03.05.2017 tarih ve 377 sayılı encümen kararı ile yıkım kararı alındığı;
8) a) Düğün salonu yapısına (kapanan) Taşucu Belediyesi tarafından Taşucu Belediyesi'ne verilmiş (Taşucu Belediyesi adına düzenlenmiş) yapı ruhsatının iptaline ilişkin İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 17.03.2017 tarih ve 123 sayılı işleminin, b) Parsel üzerindeki yapılar hakkında tanzim olunan Yapı Tatil Zaptı sonrasında, 30 gün içerisinde yapıların mevzuata uygun hale getirilmesi gerektiğinin davacıya bildirimine ilişkin 20.03.2017 tarih ve 2783-1199 sayılı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işleminin ve c) Verilen 30 günlük süre içerisinde mevzuata uygun hale getirilmediğinden bahisle parsel üzerindeki yapıların yıkımına ilişkin 03.05.2017 tarih ve 377 sayılı encümen kararının iptallerine karar verilmesi talebi ile açılan davada ilk derece mahkemesince özetle "her ne kadar davalı idare tarafından dava dosyasına eklenen savunma dilekçesinde, dava konusu işyerinin gerek yapı kullanım belgesinin olmaması gerekse söz konusu işyeriyle ilgili olarak yapılan kira sözleşmesinin süresinin 07.02.2015 tarihinde sona ermesi nedeni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edildiğinden bahisle dava konusu işlemlerin tesis edildiği ve bu nedenle hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmüş ise de, 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca bir yapı için yapı ruhsatının verilebilmesi için, o yapı adına işyeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlenmiş olması gerekmediği gibi, yine söz konusu yapının işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesinin başlı başına o yapıya ilişkin yapı ruhsatının da iptal edilmesini gerektirmediği, ayrıca dava konusu işlemin dayanağını oluşturduğu iddia edilen işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin 09.01.2017 tarih ve 36 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, Konya Bölge İdare Mahkemesi 3 üncü İdari Dava Dairesinin YD İtiraz No:2017/212 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmış olup; bu nedenle tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptallerine karar verildiği;
9) Dava konusu işlemlerin iptaline dair ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.
i) Hukukî sorun;
Olayda, dava konusu edilen 3 adet işlem bulunmaktadır. Bu işlemlerden ilki yapı ruhsatının idarece iptali işlemi, işlemlerden ikincisi mahallinde yapılan denetimde tesbit edilen 3 adet yapının ruhsatlandırılması (mevzuata uygun hale getirilmesi) maksadıyla davacıya süre verilmesi işlemi ve işlemlerden üçüncüsü ise ruhsatsız yapıların yıkımına dair encümen kararıdır.
Söz konusu 3 adet işlemden "yapı ruhsatının idarece iptali" işleminin hukuka uygunluğunun ayrı, "süre verme" işlemi ile "yıkım" kararının hukuka uygunluğunun ayrı incelenmesi gerekmektedir.
ii) Yapı ruhsatının idarece iptalinin hukuka uygunluğunun incelenmesi;
Taşucu Belediyesi tarafından 3221 sayılı parsele "düğün salonu" amaçlı, 1 adet bağımsız bölümlü ve 12 m2 alanlı yapı inşaasına yönelik olarak, kendi adına (Yapı sahibi: Taşucu Belediyesi olarak) 03.05.2012 tarihinde iptale konu yapı ruhsatının düzenlendiği; 6360 sayılı Kanun kapsamında 31.03.2014 tarihi itibariyle Taşucu Belediyesi'nin kapanarak, Silifke Belediyesi'nin bir mahallesi haline geldiği görülmektedir.
Dolayısıyla iptale konu yapı ruhsatının, halefiyet gereği Silifke Belediyesi'ne ait olan bir yapı ruhsatı olduğu görülmektedir.
Diğer bir ifadeyle, maddî olayda esasında Silifke Belediyesi kendisine ait olan bir yapı ruhsatının iptaline yönelik işlem tesis etmiş, davacı tarafından Silifke Belediyesine ait ruhsatın yine Silifke Belediyesi tarafından iptali işlemi dava konusu edilmiştir.
Bu noktada iptale konu ruhsatın hukuka aykırı şekilde düzenlenip düzenlenmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
İptale konu ruhsat, 3221 sayılı parsel üzerine düğün salonu yapımı maksadıyla tanzim edilmiş olup; 3221 sayılı parselin Uygulama İmar Plânında park alanı olduğu görülmektedir.
İşlem tarihinde yürürlükte olan Plânlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 14 üncü maddesinde, "Kent bölgeleri tanımları ve alan kullanış şartları:
(...)
2. Sosyal ve kültürel altyapı alanları:
(...)
ab) Parklar: İmar planı ile belirlenmek ve mevcut ağaç dokusu dikkate alınarak tabii zemin veya tesviye edilmiş toprak zemin altında kalmak üzere, ağaçlandırma ve bitkilendirme için yeterli derinlikte toprak örtüsü olması ve standartları sağlaması kaydıyla otopark ve havuz ile açık spor ve oyun alanı, umumi hela, 1 katı, h=4,50 m.’yi ve taban alanı kat sayısı toplamda 0,03’ü geçmemek, sökülüp takılabilir malzemeden yapılmak kaydıyla; açık çay bahçesi, büfe, pergole, kameriye, muhtarlık, güvenlik kulübesi, sporcu soyunma kabinleri, taksi durağı,trafo gibi tesislerin yapılabildiği, kentte yaşayanların yeşil bitki örtüsü ile dinlenme ihtiyaçlarının karşılandığı alanlardır",
(...)
3. Alan Kullanımları:
(...)
b) Ticaret alanı: İş merkezleri, ofis-büro, çarşı, çok katlı mağazalar, kamu veya özel katlı otoparklar, alışveriş merkezleri, otel ve diğer konaklama tesisleri, sinema, tiyatro, müze, kütüphane, sergi salonu gibi sosyal ve kültürel tesisler, lokanta, restoran, gazino, düğün salonu gibi eğlenceye yönelik birimler, yönetim binaları, katlı otopark, banka, finans kurumları, yurt, kurs, dershane, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri gibi ticaret ve hizmetler sektörüne ilişkin yapılar yapılabilen alanlardır. (...)" hükmüne yer verilmiştir.
İşlem tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre, düğün salonuna yönelik yapıların Uygulama İmar Plânında "ticaret" arz kullanımına tabi alanlarda yapılmasının mümkün olduğu; "park" arz kullanımına tabi alanlarda düğün salonuna yönelik yapı yapılmasının hukuken mümkün olmadığı görülmektedir.
Dairemizin 17.01.2019 tarih ve E: 2018/272 sayılı Ara Kararı ile davacı vekilinden, Uygulama İmar Plânında (düğün salonu olarak kullanılamayacak) "park" kullanımına tabi bir yerde nasıl düğün salonu işletmeciliğine yönelik yapı yapıldığı sorulmuş, ara kararımıza alınan karşılıkta kapanan Taşucu Belediyesi ile yapılan kira sözleşmesi ile bu alanın kullanıldığı belirtilmekle birlikte, bu alana nasıl yapı yapıldığına yönelik bir değerlendirmeye yer verilmemiştir.
Bu durumda; işlem tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre, düğün salonuna yönelik yapıların Uygulama İmar Plânında "ticaret" arz kullanımına tabi alanlarda yapılmasının mümkün olduğu; Uygulama İmar Plânında "park" arz kullanımına tabi alanlarda düğün salonuna yönelik yapı yapılmasının hukuken mümkün olmadığı dikkate alındığında; Uygulama İmar Plânında "park" kullanımına tabi 3221 sayılı parsele düğün salonu işletmeciliğine yönelik yapı yapılması maksadıyla tanzim olunan 03.05.2012 tarihli yapı ruhsatının hukuka aykırı şekilde düzenlendiği, hukuka aykırılığın ortadan kaldırılması maksadıyla imar plânı kararlarına aykırı biçimde düzenlenen yapı ruhsatının idarece iptaline ilişkin dava konusu 17.03.2017 tarihli işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine; işlemin iptali yönünde verilen ilk derece mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
iii) Yapıların mevzuata uygun hale getirilmesi (ruhsatlandırılması) maksadıyla "süre verme" işleminin ve "yapıların verilen süre içerisinde mevzuata uygun hale getirilmemesi nedeniyle yıkılması"na ilişkin işlemin hukuka uygunluklarının incelenmesi;
İmar Kanunu'nun 32 nci maddesinde, yapıya ilişkin durdurma tutanağının yapıya asıldığı tarihten itibaren en çok bir ay içerisinde yapıya ruhsat alınmasının gerektiği, verilen süre içerisinde ruhsat alınmaması halinde ruhsatsız yapının encümen kararı ile yıktırılacağı hüküm altına alınmıştır.
İmar Plânında "park" alanında kalan 3221 sayılı parselde 20.03.2017 tarihinde yapılan denetim sonucu düzenlenen Yapı Tatil Zaptında, "3221 sayılı parselde 3.10*4.20 ebatlarında (13.02 m2 alanlı) bir adet yapı, 2.70*5.70 ebatlarında (15.39 m2 alanlı) bir yapı ve 4.00*2.90 ebatlarında (11.60 m2 alanlı) bir yapı olmak üzere 3 adet yapı"nın tesbit edildiği; söz konusu yapıların ruhsatlarının bulunmadığı; davacının ie, verilen 30 günlük süre içerisinde yapılara ruhsat almadığı görülmektedir.
Bu durumda; ruhsatsız yapıların tesbit edilmesi sonrasında, ruhsatsız yapılara ruhsat alınması (yapıların mevzuata uygun hale getirilmesi) maksadıyla davacıya 30 gün süre verilmesi işleminde ve verilen süre çerisinde ruhsatsız yapılara ruhsat alınmaması sonrasında yapıların yıkımı yönünde alınan encümen kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemlerin iptaline yönelik ilk derece mahkemesi kararında (bu yönden de) hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Hüküm;
Açıklanan nedenlerle;
1) Davalı idarenin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Mersin 1 inci İdare Mahkemesi'nin 20.09.2017 tarih ve E: 2017/828, K: 2017/1495 sayılı kararının KALDIRILMASINA ve davanın REDDİNE;
2) İlk derece Mahkemesi hükmünün yargılama giderlerine ilişkin kısmının KALDIRILARAK, yargılama giderlerinin haklılık oranında paylaştırılmak suretiyle,
a) Davacı tarafından karşılanan ilk derece aşamasına ilişkin toplam 213,85 TL tutarındaki yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına;
b) Davalı tarafından karşılanan ilk derece safhasına ilişkin 81,60 TL'nin ve istinaf aşamasına ilişkin 179,20 TL olmak üzere toplam 265,40 TL tutarındaki yargılama giderinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL tutarındaki vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine;
3) Artan posta avansının Mahkemesi'nce ilgili taraflara iadesine;
4) Davalı idare tarafından 28.07.2017 tarihinde fazladan ödenen 31,40 TL ve 11.12.2017 tarihinde fazladan ödenen 31.40 TL olmak üzere toplam 62,80 TL harcın isteği halinde davalı idareye iadesi maksadıyla mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına;
5) 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/6 ncı maddesi uyarınca kesin olmak üzere, 04.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)