(2886 S. K. m. 75) (2577 S. K. m. 17)
İstemin Özeti: İstanbul, Üsküdar, ..... Mahallesi, 1812 ada, 73 parselin 22.680 m²'sinin 1.1.2015-15.6.2017 tarihleri arasında idari bina, bekçi kulübesi, spor kompleksi, kafeterya, halı saha, tenis kortları ve kullanım alanı yaparak işgal ettiğinden bahisle davacıdan 2.517.719,10-TL ecrimisil istenilmesine ait 17.7.2017 tarihli, 100319 sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, davacının Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletme Müdürlüğü (TCDD) ile arasındaki kiracılık sıfatının İstanbul Anadolu 19. Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.5.2015 tarihli, 2015/379 sayılı kararıyla tespit edildiği, davacının ecrimisil istenilen dönem için 1.021.148,40-TL kira ödediği, yerinde keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporuyla taşınmazın işgal dönemi için 1.162.566,49-TL ecrimisil istenilebileceğinin belirlendiği, raporun dayandığı verilere göre hükme esas alınacak nitelikte bulunduğu, buna göre, aynı dönem için ödediği kira düşüldüğünde, dava konusu işlemin 141.418,09-TL ecrimisile ait kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle ecrimisil ihbarnamesinin 2.376.301,01-TL ecrimisile ait kısımın iptali, 141.418,09-TL ecrimisil yönünden davanın reddi yolunda İstanbul 10. İdare Mahkemesince verilen 12.6.2018 tarihli, E:2017/1524, K:2018/1153 sayılı kararın, taşınmaza kiracı olarak tasarruf etiği, işgalci olmadığı, kirayı ödemeye devam ettiği, işlemin iptalinin gerektiği iddialarıyla davacı tarafından, davacının itirazı üzerine işgal döneminin ve ecrimisil miktarının yeniden belirlendiği, tebliğ edilen ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali için İstanbul 11. İdare Mahkemesinin 2018/1164 esas sayılı dosyasına kayıtlı davanın açıldığı, dolayısıyla davanın konusuz kaldığı iddialarıyla davalı idare tarafından istinaf kanun yoluyla incelenip, kaldırılması istenilmektedir.
Savunmaların Özeti: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdari Dava Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, gereği görüşüldü:
2886 sayılı Devlet İhale Kanunun 75. maddesinin 1. fıkrasında, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenileceği, ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmediği gibi, fuzuli şagilin kusurunun da aranmayacağı belirtilmektedir.
Buna göre "ecrimisil" Devlete veya Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmazın, bu taşınmaz üzerinde kamu adına ve malik sıfatıyla tasarruf yetkisiyle donatılan kamu idaresinin bilgisi ve rızası dışında kullanılması durumunda, taşınmazı kullanandan, diğer bir ifadeyle yetkili kamu idaresinin tasarruf yetkisini engelleyen işgalciden istenen, yine idarenin tek yanlı iradesiyle belirlediği tazminatı ifade etmektedir.
Dava dosyası ile UYAP ortamından İstanbul 11. İdare Mahkemesinin 2018/1164 esas sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden, İstanbul, Üsküdar, ..... Mahallesi 1812 ada, 73 parselin önceki maliki TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından 1.1.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesiyle dava dışı özel hukuk tüzel kişisine kiralandığı, sözleşmenin özel hükümlerinde tüm taşınmazın fiilen kullanım hakkının alt kiracı olan davacıya ait olduğunun belirtildiği, ancak taşınmazın mülkiyetinin satış yoluyla 20.8.2013 tarihinde Hazineye geçtiği, davacının kira parasının yeni malik tarafından kabul edilmemesi üzerine tevdii mahalli tayini için talepte bulunduğu, bu talebin İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.1.2014 tarihli, 2014/7 sayılı kararıyla kabul edildiği, ayrıca kiracılık sıfatının tespiti istemiyle açılan davada İstanbul Anadolu 19. Sulh Hukuk Mahkemesinin E:2013/1183 ve K:2015/379 sayılı kararıyla "...kira sözleşmesinin bitiş tarihinin 31.12.2014 olduğu, kiralayan TCDD tarafından Borçlar Kanunu gereğince tahliye için herhangi bir geçerli bir sebep bildirilmediği, yeni malik tarafından da herhangi bir ihtarname gönderilmediği, buna göre kira sözleşmesinin devam ettiği, geçerli bir fesih bildiriminin bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın kabul edilerek, davacının kiracılık sıfatı tespit edilip, davalı idarenin kiracılık sıfatına yönelik "murazasının men" edildiği, davalı idarece 15.6.2017 tarihli tespit tutanağına dayanılarak, davacının taşınmazın 22.680 m²'sini 1.1.2015-15.6.2017 tarihleri arasında idari bina, bekçi kulübesi, spor kompleksi, kafeterya, halı saha, tenis kortları ve kullanım alanı yaparak işgal ettiğinden bahisle 2.517.719,10-TL ecrimisil istediği, aynı döneme ilişkin olarak davacının 1.021.148,40-TL kira parasını ödediği, öte yandan taşınmazın 8.12.2016 tarihinde mazbut F1 Vakfı adına tescil edildiği, bunun üzerine davalı idarece taşınmazın tasarrufundan çıktığı 8.12.2016 tarihini dikkate alarak, bu defa işgal dönemini 1.1.2015-8.12.2016 tarihleri arasındaki dönem olarak belirlemek suretiyle 1.967.185,90-TL ecrimisil istenilmesine ait 8.6.2018 tarihli, 94543 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin düzenlenip, davacıya tebliğ edildiği, bu işleme karşı İstanbul 11. İdare Mahkemesinin 2018/1164 esas sayılı dosyasına kayıtlı davanın açıldığı, davacının 7.2.2018 tarihli dilekçesiyle Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul Vakıflar II. Bölge Müdürlüğünden 2108 yılı Şubat ayından itibaren aylık kira bedellerinin yatırılacağı hesap numarası bildirilmesinin istediği, 27.2.2018 tarihli, 30719 sayılı yanıtla kira sözleşmesi düzenlenmesi talebinin uygun görülmediğinin bildirilmesi ve 2018 yılı Şubat ve Mart aylarına ait kira bedellerinin iade edilmesi üzerine, İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.3.2018 tarihli, 2018/37 sayılı kararı ile belirlenen "tevdii mahalli"ne kiranın ödendiği anlaşılmaktadır.
Bu maddi ve hukuki süreç ile davacının kiracılığının tespitine ve sürdüğüne ait adli yargı yerinde verilen ve kesinleşen kararlar karşısında, taşınmazın mülkiyetinin el değiştirmiş olmasıyla artık yeni malikin bu sözleşmenin tarafı haline geldiği, sözleşmenin bu nedenle kendiliğinden son bulduğundan söz edilemeyeceği, davalı idarece sözleşmenin feshi için dava açıldığı veya sözleşmenin feshedildiğinin ortaya konulmadığı, dolayısıyla geçerli kira ilişkisine dayalı olarak taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunan davacının işgalci olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmış olup, bu haliyle davacıdan ecrimisil istenilmesi işlemi hukuka ve dayanağı düzenlemeye aykırıdır.
Öte yandan, davalı idarenin istinaf başvurusuna konu kararın verilmesinden önce, taşınmazın tasarrufundan çıktığı 8.12.2016 tarihini dikkate alıp, işgal dönemini 1.1.2015-8.12.2016 tarihleri arasındaki dönem olarak belirlemek suretiyle 1.967.185,90-TL ecrimisil istenilmesine ait 8.6.2018 tarihli, 94543 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesini düzenlemesi karşısında, sözü edilen işgal döneminin dışında bırakılan 8.12.2016-15.6.2017 tarihleri arasına ait ecrimisil yönünden davanın konusuz kaldığı ortadadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 12.6.2018 tarihli, E:2017/1524, K:2018/1153 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin 1.1.2015-8.12.2016 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil istenilmesine ait kısmının iptaline, dava konusu işlemin 8.12.2016-15.6.2017 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil istenilmesine ait kısmının iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava ve istinaf kanun yolu aşamasında karşıladığı, aşağıda dökümü yapılan 3.048,75 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, istinaf kanun yolu aşamasında karşıladığı 42-TL yargılama giderinin davalı idarenin üzerinde bırakılmasına, peşin olarak alınan ve kullanılmayan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra ilgililerine iadesine, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 28.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)