(2577 S. K. m. 45) (775 S. K. m. 1, 2, 18) (3194 S. K. m. 32, Geç. m. 16) (Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul Ve Esaslar m. 6, 7)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 12.İdare Mahkemesinin 31/05/2018 tarih ve E:2018/249, K:2018/1006 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem : İstanbul İli, Silivri İlçesi, ........ Mahallesi, ........ Mevkii'nde bulunan mülkiyeti Maliye Hazinesi'ne ait 735 sayılı parsel üzerindeki yapının 775 sayılı Gecekondu Kanunu'na aykırı olarak kaçak yapıldığının tespiti üzerine 30/01/2018 tarih ve 57894 sayılı başkanlık oluru üzerine yıkım kararı alınmasına ilişkin Silivri Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 30/01/2018 tarih ve 23368391-310.10.01.02-E.579073 sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 12.İdare Mahkemesinin 31/05/2018 tarih ve E:2018/249, K:2018/1006 sayılı kararı ile; " .... yukarıda belirtilen mahkeme kararlarından sonra yürürlüğe giren 7061 sayılı Kanun'un 58. maddesiyle 4706 sayılı Kanun'a eklenen fıkradaki düzenlemelerin davacı için yeni bir hukuki durum değişikliği meydana getirdiği açık olduğundan, davacının anılan yasal düzenlemeler uyarınca yaptığı başvurusunun sonucu belli olmadan yıkım işlemi tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesi ile dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAFA
BAŞVURANIN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, taşınmazın 1/5000 ve 1/100000 ölçekli planlarda tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığı, ruhsata bağlanması mümkün olmayan yapı niteliğinde olduğu, tapu kaydında 4706 sayılı kanun kapsamında belirtinin bulunmadığı, ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı(Değişik 6545 S.K./19. md.)45. maddesinin;3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.”;6. Fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış olup, ilk derece mahkemelerinin nihai kararlarının istinafen kaldırılması ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesinde yer alan sebebin varlığı halinde mümkün bulunmaktadır.
775 sayılı Gecekondu Kanununun 1. maddesinde; “Mevcut gecekonduların ıslahı, tasfiyesi, yeniden gecekondu yapımının önlenmesi ve bu amaçlarla alınması gereken tedbirler hakkında bu kanun hükümleri uygulanır.” hükmü, 2. maddesinde; “Bu kanunda sözü geçen (Gecekondu) deyimi ile, imar ve yapı işlerini düzenleyen mevzuata ve genel hükümlere bağlı kalınmaksızın, kendisine ait olmıyan arazi veya arsalar üzerinde, sahibinin rızası alınmadan yapılan izinsiz yapılar kastedilmektedir.” düzenlemesi, 18. maddesinde ise; "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra belediye sınırları içinde veya dışında belediyelerce, hazineye, özel idarelere, katma bütçeli dairelere ait arazi ve arsalarda veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde yapılacak daimi veya geçici bütün izinsiz yapılar, inşaa safhasında olsun veya iskan edilmiş bulunsun, hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın, belediye veya Devlet zabıtası tarafından derhal yıktırılır. Yıkımı sırasında lüzum hasıl olduğunda, belediyeler ilgili mülkiye amirlerine başvurarak yardım isteyebilirler. Mülkiye amirleri, devlet zabıtası ve imkânlarından faydalanmak suretiyle izinsiz yapıların yıkımı konusunda yükümlüdürler. Özel kişilere veya bu maddenin 1. fıkrasında sözü geçenler dışındaki tüzel kişilere ait arazi ve arsalar üzerinde yapılacak izinsiz yapılar hakkında, arsa sahiplerinin yazılı müracaatları üzerine ve mülkiyet durumlarını tevsik etmeleri şartıyla bu madde hükümleri, aksi halde genel hükümler ve 3194 sayılı İmar Kanunu hükümleri uygulanır." hükmü yer almıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç, ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mührün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." hükmüne, 18 Mayıs 2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16’ncı maddesi ile eklenen geçici 16’ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, dördüncü fıkrasında; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiş ve yedinci fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazların Bakanlığa tahsis edileceği, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazların Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılacağı hükme bağlanmıştır.
Geçici 16’ncı madde hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinde, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği, 7. maddesinde ise, Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlardan özel kanunları kapsamında kalan ve bu özel kanunlara göre değerlendirilmesi gerekenler dışında kalanların Bakanlığa tahsis edileceği, tahsis işleminden sonra, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bu taşınmazların Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılacağı, taşınmazın yüzölçümü büyük olmakla birlikte üzerindeki yapının küçük bir alanı kaplaması halinde yapının bulunduğu alan ifraz edilerek, ifrazın mümkün olmaması durumunda taşınmazın hisseli olarak satışa konu edileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbul İli, Silivri İlçesi, ........ Mahallesi, ........ Mevkiinde bulunan, 735 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen yapının 775 sayılı Gecekondu Kanun'a aykırı olarak kaçak yapıldığından bahisle, Başkanlık Makamının 30/01/2018 tarih ve 57894 sayılı oluru üzerine, 775 sayılı Kanunun 18. Maddesi uyarınca yıkım kararı verilmesine ilişkin Silivri Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 30/01/2018 tarih ve E.579073 sayılı işleminin tesis edildiği, anılan kararın tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan davada, uyuşmazlık konusu yapı hakkında davacı tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yapılan başvuruya istinaden 20.07.2018 düzenleme tarihli, 7Z35BCID belge numaralı yapı kayıt belgesi düzenlediği görülmektedir.
Yukarıda aktarılan düzenlemelere göre, 775 sayılı Gecekondu Kanununun 18. maddesi uyarınca işlem tesis edilebilmesi için yapının tamamının izinsiz olarak belediye sınırları içinde veya dışında, belediyelere, Hazineye, özel idarelere, katma bütçeli dairelere veya üçüncü bir özel veya tüzel kişiye ait arazi veya arsa üzerinde yapılmış olması gerekmektedir. 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesinden faydalanan hazine taşınmazlarında bulunan yapıların ise; yapı kayıt belgesi almakla 775 sayılı yasa kapsamında "izinsiz yapı" olarak addedilmesi mümkün olmadığından, bu yapılar yönünden 775 sayılı Yasanın 18. maddesinin uygulama koşullarının bu aşamadan sonra kalmayacağı, söz konusu yapılar hakkında koşullarının bulunması durumunda ancak 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca gerekli prosedür izlenerek işlem tesis edilebileceği anlaşılmaktadır.
Somut olayda da; kamu mülkiyetine ait taşınmaz üzerinde inşa edilen uyuşmazlığa konu yapı için 3194 sayılı Yasanın geçici 16. maddesi uyarınca 20.07.2018 düzenleme tarihli, 7Z35BCID sayılı yapı kayıt belgesi düzenlenmiş olduğuna göre, 775 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca işlem tesis etme olanağı kalmayan yapı hakkında anılan madde uyarınca tesis edilen yıkım işleminde hukuka uyarlık, istinafa konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
1-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUNREDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf yargılama giderinin başvuran üzerinde bırakılmasına,
3-Artan posta giderinin mahkemesince istinaf isteminde bulunana iadesine,
4-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 6.bendi gereğince kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine,
5-Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak 17.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)