(3213 S. K. m. 13) (7201 S. K. m. 12)
İSTEMİN ÖZETİ: Kars İli, Merkez İlçesi hudutlarında bulunan S.81195 sayılı maden işletme ruhsatının 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesinin 1. fıkrası gereğince iptal edilmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün 08.08.2017 tarih ve 423025 sayılı işlemi ile tebliğ edilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada; davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Erzurum 2. İdare Mahkemesinin 18/07/2018 tarih ve E:2018/771, K:2018/1307 sayılı kararının; davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu, kendisine tebliğ yapılan ……….’ün şirket çalışanı olmadığı öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenmek suretiyle kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; Kars İli, Merkez İlçesi hudutlarında bulunan S.81195 sayılı maden işletme ruhsatının 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesinin 1. fıkrası gereğince iptal edilmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün 08.08.2017 tarih ve 423025 sayılı işlemi ile tebliğ edilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Mahkemesince; Tebligat Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca işyerinde şirket yetkilisinin bulunmaması nedeniyle işyeri çalışanına tebliğin yapıldığı, dava konusu işlemin 23.08.2017 tarihinde işyeri çalışanına tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 09.05.2018 tarihinde açılan iş bu davanın süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı, davacı tarafından, eski çalışanı olduğu iddia edilen ….'ün 30.09.2016 tarihinde işyerinden ayrıldığı, bu nedenle tebligatın geçersiz olduğu iddia edilmekte ise de; davalı idare tarafından yapılan iki tebligatın da davacı şirketin halihazırdaki adresine yapıldığı, her iki tebligat sırasında da adı geçen kişinin davacı şirket adresinde bulunduğu, tebliğ evrakını almaktan imtina etmediği, çalışmadığına ilişkin ihtirazi kayıt koymadığı, adı geçen kişinin davacı şirkette çalıştığına ilişkin kaydın bulunmadığı iddiasının yukarıda açıklandığı üzere hayatın olağan akışına uygun düşmediği sonuç ve kanaatine varılarak, davacının bu iddiasına itibar olunmadığı belirtilerek davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemin 12.04.2018 tarihinde öğrenildiği ve davanın süresinde açıldığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7.maddesinde, Danıştay’da ve İdare Mahkemelerinde idari dava açma süresinin, kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün olduğu hükme bağlanmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesinde; hükmi şahıslara tebliğin, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılacağı, bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda ticari mümessiline yapılan tebliğin muteber olduğu, "Hükmi şahısların memur veya müstahdemlerine tebligat" başlıklı 13. maddesinde ise; hükmi şahısların namına kendilerine tebliğ yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde; dava açma süresinin idari yargıda kural olarak işlemin yazılı bildirim tarihinden itibaren 60 gün olduğu, söz konusu sürenin, Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak yapılacak bir tebliğden itibaren başlayacağı açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Kars İli, Merkez İlçesi hududlarında bulunan S.81195 sayılı maden ruhsatının 2016 yılı ruhsat bedelinin süresi içerisinde yatırılmaması nedeniyle davacıdan, 29.09.2016 tarih ve 432502 sayılı işlem ile ruhsat bedelinin üç ay içerisinde yatırılmasının istenildiği, anılan işlemin davacının halihazırda adresi olan ''……'' adresine tebliğe çıkarıldığı, işyerinde şirket yetkilisinin bulunmaması nedeniyle 17.10.2016 tarihinde işyeri çalışanı …..'e tebliğ edildiği, belirlenen sürede ruhsat bedeli yatırılmaması üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği ve aynı adreste, aynı kişiye 23.08.2017 tarihinde tebliğin yapılması üzerine 09.05.2018 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgeler ile Dairemizin 29.11.2018 tarihli ara kararına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelendiğinde, ruhsat bedelinin üç ay içerisinde yatırılmasına ilişkin 29.09.2016 tarih ve 432502 sayılı yazı ile ruhsat iptaline ilişin dava konusu işlemi tebliğ alan ve tebliğ alındılarında şirket çalışanı olduğu ibaresine yer verilen ….. isimli şahsın davacı şirket bünyesinde 2014/9 ila 2015/2 ayları arasında çalıştığı, anılan yazı ve işlemin tebliğ edildiği 17.10.2016 ve 23.08.2017 tarihlerinde ise şirket çalışanı olmadığı görülmekte olup, söz konusu tebligatların usulüne uygun bir tebligat olarak kabulüne imkan bulunmadığı açıktır.
Bu veriler ışığında, davacının işlemi öğrendiğini beyan ettiği 12.04.2018 tarihinden itibaren 60 gün içinde açılan davanın süresinde olduğu anlaşıldığından, Mahkemesi'nce işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın süre aşımı nedeniyle reddi yönünde verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf isteminin kabulüne, Erzurum 2. İdare Mahkemesinin 18/07/2018 tarih ve E:2018/2945, K:2019/474 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, kesin olarak, 21/02/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)