(2577 S. K. m. 45) (657 S. K. m. 127)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara15.İdareMahkemesi'nce verilen 02/05/2018 gün ve E:2017/2138, K:2018/823sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Dava, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) 2. Bölge Müdürlüğü emrinde Araştırmacı olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında Bölge Müdürü olarak görev yaptığı dönemde ........'a tahsisli lojmanın önüne mevzuata aykırı müştemilat (çardak) yaptırdığı ve bedelini kuruluş bütçesinden karşılamak suretiyle kuruluş zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle işlem tarihinde yürürlükte bulunan TCDD Personel Yönetmeliği'nin 101. maddesi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına, yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan bahisle brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine ilişkin TCDD Yüksek Disiplin Kurulunun 18/05/2017 günlü ve 4/1 sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Ankara15.İdareMahkemesi'nin 02/05/2018gün ve E:2017/2138, K:2018/823 sayılı kararıyla; davaya konu olayda, lojman önüne mevzuatta öngörülen usul ve esaslara aykırı şekilde yapılan müştemilata ilişkin olarak davalı idare bütçesinden yapılan hak ediş ödemesinin 01/06/2015 tarihinde gerçekleştirildiği dikkate alınarak, disiplin suçu teşkil eden fiilin birim amirleri tarafından en geç bu tarihte öğrenildiğinin kabulü gerektiği sonucuna varıldığından, bu tarihten itibaren bir ay içinde (en geç 01/07/2015 tarihinde) disiplin soruşturmasına başlanılması gerekirken, bu sürenin geçirilmesi nedeniyle ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradıktan sonra 11/07/2016 tarihli onayla başlatılan soruşturma sonucunda verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık görülmediği, diğer taraftan, idare hukuku ilkeleri uyarınca idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı tazmin etmekle yükümlü olduğundan, yapılan yargılama neticesinde hukuka aykırı olduğu tespit edilen işlem nedeniyle davacının uğramış olduğu parasal kayıplarının da tazmin edilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının bu işlem nedeniyle uğradığı parasal kayıplarının (brüt aylığından 1/4 oranında yapılan kesintinin) dava tarihi olan 19/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, istinafa konu Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
İşlem tarihinde yürürlükte olan TCDD Personel Yönetmeliği'nin "amaç" başlıklı 1. maddesinde, Bu Yönetmeliğin amacı, TCDD'de 657 sayılı Kanuna göre çalışan kadrolu personelin hak ve yükümlülükleri ile çalışma şartlarını düzenlemektir." hükmü, "Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller başlıklı" 100/5.maddesinde, Kanun, tüzük, yönetmelik, karar, talimat ve emirlerce yazılı olan görevleri haklı veya zorlayıcı bir sebep olmaksızın yerine getirmemek veya eksik olarak yerine getirmek veya mevzuatın uygulamasını zorunlu kıldığı hususları yapmamak veya yasakladığı işleri yapmak bu yüzden kuruluş zararı meydana gelmişse bir üst derece ceza verilir. Sorumlu kişi kuruluş zararını öderse bir üst ceza verilmez" hükmü yer almış; aynı Yönetmeliğin 101.maddesinde de kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller sayılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanun'unun 127. maddesinde, bu Kanunun 125. maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında belirtilen süreler içinde disiplin soruşturması başlatılması gerektiği; 128.maddesinde, soruşturmanın tamamlanmasından sonra disiplin amirleri veya kurullarca disiplin cezasının verileceği; 130. maddesinde de, Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceği, soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memurun, savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Buna göre, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli süreler içinde ilgili memur hakkında tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek disiplin soruşturması açılması, söz konusu soruşturmada memurun lehine ve aleyhine olan tüm delillerin toplanarak ekleriyle birlikte bir soruşturma raporunun oluşturulması ve bu şekilde memurun hangi fiili, nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde işlediğinin somut, hukuken kabul edilebilir ve delillerle şüpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konularak yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından bir disiplin cezası verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen hükümler doğrultusunda; disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi, soruşturmanın belirli usuller çerçevesinde yapılması da isnada maruz kalanların hukuki güvencesidir. Soruşturma emri verilmesi; bağımsız ve üst veya denk görevde olan bir soruşturmacı atanması, olayla ilgili tanık ve soruşturulanın ifadelerinin alınması, ifade alınmadan kişiye haklarının ve soruşturma konusunun bildirilmesi, isnat olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, soruşturma sonucunda bir rapor hazırlanması ve bu raporda; olayın değerlendirilmesi, soruşturmacının kanaat ve teklifini belirtmesi ve raporun ilgili makama sunulması, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olması, yasal süre içerisinde isnat olunan fiiller bildirilerek sanığın savunmasının alınması gerekliliği disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi, hukuki güvenlik ilkesinin de gereğidir.
Dava dosyasının incelenmesinden; TCDD bünyesinde Müşavir olarak görev yapan ........'ın Genel Müdür Yardımcılığı yaptığı dönemde nüfuz ve ünvanını kullanarak kendisine tahsisli lojmanına Kamu Konutları Yönetmeliğine aykırı olarak müştemilat yaptırdığı ve harcamasının da Teşebbüsün ödeneğinden karşıladığı , ayrıca Ankara Gar sahası içinde bulunan bir gayrimenkulün mevzuata aykırı şekilde ihalesiz olarak kiraya verilmesinde dahli olduğu ve İzmir Liman sahasında hizmet veren bazı firmalarla ilişki içinde olduğu şeklindeki iddialar üzerine ........ adına Soruşturma Olur'u alınarak ve müfettiş tayin edilerek (soruşturmacı tayin edilerek) ........ hakkında soruşturma açıldığı, soruşturma sırasında Bölge Kısım Şefi olan ........'ın alınan ifadesinde, çardak yapım işini, zamanın Bölge Müdürü olan davacı ........'den aldığı talimatla yaptığını belirtmesi üzerine, müfettiş tarafından, soruşturma raporunda, ........ tarafından bu durumun teyit edilmediği gibi, bu beyanı teyit eden başkaca bir şahit ya da belgeye ulaşılamadığı tespiti yapılarak düzenlediği soruşturma raporunda sadece, dönemin 2. Bölge Emlak ve İnşaat vekili Mehmet ........ ile dönemin 2. Bölge Müdürlüğü Bölge Kısım 21. Şefi ........'ın Personel Yönetmeliği'nin 98/a. maddesi uyarınca uyarma cezasıyla cezalandırılması yönünde teklifin getirildiği, bu soruşturma raporunun Teftiş Kurulu Başkanlığına gönderildiği, Teftiş Kurulu Başkanlığınca, Müfettiş tarafından düzenlenen soruşturma raporunda zamanın Bölge Müdürü davacı ........ ve diğer birtakım hususlarla ilgili eksiklikler olduğu belirtilerek, bu eksikliklerin giderilmesinin müfettişten istenildiği, müfettiş tarafından yeniden yapılan inceleme sonucunda bahsedilen hususlarla ilgili olarak soruşturma raporunda çelişkili bir durumun olmadığı gibi, bir eksiklik de bulunmadığının belirtildiği, bunun üzerine Teftiş Kurulu Başkanlığınca, dönemin Bölge Müdürü olan davacının, Bölge Kısım Şefi ........'ı, ........'ın yanına yönlendirmesi, işin gecikmesi nedeniyle de, çardak yapım işinin bir an önce bitirilmesi şeklinde bir talimatla mevzuatta uygun olmayan çardak yapımına sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle TCDD Personel Yönetmeliği'nin 100/5. maddesinde belirtilen, Kanun, tüzük, yönetmelik, karar, talimat ve emirlerce yazılı olan görevleri haklı veya zorlayıcı bir sebep olmaksızın yerine getirmemek veya eksik olarak yerine getirmek veya mevzuatın uygulamasını zorunlu kıldığı hususları yapmamak veya yasakladığı işleri yapmak bu yüzden kuruluş zararı meydana gelmişse bir üst derece ceza verilir. Sorumlu kişi kuruluş zararını öderse bir üst ceza verilmez" hükmüne göre 5.1813,48 TL Teşekkül zararını ödemesi halinde "Aylıktan kesme", ödememesi halinde ise, "Kademe İlerlemesinin durdurulması cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği" yolundaki görüş yazısının Genel Müdürlük makamına sunulduğu, bunun üzerine davacıdan bu hususla ilgili olarak savunmasının istenildiği, davacı tarafından savunmasının verildiği ve TCDD Yüksek Disiplin Kurulunun 18/05/2017 günlü ve 4/1 sayılı kararıyla, davacının Bölge Müdürü olarak görev yaptığı dönemde ........'a tahsisli lojmanın önüne mevzuata aykırı müştemilat (çardak) yaptırdığı ve bedelini kuruluş bütçesinden karşılamak suretiyle kuruluş zararına sebebiyet verdiğinden TCDD Personel Yönetmeliği'nin 101. maddesi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına, yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan bahisle brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine karar verildiği ve iş bu bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, TCDD Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde ........'a isnat edilen fiillerle ilgili olarak ........ adına alınmış Soruşturma Olur'una istinaden adı geçen hakkında soruşturma başlatıldığı, soruşturma sonucunda müfettiş tarafından düzenlenen soruşturma raporunda ise, davacı hakkında ek Soruşturma Olur'u istenmediği gibi, herhangi bir disiplin cezası teklifinin de getirilmediği açıktır. .Ancak, Teftiş Kurulu Başkanlığınca, müfettiş tarafından sunulan soruşturma raporu yeterli görülmemekle birlikte, davacı hakkında bir Soruşturma Olur'u alınıp, soruşturma açılmaksızın davacının disiplin cezasıyla cezalandırılması yönündeki görüşün Genel Müdürlük makamına sunulduğu, bu görüş doğrultusunda, Yüksek Disiplin Kurulunca davacının savunması alınarak disiplin cezasıyla cezalandırıldığı görülmektedir.
Bir başka ifadeyle, davacıya isnad edilen eylemi ile ilgili olarak soruşturma emri verilmediği, bağımsız bir soruşturmacı atanmadığı gibi, hakkında da düzenlenen bir soruşturma raporu bulunmadığı görülmüştür.
Bu durumda; davacının disiplin cezasına konu eylemiyle ilgili usulüne uygun olarak Soruşturma Olur'u alınmaksızın ve memurun lehine ve aleyhine olan tüm deliller toplanarak hazırlanmış usulüne uygun bir soruşturma raporu düzenlenmeksizin tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından dava konusu işlemin bu gerekçe ile iptali gerekirken, zamanaşımı yönünden işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ankara15.İdareMahkemesi'nce verilen 02/05/2018 gün ve E:2017/2138, K:2018/823 sayılı karar sonucu itibarıyla hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin yukarıda belirtilen GEREKÇE İLE REDDİNE, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan taraf üzerinde BIRAKILMASINA, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunana İADESİNE, 2577 sayılı Kanunun değişik 45.maddesinin 6.fıkrası uyarınca KESİN olarak 21/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)