(2886 S. K. m. 75) (5393 S. K. m. 15) (3194 S. K. m. 11)
İstemin Özeti: İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, .... parsel sayılı taşınmazın 520,00m²'lik kısmının otopark olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle davacıdan 187.000,00-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin Küçükçekmece Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü'nün 05/09/2016 tarih ve 5642 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada; yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda, dava konusu taşınmazın davalı idarenin özel mülkiyetinde olmadığı, yapılan imar uygulaması sonucunda düzenleme ortaklık payı kapsamında yeşil alana terk edilen alanda kaldığı, bu nitelikteki bir yerin ilgili belediyeye protokol veya başka bir suretle terk veya devri yapılmamışsa bu alanların işgal edilmesi halinde sadece Hazine tarafından ecrimisil istenebileceği, gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda İstanbul 8. İdare Mahkemesince verilen 16/04/2018 tarih ve E:2016/1972, K:2018/784sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu, taşınmazın imar uygulaması sonucunda belediyeye devredildiği, kullanım ve tasarruf hakkının kendilerinde olması nedeniyle, fuzulen işgalci olan davacı şirketten ecrimisil istenilebileceği iddialarıyla kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi davalı idare tarafından istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75. maddesinde, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanun’unun 15. maddesinin sondan ikinci fıkrasında ise 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75. maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanmasına olanak tanınmıştır. Buna göre 2886 sayılı Kanun ve buna dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin belediye taşınmazlarının fuzuli işgali üzerine ecrimisil istenmesine ilişkin işlemlere de uyarlanmak suretiyle uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır.
Diğer yandan, 3194 sayılı İmar Kanununun "Kamuya Ait Taşınmazlar" başlıklı 11. maddesinde; "İmar planlarında; meydan, yol, su yolu, park, yeşil saha, otopark, toplu taşıma istasyonu ve terminal gibi umumi hizmetlere ayrılmış yerlere rastlayan Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait gayrimenkuller ile askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ile ülke güvenliği ile doğrudan doğruya ilgili Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat ve savunma amaçlı yerler hariç Hazine ve özel idareye ait arazi ve arsalar belediye veya valiliğin teklifi, Maliye ve Gümrük Bakanlığının onayı ile belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeye; belediye ve mücavir alan hudutları dışında özel idareye bedelsiz terk edilir ve tapu kaydı terkin edilir. Ancak, bu yerlerin üzerinde bina bulunduğu takdirde, arsası hariç yalnız binanın halihazır kıymeti için takdir edilecek bedel ödenir. Bedeli ve ödeme şekli taraflarca tespit olunur. Bu suretle maledilen arazi ve arsalar belediye veya özel idare tarafından satılamaz ve başka bir maksat için kullanılamaz. Bu hususta tapu kütüğünün beyanlar hanesine gerekli şerh konur." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, .... parsel sayılı, yeşil alan vasıflı taşınmazın tapu kaydının olmadığı, ancak 1/1000 ölçekli Yenibosna Basın Aksı Revizyon Uygulama Planında "yeşil alan ve yola terki mevcut" lejantında kaldığı, bu alanın 520,00m²'lik kısmının davacı tarafından araç otoparkı olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle Küçükçekmece Belediye Başkanlığınca düzenlenen 05/09/2016 tarih ve 5642 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesi ile 10.05.2011-10.05.2016 dönemi için 187.000.- TL ecrimisil istenildiği, davanın bu işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince dava konusu taşınmazın belediyenin özel mülkiyetinde olmadığı gerekçesiyle yetki yönünden işlemin iptaline karar verdiği anlaşılmaktadır. Oysa 3194 sayılı Kanun uyarınca bedelsiz terklerle ve düzenleme ortaklık payları (D.O.P.) sonucu elde edilen bu gibi sahaların başka maksatlarla kullanılmalarına olanak bulunmamaktadır. Bu alanların belediye adına tapuya tescil olanağı da bulunmamakta olup, imar planında münhasıran “park” olarak belirlenen sahanın, mülkiyetinin iktisabına gerek kalmaksızın imar programları çerçevesinde, niteliğine uygun şekilde tesisinden, işletilmesinden ve korunmasından doğrudan doğruya belediye sorumludur.
Nitekim 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 79. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, "Diğer kanunlarla getirilen hükümler saklı kalmak üzere, mezarlıklar ile belediye sınırları içinde bulunan ve sahipsiz arazi niteliğinde olan seyrangâh, harman yeri, koruluk, dinlenme yerleri, meydanlar, bataklık, çöp döküm sahaları, yıkılmış kale ve kulelerin arsaları ve enkazı ve benzeri yerler belediyenin tasarrufundadır." hükmü uyarınca da, imar planında, park olarak belirlenen, tapuda bu amaçla terkin edilerek kullanıldığı anlaşılan uyuşmazlık konusu taşınmazın, belediyenin hüküm ve tasarrufunda olması nedeniyle, fuzuli işgalden korunması, fuzulen işgal edilmesi durumunda, fuzuli işgalin ortadan kaldırılması ve gerektiğinde şagilden ecrimisil talep edilerek 6183 sayılı Yasaya göre tahsili yoluna gidilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bakılan davada, 25.01.2018 tarihinde yerinde keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporunun incelenmesinden, nizalı taşınmaz için TÜİK-ÜFE artış oranları uygulanmak suretiyle 520,00 m² işgal alanı üzerinden, 10.05.2011-10.05.2016 döneminde 95.610,06 TL ecrimisil hesaplanmıştır. Bilirkişi raporu dayandığı veriler karşısında hükme esas alınacak niteliktedir.
Ancak, ecrimisilin bir kamu alacağı olması ve ortada özel hukuk hükümlerinin tatbiki gereken herhangi bir sözleşmenin de bulunmaması halinde; ecrimisil hesabının, hesaplamada baz alınan yıla ait birim değerlerin, TÜİK veya ÜFE'ye göre değil Maliye Bakanlığınca yayımlanan "yeniden değerleme oranı" dikkate alınarak güncellenmesi suretiyle hesaplanması gerekmektedir.
Bilirkişilerce belirlenen 2015 yılı için yıllık 40,00 TL/m² birim değer ve 520,00 m² işgal alanı üzerinden "yeniden değerleme oranı" dikkate alınarak 10.05.2011-10.05.2016 tarihleri arası dönem için yeniden hesaplama yapıldığında, taşınmazın işgal döneminde ecrimisil getirisi 92.244,89 TL olarak hesaplanmıştır.
Buna göre, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin, 92.244,89 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan 94.755,21-TL ecrimisile ait kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 8. İdare Mahkemesince verilen 16/04/2018 tarih ve E:2016/1972, K:2018/784 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin 94.755,21-TL ecrimisile ait kısmının iptaline, davanın, 92.244,85-TL ecrimisil yönünden reddine, dava aşamasında davacı tarafından karşılanan 2.933,55 TL yargılama giderinden haklılık oranında belirlenen 1.466,78-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacının üzerinde bırakılmasına, istinaf kanun yolu aşamasında davalı idarece karşılanan 140,10-TL yargılama giderinden haklılık oranında belirlenen 70,00-TL ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, kalan tutarın davalı idare üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra ilgililerine iadesine, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 03/04/2019 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
İstinafa konu karar dayandığı gerekçe karşısında hukuka ve usule uygun olup, davalının isteminin reddi gerektiğinden karara katılmıyorum. (¤¤)