(2577 S. K. m. 45, 49) (193 S. K. Mük. m. 120)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirketin komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği yönünde tanzim edilen vergi tekniği raporuna istinaden takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden 2012/10-12 dönemi için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurum geçici vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davanın; davacı hakkında düzenlenen 22/06/2017 tarih ve 2017/A-2913-12 sayılı vergi tekniği raporun dava konusu vergi/ceza ihbarnamesi ile birlikte veya dava açma tarihinden önce müstakil olarak davacıya tebliğ edilmemiş olması sebebiyle davacının dava açma tarihinden önce hangi suç ile isnad edildiğini öğrenme ve bu duruma göre gerek idari çözüm yollarına başvurma hakkının gerekse işbu davada savunma yapma hakkının ihlal edildiği anlaşılmış olup, davacının kendisine ait bilgilerin verilmemesinin 213 sayılı Kanunun "Vergi Mahremiyeti" başlıklı 5'inci maddesi kapsamında da değerlendirilemeyeceğinden, cezalı tarhiyatın asıl dayanağı olan ve davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun dava açma tarihinden önce davacıya tebliğ edilmemesinde hukuka uygunluk bulunmadığından dava konusu vergi ve cezalarda da hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kabulüne karar veren İstanbul 6. Vergi Mahkemesi'nin 23/05/2018 tarih ve E:2017/2524, K:2018/1573 sayılı kararının davalı idare tarafından; davacı şirket hakkında düzenlenen 22.06.2017 tarih ve 20147-A-2913/12 sayılı vergi tekniği raporu done alınarak takdir komisyonu kararı sonucu dava konusu tarhiyatın yapıldığı, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf başvurusunda bulunulmaktadır.
SAVUNMANINÖZETİ: Davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü Vergi Dava Dairesi'nce; dava dosyası incelenerek davalı idarece yapılan istinaf başvurusu hakkında işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı şirketin komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği yönünde tanzim edilen vergi tekniği raporuna istinaden takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden 2012/10-12 dönemi için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurum geçici vergisinin kaldırılması istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 2.fıkrasında; istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu, 3. fıkrasında da; bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği belirtilmiş, aynı Kanunun ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun "Vergi Kanunlarının Uygulanması ve İspat" başlıklı 3. maddesinin B fıkrasında; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esas olduğu, "Vergi İncelemelerinde Maksat" başlıklı 134.maddesinde; vergi incelemelerinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu, 30. maddesinde; Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunması ve tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halinin re’sen tarh sebebi olduğu açıklanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirketin sahte fatura düzenlediğinden bahisle şirket hakkında 22/06/2017 tarih ve 2017-A-2913/12 sayılı vergi tekniği raporunun düzenlendiği, buna istinaden takdir komisyonuna sevk edildiği, takdir komisyonunun kararı neticesinde ilgili dönem elde ettiği komisyon kazancı ile ilgili matrah takdir edilerek dava konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatın yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı şirket hakkında düzenlenen 22/06/2017 tarih ve 2017-A-2913/12 sayılı vergi tekniği raporu'nda özetle; mükellefin sahte belge düzenleme yönünden tam ve sahte belge kullanma yönünden sınırlı olarak incelenmesinin istenildiği, kurumun 2011, 2012, 2013, 2014 hesap dönemlerine ilişkin kanuni defterlerinin tasdiklerinin bulunduğu mükellefin 2014 yılında işi terk ettiği 2014 kurumlar vergisi beyannamesini vermediği mükellef kurumun genel olarak müstahzar katkılı yağların ticaretine yönelik satışlar yaptığı bu kapsamda faturalar düzenlendiği, söz konusu mükellef kurum adına ibraz edilen tüm fatura dökümlerinden, yıllar itibariyle faturaların toplam rakamlarının çıkarıldığı buna göre 2011 yılında alışlarının 234.997,00 TL satışlarının 259.755,50TL olduğu, 2012 yılında alışlarının 53.297.509,09 TL satışlarının 60.975.358,51 TL, 2013 yılında alışlarının 47.025.059,72 TL satışlarının 25.388.723,64 TL, 2014 yılında alışlarının 8.498.905,14 TL, satışlarının ise 12.544.690,26 TL olduğu tesbitlerine yer verildiği, müfettişlikçe fatura dökümlerine ilişkin tekrar kontrol edildiğinde 2011 yılı alışlar tutarının 260.756,00 TL satışlar tutarının 234.997,19 TL, 2012 alışlar tutarının 61.196.301,20 TL satışlar tutarının 61.018.451,37 TL, 2013 yılı alışlar tutarının 45.372.570,23 TL satışlar tutarının 45.174.016,56 TL olduğu kayıtların birbirini doğrulamadığı, mükellef nezdinde yapılan yoklamalara ilişkin olarak 02/01/2012 tarihli yoklamasında mükellefin faaliyet konusunun lojistik hizmetleri ve petrol ürünleri satışı olduğu, demirbaş olarak 1 tane televizyon 2 tane masa ve koltuk 2 tane bilgisayar büro malzemeleri mevcut olduğu, 70m2 olduğu aylık 500,00 TL kira ödendiği hususlarının tesbit edildiği, 14/05/2012 tarihli yoklama fişinde işyeri adresini .... Madeni Yağlar firması ile ortak kullandığı, 2 personelin çalıştığı .... plakalı araçların bulunduğu, işyerinin 70m2 olduğu 35m2 sinin .... Lojistik firması tarafından kullanıldığı, 05/12/2012 tarihli yoklama fişinde .... şube adresi bildirdiği, belirtilen adreste faaliyetine devam ettiği ve belirtilen adresin 80m2 olduğu, .... Madeni Yağlar Ltd. Şti. ile aynı adresi kullandığı madeni yağ alım satımı yaptığı .... ve .... sayılı araçların bulunduğu yapılan tesbitlerde mükellefin yaptığı iş ile üzerine kayıtlı araçların birbirine uyumlu olmadığı tesbitlerine yer verildiği, 24/07/2013 tarihli yoklamanın .... adresinde yapıldığı, mükellefin işyerinde bizzat bulunduğu bu şubenin depo olarak gösterildiği, .... Madeni Yağ Ltd. Şti. ve Kutlu Madeni Yağ Ltd. Şti. olmak üzere 2 adet firmanında aynı adreste faaliyette bulunduğunun tesbit edildiği aynı adreste 01/11/2013 tarihli yoklamada mükellefe ulaşılamadığı diğer esnaflara sorulduğu böyle bir isimli işletmeyi tanımadıklarını beyan ve tesbitine yer verildiği, yine aynı adreste 06/11/2013 tarihli yoklama yapıldığı bu defa adreste .... Petrol Ltd. Şti. firmasının da bulunduğunun bildirildiği, 03/12/2013 tarihli yine .... adresinde yapılan yoklamada adresin kapalı olduğunun tesbitine yer verildiği, 25.09.2014 tarihinde .... adresinde yapılan yoklamada adreste adresin kapalı olduğu ilgiliyi tanımadıkları faaliyette olduklarını görmedikleri işyeri kirası olarak 800,00 TL kira alındığını .... isimli şahıs ile yapılan görüşme ile öğrenildiği, şirket sahibinin telefon numarasını bilmedikleri SMMM sorumlu kişinin telefon numarası olduğu ve bu telefon numarasının yoklama tutanağına yazıldığı, mükellef kurumun banka hesaplarında yapılan incelemede ....bank, ....bank, ....bank, .... Katılım Bankası, ....bank A.Ş., ....Bank A.Ş., .... Türk Katılım Bankası A.Ş., ..... A.Ş., Yapı Kredi Bankası A.Ş. bankalarında hesaplarının bulunduğu bu hesaplara gelen paraların aynı gün .... Madeni Yağlar Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., .... Petrol ürünleri ve Kimya Sanayi Ltd. Şti., .... Endüstriyel Makine ve Yedek Parçaları İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. olmak üzere 3 ayrı mükellefe sürekli bir şekilde para transferi yapıldığı, mükellef kurum yetkilisine konu ile ilgili sorulduğunda para hareketlerinin tesbit edildiği şekilde işlediği tahsilat yapılıncada belirtilen şirketlere para ödenirdi pos cihazı seyyar idi dışardaki satışlarımızda kullanıyordu şeklinde ifadesinin bulunduğu, mükellef kurumun araçları hakkında yapılan tesbitlerle ilgili olarak şirketin üzerine kayıt olmuş alınmış satılmış araçlarla ilgili olarak 14 aracın tesbitine yer verildiği mükellef kurum yetkilisine sorulduğunda kango ve kamyonun bir süreliğine şirket faaliyetinde kullanıldığı bunlar dışındakilerin satılmak amaçlı alındığı ve kısa süre sonra elden çıkarıldığı, mükellef kurum şirket müdürü K2 için yapılan tesbitlerde mükellef kurum ortak ve yöneticisi olmakla beraber 2012/7 dönemi ve sonraki sürece ilişkin SGK dan yazı ve eklerinin getirtildiği .... Filtre Ltd. Şti. firması ile 28/03/2012 - 23/03/2013 tarihleri arasında çalıştığının gösterildiği, .... Petrol Ürünleri Ltd. Şti. firmasında 24/03/2013 tarihinde girişinin yapıldığı halen çalışıyor gözüktüğü, mükellef kurumun 2011, 2012, 2013, 2014 dönemi yapmış olduğu ticaret ile ilgili olarak mal alışı yaptığı firmaların .... Madeni Yağlar Ltd. Şti., Kutlu Madeni Yağ Sanayi Ltd. Şti., Mar Madeni Yağ Ltd. Şti., .... Filtre Ltd. Şti., .... Petrol Ürünleri Ltd. Şti., .... Madeni Yağ Ltd. Şti., .... Otomotiv Ltd. Şti., .... Petrol Ltd. Şti., .... Madeni Yağlar Ltd. Şti. firmalarından yaptığı alışlar ile ilgili olarak bu firmaların hepsinin Sahte ve Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme tesbitlerinin bulunduğu, mükellef kurumun yine aynı yıllara ilişkin mal satışlarına ilişkin tesbitlerinde .... Madeni Yağlar Ltd. Şti., .... Otomotiv Ltd. Şti., Mar Madeni Yağ İmalatı Ltd. Şti., Burdur Kimyevi Madde Madeni Yağ Ltd. Şti. firmasına satış yaptığına ilişkin tesbitlerin bulunduğu bu firmalara yönelikte sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme tesbitlerinin bulunduğu 2011 yılında %32,49 alış, %50,49 satış, 2012 yılında %84,38 alış %32,21 satış, 2013 yılında %52.07 alış %68,10 satış, 2014 yılında %89,11 alış %2,31 satış olmak üzere sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgenin toplam alış ve satışlara oranının bulunduğu, mükellef kurumun bir kısım alış satış yaptığı firmalar ile ilgili yapılan tesbitlere ilişkin olarak .... ile ilgili alışverişin muvazalı olduğu aynı paranın karşılıklı gelip gittiği kimin paraya tahsil ettiğinin anlaşılamadığı, .... Ltd. Şti. firması ile ilgili olarak davacı mükellefin sattığı .... firmasınında aldığı madeni yağ türevinin her iki firmanın 2012 Aralık 2013 ocak tarihlerindeki yoklamalardaki durumları ile uyuşmadığı bu kadar madeni yağın satılması ile alan firmanın kullanması konusunda firmanın 50 ton kağıdı işleyecek madeni yağ alımını yapacak kapasitesinin olmadığı davacı mükellefinde yoklamalara nazaran bunu satacak kapasitesinin olmadığı tesbitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen vergi tekniği raporundaki tespitler değerlendirildiğinde, davacı şirketin düzenlemiş olduğu faturaların sahte olduğu sonucuna varıldığından, davacı adına 2012/10-12 dönemi kurum geçici vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacı şirket adına, 2012/10-12 dönemi için re'sen tarh edilen kurum geçici vergisi aslına gelince;
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesinin 4.fıkrasında yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin %10 unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici vergi tarh edileceği,mahsup süresi geçtikten sonra kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği,ancak gecikme faizi ve cezanın tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesine göre 2012 yılı kurumlar vergisi beyan dönemi geçtiğinden kurumlar vergisinden mahsup imkanı kalmayan dava konusu geçici vergi aslının terkini gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idare istinaf başvurusunun kısmen gerekçeli olarak reddine, kısmen kabulüne, İstanbul 6. Vergi Mahkemesi'nin 23/05/2018 tarih ve E:2017/2524, K:2018/1573 sayılı kararının kısmen kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu geçici vergi aslının kaldırılmasına, geçici vergi aslı üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine, geçici vergi aslına ilişkin olarak yapılan istinaf başvurusunda Yasada sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın bu kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323.maddesi uyarınca dava aşamasında davacı tarafından yapılan 144,00 TL yargılama giderinin 74,00 TL kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 70,00 TL kısmı ile Dairemiz kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.512,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapılan 32,50 TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 1.512,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, 44,40 TL maktu karar harcından az olmamak üzere dava konusu reddedilen miktar üzerinden binde 4,55 oranında hesaplanacak nispi karar harcının davacıdan alınmasına, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince taraflara iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 29/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)