(2577 S. K. m. 45) (657 S. K. m. 125, 127)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/06/2018 gün ve E:2017/577, K:2018/1258 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından, davalı idarede İletişim Uzmanı olarak görev yapmakta iken hakkında açılan soruşturma sonucu 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/E maddesinin (a) bendi ile aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun 22/12/2016 tarih ve 2016/5-1 sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm haklarının (özlük, mali ve sosyal) yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Ankara 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/06/2018 gün ve E:2017/577, K:2018/1258 sayılı kararla; dava konusu uyuşmazlıkta; haberleşmenin gizliliğinin ihlali nedeniyle Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan 2014/1490 sayılı soruşturmanın disiplin soruşturmasına konu edildiği, bu idari soruşturma kapsamda; yapılan incelemeler, soruşturma konusu kişiler hakkında hazırlanan iddianame, iddianameye giren bilirkişi raporları, tanık ifadesi, yazışmalar ve geçmişte yapılan idari soruşturmalar göz önünde bulundurularak, davalı idarece, aralarında davacının da bulunduğu bazı kişiler hakkında, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığında yapılanan yasa dışı örgüt ile fikir ve eylem birliği içerisinde oldukları, yasadışı örgüt menfaatleri doğrultusunda hareket ettikleri, eylemlerinin milli güvenliği ve kamu düzenini ihlal ettiği değerlendirmelerinin yapıldığı ve söz konusu değerlendirmeye konu hususların Telekomünikasyon İletişim Başkanlığında Aralık 2013 ila Haziran 2014 tarihleri arasında meydana gelen eylemler olduğunun tespit edildiğinin görüldüğü, bu durumda; davacıya isnat edilen fiillerin Aralık 2013 ila Haziran 2014 tarihleri arasında işlenildiği göz önüne alındığında, dava konusu işlemin tesis edildiği 22/12/2016 tarihi itibariyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 127/3. maddesinde öngörülen 2 (iki) yıllık ceza zaman aşımı süresinin aşıldığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmediği, öte yandan; dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu işbu karar ile saptandığından, Anayasanın 125. maddesinin son fıkrası hükmü gereğince idare kendi eylem ve işlemlerinden kaynaklanan zararları ödemekle yükümlü olduğundan, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük, mali ve sosyal haklarının idare tarafından tazmin edilmesinin de anayasal bir zorunluluk olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının tüm özlük, mali ve sosyal haklarının ödenmesi isteminin kabulü ile, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük, mali ve sosyal haklarının dava tarihi olan 22/02/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/E-a maddesinde, "İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; aynı maddenin dördüncü fıkrasında, "Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir."; hükmü yer almış; "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinin üçüncü fıkrasında da,"Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının da aralarında bulunduğu Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu personeli hakkında FETÖ/PDY'nin Telekomünikasyon İletişim Başkanlığındaki (TİB) yönetici ve üyeleri olduğu, bu Kurumdaki yasa dışı faaliyetlerle ilgilerinin bulunduğu iddialarıyla adli soruşturma başlatıldığı, davacının da aralarında bulunduğu bazı kişilerin tutuklanma istemiyle Mahkemeye sevkedildiği, bunun üzerine davalı idarece davacı hakkında 02.02.2015 tarih ve 7453 sayılı Olur ile disiplin soruşturması açıldığı, disiplin soruşturması neticesinde, davacının diğer bazı kurum personeli ile birlikte yasa dışı örgüt ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği, yasa dışı örgüt menfaatleri doğrultusunda hareket ettiği, eylemlerinin milli güvenliği ve kamu düzenini ihlal ettiği ve böylece ''ideolojik veya siyasi amaçlarla kurum içinde örgütlenmek, kurum huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, toplu olarak kamu hizmetlerinin yürütülmesini engellemek veya bunları tahrik ve teşvik etmek'' eylemi ile nitelik ve ağırlık itibariyle benzer eylemlerde bulunduğundan bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-a ve 125/4 maddeleri uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile tecziye edilmesine ilişkin 22.12.2016 günlü 2016/5-1 sayılı işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta; Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın 23.1.2015 tarihli ve 2015.036491 sayılı ekli yazısında Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.1.2015 tarihli ve 2014/1490 sayılı yazısına atıfta bulunularak TİB kadrolarında bulunan bazı personelin 20.1.2015-22.1.2015 tarihleri arasında şüpheli sıfatıyla gözaltına alındığı ve davacının da aralarında bulunduğu bazı kişilerin tutuklanma istemiyle Mahkemeye sevkedildiği, bunun üzerine davalı idarece davacı hakkında 02.02.2015 tarih ve 7453 sayılı Olur ile disiplin soruşturmasına başlanıldığı ve disiplin cezasının 22.12.2016 tarihinde verilmesi karşısında, disiplin soruşturmasına konu fiilin örgüt faaliyeti kapsamında devamlılık ve süreklilik gösteren fiil niteliğinde olduğu hususu göz önüne alındığında soruşturma ve ceza zamanaşımı sürelerinin dolmadığı sonucuna varılmış olup, İdare Mahkemesince davanın esasına girilerek, disiplin cezasına konu fiillerin sabit olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince işin esasına geçilerek bir karar verilmesi gerekirken, 2 (iki) yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf isteminin KABULÜ ile Ankara 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/06/2018 gün ve E:2017/577, K:2018/1258 sayılı kararın, 2577 sayılı Kanun'un 45.maddesinin 5.fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA ve yukarıda belirtilen hususlarda gözetilerek yeniden karar verilmesini teminen dava dosyasının MAHKEMESİNE İADESİNE, istinaf nedeniyle doğan yargılama giderleri nihai hüküm verilirken Mahkemesince gözetileceğinden bu konuda ayrıca KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, anılan madde uyarınca KESİN olarak 11/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)