(2577 S. K. m. 45, 46)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Dışişleri Bakanlığı bünyesinde İkinci Katip olarak görev yapmakta iken, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu'nca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu tespit edildiğinden bahisle 667 sayılı KHK'nin 4. maddesine dayanılarak kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 25.07.2016 tarih ve 2016/3 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı KHK'nın kamu görevlilerine ilişkin tedbirler ile ilgili 4. maddesinde, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personelin, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılacağının düzenlendiği, bu kapsamda 25.07.2016 tarih ve 2016/3 sayılı Bakan onayı ile davacının durumunun incelenmesi üzerine terör örgütüne üyelik, mensubiyet, irtibat ya da iltisakı olduğunun değerlendirildiği, ayrıca, ara kararına cevaben dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, davacının ByLock kırmızı listede yer aldığı, FETÖ/PDY içerisinde faaliyet gösteren isimlerle mahiyeti tespit edilemeyen iltisak ve irtibatının bulunduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan soruşturma yürütüldüğü, henüz dosya hakkında karar verilmediği ve soruşturmanın devam ettiğinin görüldüğü, bu durumda, Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini, temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik Devletimize ve milletimize karşı 15.07.2016 günü başlatılan darbe girişimi üzerine; başta FETÖ/PDY terör örgütü olmak üzere terör örgütlerine veya MGK’ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişilerin haklarında başlatılacak soruşturmalar kapsamında görevi başında kalmasında kamu düzeni ve güvenliği açısından sakınca oluşturacağından, davalı kurumca yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca OHAL'in ilan edildiği dönemde 2016/4 sayılı Başbakanlık Genelgesi doğrultusunda yapılan incelemeler neticesinde, Milli Güvenlik Kurulu tarafından Devletin milli güvenliğini tehdit eden bir terör örgütü olduğuna ve diğer terör örgütleri ile işbirliği yaptığına karar verilen FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğu değerlendirilen davacının, kamu görevinden çıkartılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 16/03/2018 gün ve E:2016/3422, K:2018/687 sayılı kararın, hakkındaki ceza soruşturmasının halen devam ettiği, somut deliller olmaksızın işlem tesis edildiği, idarenin takdir yetkisini objektif kullanmadığı, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 16/03/2018 gün ve E:2016/3422, K:2018/687 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin REDDİNE, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan taraf üzerinde BIRAKILMASINA, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesi halinde istinaf isteminde bulunana İADESİNE, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 28/02/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)