(2577 S. K. m. 45, 46),
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, davalı idare bünyesinde Bilişim Uzmanı (Mühendis) olarak görev yapmakta iken, Milli Güvenlik Kurulu tarafından Devletin milli güvenliğini tehdit eden bir terör örgütü olduğuna ve diğer terör örgütleri ile işbirliği yaptığına karar verilen FETÖ/PDY terör örgütüne üye veya irtibatlı olduğunun değerlendirildiğinden bahisle 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesine dayanılarak kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 15/08/2016 tarihli Yönetim Komitesi Kararı'nın iptali istemiyle açılan davada; 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı KHK'nın kamu görevlilerine ilişkin tedbirler ile ilgili 4. maddesinde, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; bir Bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılacağının düzenlendiği, bu kapsamda 27/07/2016 tarihli Başkan Olur'u ile davacının durumunun incelenmesi üzerine terör örgütüne üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğunun değerlendirildiği, ayrıca, Mahkemelerinin ara kararına cevaben dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturmasının devam ettiği ve soruşturma dosyasında kısıtlılık kararı bulunduğunun görüldüğü, Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini, temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik Devletimize ve milletimize karşı 15.07.2016 günü başlatılan darbe girişimi üzerine; başta FETÖ/PDY terör örgütü olmak üzere terör örgütlerine veya MGK’ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişilerin haklarında başlatılacak soruşturmalar kapsamında görevi başında kalmasında kamu düzeni ve güvenliği açısından sakınca oluşturacağından, davalı kurumca yukarıda OHAL'in ilan edildiği dönemde 2016/4 sayılı Başbakanlık Genelgesi doğrultusunda yapılan incelemeler neticesinde, Milli Güvenlik Kurulu tarafından Devletin milli güvenliğini tehdit eden bir terör örgütü olduğuna ve diğer terör örgütleri ile işbirliği yaptığına karar verilen FETÖ/PDY terör örgütüne üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen davacının, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 6.İdare Mahkemesi'nce verilen 09/02/2018 gün ve E:2016/3798, K:2018/328 sayılı kararın, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, hakkındaki soruşturmanın devam ettiği, ceza yargılamasında verilen bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadığı, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334'üncü maddesindeki koşulların gerçekleştiği görüldüğünden davacının adli yardım isteği kabul edilmek suretiyle, işin gereği görüşüldü:
Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 09/02/2018 gün ve E:2016/3798, K:2018/328 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin REDDİNE, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerinin tahsili için karar kesinleştikten sonra müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 22.02.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)