(2577 S. K. m. 45) (657 S. K. m. 124, 134)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/03/2017 gün ve E:2015/1673, K:2017/1271 Sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, davacının, İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliği'nde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapmakta iken, bir siyasi partinin genel başkanı ile beraber bir gazetenin genel yayın yönetmeninin gözaltına alınması aşamasında, bir siyasi partinin yararına olacak şekilde protesto eylemine katıldığı ve görüntüler verdiğinden bahisle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/D-o maddesi uyarınca 3 (üç) yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 24.03.2015 tarih ve 03 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 6. İdare Mahkemesi'nin 31/03/2017 gün ve E:2015/1673, K:2017/1271 Sayılı kararıyla, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının bir siyasi parti yararına fiilen faaliyette bulunmak fiilini işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacı, Mahkeme kararının hukuk ve usule aykırı olduğunu öne sürerek istinaf yoluyla kaldırılmasını istemektedir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 124. maddesinde disiplin amirleri; "kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı'nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tespit edilecek amirler" olarak tanımlanmış, 126. maddesinde; "uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir." kuralına, 134. maddesinde; "Disiplin ve soruşturma işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere Kurum merkezinde bir Yüksek Disiplin Kurulu ile her ilde, bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda bölge merkezinde ve kurum merkezinde ayrıca Milli Eğitim müdürlüklerinde birer Disiplin Kurulu bulunur. Bu kurulların kuruluş, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü, hangi memurlar hakkında karar verebilecekleri ve disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esaslar ile bunların yetki ve sorumlulukları gibi hususlar Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." kuralına yer verilmiştir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 134. maddesine dayanılarak hazırlanan Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin; "Disiplin amirlerinin tayin ve tespitine dair esaslar" başlıklı 16. maddesinde, disiplin amirlerinin, bu maddede belirtilen esaslara uyulmak ve Devlet Personel Başkanlığının görüşüne dayanılmak suretiyle, kurumların kuruluş ve görev özelliklerine göre hazırlayarak yürürlüğe koyacakları özel yönetmelikler ile tesbit edileceği belirtilmiş olup, bu kapsamda genel düzenlemelerin aksine olacak şekilde özel bir düzenlemenin mevcut olmadığı görülmektedir.
Disiplin cezaları kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkilerinin bulunması yanında kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar açık bir şekilde mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.
Disiplin suçu işledikten sonra görev yeri değiştirilen memura disiplin cezasının hangi yer disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından verileceği (bazı kurumlar hariç) ilgili mevzuatta açıklıkla belirlenmemiş olduğundan yargısal içtihatlarla oluşturulan ilkelerden birisi, "mevzuatta aksine bir hüküm bulunmadığı sürece, disiplin cezasının verildiği tarihteki disiplin amiri veya disiplin kurulunun disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu" olduğu yönündeki kural olup, söz konusu ilke yargı yerlerince istikrarlı şekilde uygulanmaktadır.
Yargısal içtihatlarda idari işlemin yetki unsuru, kamu düzeninden sayılmakta, yetkisiz makam, mercii ya da kurul tarafından tesis edildiği tespit edilen idari işlemin sakatlığına yargılamanın her safhasında hükmedilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Öte yandan idare hukukunda kural olarak yetkinin, hangi makama verilmiş ise yalnızca o makam tarafından kullanılabileceği ve bu makamın sahip olduğu yetkiyi başka bir makama devredebilmesi için bu yetki devrinin Anayasa veya kanunlar tarafından öngörülmüş olması gerektiği tartışmasızdır.
Dosyanın incelenmesinden, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünde görev yapan davacının, İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliği'nde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yaptığı dönemde, bir siyasi partinin genel başkanı ile beraber bir gazetenin genel yayın yönetmeninin gözaltına alınması aşamasında, bir siyasi partinin yararına olacak şekilde protesto eylemine katıldığı ve görüntüler verdiğinden bahisle hakkında yapılan soruşturma sonucu düzenlenen 06.01.2015 gün ve 26 Sayılı soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda 24.03.2015 tarih ve 03 Sayılı İçişleri Bakanlığı Merkez Disiplin Kurulu kararıyla 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/D-o maddesi uyarınca 3 yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırıldığı, bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliği'nde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapmakta iken 11/12/2014 tarihli olur ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı memur kadrosuna atandığı,15/12/2014 tarihinde de İçişleri Bakanlığındaki görevinden ayrıldığı, diğer taraftan 14-15/12/2014 tarihlerinde internetteki gazete ve haber ajansı sitelerinde Zaman Gazetesinin genel yayın yönetmeninin gözaltına alınması esnasında devlet memuru olmasına rağmen Millet ve Adalet Partisi Genel Başkanı ile birlikte anılan gazeteye giderek siyasi parti başkanıyla ortak hareket ettiğinin belirlenmesi üzerine 29/12/2014 tarihli onay ile hakkında soruşturma yapıldığı, 06.01.2015 gün ve 26 Sayılı soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda 24.03.2015 tarih ve 03 Sayılı İçişleri Bakanlığı Merkez Disiplin Kurulu kararıyla 657 Sayılı Kanun'un 125. maddenin D-o bendi uyarınca 3 yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmakta ise de; disiplin cezasına konu eylem tarihi itibariyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına atanmış olan ve yine eylem tarihi olan 15/11/2014 tarihinde eski kurumundan ilişiğini keserek ayrılan davacının, sözkonusu eylemi nedeniyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verildiği tarihte görev yaptığı yerdeki disiplin kurulu tarafından işlem tesis edilmesi gerekirken, önceki görev yerinde bulunan disiplin kurulunca işlem tesisinde hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, davacının yeni görev yerinde disipline konu fiilinin değerlendirilerek işlem tesis edilebileceği de açıktır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin KABULÜNE Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/03/2017 gün ve E:2015/1673, K:2017/1271 Sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 274,20-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin davacıya iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca KESİN olarak, 27/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)