(2577 S. K. m. 49)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacılar tarafından, Atatürk Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürlüğü Yönetim Kurulu'nun 14.04.2015 gün ve 3 sayılı oturumda aldığı Karar-5; "Atatürk Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğünün (Araştırma Hastanesi) 13.04.2015 tarih ve 4297 sayılı Yazısı ile Hastanemiz Yönetim Kuruluna sunmuş olduğu teklifin geldiği gibi kabulüne" ve Karar-7; "Aile Hekimliği Anabilim Dalı araştırma görevlilerinin 18 aylık zorunlu rotasyonlarının dışında gerektiğinde (diğer anabilim dallarında ihtiyaç hasıl olduğunda) veya Aile Hekimliği Anabilim Dalı ve araştırma görevlisinin talebi doğrultusunda yetkili kurulların kararı ile görevlendirme yapılabilmesine" yönündeki 5 ve 7 nolu kararların iptali istemiyle açılan davada, söz konusu 5 nolu kararın kabul ettiği teklifin Aile Hekimliği Anabilim Dalı Polikliniğinin kapatılmasına ilişkin kısmının hukuka aykırılığının iddia edildiği görülmekte olup, Aile Hekimliği Polikliniği'nin kapatılmasına ilişkin uyuşmazlığa konu 5 nolu kararın kabul ettiği teklifin içeriğine bakıldığında ise, her ne kadar Aile Hekimliği polikliniğinin Check-up merkezi işlevselliğinin yitirilmiş olması, Üniversitenin Aile Hekimliği Anabilim Dalı'na kayıtlı vatandaş bulunmaması, vatandaşların birinci basamak sağlık hizmeti olan Aile Hekimliği hizmetini almak için üçüncü basamak sağlık hizmeti veren üniversite hastanelerine müracaat etmemeleri nedeniyle Aile Hekimliği Polikliniği'nin Hastane Bilgi Yönetimi'nden çıkarılması teklif edilmiş ise de, Aile Hekimliği Anabilim Dalının Tıpta Uzmanlık Sınavı ile öğrenci alarak uzman yetiştiren bir birim olduğu, söz konusu birimde sağlık hizmeti verilmesinin yanında uzmanlık eğitim-öğretim sürecinin devam ettiği, adı geçen polikliniğin kapatılmasının uzmanlık eğitiminin uygulama alanına müdahale niteliğinde olduğu, rotasyon eğitiminde asistanların kendi dalı dışında eğitime devam ettiği açık olsa da rotasyonun tamamlanmasının ardından asistanların uzmanlık eğitimine kendi anabilim dallarında devam edeceği hususları gözetildiğinde sadece sağlık hizmetlerinin yürütülmesi esasına dayanan ve bilimsel bir temele sahip olmayan dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu, 7 nolu karara ilişkin olarak da davalı idarece her ne kadar, ihtiyaç hasıl olması durumda veya talep halinde aile hekimliği araştırma görevlilerinin 18 aylık zorunlu rotasyonlarının dışında görevlendirilmesine karar verilmiş ise de, dava konusu kararın esasen bu dalda uzmanlık eğitimi alan asistanların uzmanlık eğitim sürecine ilişkin bir düzenleme niteliğinde bulunduğu, uzmanlık eğitiminde esaslı değişiklikler yaptığı ve bunun da uzmanlık eğitiminin çerçevesine müdahale niteliği taşıdığı görülmekte olup, yukarıda yer verilen Tıpta ve Diş Hekimliği'nde Uzmanlık Eğitim Yönetmeliği'nin 5 maddesi hükmü uyarınca uzmanlık eğitiminin temel çerçevesinin, uzmanlık dallarının rotasyonları ve bu rotasyonların sürelerinin ve uzmanlık eğitiminin takip ve değerlendirme esaslarının Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından belirleneceği göz önünde bulundurulduğunda davalı idarece yetkisini aşan nitelikte bir karar alındığı sonucuna varıldığından, yetkisi aşılarak tesis edilen dava konusu kararda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptali yönündeki Erzurum 1. İdare Mahkemesi'nin 15/09/2017 gün ve E:2015/594, K:2017/2529 sayılı kararının; Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneğinin üyeleri ile ilgili davaları takip edemeyeceği, bu nedenle dava açma ehliyeti bulunmadığı, esasa ilişkin olarak yürürlükteki mevzuata göre Aile Hekimliği Ana Bilim Dalına kayıtlı vatandaş bulunmadığı, üniversite hastanelerinin üçüncü basamak sağlık hizmeti verdiği, dolayısıyla hastaların üniversite hastanesine müracaat etmedikleri, Aile Hekimliği Araştırma Görevlilerinin rotasyonları arasında Aile Hekimliği Polikliniği adı altında bir poliklinik bulunmadığı, bu bölümün kapatılmasının mesleki eğitim açısından eksiklik olmadığı, eğitim almaları gereken zorunlu rotasyon dahilindeki tüm branşlarda uzmanlık eğitimi aldıkları, polikliniğin kapatılması yetkisinin Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürlüğü'ne ait olduğu, dava konusu 7 nolu kararın, aile hekimlerinin zorunlu rotasyonları dışında başka bir poliklinikte re'sen görevlendirilmesi anlamına gelmediği, asistan hekimin talebi olmadan görevlendirme yapılmadığı, alınan kararın hukuka ve yasal mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinafa konu kararın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Erzurum 1. İdare Mahkemesi'nin 15/09/2017 gün ve E:2015/594, K:2017/2529 sayılı kararı usul ve esas yönlerinden hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan 39,00-TL yargılama giderinin istinaf yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, artan posta avansının taraflara iadesine, bu kararın kesin olduğunun taraflara bildirilmesine, 25/10/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)