(213 S. K. m. 353) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına, 2012/11,12. dönemlerine ilişkin olarak, bir kısım alımlarını ...... Elektronik San.ve Tic. Ltd. Şti.'nden aldığı sahte faturalara dayandırarak haksız katma değer vergisi indiriminde bulunduğunun, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda tespit edildiğinden bahisle, bu faturalara isabet eden katma değer vergisi indirimleri reddedilerek, resen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının ve sahte faturalarla belgelendirdiği mal ve hizmet alımları karşılığında fatura almadığından bahisle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca, 2012/11. dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada, davacıya ilgili dönemde fatura düzenleyen, ...... Elektronik San.ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen ve davacı hakkında yapılan tarhiyata da esas alınan, 02.06.2017 tarih ve 2017-A-4491/5 sayılı vergi tekniği raporu ve söz konusu raporda belirtilen yine ...... Elektronik San.ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin olarak düzenlenen 30.05.2016 tarih ve 2016-A-1606/32 sayılı vergi tekniği raporunda yer verilen tespitler değerlendirildiğinde; 213 sayılı Kanun'un 3/B maddesi uyarınca bu ticari ilişkinin gerçek olmadığı hususunu ispatlama yükü üzerine düşen idarece, bu hususu ortaya koyucu kanıt ileri sürülmediği, ...... Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davacıya sahte fatura temin ettiği yolunda herhangi bir ifade olmadığı gibi, idarece bu hususu tevsik eden yapılmış bir tespitin bulunmadığı, bu mükellef ile davacı arasında sahte fatura düzenlenmesi ve kullanılması yolunda irtibat bulunduğuna dair bir tespitin olmadığının anlaşıldığı, bu durumda, eksik incelemeye dayalı olarak düzenlenen rapora istinaden söz konusu faturalardan kaynaklı katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle davacı adına yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı, kesilen özel usulsüzlük cezasına gelince; alıcı ve satıcı nezdinde yapılmış ve olayın gerçek mahiyetini gösterir somut bir tespit mevcut olmadığı, bu nedenle cezai yaptırıma bağlanmış olan fiilin tüm unsurları ile oluştuğunu söylemeye olanak bulunmadığı sonucuna varılmış olduğu, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar veren İstanbul 10.Vergi Mahkemesi'nin 07/06/2018 tarih ve E:2017/2999, K:2018/2166 sayılı kararına, davalı idarece istinaf başvurusunda bulunularak; kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
Dava; davacı adına, 2012/11,12. dönemlerine ilişkin olarak resen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca 2012/1. dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf başlıklı 45.maddesinin 2.fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3.fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49.maddesinin 2.fıkrasında ise; "görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması" bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Davanın, özel usulsüzlük cezasına ilişkin olarak kabul edilen kısmına, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunda yasal isabet görülmemiştir.
Davanın, ...... Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı mükelleften alınıp yasal defterlere kaydedilen faturalardaki katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle hesaplanıp kesilen, vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının kabulüne ilişkin kısmına gelince;
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29'uncu maddesinin (a) bendinde; mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiştir.
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3'üncü maddesinin (B) bendinde ise; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu kurala bağlanmıştır. Bu kuralın gereği olarak yükümlülerin Katma Değer Vergisi Kanununun yukarıda söz edilen 29'uncu maddesi hükmünden yararlanabilmelerinin ön şartı fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtmasıdır. Gerçekleşmemiş teslim ve hizmetler dolayısıyla bir vergi ödemesi ve bunun sonucu olarak da vergi indirimi söz konusu edilemeyeceğinden, indirime dayanak teşkil eden faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususlarının tespiti anlaşmazlığın çözümü bakımından önem arz etmektedir.
Anılan madde hükümlerinin değerlendirilmesinden, vergilendirme işlemi yapılırken, kanuna uygun olarak biçimlendirilen muamelelerin bu biçimselliğinin ötesine geçilerek, muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetin araştırılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında yemin hariç her türlü izni vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari konumları, işyerlerinin durumu, beyan ettikleri yüksek ciroları elde edecek sermayeye ve iş organizasyonuna sahip olup olmadıkları, yüksek tutarda vergi beyanı olması durumunda ne kadar vergi ödendiği, arandığında bulunup bulunamamasına ilişkin tespitler olabilir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 2012 yılı hesap ve işlemlerinin katma değer vergisi yönünden incelenmesi neticesi tanzim edilen vergi inceleme raporunda; davacı tarafından alınan sahte faturaların yasal defter ve kayıtlarına geçirilerek KDV indiriminde kullandığından bahisle, söz konusu faturalar içeriği KDV'nin indirilecek KDV tutarlarından çıkarılması suretiyle dava konusu tarhiyatların yapılması bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için davacının mal alışında bulunduğu, yukarıda anılan firma hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin irdelenmesi gerekmektedir.
Davacıya ilgili dönemde fatura düzenleyen, ...... Elektronik San.ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen ve davacı hakkında yapılan tarhiyata da esas alınan 02.06.2017 tarih ve 2017-A-4491/5 sayılı vergi tekniği raporu ve söz konusu raporda belirtilen yine ...... Elektronik San.ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin olarak düzenlenen 30.05.2016 tarih ve 2016-A-1606/32 sayılı vergi tekniği raporunda özetle; "telekomünikasyon ekipman ve parçalarının toptan ticareti faaliyetini yürütmek üzere 28.11.2000 tarihinde Hocapaşa Vergi Dairesinin mükellefi olarak faaliyete başladığı, 23.09.2008-14.09.2010 tarihleri arasında Başkent Vergi Dairesi, 14.09.2010-07.06.2011 tarihleri arasında Beyazıt Vergi Dairesi ve devamında Hocapaşa Vergi Dairesinin mükellefi olarak faaliyet yürüttüğü, 4491/5 sayılı vergi tekniği raporunda mükellef kurumun ticari merkezine ve yetkilinin mernis adreslerine gönderilen defter belge isteme yazılarının tebliğ edilemediğinden incelemenin tarh dosyası ve diğer harici veriler üzerinden yapıldığı belirtilmişse de, 1606/32 sayılı vergi tekniği raporunda 2011-2013 defterlerin inceleme elemanında olduğu ve Hocapaşa Vergi Dairesine ibraz edileceğinin belirtildiği, 4491/5 sayılı vergi tekniği raporunda mükellef hakkında 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin yoklama tutanağı bulunmadığının belirtildiği, 1606/32 sayılı vergi tekniği raporunda ise 02.05.2014 ve 16.12.2014 tarihli yoklamalarda mükellefin faaliyette olduğunun tespit edildiği, 16.02.2015 tarihinde merkez adreste yapılan yoklamada, işyerindeki demirbaş eşyaların yanı sıra toptan elektronik eşya ithali ve ticareti faaliyeti ile uğraşıldığının belirlendiği, mükellef tarafından 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin kurumlar vergisi, geçici vergi, katma değer ve muhtasar beyannamelerin verildiği, kurumlar vergisi beyannamesinde ödenmesi gereken vergi çıkmadığı, muhtasar beyannamelerin serbest meslek kazancı ödemeleri ve kira ödemelerine ilişkin olarak verildiği, 2012 yılında 7.004.577,19-TL, 2013 yılında 73.243.987,00-TL, 2014 yılında 1.239.845,00-TL katma değer vergisi matrahı beyan edildiği, tahakkuk eden vergi borçlarının ödenmediği, mükellefe ait araç kaydı olmadığı, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında mükellefin mal satışları ve alışlarına ilişkin karşıt inceleme yapıldığı, karşıt inceleme yapılanlardan açıklama yapanların mükelleften mal aldıklarına ve mal sattıklarına ilişkin beyanlarının olduğu, bir kısım mal satışı ve mal alışı yapılan bir kısım mükellef hakkında vergi tekniği raporu bulunduğunun belirtildiği, yine mükellefin 2011/10-2015/12 dönemleri arası beyannamelerini düzenleyen muhasebeci nezdinde yapılan karşıt incelemede muhasebecinin mükellefin faaliyetlerinden şüphelenmediğini beyan ettiği, işyeri sahibi nezdinde yapılan karşıt incelemede işyeri sahibinin kira sözleşmesindeki adresin kendisine ait olmadığını, ...... Elektronik firmasını ve yetkililerini tanımadığını, söz konusu dönemde işyerinin boş olduğunu, 01.08.2013 tarihinde başka bir firmaya kiraladığını beyan ettiği" tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitler değerlendirildiğinde, sık sık adres değiştiren, çok yüksek tutarlı katma değer vergisi matrahı beyan eden, buna karşın beyan edilen matrahları gerçekleştirebilecek ticari bir organizasyona sahip olmadığı anlaşılan, tahakkuk eden vergi borçlarını ödemeyen, mal alım satımı yaptığı mükelleflerin bir kısmı hakkında sahte fatura düzenlemekten dolayı vergi tekniği bulunan mükellefin, gerçekte hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığı, düzenlediği tüm faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğu sonucuna ulaşıldığından, davacının; bu firmadan aldığı ve kayıtlarına intikal ettirdiği faturalar muhteviyatı KDV’nin, indirimden reddi suretiyle oluşturulan beyan tablosuna istinaden salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idare istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, istinaf başvurusuna konu İstanbul 10.Vergi Mahkemesi'nin 07/06/2018 tarih ve E:2017/2999, K:2018/2166 sayılı kararının kısmen kaldırılmasına, kararın, dava konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatlar bakımından kaldırılmasına ve bu kısım bakımından davanın reddine, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, isteme konu Mahkeme kararının hüküm fıkrası Dairemizin işbu kararıyla değiştirildiğinden yargılama giderlerine yönelik yeniden hüküm kurulmasına gerek görülerek, davadaki haklılık oranına göre aşağıda dökümü yapılan 155,90-TL yargılama giderlerinden takdir olunan 100,00-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, arta kalan 55,90-TL yargılama giderinden davalı idarece istinaf aşamasında karşılanan 42,00-TL'nin mahsubu sonrası kalan 13,90-TL'nin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, 659 sayılı KHK gereği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.512,00-TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, reddedilen miktar üzerinden 44,40-TL’den az olmamak üzere binde 4.55 oranında hesaplanacak nispi karar harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, posta avansından artan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay Başkanlığı nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 28/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)