(2577 S. K. m.45) (213 S. K. m. 3)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, 2013 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen, 11.10.2017 tarih ve 2017-A-4077/38 sayılı vergi inceleme raporuna dayanılarak 2013/12. döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin azaltılması nedeniyle izleyen dönem beyanlarının düzeltilmesi neticesinde ödenecek vergi çıkan, 2014/8,9.dönemi için 11.10.2017 tarih ve 2017-A-4077/39 sayılı inceleme raporuna istinaden yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının kaldırılması istemiyle açılan davada, dava konusu katma değer vergisinin, davacı adına 2013 yılına ilişkin olarak yapılan inceleme sonucunda tespit edilen katma değer vergisi matrahına bağlı olduğu, davacı adına aynı nedenle salınan katma değer vergisine karşı açılan davada, Mahkemelerinin 07.06.2018 tarih ve E:2017/2998, K:2018/2165 sayılı kararıyla, … Elektronik San.ve Tic.Ltd.Şti'nden alınan faturalarla ilgili katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan cezalı tarhiyatın terkin edildiği, bu nedenle, beyanlarının yeniden düzenlenmesi sonucu uyuşmazlık dönemine ilişkin olarak yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının da, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca terkini gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar veren İstanbul 10.Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin 07/06/2018 tarih ve E:2017/2997, K:2018/2164 sayılı kararına, davalı idarece istinaf başvurusunda bulunularak; kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
Dava; davacının, 2013 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen 11.10.2017 tarih ve 2017-A-4077/38 sayılı vergi inceleme raporuna dayanılarak 2013/12. döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin azaltılması nedeniyle izleyen dönem beyanlarının düzeltilmesi neticesinde ödenecek vergi çıka, 2014/8,9. dönemi için 11.10.2017 tarih ve 2017-A-4077/39 sayılı inceleme raporuna istinaden yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının kaldırılması istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf başlıklı 45.maddesinin 2.fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3.fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49.maddesinin 2.fıkrasında ise; "görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması" bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Uyuşmazlığa konu, 2014/8.9.dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin, davacının, 2013/12.döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin azaltılması nedeniyle, izleyen dönem beyanlarının düzeltilmesi neticesinde salındığı, davacı adına 2013 yılına ilişkin resen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin, İstanbul 10.Vergi Mahkemesi'nin E:2017/2998 sayılı dosyasında dava konusu edildiği, anılan Mahkemenin 07.06.2018 tarih ve K:2018/2165 sayılı kararıyla, cezalı tarhiyatların kaldırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunu inceleyen Dairemizin, 31.12.2018 tarih ve E:2018/3383,K:2018/4180 sayılı kararıyla '' 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29'uncu maddesinin (a) bendinde; mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiştir.
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3'üncü maddesinin (B) bendinde ise; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu kurala bağlanmıştır. Bu kuralın gereği olarak yükümlülerin Katma Değer Vergisi Kanununun yukarıda söz edilen 29'uncu maddesi hükmünden yararlanabilmelerinin ön şartı fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtmasıdır. Gerçekleşmemiş teslim ve hizmetler dolayısıyla bir vergi ödemesi ve bunun sonucu olarak da vergi indirimi söz konusu edilemeyeceğinden, indirime dayanak teşkil eden faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususlarının tespiti anlaşmazlığın çözümü bakımından önem arz etmektedir.
Anılan madde hükümlerinin değerlendirilmesinden, vergilendirme işlemi yapılırken, kanuna uygun olarak biçimlendirilen muamelelerin bu biçimselliğinin ötesine geçilerek, muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetin araştırılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında yemin hariç her türlü izni vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari konumları, işyerlerinin durumu, beyan ettikleri yüksek ciroları elde edecek sermayeye ve iş organizasyonuna sahip olup olmadıkları, yüksek tutarda vergi beyanı olması durumunda ne kadar vergi ödendiği, arandığında bulunup bulunamamasına ilişkin tespitler olabilir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 2013 yılı hesap ve işlemlerinin katma değer vergisi yönünden incelenmesi neticesi tanzim edilen vergi inceleme raporunda; davacı tarafından alınan sahte faturaların yasal defter ve kayıtlarına geçirilerek KDV indiriminde kullandığından bahisle, söz konusu faturalar içeriği KDV'nin indirilecek KDV tutarlarından çıkarılması suretiyle dava konusu tarhiyatların yapılması bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için davacının mal alışında bulunduğu, yukarıda anılan firma hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin irdelenmesi gerekmektedir.
Davacıya ilgili dönemde fatura düzenleyen, ...... Elektronik San.ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen ve davacı hakkında yapılan tarhiyata da esas alınan 02.06.2017 tarih ve 2017-A-4491/5 sayılı vergi tekniği raporu ve söz konusu raporda belirtilen yine ...... Elektronik San.ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin olarak düzenlenen 30.05.2016 tarih ve 2016-A-1606/32 sayılı vergi tekniği raporunda özetle; "telekomünikasyon ekipman ve parçalarının toptan ticareti faaliyetini yürütmek üzere 28.11.2000 tarihinde Hocapaşa Vergi Dairesinin mükellefi olarak faaliyete başladığı, 23.09.2008-14.09.2010 tarihleri arasında Başkent Vergi Dairesi, 14.09.2010-07.06.2011 tarihleri arasında Beyazıt Vergi Dairesi ve devamında Hocapaşa Vergi Dairesinin mükellefi olarak faaliyet yürüttüğü, 4491/5 sayılı vergi tekniği raporunda mükellef kurumun ticari merkezine ve yetkilinin mernis adreslerine gönderilen defter belge isteme yazılarının tebliğ edilemediğinden incelemenin tarh dosyası ve diğer harici veriler üzerinden yapıldığı belirtilmişse de, 1606/32 sayılı vergi tekniği raporunda 2011-2013 defterlerin inceleme elemanında olduğu ve Hocapaşa Vergi Dairesine ibraz edileceğinin belirtildiği, 4491/5 sayılı vergi tekniği raporunda mükellef hakkında 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin yoklama tutanağı bulunmadığının belirtildiği, 1606/32 sayılı vergi tekniği raporunda ise 02.05.2014 ve 16.12.2014 tarihli yoklamalarda mükellefin faaliyette olduğunun tespit edildiği, 16.02.2015 tarihinde merkez adreste yapılan yoklamada, işyerindeki demirbaş eşyaların yanı sıra toptan elektronik eşya ithali ve ticareti faaliyeti ile uğraşıldığının belirlendiği, mükellef tarafından 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin kurumlar vergisi, geçici vergi, katma değer ve muhtasar beyannamelerin verildiği, kurumlar vergisi beyannamesinde ödenmesi gereken vergi çıkmadığı, muhtasar beyannamelerin serbest meslek kazancı ödemeleri ve kira ödemelerine ilişkin olarak verildiği, 2012 yılında 7.004.577,19-TL, 2013 yılında 73.243.987,00-TL, 2014 yılında 1.239.845,00-TL katma değer vergisi matrahı beyan edildiği, tahakkuk eden vergi borçlarının ödenmediği, mükellefe ait araç kaydı olmadığı, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında mükellefin mal satışları ve alışlarına ilişkin karşıt inceleme yapıldığı, karşıt inceleme yapılanlardan açıklama yapanların mükelleften mal aldıklarına ve mal sattıklarına ilişkin beyanlarının olduğu, bir kısım mal satışı ve mal alışı yapılan bir kısım mükellef hakkında vergi tekniği raporu bulunduğunun belirtildiği, yine mükellefin 2011/10-2015/12 dönemleri arası beyannamelerini düzenleyen muhasebeci nezdinde yapılan karşıt incelemede muhasebecinin mükellefin faaliyetlerinden şüphelenmediğini beyan ettiği, işyeri sahibi nezdinde yapılan karşıt incelemede işyeri sahibinin kira sözleşmesindeki adresin kendisine ait olmadığını, ….. Elektronik firmasını ve yetkililerini tanımadığını, söz konusu dönemde işyerinin boş olduğunu, 01.08.2013 tarihinde başka bir firmaya kiraladığını beyan ettiği" tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitler değerlendirildiğinde, sık sık adres değiştiren, çok yüksek tutarlı katma değer vergisi matrahı beyan eden, buna karşın beyan edilen matrahları gerçekleştirebilecek ticari bir organizasyona sahip olmadığı anlaşılan, tahakkuk eden vergi borçlarını ödemeyen, mal alım satımı yaptığı mükelleflerin bir kısmı hakkında sahte fatura düzenlemekten dolayı vergi tekniği bulunan mükellefin, gerçekte hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığı, düzenlediği tüm faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğu sonucuna ulaşıldığından, davacının; bu firmadan aldığı ve kayıtlarına intikal ettirdiği faturalar muhteviyatı KDV’nin, indirimden reddi suretiyle oluşturulan beyan tablosuna istinaden salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.'' gerekçesiyle, kararın cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının kaldırıldığı ve bu kısım bakımından davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 2013/12. döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin azaltılması nedeniyle izleyen dönem beyanlarının düzeltilmesi neticesinde ödenecek vergi çıkan, 2014/8,9.dönemi için salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 10. Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin 07/06/2018 tarih ve E:2017/2997, K:2018/2164 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesine göre aşağıda dökümü yapılan 99,90-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından istinaf başvuru aşamasında yapılan 42,00-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.512,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 44,40-TL'den az olmamak üzere reddedilen tutarın binde 4,55'i oranında hesaplanacak nispi karar harcı ile harçtan muaf olması nedeniyle davalı idareden aranmayan 103,90-TL istinaf başvuru harcının aynı Kanun'un 13/j maddesinin parantez içi hükmü uyarınca davacıdan tahsiline, artan posta ücretinin taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca konusu 144.000,00-TL'yi aşmadığı için kesin olarak 28/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)