(6306 S. K. m. 7) (Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği m. 16)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, Kadıköy ilçesi, Zühtüpaşa Mahallesi sınırları içerisindeki 275 ada 56 no.lu parselde kayıtlı taşınmazın 11. kat 24. bağımsız bölümün alım ve satım işlemleri nedeniyle ödenen 57.000,00 TL tapu harcı ve döner sermaye ücretinin düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine yapılan şikayet başvurusunun reddine ilişkin 22.02.2017 tarih ve 21365 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın; davacı şirket tarafından satılan taşınmazın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile 775 sayılı Gecekondu Kanunu kapsamında kentsel dönüşüm projesi içerisinde yer aldığı ve 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana geldiği, inşaatı yapan davacı şirketle üçüncü kişi arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden satıldığı, bu işlemin 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapının ilk satış işlemi olduğu anlaşılmış olup bu taşınmazın tapu harcından müstesna olacağından davacı adına tahakkuk ettirilen tapu harcında ve yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin 22.02.2017 tarih ve 21365 sayılı işlemin tapu harcına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kabulüne ilişkin 31/10/2017 gün ve E:2017/395; K:2017/2312 sayılı İstanbul 13. Vergi Mahkemesi kararının; yöntem ve yasaya aykırılık taşıdığı, dava konusu yapılan hususun hukuki yorum gerektirdiği, düzeltme-şikayet yoluyla giderilmesinin mümkün olmadığı, esas bakımından ise; 775 ve 6306 sayılı Kanunlar kapsamında hak sahibi maliklerle yapılan işlemlerin istisna tutulduğu, bahsi geçen taşınmazın davacı tarafından hak sahibi olmayan üçüncü kişiye satışının yapıldığı, bahsi geçen istisna hükümlerinden yararlandırılmasının mümkün olmadığı iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. Maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve davanın reddi yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Yöntem ve Yasaya uygun nitelik taşıyan Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı istinaf başvurusunun reddi gerektiği yolundadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler ile davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusuna konu İstanbul 13. Vergi Mahkemesi'nin 31/10/2017 gün ve E:2017/395; K:2017/2312 sayılı kararında Kanunun 45/4. Maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden aynı kanunun 45/3. Maddesi uyarınca istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 42,00-TL yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 10/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
İSTANBUL
13. VERGİ MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/395
KARAR NO: 2017/2312
T: 31.10.2017
DAVANIN ÖZETİ: İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, Zühtüpaşa Mahallesi sınırları içerisindeki 275 ada 56 no.lu parselde kayıtlı taşınmazın 11. kat 24. bağımsız bölümün alım ve satım işlemleri nedeniyle ödenen 57.000,00 TL tapu harcı ve döner sermaye ücretinin düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine yapılan şikayet başvurusunun reddine ilişkin 22.02.2017 tarih ve 21365 sayılı işlemin; 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun uyarınca her türlü resim ve harçtan muaf olmalarına rağmen tahakkuk edip ödenen harçların hukuka uygun olmadığı iddia edilerek iptali ve fazladan ödenen harcın iadesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Dava konusu yapılan hususun hukuki yorum gerektirdiği, düzeltme-şikayet yoluyla giderilmesinin mümkün olmadığı, esas bakımından ise; 775 ve 6306 sayılı Kanunlar kapsamında hak sahibi maliklerle yapılan işlemlerin istisna tutulduğu, bahsi geçen taşınmazın davacı tarafından hak sahibi olmayan üçüncü kişiye satışının yapıldığı, bahsi geçen istisna hükümlerinden yararlandırılmasının mümkün olmadığı, yapılan işlemlerin yasal olduğu ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul 13. Vergi Mahkemesi'nce, dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, Zühtüpaşa Mahallesi sınırları içerisindeki 275 ada 56 no.lu parselde kayıtlı taşınmazın 11. kat 24. bağımsız bölümün alım ve satım işlemleri nedeniyle ödenen 57.000,00 TL tapu harcı ve döner sermaye ücretinin düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine yapılan şikayet başvurusunun reddine ilişkin 22.02.2017 tarih ve 21365 sayılı işlemin iptali ve fazladan ödenen harem iadesi istemine ilişkindir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122. maddesinde, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların, şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmış, bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatası ise, aynı Kanunun 116. maddesinde; vergiye müteallik hesaplarda veya vergilemede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması biçiminde tanımlandıktan sonra, 117. maddesinde, matrah hatası, vergi miktarında hata ve mükerrer vergi istenilmesi hesap hataları olarak açıklanmış, 118. maddesinde ise, mükellefin şahsında, mükellefiyette, konuda ve vergilendirme veya muafiyet döneminde yapılan hatalar vergilendirme hataları olarak belirlenmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 57. maddesinde, Tapu ve Kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanlar, tapu ve kadastro harçlarına tabi olacağı; (4) sayılı tarifenin 20(a) fıkrasında ise, Gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulun beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden nispi harç ödeneceği, hükümleri yer almaktadır.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun'un 7/9. maddesine göre; Bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alman harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır, hükmü yer almaktadır.
775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun 1. maddesinde, "Mevcut gecekonduların ıslahı, tasfiyesi, yeniden gecekondu yapımının önlenmesi ve bu amaçlarla alınması gereken tedbirler hakkında bu kanun hükümleri uygulanır" hükmü; 33. Maddesinde ise, "Bu kanun hükümlerine dayanılarak yapılan ivazlı veya ivazsız devir, temlik, kamulaştırma, alım, satım, kira, geri alma, geri verme, ifraz, tevhit, tescil, cins değişikliği, rehin tesis ve terkini, ıslah, değişiklik, onarım, inşa ve ikmal gibi her türlü işlemler, sözleşmeler, beyannameler ve benzerleri, tasarruf bonosundan ve her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır" hükmü yer almaktadır.
6306 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin olarak 15.12.2012 tarih ve 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 16. maddesinin 9. fıkrasında, "Kanun uyarınca; (a) İlgili kurum veya gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden muaf olacağı, (ç) İlgili kurum ile uygulama alanındaki yapıları malik olarak kullanan gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılan; 1) Uygulama alanındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri ile Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların (Değişik ibare:RG-27/10/2016-29870) ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri".... "Kanun uyarınca yapıldığından, bu işlem ve uygulamalar ile uygulama alanındaki yapılarla ilgili olarak; noterler, tapu ve kadastro müdürlükleri, belediyeler ve diğer kurum ve kuruluşlar nezdinde Kanun uyarınca yapılan diğer işlemler hakkında (a) ve (b) bentlerinde belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır" düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabının harca tabi olduğu, ancak Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile 775 sayılı Gecekondu Kanunu uyarınca yapılacak devir ve tescillerin tapu harcından muaf olacağı, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 16. maddesinin 9. fıkrasında yapılan ve 27.10.2016 tarih 29870 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanan değişiklikle 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemlerinin de tapu harcından müstesna olduğu sonucuna varılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, Zühtüpaşa Mahallesi sınırları içerisindeki 275ada 56 no.lu parselde kayıtlı taşınmazın 11. kat 24. bağımsız bölümün alım ve satım işlemleri nedeniyle ödenen 57.000,00 TL tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine gidilen şikayet başvurusunun Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 22.02.2017 tarih ve 21365 sayılı işlemiyle reddedildiği, söz konusu taşınmazın kentsel dönüşüm projesi kapsamında bulunan bir bölgede yer aldığı ve bu kapsamda inşa edilerek alım satımı yapılan taşınmazların tapu harcıdan istisna tutulduğu iddia edilerek işlemin iptali ile fazladan ödenen harcın iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, Zühtüpaşa Mahallesi sınırları içerisindeki 275ada 56 no.lu parsellerde kayıtlı taşınmazın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrası kapsamında riskli yapı olduğu dava dosyasında mevcut belgelerden anlaşılmıştır.
Olayda, davacı şirket tarafından satılan taşınmazın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile 775 sayılı Gecekondu Kanunu kapsamında kentsel dönüşüm projesi içerisinde yer aldığı ve 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana geldiği, inşaatı yapan davacı şirketle üçüncü kişi arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden satıldığı, bu işlemin 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapının ilk satış işlemi olduğu anlaşılmış olup bu taşınmazın tapu harcından müstesna olacağından davacı adına tahakkuk ettirilen tapu harcında ve yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin 22.02.2017 tarih ve 21365 sayılı işlemin tapu harcına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Davacı tarafından düzeltme ve şikayet başvurularında döner sermaye ücretinin de düzeltilmesinin talep edildiği ancak dava dilekçesinde bu kısmın iadesi talep edilmediğinden bu kısma ilişkin hüküm kurulmamıştır.
Davacının ikinci dilekçesindeki faiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun "Tebligat Ve Cevap Verme" başlıklı 16. maddesinin 4.fıkrasında, "Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler. Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Bu düzenlemeye göre tarafların ikinci dilekçe ile hak iddia edemeyecekleri açık olduğundan faiz istemi hakkında taraflar lehine ya da aleyhine hüküm kurulmaması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, haksız alınan 57.000,00 TL tapu harcının iadesine, aşağıda dökümü yapılan 94,75 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, artan posta giderinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığı nezdinde istinaf kanun yola açık olmak üzere, 31.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)