(657 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Ekonomi Bakanlığı bünyesinde Dış Ticaret Uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, 01.03.2013-16.05.2016 tarihleri arasındaki bir takım kira, elektrik, su ve gaz harcamalarını Varşova Ticaret Müşavirliğinin benzer kalemli harcamaları içerisinde giderleştirme eylemleri nedeniyle "Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak" disiplin suçunu işlediğinden bahisle, öğrenim durumu nedeniyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan brüt aylığının 1/4 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile yapılan kesintilerin kesinti tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte tahsili ve uğradığı manevi zarar için 10.000.00 TL manevi tazminatın ödenmesi istemiyle açılan davada; davacının 01.03.2013 tarihinden itibaren Müşavirlik binasının üst katını konut olarak kullandığı, konutun (sahibinin eniştesi olduğu) YKNE şirketinden kiralandığı, 60 m²lik iki oda, salon, mutfak, banyo ve tuvaletten oluştuğu, 4.000 Zloty ile kiraya verildiği, kira sözleşmesinde konut olarak kullanılan alanın su tüketim bedelinin kira içerinde yer aldığı ifade edilmesine rağmen kiralayan şirket yetkilisi ... tarafından su kullanımına dair herhangi bir bilgi verilmediği, ... şirketi tarafından ödenen herhangi bir su faturasına rastlanılmadığı, ibraz edilmediği ve su hattının ayrılması için daha önceden yapılabilecek başvurunun 16.05.2016 tarihinde yapıldığı değerlendirildiğinde konutun su tüketim bedelinin Varşova Ticaret Müşavirliği tarafından karşılandığı, davacının konuta 01.03.2013 tarihinde taşındığı, 06.11.2014 tarihinden önce düzenlenmiş gaz faturası bulunmadığı ve 06.11.2014 tarihi itibariyle gaz sayacı (0) m3'ü gösterdiği hususları değerlendirildiğinde, 01.03.2013 tarihinden 06.11.2014 tarihine kadarki gaz tüketim bedellerinin Varşova Ticaret Müşavirliği tarafından karşılandığı, yine Müşavirlik binasına yeni bir elektrik bağlantısı için 18.06.2014 tarihinde başvurulduğu, ibraz edilen ilk faturanın 01.10.2014 tarihinde olduğu, bu tarihten önce ibraz edilmiş fatura herhangi bir elektrik kullanım bedeli olmadığı ve davacının Müşavirliğin üst katındaki konuta 01.03.2013 tarihinde taşındığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, 01.03.2013 tarihinden 01.10.2014 tarihine kadarki elektrik bedellerinin Varşova Ticaret Müşavirliği tarafından karşılandığı, konut olarak kullanılan alana Müşavirlik binasına girilmeden ulaşılmasının mümkün olmaması ve konut dokunulmazlığı olduğu belirtilen Müşavirliğin tüm binayı kullanma yetkisi birlikte değerlendirildiğinde bu alandan yararlanmak için ayrı bir kira sözleşmesi yapılmasının mantıklı olmaması, söz konusu durumun aslında Müşavirlik ofis kirasının konut olarak kullanılan kısmı içine dahil edecek şekilde belirlenmesi, ayrıca binanın ilk kiracılık ilişkisinin başlamasından kısa süre sonra eniştesinin sahibi olduğu şirket tarafından satın alınması dolayısıyla müşavirlik binasının seçilmesi ve kiralanması tüm bu eyleminin önceden planlanarak yapıldığı görüldüğünden (kira vb. Harcamaların Varşova Ticaret Müşavirliği harcamaları içinde giderleştirme) eylemlerinden görevi ile ilgili çıkar sağlamış olduğundan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/D-c maddesinde yer alan "Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak" fiilini gerçekleştirdiği sonucuna varıldığından, söz konusu eylemleri nedeniyle, öğrenim durumu nedeniyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan brüt aylığının 1/4 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına dair işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 10.İdare Mahkemesi'nce verilen 04/06/2018 gün ve E:2017/2927, K:2018/1321 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 1. fıkrasında, "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir..." hükmüne yer verilmiş; 2. fıkrasında, istinafın temyizin usul ve şartlarına tabi olduğu belirtilmiş, "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddenin 7. fıkrasında, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3. madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde, 2 ve 6. fıkralarda sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştay’ın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükmü düzenlenmiş, aynı Kanunun "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8/3. maddesinde, "...Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır." hükmü, "Çalışmaya ara verme" başlıklı 61/1. değişik maddesinde, "Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir Ağustosa kadar çalışmaya ara verirler...." hükmü öngörülmüştür.
Buna göre, 2577 sayılı Kanunda yazılı sürelerin bitmesi, çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği 31 Ağustos gününü izleyen 1 Eylülden itibaren yedi gün daha uzayarak 7 Eylül tarihinde sona erecektir.
Dosyanın incelenmesinden; Ankara 10.İdare Mahkemesi'nce verilen 04/06/2018 gün ve E:2017/2927, K:2018/1321 sayılı kararın, davacı vekiline 13/07/2018 tarihinde (daimi çalışan memuru …..'na bizzat tebliğ edildiği) tebliğ edilmesine rağmen, davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinin 08/09/2018 tarihinde Mahkeme kayıtlarına girdiği görülmektedir.
Bu durumda, 13/07/2018 tarihinde tebliğ edilen Mahkeme kararına yönelik (30) günlük istinaf süresinin bitiminin çalışmaya ara verme süresine denk geleceğinden, 7 gün daha uzayarak 07/09/2018 Cuma günü sona ermesine karşın, davalı idare vekili tarafından, istinaf süresi geçirildikten sonra 08/09/2018 Cumartesi tarihinde Avukat Portalı kanalıyla istinaf talebinde bulunulduğu anlaşıldığından; yukarıda anılan Kanun'un 45/1, 8/3 ve 61/1. maddeleri uyarınca istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesi olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesi halinde istinaf isteminde bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 48. maddesinin 7.fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 17.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)