(6100 S. K. m. 335) (2577 S. K. m. 17)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı bünyesinde Veri Hazırlama ve Kontrol işletmeni olarak görev yapmakta iken, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/1. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 30.12.2016 günlü, E:2016/13, K:2016/13 sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 667 sayılı KHK'nın kamu görevlilerine ilişkin tedbirler ile ilgili 4. maddesinde, bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personelden, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılacağının düzenlendiği, bu kapsamda davacı hakkında yürütülen soruşturmada alınan tanık ifadeleri uyarınca davacının terör örgütüne üyelik, mensubiyet, irtibat ya da iltisakı olduğunun değerlendirildiğinin görüldüğü, bu durumda; dosya kapsamında yer alan tanık ifadeleri doğrultusunda, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğu değerlendirildiğinden, bu gerekçeyle tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık, tazminat talebinin kabulüne ise hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 16. İdare Mahkemesi'nce verilen 27/06/2018 gün ve E:2017/574, K:2018/1428 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu, hakkında somut bilgi ve belge olmadan işlem tesis edildiği, savunmasının alınmadığı, terör örgütü ile herhangi bir bağının bulunmadığı ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında adli yardım konusunda yeni bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanun'un 17/2 maddesi uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, aynı Kanunu'nun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Ankara 16.İdare Mahkemesi'nce verilen 27/06/2018 gün ve E:2017/574, K:2018/1428 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin reddine, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebi kabul edildiğinden alınmayan yargılama giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 22.02.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)