(2577 S. K. m. 45, 46)
İSTEMİN ÖZETİ: 4924 sayılı Kanun kapsamında Sözleşmeli Personel olarak görev yapmakta iken 08/08/2014 tarihinde sözleşmesinin feshine dair istifa bildiriminde bulunması akabinde 15/09/2016 tarihinde görevinden ayrılarak sözleşmesini fesheden davacının, 11/04/2016 tarihli, kendisine usulüne uygun fesih hükümlerinin uygulanması istemli başvurusunun reddine ilişkin 03/05/2016 tarih ve 903.99 sayılı işlemin iptali ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalacağı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince verilen 14/03/2018 günlü ve E:2017/13438, K:2018/592 sayılı kaldırma kararına uyularak, dava konusu işlemin, davacının 08.08.2014 tarihli sözleşme feshi ve istifa bildirimine ilişkin işlemden kaynaklandığı, başka bir anlatımla iş bu davanın konusunu oluşturan işlemin, davacı tarafından gerçekleştirilen 08.08.2014 tarihli sözleşme feshi ve istifa bildiriminin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yönelik olduğu, dolayısıyla fesih işlemine karşı en geç görevinden ayrıldığı 15/09/2014 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde ya da işlemin kaldırılması için başvuru yaptıktan sonra yukarıda yer verilen 11'inci madde kapsamında isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başladığı ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılmak suretiyle davanın açılması gerektiği, her ne kadar davacı tarafından yanlış yönlendirildiği için fesih bildiriminin süresinde yapılamadığı ve bu durumun fesih tarihinden yaklaşık iki yıl sonra öğrenildiği iddia edilerek davalı idareye başvuruda bulunmak suretiyle işlem tesis edilmiş ise de, sözleşmeli personelin, sözleşmenin feshi bildirimini iki ay önceden yapması gerektiğinin 4924 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi ile hüküm altına alındığı, dolayısıyla gerek kanunda gerekse sözleşmede düzenlenen iki aylık fesih süresini yeni öğrendiğinden bahisle idareye yaptığı başvurunun dava açma süresini canlandırmayacağı da açık olup, Yasada yer alan süreler geçtikten çok sonra sözleşmenin feshinin süresi konusunda yanlış yönlendirildiği ve feshi usulüne uygun yapmadığından bahisle idareye yapılan başvurunun reddi üzerine açılan iş bu davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda Ankara 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 11/07/2018 gün ve E:2018/1444, K:2018/1427 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Ankara 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 11/07/2018 gün ve E:2018/1444, K:2018/1427 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin REDDİNE, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan taraf üzerinde BIRAKILMASINA, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesi halinde istinaf isteminde bulunana İADESİNE, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 15/02/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)