(2577 S. K. m. 2, 45) (3194 S. K. m. 42) (213 S. K. m. 298) (6100 S. K. m. 333)
İSTEMİN ÖZETİ: Manisa 2. İdare Mahkemesince verilen 04/10/2018 gün ve E:2017/1125, K:2018/885 sayılı kararın; davalı idare tarafından; istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İdari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları ileri sürülerek, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; …….’nde bulunan ve tapuda 3442 ada, 3 numaralı parselde kayıtlı taşınmazda yer alan yapının ruhsat ve eklerine aykırı olarak kaçak yapıldığından bahisle yapı müteahhidi olan davacıya 70.891,69-TL idarî para cezası verilmesine dair Yunusemre Belediye Encümeni’nin 02/08/2017 tarih ve 526 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Manisa 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 04/10/2018 gün ve E:2017/1125, K:2018/885 sayılı karar ile; davacıya ait taşınmaz üzerindeki yapının yıkımına ve idarî para ceza verilmesine dayanak alınan hesap cetvelinde 1.542,63 metrekare aykırılıktan etkilenen alan olduğu belirtilmişse de Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bildirimi üzerine yapılan denetimlerde hazırlanan ve yapının o anki durumunu tespit ederek dava konusu işleme dayanak alınan yapı tatil zaptında, yapının A, B, C ve D bloklarının baca sayılarının eksik olduğu, B blokta bulunan kapıcı dairesinde oda ile mutfağın birleştirilerek banyo ve antrenin yerlerinin değiştirildiği, C ve D bloklarında oturma odasının ikiye bölünerek iki ayrı odaya dönüştürüldüğü, A, B, C ve D blokların projelerinde kiremit çatı öngörülmesine rağmen çatı örülmeyip teras olarak kullanıldığı ve terasların üzerinin sundurma ile kaplandığı, ortak alanda bulunan sığınağın otopark ile birleştirilerek otopark olarak kullanıldığı ve sığınakta sadece menfezlerin yapıldığı ve aykırılıktan etkilenen alanın toplam 1.542,63 metrekare olduğu tespitlerine yer verilmiş olmasına karşın, C ve D bloklarında oturma odasının ikiye bölünerek iki farklı odaya dönüştürüldüğü belirtilerek herhangi bir ölçüm sonucuna yer verilmediği, C ve D blok denilmişse de yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda bu aykırılığın belirli dairelerde olduğu tespit edilmiş olması karşısında, yaptırım işlemine dayanak alınan yapı tatil zaptında hangi daire veya dairelerde bu aykırılıkların olduğu ve aykırılık bulunan toplam daire sayısının ne kadar olduğu ile aykırılıklar nedeniyle oluşan aykırılıktan etkilenen alanın belirtilmemiş olduğu, yine yapı tatil zaptında bazı aykırılıklar için etkilenen alan hesabı yapılmışsa da sadece bunların sonucuna yer verilmek suretiyle nasıl hesaplama yapıldığının gösterilmediği, sonuç olarak bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda aykırılıktan etkilenen alanın yapı tatil zaptında belirlenen alandan daha fazla olduğu gözetilerek, aykırılıktan etkilenen alanın açıkça ortaya konulmadığı, dava konusu işlemdeki idarî para cezası verilmesine dair işleme dayanak alınan yapı tatil zaptında her bir aykırılık nedeniyle oluşan aykırılıktan etkilenen alan açıkça ortaya konulmamakla birlikte, Mahkemelerince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu aykırılıktan etkilenen alanın dava konusu işleme dayanak alınan yapı tatil zaptı ve hesaplama cetvelinde belirlenen miktardan farklı olduğu ve temel para cezası miktarının değiştiği, 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 2 nci maddesi uyarınca idarî yargı mercilerince idarî işlem mâhiyetinde karar verilemeyeceği de gözetilerek, ilgili aykırılıkların her biri nedeniyle oluşan aykırılıklar açık ve somut bir biçimde ortaya konularak yeniden işlem tesis edilmesi gerektiğinden ve hâlihazırdaki dava konusu idarî para cezasına dayanak alınan yapı tatil zaptının mevzuatta öngörülen şartları taşımadığı ve bu hâliyle idarî müeyyide uygulanmasına elverişli olmadığı, taşınmazdaki yapıyı ruhsat ve eklerine aykırı olarak yaptığından bahisle ve fakat 3194 sayılı Kanun hükümleri uyarınca aykırılıklar ve aykırılıklardan etkilenen alan açıkça ve somut bir biçimde ortaya konulmadan, yapı müteahhidi sıfatıyla davacı şirkete 70.891,69-TL idarî para cezası verilmesine dair Yunusemre Belediye Encümeni’nin 02/08/2017 tarih ve 526 sayılı dava konusu işleminde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından; eksik incelemeye dayalı karar verildiği, Encümen kararının, yıkıma ilişkin bölümünün hiç irdelenmediği, keşif heyetinin zorlukla girebildiği alanlara, teknik ekibin girerek düzenlendiği yapı tatil zaptına kusur atfedilemeyeceği ileri sürülerek, istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir." hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davalı idarenin istinaf başvurusu kabul edilerek, Manisa 2. İdare Mahkemesi'nin verilen 04/10/2018 gün ve E:2017/1125, K:2018/885sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42 nci maddesinde, “(1) Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır.
(2) Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır:
a) Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için; ...
3) III. sınıf A grubu yapılara onsekiz, B grubu yapılara yirmi Türk Lirası, ...
idari para cezası verilir. Bu miktarlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılarak uygulanır. ...
c) (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı; ...
5) Uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış ise cezanın % 20’si, ...
12) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılıyor ise cezanın % 20’si, ...
(a) ve (b) bentlerinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezalarının miktarına göre ayrı ayrı hesap edilerek ilave olunur. Para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alan dikkate alınır. ...”hükmü öngörülmüştür.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının ........., 3442 ada, 3 numaralı parselde kayıtlı taşınmazda yer alan yapının müteahhidi olduğu, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzeni Koruma, Terör ve Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosu’nca yürütülen 2015/11318 sayılı soruşturma kapsamında davalı idareye 25/05/2017 tarihli yazı gönderilerek anılan yapının ruhsat ve eklerine aykırı yapıldığı hususunda bilgi verildiği, davalı idarece yapılan denetimler sonucu yapının ruhsat ve eklerine aykırı yapıldığı tespit edilerek 26/07/2017 tarih ve 000221 sayılı yapı tatil zaptı düzenlenip yapının mühürlendiği; yapı tatil zaptında yapının A, B, C ve D bloklarının baca sayılarının eksik olduğu, B blokta bulunan kapıcı dairesinde oda ile mutfağın birleştirilerek banyo ve antrenin yerlerinin değiştirildiği, C ve D bloklarında oturma odasının ikiye bölünerek iki ayrı odaya dönüştürüldüğü, projede A, B, C ve D bloklarda kiremit çatı öngörülmesine rağmen çatı örülmeyip teras olarak kullanıldığı ve terasların üzerinin sundurma ile kaplandığı, ortak alanda bulunan sığınağın otopark ile birleştirilerek otopark olarak kullanıldığı ve sığınakta sadece menfezlerin yapıldığı, aykırılıktan etkilenen alanın toplam 1.542,63 metrekare olduğunun tespit edildiği; bu tespitler uyarınca ilgili yapının uygulama imar plânı olan bir alanda yapıldığı ve hâlihazırda yapılmış ve kullanılıyor olduğundan bahisle III. sınıf B grubu olarak tespit edilen yapı için 70.891,69 TL idarî para cezasının hesaplandığı, Yunusemre Belediye Encümeni’nin 02/08/2017 tarih ve 526 sayılı dava konusu işlemiyle yapı müteahhidi olan davacıya 3194 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi uyarınca 70.891,69 TL idarî para cezası verildiği, bunun üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlığın ilgili yapıda ruhsat ve eklerine aykırı imalat olup olmadığı ve varsa bunlardan ötürü yapılan yapının niteliği ve kaçak imalatlar dikkate alınarak 3194 sayılı Kanun hükümlerine göre ne kadar idarî para cezası verilmesi gerektiğinden kaynaklandığından özel ve teknik bilgiyi gerektiren bu hususların giderilmesi için Mahkemelerinin 22/11/2017 tarihli kararıyla mahâllinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, 05/03/2018 tarihinde icra edilen keşiften sonra hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; ilgili yapıya ait projede her odada baca öngörülmesine rağmen yerinde yapılan incelemede birçok bacanın eksik olduğu ve bu alanlar için herhangi bir aykırılıktan etkilenen alan hesabı yapılmasına gerek olmadığı, B bloktaki kapıcı dairesinde projesinde D aksını içerisine alan 8 metrekarelik yatak odasının iptal edildiği ve burayı da içine alacak biçimde açık mutfağa dönüştürüldüğü, aynı dairede 18,10 metrekare olan ve D - E aksları arasında bulunması gereken oturma odasındaki duvar örülmeyerek D aksından örüldüğü, projede mutfak ve oturma odası arasında herhangi bir duvar olmamasına rağmen mutfak ve oturma odası olarak gösterilen alanın duvar ile bölünerek mutfak olan yerin oturma odasına dönüştürüldüğü, yapı tatil zaptında banyo ve antrenin yerinin değiştiği belirtilmişse de yapılan incelemede bu yönde projeye aykırı bir durumun olmadığı ve B bloktaki kapıcı dairesinde aykırılıktan etkilenen toplam alanın 39,20 metrekare olduğu, ilgili yapının C ve D bloklarına ilişkin projede oturma odası olarak gösterilen odaların dört katta ve toplam sekiz dairede duvar örülüp kapı ve pencere açılarak iki ayrı bağımsız bölüm hâline dönüştürüldüğü ve bununla aykırılıktan etkilenen alanın 234,40 metrekare olduğu, A, B, C ve D bloklarının projesinde kiremit örtülü çatı olarak plânlanmasına rağmen çatılı teras olarak yapıldığı ve üstlerinin sundurma ile kapatıldığı, sadece makine daireleri bölümünün kiremitle kapatıldığı ve kenarların teras olduğu, orta bölümlerin ise açık teras olduğu ve bununla aykırılıktan etkilenen alanın yapı tatil zaptında belirtildiği gibi 1.059,63 metrekare değil, 1.047,96 metrekare olduğu, projesinde A, B, C ve D blokların ortak alanı olarak tespit edilen sığınağın duvarlarının örülmemesi maksadıyla yapılmadığı ve sığınak olan yerde plânlanan menfezler yapılmasına rağmen tuvalet ile yangın giriş hollerinin yapılmadığı ve bununla aykırılıktan etkilenen alanın yapı tatil zaptında 425metrekare olarak belirlenmesine rağmen376,86metrekare olduğu, sığınağın otopark olarak yapıldığı ve kullanıldığı, aykırılıktan etkilenen toplam alanın 1.698,42metrekare olduğu, tespit edilen aykırılıkların niteliği gözetildiğinde sonradan yapılması bazı tesisat değişikliği ve yüklü maliyet gerektirdiğinden bunların yapı inşa edilirken yapıldığı kanaatinin oluştuğu, değişikliklerin ruhsata tabi olduğu, III. sınıf B grubunda yer alan yapı için aykırılıktan etkilenen alan gözetildiğinde 78.051,04 TL idarî para cezasının hesaplandığı, artırım nedenlerine göre ilgili yapının uygulama imar plânı bulunan bir alanda olduğu ve hâlihazırda aykırılıkların yapılmış ve kullanılıyor olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Davacı tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmişse de, itiraz yerinde görülmeyerek, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar dava konusu idari para cezasının dayanağı yapı tatil zaptında, her bir aykırılıktan etkilenen alan açıkça ortaya konulamamakla birlikte, yargılamanın en az giderle yapılması ve süratle karar verilmesi gibi usul ekonomisi ilkeleri gözönüne alındığında; bilirkişi incelemesi ile ruhsat ve eklerine aykırı yapılaşmanın sabit olduğu, idari para cezası ve artırımların doğru uygulandığı hususu her türlü tartışmadan varestedir.
Bu durumda; bilirkişi incelemesi ile belirlenen para cezası meblağının daha büyük olduğu hususu gözönüne alındığında; ruhsat ve eklerine aykırı yapılaşma nedeniyle yapı müteahhidi sıfatıyla davacı şirkete 70.891,69-TL idari para cezası verilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun KABULÜ ile Manisa 2. İdare Mahkemesince verilen 04/10/2018 gün ve E:2017/1125, K:2018/885 sayılı kararın KALDIRILMASINA, davanın REDDİNE, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 2.004,90-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 246,10-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.075,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, yatırılan posta gideri avanslarından artan miktarların Mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatıranlara geri verilmesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, Danıştay'a temyiz yolu KAPALI ve KESİN OLMAK üzere, 14/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)