(2709 S. K. m. 152, 153) (657 S. K. m. 48) (Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği m. 11)
İSTEMİN ÖZETİ: Muş Alparslan Üniversitesi, Mühendislik Mimarlık Fakültesi, Bilgisayar Mühendisliği bölümüne yardımcı doçentlik başvurusu yapan ve mülakat ile dil sınavında başarılı olan davacının, güvenlik ve arşiv soruşturması olumlu değerlendirilmediğinden bahisle göreve başlatılamayacağının bildirimine ilişkin Muş Alparslan Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığı'nın 04/08/2017 tarih ve E.2444 Sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, hakkında güvenlik ile ilgili konularda ilişik kaydına rastlanmadığı, ağabeyi Z.A. hakkında, "Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma, Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Bombalı Eylem Hazırlığı, Yasadışı Örgüt Üyesi Olma" suçlarından kaydı bulunduğu ve aranıyor olduğu, diğer kardeşi E.A. hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan kaydı bulunduğu ve aranıyor olduğu şeklinde bilgilere yer verildiği, bunun dışında güvenlik soruşturmasına ilişkin dava dosyasına herhangi bir bilgi ya da belgenin sunulmadığı, söz konusu mevcut bilgiler olumsuz değerlendirilerek davacının göreve başlatılmadığı, atanmak için aranılan diğer genel ve özel şartları taşıdığı konusunda ihtilaf bulunmayan, güvenlik soruşturması açısından şahsi bir olumsuz durumu veya açılmış bir kamu davası sonucunda tespit edilmiş bir suçu ortaya konulmayan davacının, yalnızca kardeşleri hakkında edinilen bilgilere dayanılarak göreve başlatılmamasına ilişkin tesis edilen işlemin, suç ve cezaların şahsiliğine ilkesine aykırılık teşkil ettiği, bununla birlikte, yukarıda metnine yer verilen Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nde, aile fertleri hakkında güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılacağı ve bu kişiler hakkındaki olumsuz sonuçların da ilgilinin göreve başlatılmaması noktasında dayanak alınabileceğine ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmış olup, kardeşleri hakkında edinilen bilgilerin davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirilmesine neden olabilecek bir durum olmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacının göreve başlatılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle iptali yönündeki Van 1. İdare Mahkemesi'nin 24/10/2018 gün ve E:2017/2531, K:2018/1889 Sayılı kararının; davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda Hatay Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü'nün 23/03/2017 tarih ve 7685 Sayılı yazısıyla, ağabeyi Z.A.'nın "Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma, Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Bombalı Eylem Hazırlığı, Yasadışı Örgüt Üyesi Olma" suçlarından kaydı bulunduğu ve aranıyor olduğu, kardeşi E.A.'nın "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan kaydı bulunduğu ve aranıyor olduğu hususlarının bildirildiği, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin 11. maddesi uyarınca kişinin içinde bulunduğu ortamın da dikkate alınacağına, bu kapsamda davacının içinden geldiği sosyal yaşam ile aile yaşamı içerisinde yıkıcı ve bölücü faaliyetlerde bulunan kişilerle iltisaklı ve irtibatlı olduğunun sabit olduğu, kamu kurumlarına alınacak personel için bu durumun görmezden gelinemeyecek derece önemli bir husus olduğu, işlemin üstün kamu yararına ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf aşamasında savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; Muş Alparslan Üniversitesi, Mühendislik Mimarlık Fakültesi, Bilgisayar Mühendisliği bölümüne yardımcı doçentlik başvurusu yapan ve mülakat ile dil sınavında başarılı olan davacının, güvenlik ve arşiv soruşturması olumlu değerlendirilmediğinden bahisle göreve başlatılamayacağının bildirimine ilişkin Muş Alparslan Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığı'nın 04.08.2017 tarih ve E.2444 Sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendinde; "Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak" Devlet memurluğuna alınmada aranacak genel şartlar arasında sayılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Muş Alparslan Üniversitesi, Mühendislik Mimarlık Fakültesi, Bilgisayar Mühendisliği bölümüne yardımcı doçentlik başvurusunda bulunduğu, yapılan sınavlarda başarılı olması üzerine Fakülte Yönetim Kurulu'nun 10.02.2017 tarih ve 11 Sayılı kararıyla doçentlik kadrosuna atanmasının uygun olduğu belirtilerek dosyanın Rektörlük Makamına gönderildiği, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörlüğü'nün 17.02.2017 tarih ve 610 Sayılı yazısı ile Hatay Valiliğinden, davacı hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması istendiği, Hatay Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü'nün 21.03.2017 tarih ve 7685 Sayılı yazısı üzerine Değerlendirme Komisyonu'nun 20.04.2017 tarihli toplantısında, davacının ağabeyi Z.A.'nın "Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma, Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Bombalı Eylem Hazırlığı, Yasadışı Örgüt Üyesi Olma" suçlarından kaydı bulunduğu ve aranıyor olduğu, diğer kardeşi E.A.'nın "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan kaydı bulunduğu ve aranıyor olduğu bildirildiğinden davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğuna karar verildiği, bunun üzerine Muş Alparslan Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığı'nın 04.08.2017 tarih ve E.2444 Sayılı işlemiyle davacıya güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumlu değerlendirilmediğinden göreve başlatılamayacağının bildirildiği, anılan işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin 29/11/2019 tarih ve 30963 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 24/07/2019 tarih ve E:2018/73, K:2019/65 Sayılı kararıyla; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendinin (Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak) iptal edildiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinin ileri bir tarihe ertelenmediği görülmektedir.
Anayasanın 153. maddesinin 3. fıkrası "Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez."; 5. fıkrası ise, "İptal kararları geriye yürümez." kuralını taşımaktaysa da, Anayasa Mahkemesi'nce bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez.
Öte yandan, Anayasanın 152. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "... Anayasa Mahkemesi'nin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır." yolundaki kural da, Anayasa Mahkemesi'nin verdiği iptal kararlarının, itiraz yoluna başvurulmasını isteyen kişi ya da kişiler tarafından açılan davaların yanı sıra, iptal edilen hüküm ya da hükümler esas alınarak hakkında uygulama yapılmış olan kişiler tarafından açılan ve görülmekte olan davalarda da uygulanması gerektiğini açıkça vurgulamaktadır.
Bu hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasanın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin de, olayımızda olduğu gibi, hak veya menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması halinde, iptal hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerekeceği açıktır.
Bu durumda, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendinin (Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak) Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmesi nedeniyle bu maddeye dayalı olarak kurulan işlemler yasal dayanağını kaybederek hukuka aykırı duruma gelmiş olup, 657 Sayılı Kanun'un 48. maddesi uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle davacının atamasının yapılmamasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Van 1. İdare Mahkemesi'nin 24/10/2018 gün ve E:2017/2531, K:2018/1889 Sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda yazılı gerekçeyle reddine, aşağıda dökümü yapılan 111,00-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, artan posta avansının taraflara iadesine, bu kararın kesin olduğunun taraflara bildirilmesine, 14/02/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 153. Maddesinde; "Anayasa Mahkemesi'nin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu Anayasa hükmü doğrultusunda, yürürlüğü ertelenmediği takdirde Anayasa Mahkemesi kararının Resmi Gazetede yayımlanması akabinde iptal edilen Kanun maddesi yürürlükten kalkacak ve yine beşinci fıkradaki açık hüküm uyarınca da iptal kararları geriye yürümeyecektir.
Dava konusu olayda, davacı hakkındaki güvenlik soruşturmasının Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından önce yani 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinin 1. fıkrasını A bendinin 8 numaralı alt bendinin yürürlükte olduğu dönemde yapılmış olması nedeniyle, yürürlükte olan yasal düzenleme uyarınca güvenlik soruşturması yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırmasında hukuka uygunluk bulunup bulunmadığı hususunda ise, dosyadaki bilgi ve belgeler incelenmek ve gerekirse ara karar yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)