(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 13.İdare Mahkemesinin 17/07/2018 tarih ve E:2016/1799, K:2018/1309 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ...... 245-246 pafta, 1870 ada, 2 parselde (Eski 3-4 pafta, 17 parsel) bulunan gecekondusu dolayısıyla 2981 sayılı Kanun kapsamında hak sahipliğinin tapuya çevrilmesi suretiyle gecekondunun bulunduğu yerden tarafına arsa tahsis edilmesi, mümkün değilse eşdeğer başka bir yerden arsa tahsis edilmesi istemiyle davacı tarafından yapılan 21/09/2016 tarihli başvurusunun reddine yönelik Ataşehir Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü'nün 10/10/2016 tarih ve E.1953/14532 sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 13.İdare Mahkemesinin 17/07/2018 tarih ve E:2016/1799, K:2018/1309 sayılı kararı ile; "geçerli bir tapu tahsis belgesine dayanmayan, tespit tarihi itibariyle temel aşamasında olduğu belirlenmiş olduğu halde daha sonradan tamamlanarak mesken veya kısmen işyeri ve konut olarak kullanıldığı tevsik edilemeyen gecekonduya ilişkin hak sahipliğine dayanılarak yapılan başvurunun reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesi ile dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN İDDİALARI: Davacı tarafından; öncelikle hak sahipliklerinin tapuya çevrilmesi koşullarının araştırılması ve sonucuna göre bir işlem tesis edilmesi gerektiği öne sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. Maddesinin 4. fıkrasında; Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." 6. Fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükümleri yer almaktadır.
İstinaf başvurusu; ...... 245-246 pafta, 1870 ada, 2 parselde (Eski 3-4 pafta, 17 parsel) bulunan gecekondusu dolayısıyla 2981 sayılı Kanun kapsamında hak sahipliğinin tapuya çevrilmesi suretiyle gecekondunun bulunduğu yerden tarafına arsa tahsis edilmesi, mümkün değilse eşdeğer başka bir yerden arsa tahsis edilmesi istemiyle davacı tarafından yapılan 21/09/2016 tarihli başvurusunun reddine yönelik Ataşehir Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü'nün 10/10/2016 tarih ve E.1953/14532 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; davanın reddine karar veren ilk derece mahkemesi kararının davacı tarafından kaldırılması istemine ilişkindir.
2981 sayılı “İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun”un “Tespit ve değerlendirme işlemleri” başlıklı 8. maddesinde; tespit kapsamına, temel inşaatı tamamlanmış veya sömel betonları dökülmüş olmak kaydı ile hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare etmekte olduğu arsa veya arazilerdeki inşaatına Kanunun 14.maddesinin (f) fıkrasındaki tarihlerden önce başlanmış mesken, kısmen işyeri ve konut olarak kullanılan veya evvelce konut olarak kullanılıp sonra işyerine çevrilen gecekondular ile imar mevzuatına, ruhsat ve eklerine aykırı tüm yapıların dahil olduğu hükme bağlanmış; aynı Kanunun 10. maddesinde; bu Kanun hükümlerine göre, hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapıların, 12. madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yerin hak sahibine tahsis edileceği ve bu tahsisin yapıldığının tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine "Tapu Tahsis Belgesi" verileceği; tapu tahsis belgesinin, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil edeceği, hak sahibi olmadığı halde tapu verilen kişilerin tapularının resen iptal edileceği belirtilmiş; Kanunun 13. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde olan veya bu Kanun uyarınca mülkiyetlerine geçen arsa veya araziler üzerinde ıslah imar planları ile meydana getirilen imar parselleri içinde hak sahiplerine, yapılarının işgal ettiği arazi de dikkate alınarak ıslah imar planında getirilen ölçülere uygun şekilde arsa veya hisse tahsis edileceği; gecekondusu muhafaza edilemeyen hak sahiplerine aynı bölgede veya diğer gecekondu ıslah veya önleme bölgesinden başka bir arsa veya hisse verileceği; aynı maddenin 2. Fıkrasında da, bulundukları yerde korunamayan gecekondu sahiplerinden hak sahibi sıfatı taşıyanlara, bir gecekondu önleme veya ıslah bölgesinde veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planı içinde meydana gelen boş imar parsellerinin müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esasına göre verileceği hükmüne yer verilmiş; 14. Maddesinde ise, bu Kanun hükümlerinden yararlanamayacak olan yapılar ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Öte yandan, 23.07.1986 günlü, 19173 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 3290 sayılı Kanun ile Bazı Maddeleri Değiştirilen ve Bazı Maddeler Eklenen 2981 sayılı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. Maddesinde ise; Islah imar planı hazırlanıp onaylandıktan ve Kanunun 10. madde (c) bendi gereğince, kesin parselasyon durumu belirlenip tapuya tescil edildikten sonra, durumun, belediye veya valilikçe gecekondu sahiplerine duyurulacağı, gecekondu sahibinin tapu tahsis belgesi ile birlikte, arsa tahsis eden kuruluşa müracaat ederek satın alma işlemini sonuçlandıracağı ve tapu idaresinden tapusunu alacağı, ıslah imar planına göre muhafazası mümkün olmayan veya Kanunun 14 üncü maddesinin a, b, c, d, e, g, h ve i bentleri kapsamında kalmaları nedeniyle, bulundukları yerde korunamayan gecekondu sahiplerinden hak sahibi sıfatı taşıyanlarına, Kanunun 13 üncü madde (b) bendi uyarınca, aynı bölgede veya bir gecekondu önleme veya ıslah bölgesinde veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planları içinde meydana gelen boş imar parsellerinin, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esasına göre verileceği, kadastral yol üzerine yapılmış olan ve ıslah imar planı ile korunması mümkün olmayan gecekondu sahiplerinden, Kanunun 13 üncü madde (a) bendi uyarınca hak sahibi niteliğini taşıyanlara, başka bir yerden müstakil veya hisseli arsa verileceği, bu işlem yapılıncaya kadar gecekondunun muhafaza edileceği ve belediye veya valilikçe gecekondu sahibinin hak sahibi niteliklerini taşıdığının, gecekondu sahibine yazılı olarak bildirileceği, üç, dört ve beşinci fıkra hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulan gecekonduların enkaz bedelinin, belediye veya valiliklerce tesbit edilerek, hak sahiplerine Kanun uyarınca kurulan fondan ödeneceği, tapu tahsis belgesi alındıktan sonra, gecekondunun, Kanunun 13 üncü maddesi (a) bendi hükümlerine göre hak sahibi niteliklerini taşıyan bir kişiye satılması halinde, satış belgesi ve tapu tahsis belgesi ibraz edilmek kaydıyla, tapunun, yeni maliki adına düzenleneceği, başvurusu yapılmış, ancak tapu tahsisi henüz yapılmamış gecekondunun, hak sahibi niteliklerini taşıyan bir başka kişiye satılması halinde, satış belgesi ibraz edilmek kaydı ile, tapu tahsis belgesinin satın alan kişi adına düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden...... adresinde bulunan gecekondu nedeniyle davacının murisi ...... tarafından 27/09/1984 tarih ve 14159 sayılı başvuru dilekçe formu ile imar affı başvurusunda bulunulduğu, 2.000 TL başvuru masrafının yatırıldığı, ancak taşınmazla ilgili hukuki ihtilaf ve belirsizlik sebebiyle tapu tahsis belgesinin düzenlenmediği, gecekondunun bulunduğu taşınmazın onaylı imar planlarında Toplu Konut Alanına ayrılmış olması nedeniyle gecekondunun muhafaza edilmesi ve bulunduğu yerde korunmasının mümkün olmamasından dolayı Toplu Konut İdaresi ile yapılan protokoller uyarınca yıkıldığı, davacının 2981 sayılı Kanundan ve 775 sayılı Kanundan kaynaklanan hak sahipliğinin tapuya çevrilmesi suretiyle gecekondunun bulunduğu yerden, taşınmazın kamuya ayrılmış olması durumunda ise başka bir yerden eşdeğer arsa tahsis edilmesi istemiyle davalı idareye 01/09/2016 tarihli dilekçeyle yapmış olduğu başvurunun "...adına herhangi bir dosya ve gecekondu tesbiti mevcut olmadığı" gerekçesiyle 10/10/2016 gün ve E.1953/14532 sayılı işlemle reddi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu taşınmazda bulunan gecekondu nedeniyle ......adresinde bulunan gecekondu nedeniyle davacının murisi ...... tarafından imar affı müracaatında bulunulduğu, 2.000,00-TL başvuru masrafının yatırıldığı görülmektedir.
Bu durumda, davacının murisinin 2981 sayılı Kanun uyarınca imar affı başvurusunda bulunduğu sabit olup davalı idarece; davacının murisi tarafından yapılan imar affı başvurusunun 2981 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca tespit ve değerlendirme işlemlerinin tamamlanarak, öncelikle adı geçenin müracaat tarihi itibarıyla hak sahipliği koşullarını taşıyıp taşımadığının araştırılması ve bu araştırma sonucuna göre yapı hakkında işlem tesis edilmesi gerekmekte iken başvurunun reddi yolundaki işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, olayda davacının murisinin yıkılan gecekondusunun bulunduğu alanın imar planlarında toplu konut alanına ayrılması sebebiyle bulunduğu yerden tahsis yapılması mümkün olmadığı gibi belediye sınırları dâhilinde aynı bölgede veya gecekondu önleme veya ıslah bölgesinde veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planları içinde meydana gelen boş imar parseli bulunmadığından arsa tahsisi yapılamadığı açık olup davalı idarenin mutlak surette arsa tahsis zorunluluğu da bulunmamaktadır.
Bununla birlikte davacının sunduğu bilgi ve belgeler değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi ve yapılan inceleme sonucunda ilgili idarece davacının gecekondusu nedeniyle hak sahibi olduğuna karar verilmesi halinde hak sahipleri için üretilen yapının bir bağımsız bölümünün tahsis edilmesi gerektiği de ortadadır.
Diğer taraftan, 2981 sayılı Yasanın, en temel ihtiyaçlardan biri olan barınma ihtiyacını dahi karşılayamayacak durumdaki dar gelirli vatandaşların mağduriyetlerinin giderilerek aileleriyle birlikte barınma imkanı sağlamak için hazine, belediye, il özel idaresi ve vakıf arazisi üzerine yapılan, barınma amaçlı ya da kısmen barınma amaçlı kısmen işyeri olarak kullanabilecekleri "bir konut" edinmeleri amacıyla hazırlandığı dikkate alındığında, bu yasayla barınma ihtiyacından fazlasının elde edilmesine imkan verecek biçimde tapu tahsis belgesi düzenlenmesinin veya tapuya dönüştürülmesinin haksız zenginleşmeye sebep olacağı tartışmasızdır.
Olayda tek bir gecekondunun mevcut olduğu gözönünde bulundurulduğunda, muris ......'ın 2981 sayılı Kanun uyarınca hak sahibi olduğunun kabul edilmesi durumunda, mirasçıların tamamı dikkate alınarak davacıların başvurusu hakkında bir karar verilmesi gerekeceği de tabidir.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE,
2- İstanbul 13.İdare Mahkemesinin 17/07/2018 tarih ve E:2016/1799, K:2018/1309 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dava konusu 10/10/2016 tarih ve E.1953/14532 sayılı işlemin İPTALİNE,
4-Aşağıda dökümü gösterilen 250,70-TL
ilk aşama yargılama gideri ile 154,10-TL İstinaf yargılama giderinin toplamı olan 404,80-TLyargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00-TLvekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5-Artan posta giderinin mahkemesince istinaf isteminde bulunana iadesine,
6-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 6.bendi gereğince kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine,
7-Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak 27/03/2019 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY (Gerekçede) :
2981 sayılı Kanunun, "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, Bu Kanunun amacı; imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa halindeki bütün yapılar hakkında uygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemlere dair müracaat, tespit, değerlendirme, uygulama ve duyuru esaslarını ve ilgili diğer hususları belirlemektir, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, Kapsam: Bu Kanun; imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilen aşağıda belirtilen yerlerdeki bütün yapıları kapsar; a) Belediye ve mücavir alan sınırları içindeki yapılar, b) 6785 sayılı Kanuna 1605 sayılı Kanunla eklenen Ek 7 ve 8 inci maddeler gereğince çıkarılan yönetmeliğin 103 maddesi kapsamına giren alanlardaki yapılar, c) (b) bendi dışında kalan sanayi, depolama, turistik ve tarımsal yapılar ,"Müracaat İşleri" başlıklı 7. maddesinde; süresi içerisinde belediye veya valiliğe müracaat etmeyen kişilere ait yapıların, belediye veya valiliklerce; elektrik, su, kaçak inşaat zaptı veya benzer kayıtlar veya haritadan incelenerek, ayrıca mahallinde araştırılarak tespit ve değerlendirme işlemlerinin tamamlanacağı, süresi içinde belediye veya valiliğe müracaat eden fakat 2981 sayılı Yasaya göre kurulan yeminli özel teknik bürolara başvurmayan kişilere ait yapıların belediye veya valiliklerce tespit ve değerlendirme işlemlerinin tamamlanacağı; 2981 sayılı Kanuna göre kurulan yeminli özel teknik büroların kendilerine intikal eden müracaatlara ilişkin tespit ve değerlendirme işlemlerine ait dosyaları en geç 7.9.1987 gününe kadar tamamlayarak sonuçlandırması için belediye, hazine, özel idare veya vakıflar idaresine teslim etmekle ve bu idarelerin de kendilerine intikal eden dosyaları intikal tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde sonuçlandırmakla görevli ve sorumlu oldukları, anılan Kanunun "Tespit ve Değerlendirme İşlemleri" başlıklı 8.maddesinde ise, tespit kapsamına, temel inşaatı tamamlanmış veya sömel betonları dökülmüş olmak kaydı ile hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare etmekte olduğu arsa veya arazilerdeki inşaatına Kanunun 14.maddesinin (f) fıkrasındaki tarihlerden önce başlanmış mesken, kısmen işyeri ve konut olarak kullanılan veya evvelce konut olarak kullanılıp sonra işyerine çevrilen gecekondular ile imar mevzuatına, ruhsat ve eklerine aykırı tüm yapıların dahil olduğu, hükme bağlanmış olup, "Tapu Verme" başlıklı 10. maddesinde, bu kanun hükümlerine göre hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün idare ettiği arsa ve araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapıların, tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yerin hak sahibine tahsis edileceği ve ilgilisine "Tapu Tahsis Belgesi" verileceği; hak sahibi olmadığı halde tapu verilen kişilerin tapularının re'sen iptal edileceği kurala bağlanmıştır.
İdari davaya konu edilebilecek işlemlerin, ilgililerin idareye başvurusu üzerine tesis edilebileceği gibi idarece kendiliğinden de tesis edilmiş olabileceği, davaya konu işlemin de davacının idareye başvurusu üzerine tesis edildiği ve adı geçenin başvuru dilekçesinde A2 adresindeki gecekondu nedeniyle 2981 sayılı Kanundan ve 775 sayılı Kanundan kaynaklanan hak sahipliğinin tapuya çevrilmesi suretiyle gecekondunun bulunduğu yerden, taşınmazın kamuya ayrılmış olması durumunda ise başka bir yerden eşdeğer arsa tahsis edilmesini istediği, bu isteğinin “adına hak sahipliği ile ilgili bir dosya ve gecekondu tespiti mevcut olmadığından, başvurusu hakkında yapılacak bir işlem bulunmadığı” gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmakta olup, uyuşmazlığın dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden inceleme yapılarak sonuçlandırılması gerektiği, açık anlatımla idari işlemin dayandığı sebebin gerçeğe ve hukuka uygun olup olmadığının tarafların iddia, talep ve savunmalarının da göz önünde bulundurulması suretiyle tespit edilerek idari işlemin hukuka uygunluğu ile ilgili bir yargıya ulaşılması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık bu çerçevede ele alındığında; 2981 sayılı Kanunun amir hükümleri gereği, hak sahipleri tarafından yapılan imar affı başvuruları ile ilgili belgelerin başvurunun yapıldığı kamu kurumunda olduğu, başvurunun yapıldığı tarih itibarıyla taşınmaza malik olan idarenin başvuruyu sonuçlandırmakla yükümlü bulunduğu, daha sonra taşınmazın mülkiyetinin el değiştirmiş olmasının davalı idarenin yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı açık olup, dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre; davacının murisi ...... tarafından 27/09/1984 tarihinde imar affı başvurusunda bulunulduğu ve 2.000.00-TL başvuru harcının ödendiğine dair makbuzun dosyaya ibraz edildiği ve bu suretle imar affı başvurusunda bulunulduğunun idareye başvuru ile dava ve istinaf dilekçelerinde belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda, davalı idarece, uyuşmazlık konusu gecekondu nedeniyle 2981 sayılı Kanundan ve 775 sayılı Kanundan kaynaklanan hak sahipliğinin tapuya çevrilmesi suretiyle gecekondunun bulunduğu yerden, taşınmazın kamuya ayrılmış olması durumunda ise başka bir yerden eşdeğer arsa tahsis edilmesi istemiyle yapılan başvuru sonrasında, davacının murisi ...... tarafından 27/09/1984 tarihinde yapılan başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler dikkate alınarak, öncelikle davacının murisi tarafından 2981 sayılı Kanun uyarınca imar affı başvurusunda bulunulup bulunulmadığı, 2981 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca tespit ve değerlendirme işlemlerinin yapılıp yapılmadığı, 2981 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca davacının murisinin hak sahibi olma niteliğini taşıyıp taşımadığının araştırılması ve bu araştırma sonucuna göre başvuru hakkında işlem tesis edilmesi gerekirken, davacı adına hak sahipliği ile ilgili herhangi bir dosya ve gecekondu tespitinin mevcut olmadığından bahisle başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, davacının istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, bu gerekçeye ilaveten idari işlemin dayanmadığı sebepler üzerinden yapılan değerlendirmelere de yer verilmek suretiyle oluşturulan Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyorum. (¤¤)