(3194 S. K. m. 42)
İSTEMİN ÖZETİ: Diyarbakır İli, Yenişehir İlçesi, ...... Mahallesi 905 nolu parseldeki yapının kaçak ve ruhsatsız olduğundan bahisle yıkılmasına ve davacıya 107.487,63-TL para cezası verilmesine yönelik Yenişehir Belediyesi Encümeninin 17/10/2017 tarih ve 150 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; Diyarbakır 2. İdare Mahkemesince verilen 25/05/2018 gün ve E:2018/85, K:2018/874 sayılı "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kararın, davalı idare vekili tarafından; dava konusu parselin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı dışında tarımsal nitelikli alanda bulunduğu, binanın ruhsatlandırılmasının mümkün olmadığı, taşınmazın köy yerleşik alan ve civarında bulunmadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Diyarbakır İli, Yenişehir İlçesi, ...... Mahallesi 905 nolu parseldeki yapının kaçak ve ruhsatsız olduğundan bahisle yıkılmasına ve davacıya 107.487,63-TL para cezası verilmesine yönelik Yenişehir Belediyesi Encümeninin 17/10/2017 tarih ve 150 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının müşterek maliki olduğu Diyarbakır İli, Yenişehir İlçesi, ...... Mahallesi 905 nolu parselde davalı idare elemanlarınca 28.09.2017 tarihinde yapılan incelemede kaçak ve ruhsatsız yapı yapıldığının tespit edildiği, bunun üzerine kaçak yapının mühürlenerek mühürleme işleminin Belediye Encümenine havale edildiği, Yenişehir Belediyesi Encümeninin 17/10/2017 tarih ve 150 sayılı kararı ile kaçak yapının yıkılmasına ve yapı sahibi sıfatıyla davacı ve diğer malik olan K.F'ye 3194 Sayılı İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca 107.487,63-TL para cezası verilmesine karar verilmesi üzerine anılan Encümen Kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İstinafa Konu Mahkeme Kararında; "Dava konusu olayda ise, ruhsatsız imalatı ya da ruhsata aykırılığı açıkça ortaya koyacak somut bir tesbitin yapılmadığı, bir başka ifadeyle yapı tatil tutanağında para cezasına esas alınan kimi unsurların bulunması aranmamakla birlikte yapı tatil tutanağında imara aykırı faaliyetin ne mahiyette olduğunun basit bir şema/krokiyle de olsa (aşaması, tamamlanmış ise kat adedi v.s) açık şekilde belirtilmediği sonucuna varılmış olup, bu yapı tatil tutanağına dayalı olarak tesis edilen yapının yıkım işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Keza, belirtildiği üzere kural olarak, tutanak tarihinden itibaren bir ay içinde bir ay içinde söz konusu aykırılığı giderme veya bu aykırılık nedeniyle ruhsat başvurusunda bulunma imkanı tanındığı halde buna riayet edilmeksizin tutanak tarihinden on sekiz gün sonra yıkım kararı alındığı anlaşılmakta olup, tesis edilen yıkım işleminde bu yönden de hukuka uygunluk bulunmamıştır. Öte yandan, yukarıda anılan gerekçeyle yeter açıklıkta olmayan yapı tatil tutanağı esas alınarak verilen para cezasında da hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de;
Dava konusu uyuşmazlıkla ilgili dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler bir bütün olarak incelendiğinde; dava dosyasında 28.09.2017 düzenleme tarihli yapı tatil tutanağı ile inşaat mühürleme zaptı olmak üzere iki adet tutanak bulunduğu, yapı tatil tutanağının da imara aykırı faaliyetin ne mahiyette(m2, yapı sınıfı, vb)olduğunun belirtilmediği, fakat inşaat mühürleme zaptında, ''mevcut kat sayısı Z+3 kat, aykırılıktan etkilenen alan 758 m2 kaçak ve ruhsatsız yapı'' şeklindeki tespitte bulunulduğu; bu tutanağında yapı yerine asıldığı, dolayısıyla bu tutanakta yer alan tespitin İmar Kanunda yer alan yaptırımların uygulanması için yeterli olduğu anlaşılmaktadır.
Kararın, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42/2 maddesi uyarınca davacıya verilen para cezasının "temel para cezasına" ilişkin kısmı ile c-6 ve c-8 bendi uyarınca yapılan artırıma ilişkin kısmı yönünden;
Yukarıda yer verilen hükümlerin değerlendirilmesinden; ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, temel ceza miktarı belirlendikten sonra maddede öngörülen arttırım sebeplerinin varlığı halinde arttırım sebeplerinin ayrı ayrı hesaplanacağı, bu sebeple; para cezası miktarının maddede öngörüldüğü şekilde belirlenebilmesi için öncelikle; ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı yapıldığının bir tutanakla tespitinin gerektiği, bu tutanakta; ruhsata aykırı ya da aykırılıktan etkilenen alanın yüzölçümü, inşaatın tamamlanıp tamamlanmadığı, kullanılıp kullanılmadığı gibi niteliği gereği yerinde tesbiti gerektiren hususların açık bir şekilde belirtilmesinin gerektiği, yapının sınıf ve grubu, hisseli, kamuya veya başkasına ait parselde yapılıp yapılmadığı gibi sonradan dosya üzerinde yapılacak inceleme ile anlaşılabilecek ve açıklığa kavuşturulacak hususların tutanakta yer almamasının işlemi kusurlandırmayacağı, yapının; mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit edip etmediği, çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet verip vermediği hususlarına ilişkin olarak somut tespitlerin, tutanakta veya para cezasına ilişkin işlemde belirtilmesinin gerektiği, bu tesbitlerden sonra; yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle maddede belirtilen miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının hesaplanacağı, bu miktar üzerinden; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5940 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değişik 42. maddesinin (c) fıkrasının alt bentlerinde belirtilen nedenlerin bulunması halinde ayrı ayrı arttırım oranlarının hesaplanması ve bunların toplamlarının alınması suretiyle toplam ceza miktarının bulunacağı ve bulunan bu miktarın belediye encümeni tarafından imar para cezası olarak verileceği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile bahse konu yapıya ait fotoğrafların incelenmesinden; dava konusu yapının "kaçak olarak Z+3 kat büyüklüğünde yapıldığı ve yapının toplamda 758 m2" olduğunun 28.09.2017 tarihli yapı tatil zaptı ile tespit edildiği, akabinde dava konusu encümen kararı ile söz konusu yapının sınıfı III. Sınıf A grubu yapı olarak belirlendikten sonra temel para cezasına 3194 sayılı Yasanın 42. maddesinin, 6. bendi uyarınca (yapılaşmaya yasaklanmış bir alanda yapıldığı) ve 8 alt bendi uyarınca(ruhsatsız olarak yapıldığı) artırım uygulanmak suretiyle davacıya idari para cezası verildiği görülmektedir.
Bu durumda, davacı tarafından 758 m2 kaçak yapı yapıldığının usule uygun olarak tanzim edilen yapı tatil zaptı ile tespit edilmesi karşısında 3194 sayılı Kanunun 42.maddesinin 2.fıkrasının (a) bendi uyarınca davacıya verilen temel para cezasına ve yapının tamamının ruhsatsız olduğu ve yapının imar planı dışında tarımsal nitelikte bullunan bir yerde yapıldığı hususu da dikkate alındığı bu cezaya aynı Kanunun 42.maddesinin 2.fıkrasının (c) bendinin6 ve 8. alt bentleri uyarınca uygulanan artırım nedenlerine ilişkin kısımlar yönünden dava konusu encümen kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Kararın, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42/2 maddesi uyarınca c-4 ve c-13 bendi uyarınca yapılan artırıma ilişkin kısmı yönünden;
Yukarıda yer verilen hükmün değerlendirilmesinden, temel para cezasına anılan artırımlarıın uygulanabilmesi için, yapının mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal güvenliğini tehdit ettiğine ve çevre ve görüntü kirliliği sebebiyet verdiğine ilişkin somut tespitlerin tutanakta ya da işlemde açıkça ortaya konulması gerekmektedir.
Bu durumda; davalı idarece, işleme konu yapının mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal güvenliğini tehdit ettiğini ve çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet verdiğini açık ve kesin olarak ortaya koyan herhangi bir tespitte bulunulmaksızın, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c)bendinin 4 ve 13 numaralı alt bendi uyarınca arttırım uygulanmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından 758 m2 kaçak yapı yapıldığının usule uygun olarak tanzim edilen yapı tatil zaptı ile tespit edilmesi ve yapının niteliğinin III-A(konut) grubu yapı olması karşısında 3194 sayılı Kanunun 42.maddesinin 2.fıkrasının (a) bendi uyarınca davacıya verilen temel para cezasına (22.393-TL) ve yapının tamamının ruhsatsız olduğu ve yapının imar planı dışında tarımsal nitelikte bulunan bir yerde yapıldığı hususu da dikkate alındığı bu cezaya aynı Kanunun 42.maddesinin 2.fıkrasının c-6(17.914-TL) ve c-8(40,307-TL) alt bentleri uyarınca uygulanan artırım nedenlerine ilişkin kısımlar yönünden dava konusu encümen kararında hukuka aykırılık, bu cezaya 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının c-4(22.393-TL) ve c-13(4.478-TL) alt bendi uyarınca uygulanan artırım nedenlerine ilişkin kısımlar yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Kararın yıkıma ilişkin kısmı incelendiğinde;
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; "Bu kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya Valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilerek inşaat derhal durdurulur, durdurma yapı tatil zaptının yapı üzerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok 1 ay içinde yapı sahibi yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mührün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının ruhsata uygunluğu inceleme sonucunda anlaşılırsa mühür belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; yapı tatil tutanağının yapı yerine asılması ve tebligatın bir nüshasının da muhtara bırakılması yönünde düzenleme yapılmasının amacı; yapı sahibini ruhsata aykırılıktan haberdar ederek yapısını ruhsata uygun hale getirmesi ya da ruhsat alması amacıyla süre tanınmasına yönelik olup, Kanunda, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapıların bu durumlarının tespitine ilişkin yapı tatil tutanağının yapıya asılmış olması anılan aykırılıkların yapı sahibine tebliği için yeterli görülmüştür. Ayrıca madde hükmüne göre tutanağın muhtara bırakılması söz konusu aykırılığın ilgilisine tebliği açısından da bir zorunluluk taşımamakta olup; 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen yapı tatil zaptının tebliğine ilişkin prosedürün, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla tamamlanmış kabul edilmesi gerektiği, yalnızca tebligatın bir nüshasının muhtara bırakılmaması nedeniyle yasal prosedürün tamamlanmadığı düşüncesinin ise Kanunun amacıyla bağdaşmadığı açıktır
Diğer taraftan; yukarıda anılan Kanunun 32. maddesinde belirtilen bir aylık süre, yapı sahiplerine inşaatın mühürlenme tarihinden itibaren tanınması gereken sürenin üst sınırı olup, ruhsata bağlanması olanaksız olan yapılar hakkında bu sürenin öngörülmemesinin de yıkım işlemini kusurlandırmayacağı açıktır.
Yıkım işlemine dayanak olan 28.09.2017 düzenlene tarihli inşaat mühürleme zaptında, 'mevcut kat sayısı Z+3 kat, aykırılıktan etkilenen alan 758 m2 kaçak ve ruhsatsız yapı'' şeklindeki tespitin yıkım işlemi için yeterli olduğu, bununla birlikte bahse konu yapının tarımsal alanda inşa edildiği dolayısıyla yapının ruhsata bağlanma imkanı bulunmadığından davalı idarece 3194 sayılı Kanunda öngörülen en çok bir aylık sürenin verilmesinin ya da beklenilmesinin zorunlu olmadığı; diğer taraftan (inşaat mühürleme tutanağının bir nüshasının muhtara bırakıldığına ilişkin bir belge sunulmamış olmakla birlikte) aynı tarihli yapı tatil tutanağı incelendiğinde 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca mühürlenen yapıya ilişkin bu tutanağın yapı yerine asıldığına ve muhtara bırakıldığına ilişkin ibarenin bulunduğu dikkate alındığında söz konusu yapı tatil tutanağının 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesine uygun olarak tebliğ edildiği sonucuna ulaşıldığından dava konusu yıkım kararında hukuka aykırılık aksi yönde verilen mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile Diyarbakır 2. İdare Mahkemesince verilen 25/05/2018 gün ve E:2018/85, K:2018/874 sayılı kararının, para cezasının 80,614-TL'ye yönelik kısmı ile yıkıma ilişkin kısmının KALDIRILMASINA, bu kısımlar açısından davanın REDDİNE, kararın diğer kısımlarına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile REDDİNE, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen ilk derece mahkemesine ait 249.10-TL yargılama giderlerinin davadaki haklılık oranına göre 200,00-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, 49,10-TL'sinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.362,00-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, dava idare tarafından istinaf aşamasında yapılan 161,60-TL yargılama giderinin 31,60-TL'sinin üzerinde bırakılmasına, 130,00-TL'si ile karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.362,00-TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından artanının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca Mahkemesi'nce ilgili tarafa re'sen iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. maddesi gereğince kesin olarak, 29/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)