(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Dz. Ütğm. olarak görev yapmakta iken 23/07/2009-15/10/2010 tarihleri arasında tutuklu kalan davacı tarafından, yargılandığı dava kapsamında tutuklu kaldığı döneme ait tarafına ödenen maaş farklarına yasal faiz ödenmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacının, 23.07.2009-15.10.2010 tarihleri arasında tutuklu bulunduğu, yargılamasının İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/83 Esas sayılı dosyasında yapıldığı, daha sonra İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/155 sayılı davasında davacı hakkında beraat kararı verildiği bunun üzerine Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın 28/12/2015 tarihli işlemi ile mahkeme kararında personele faizin ödenmesine ilişkin bir hüküm bulunmadığı için maaştan yapılan kesintiler için faiz ödemesinin yapılmadığının belirtildiği, bu sebeple de davacı tarafından, tutuklu kaldığı süreye ilişkin tarafına ödenen maaş farklarına faiz ödenmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, faizin asıl alacağa bağlı onun fer'i niteliğinde bir alacak olduğu ve davacının yoksun kaldığı maaş farklarının ödendiği göz önünde bulundurulduğunda, davacının tutuklu kaldığı süreye ilişkin maaş farklarına faiz ödenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda Ankara 12.İdare Mahkemesi'nce verilen 17/04/2018 gün ve E:2017/2029, K:2018/739 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Uyuşmazlıkta; açığa alınan bir kamu görevlisinin kesilen maaşının göreve iade edildikten sonra değer kaybına uğratılarak ödenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi'nce verilen 07/02/2019 günlü, 2015/4812 başvuru sayılı kararda "Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idare ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu lehine bozduğu kanaatine varılmıştır. (...) başvurucunun maaşından yapılan kesintilerin daha sonra göreve iade edildiğinde enflasyon oranları karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına hükmedilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin anılan kararı uyarınca davacının tutuklu kaldığı dönemde maaşından yapılan kesintilere yasal faiz ödenmesi zorunludur.
Ankara 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/04/2018 gün ve E:2017/2029, K:2018/739 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin REDDİNE, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan taraf üzerinde BIRAKILMASINA posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunana İADESİNE, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca KESİN olarak 21.03.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.