(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 45) (2547 S. K. m. 34) (2914 S. K. m. 16)
İSTEMİN ÖZETİ: Anadolu Üniversitesinde yabancı uyruklu öğretim görevlisi olarak 12/11/1991 - 31/12/2016 tarihleri arasında görev yapan davacının, iş sonu tazminatı ve yıllık izin ücretinin ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 2000 TL iş sonu tazminatı, 100 TL yıllık izin ücretinin sözleşmesinin fesih tarihi olan 31/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali, davacının 91.605,00.-TL olan tazminat isteminin kabulü ve 91.605,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yönünde Eskişehir 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/06/2018 gün ve E:2017/746, K:2018/410 sayılı kararın; davacı vekili ve davalı idare vekilince istinaf dilekçesinde belirtilen gerekçelerle mevzuata ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, aleyhlerine olan kısımlarının kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ: Davacı vekili tarafından davalı istinaf isteminin reddine karar verilmesi istenilmekte olup, davalı idarece cevap verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; Anadolu Üniversitesinde yabancı uyruklu öğretim görevlisi olarak 12/11/1991 - 31/12/2016 tarihleri arasında görev yapan davacının, iş sonu tazminatı ve yıllık izin ücretinin ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 2000 TL iş sonu tazminatı, 100 TL yıllık izin ücretinin sözleşmesinin fesih tarihi olan 31/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; gerek sözleşmeli personel arasında kıdem tazminatı niteliğindeki iş sonu ödencesi ve ikramiye yönünden farklılıkların giderilmesi ve gerekse de kamuda çalışan diğer personelle sözleşmeli çalışanlar arasındaki eşitsizliğin kaldırılması bakımından, 83/7148 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında bu konuda bir düzenleme yapılmamış olmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, Anayasanın 125. maddesi uyarınca kişilerin idarelerin hukuka aykırı işlemleri nedeniyle uğradıkları zararın tazmini esas olmakla bakılan davada da, davacının dava konusu işlem nedeniyle, varsa yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini gerektiği, davalı idarece gönderilen ve 05/04/2018 ile 11/05/2018 tarihlerinde kayıtlarına giren yazılarda; ödenecek net tutarın işsonu tazminatı olarak 81.667,33 TL olduğu, yıllık ücretli izin olarak ise davacının 2015 ve 2016 yıllarında yıllık izin kullanmadığı ve her bir yıl için 30'ar gün yıllık izninin bulunduğunu, 2015 yılı için bir günlük 158,77 TL (30 gün için 4.763,00 TL), 2016 yılı için ise bir günlük 172,50 TL (30 gün için 5.175,00 TL) olarak hesaplandığının belirtildiği, davacı vekili tarafından 14/05/2018 tarihli miktar artırımı dilekçesiyle dava değerinin işsonu tazminatı için 81.667,00 TL, yıllık ücretli izin alacağı için ise 9.938,00 TL (toplamda 2.100,00 TL'den 91.605,00 TL'ye arttırılmıştır.) olduğunun beyan edildiği, anılan miktar artırımı dilekçesinin 16/05/2018 tarihinde davalı idareye tebliğ edilmesi üzerine davalı idare vekilince miktar artırımı dilekçesine karşı itirazda bulunulduğu, davacının kıdem tazminatı niteliğindeki işsonu tazminatı ve yıllık izin ücretinin ödenmesi istemine karşılık gelen toplam 91.605,00 TL'lik tazminat talebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının 91.605,00 TL olan tazminat isteminin kabulüne, 91.605,00 TL tazminatın, miktar artırımı dilekçesi öncesi istenen 2.100,00 TL'lik kısmının davalı idareye başvuru tarihi olan 06/01/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte, miktar artırımı dilekçesi ile artırılan 89.505,00 TL'lik kısmının ise miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 16/05/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İdare Mahkemesi kararının; davacı vekilince faizin başlangıcı yönünden, davalı idare vekili tarafından ise, iş sonu tazminatı ve yıllık izin ücreti isteminin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve iş sonu tazminatı ve yıllık izin ücretinin kabulü yönünden istinaf dilekçelerinde belirtilen gerekçelerle mevzuata ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun Yabancı Uyruklu Öğretim Elemanları başlığını taşıyan 34. maddesinde “Yükseköğretim kurumlarında, sözleşme ile görevlendirilecek yabancı uyruklu öğretim elemanları, ilgili fakülte, enstitü veya yüksekokul yönetim kurulunun önerisi ve üniversite yönetim kurulunun uygun görüşü üzerine rektör tarafından atanırlar. Bunlar, öğretim görevleri bakımından, bu kanunda aylıklı öğretim elemanları için konulmuş olan hükümlere tabidirler. Yabancı uyruklu öğretim elemanlarının bu şekilde atanmaları veya görevlendirilmeleri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Bakanlar Kurulu kararını gerektiren hükümlerine tabi olmadan, Yükseköğretim Kurulunca İçişleri Bakanlığına bildirilir ve iki ay içinde alınacak olumlu görüş neticesinde ilgili üniversitesi ile sözleşmesi yapılır.” hükmü yer almıştır.
2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nun "Yabancı Öğretim Elemanlarına Ödenecek Ücretler" başlığını taşıyan 16. maddesinde “2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 34 üncü maddesine göre sözleşmeli olarak çalıştırılacak yabancı uyruklu öğretim elemanlarına ödenecek ücret, Bakanlar Kurulunca belirlenecek esaslar dahilinde Yükseköğretim Kurulunca tespit edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
1983/7148 sayılı Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Uyruklu Öğretim Elemanı Çalıştırılması Esaslarına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının 4. maddesinde “Bu karara göre sözleşmeyle çalıştırılacak yabancı uyruklu öğretim elemanlarına ödenebilecek aylık brüt sözleşme ücretleri aynı kurumlarda görevli emsali kadrolu öğretim elemanlarına ödenen aylık ve diğer her türlü ödemeler toplamının; a. Öğretim üyeleri, Öğretim görevlileri için 6 katını,...geçemez...”; 8. maddesinde “Yabancı uyruklu öğretim elemanlarının sözleşmeli olarak çalıştırılmaları için öncelikle Yükseköğretim Kurulunun yabancı uyruklu öğretim elemanlarının ücreti konusunda karar alması ve bu karardan sonra İçişleri Bakanlığının konuyla ilgili görüşünün istenmesi, olumlu görüş alınmasından sonra ilgili üniversite rektörlüğünce imzalanacak sözleşmenin vize için Maliye Bakanlığına gönderilmesi gereklidir. Sözleşmenin aynı şartlarda uzatılması, Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü üzerine ilgili Üniversite Rektörlüğünce yapılır ve Maliye Bakanlığına bilgi verilir.”; 10. maddesinde “Sözleşme süreleri iki yıl ile sınırlıdır. Sözleşme süresinin bitiminde Maliye Bakanlığının olumlu görüşü alınmak suretiyle her defasında iki yıl olmak üzere bu süre uzatılabilir.”; 12. maddesinde “Personelden isteğe bağlı olarak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu uyarınca hastalık primi kesilir. Hastalandıklarında kendilerine Türk uyruklu ve 506 sayılı Kanuna tabi olanlar eşidi işlem yapılır.”; 14. maddesinde “Bu kararda düzenlenmeyen hususlar hakkında yürürlükteki genel hükümler uygulanır.” düzenlemesi yer almıştır.
Davacı ile davalı idare arasında imzalanan 01.01.2016-31.12.2016 tarihler arasındaki dönemi kapsayan son Tip Sözleşmenin (Yabancı Uyruklu Öğretim Elemanları İçin) 3-a maddesinde “Aylık sözleşme ücreti brüt 5.5175,00 TL.’dir. Bu ücretten 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık sigortası Kanunu uyarınca kesilmesi gereken primler ile diğer kanuni kesintiler yapılacaktır.”, 8. maddesinde ise “Bu sözleşmede yer almayan hususlar hakkında 14.10.1983 tarih ve 83/7148 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde işlem yapılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının anılan Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca davalı üniversite bünyesindeki 12/11/1991 - 31/12/2016 tarihleri arasında sözleşmeli yabancı uyruklu öğretim elemanı olarak çalıştığı, bu süre boyunca Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilgilendirilen davacının 01.01.2017 tarihinden itibaren sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirilmesi üzerine kendisine işsonu tazminatı ve yıllık izin ücretinin ödenmesi istemiyle idareye yaptığı başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununda, 2547 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılacak yabancı uyruklu öğretim elemanlarına ödenecek olan ve bir iş ya da menfaate karşılık ödenen bedel anlamına gelen “ücretin” Bakanlar Kurulunca belirlenecek esaslar dahilinde Yükseköğretim Kurulunca tespit edileceği belirtilmiş olup, anılan esasları (sözleşmeli çalışma esaslarını, ödenebilecek sözleşme ücretlerinin üst sınırlarını ve benzeri diğer hususları) belirleyen 1983/7148 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında Yükseköğretim Kurumlarında çalıştırılacak Yabancı Uyruklu Öğretim Elemanlarına ilişkin olarak sözleşme ücreti ile parasal hakları dışında sosyal güvenlik yönünden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu uyarınca hastalık primi kesileceği ve hastalandıklarında kendilerine Türk uyruklu ve 506 sayılı Kanuna tabi olanlar eşiti işlem yapılacağı hususuna yer verilmiş olup, söz konusu Bakanlar Kurulu kararı ile bu kapsamda Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü ve Maliye Bakanlığının onayı ile yenilenen idare ile davacı arasında akdedilen tip sözleşmede "aylık sözleşme ücreti" ile "parasal hakları" dışında işsonu tazminatı ve yıllık izin ücretinin ödenebileceği yönünde bir düzenleme yer almamaktadır.
Bu durumda, ilgili mevzuatta sözleşmeli olarak çalıştırılan ve iş mevzuatı hükümlerine tabi olmayan yabancı uyruklu öğretim elemanlarına işsonu tazminatı ve yıllık izin ücretinin ödenebileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığından, davacının, işsonu tazminatı ve yıllık izin ücretinin ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali, iş sonu tazminatı ve yıllık izin ücretinin kabulü ve davacıya ödenmesi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Buna göre, davacı vekilince faizin başlangıcı yönünden yapılan istinaf isteminin de reddi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan mahkeme ve istinaf safhasında yapılan toplam 334,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 14.05.2018 tarihinde yatırılan 1.529,00 TL tamamlama harcının davacıya iadesine, 42,40 TL davalı idare yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 09.08.2018 tarihli harç tahsil müzekkeresi ile davacıdan tamamlatılması istenilen 4.697,14 TL tamamlama harcının davacı tarafından yatırılmış olması halinde bu tutarın davacıya iadesi için Mahkemesince vergi dairesine müzekkere yazılmasına, artan tebligat avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca taraflara iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince diğer kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere, 21/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)