(2577 S. K. m. 45) (657 S. K. m. 141)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 11. İdare Mahkemesi'nce verilen 19/10/2017 gün ve E:2017/2017, K:2017/3246 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Dava, Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde JFC Napoli Tatbikat ve Hazırlık Şube Müdürü kadrosunda Kurmay Albay rutbesinde görev yapmakta iken 14.03.2011-06.08.2012 tarihleri arasında tutuklu kalan davacı tarafından, tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden karşılığı esas alınarak ödenen parasal haklarına yasal faiz ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 24.06.2015 günlü, PER:26702250-9200-83952-15/MRK.D.BÜT.MLY.Ş.KS12425971 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 11. İdare Mahkemesi'nce verilen 19/10/2017 gün ve E:2017/2017, K:2017/3246 sayılı kararıyla; davacının 14.03.2011-06.08.2012 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, bu süre içerisinde üçte ikisi ödenen aylıklarından kalan üçte birlik kısmın davacı hakkında verilen beraat kararı üzerine davacıya yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden karşılığı esas alınarak ödendiği, davacının sonradan tamamlanan parasal haklarına yasal faiz ödenmesi talebinde bulunduğu, faiz alacağının asıl alacağa bağlı feri nitelikte bir alacak olduğu bilinmekteyse de, dava konusu olayda davacının talebinin özel hukuktaki gibi sözleşmeden, haksız fiilden veya sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanmadığı, tutuklu kaldığı sürelerde davacının aylıklarının eksik ödenmesinde idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğu bulunmadığı, zira davalı idarenin tutuklu kaldığı dönemde davacının aylıklarını 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 65. maddesinin f/2. alt bendi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 141. maddesi hükmü uyarınca bağlı yetki içerisinde eksik ödeyip, beraat etmesi üzerine eksik miktarı tamamladığı, yine mevzuatta tutukluluk süresince eksik ödenip sonradan tamamlanan aylıklara yasal faiz işletileceğine ilişkin ayrıca bir hüküm bulunmadığı ve bu suretle davacının tutukluluğu boyunca eksik ödenip beraat etmesi üzerine tamamlanan aylıklarına yasal faiz işletilemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacı tarafından, istinafa konu Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ve kaldırılması istenilmektedir.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 65. maddesinin 1.fıkrasının f/2. bendinde; "Açığa alınanlara ve tutuklulara (hakim subaylar dahil), bu süreler içinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi hükmüne göre aylık ödenir. Ancak, bu gibilerden haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, muhakemenin menine, beraate, her ne sebeple olursa olsun kamu davasının düşmesine veya ortadan kaldırılmasına karar verilenlerin ödenmeyen veya noksan ödenen her türlü özlük hakları ödenir..." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının, Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde JFC Napoli Tatbikat ve Hazırlık Şube Müdürü kadrosunda Kurmay Albay rütbesinde görev yapmakta iken 14.03.2011-06.08.2012 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan ceza yargılamasında beraat ettiği, 12/06/2015 tarihinde idareye başvurusu üzerine tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden karşılığı esas alınarak parasal haklarının ödendiği ancak faiz ödenmediği, yasal faiz ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun 24.06.2015 günlü işlemle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; açığa alınan bir kamu görevlisinin kesilen maaşının göreve iade edildikten sonra değer kaybına uğratılarak ödenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi'nce verilen 07/02/2019 günlü, 2015/4812 başvuru sayılı kararda "Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen sözkonusu alacakların enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idare ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu lehine bozduğu kanaatine varılmıştır. (...) başvurucunun maaşından yapılan kesintilerin daha sonra göreve iade edildiğinde enflasyon oranları karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle, mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına hükmedilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin anılan kararı uyarınca davacının tutuklu kaldığı dönemde maaşından yapılan kesintilere ödenmesi gerektiği tarihten ödeme yapıldığı tarihe kadar yasal faiz ödenmesi zorunludur.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 11. İdare Mahkemesi'nce verilen 19/10/2017 gün ve E:2017/2017, K:2017/3246 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 265,70 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin davacıya iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca KESİN olarak, 21.03.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)