(2577 S. K. m. 46)
İstemin Özeti: İstanbul, Bakırköy, .... Mahallesi, 265 ada, 33 parsel sayılı Hazine taşınmazının 300 m²'sini 22.12.2012-14.9.2017 tarihleri arasındaki dönemde beton zeminli araç park yeri ve kapalı garaj giriş yolu yapmak suretiyle işgal ettiğinden bahisle davacıdan 185.567,23-TL ecrimisil istenilmesine ait 13.10.2017 tarihli, 27311502/142342 sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, yerinde keşif ve sonunda düzenlenen bilirkişi raporuyla, yerin Hazine adına kayıtlı taşınmaz olduğunun, kadastral sınırların gösterildiği harita örneğinin yerinde uygulanarak taşınmazın yerinin belirlendiği, 300 m²'sinin araç park yeri ve kapalı garaj giriş yolu olarak kullanıldığının, bulunduğu yer ve konum itibariyle taşınmazın davalı idarece müstakil olarak kullanılamayacağının, davacının işgal döneminde kendi taşınmazı önündeki yolla birlikte bu taşınmazı da kullandığının, işgalli taşınmaz mevcut kullanımı ile ecrimisil gerektirir nitelikte olduğunun, işgal miktarının değişebilir nitelikte olduğu için idarece tespit edilen 300 m² esas alınarak değerlendirildiğinde 2012 yılı için 18.000-TL ecrimisil getirisi olacağının, bu tutarın ÜFE artış oranları uygulanarak güncellenmesi durumunda işgal dönemi için ecrimisil getirisinin 103.439,98-TL olduğunun anlaşıldığı, bilirkişi raporunun hükme esas alınacak nitelikte bulunduğu gerekçesiyle, dava konusu işlemin 103.439,98-TL ecrimisile ait kısmı yönünden davanın reddi, bu tutarı aşan ve aşırı yüksek ecrimisil tespitinden kaynaklanan 82.127,25-TL ecrimisile ait kısmının iptali yolunda İstanbul 6. İdare Mahkemesince verilen 7.6.2018 tarihli, E:2017/2216, K:2018/1078 sayılı kararın, yerin kullanımının yalnızca kendisine ait olmadığı, herkesin aracını park edebileceği, binasının önünün temizlenip, düzeltilmesinin işgal olmadığı iddialarıyla davacı tarafından, ilgili düzenlemesinde gösterilen yöntem ve ölçütlere uygun olarak ecrimisil belirlendiği, eksik incelemeyle karar verildiği iddialarıyla davalı idare tarafından istinaf yoluyla incelenmesi ve dava hakkında yeniden bir karar verilmesi istenilmektedir.
Savunmaların Özeti: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
İdare Mahkemesi kararının, Hazine taşınmazının işgali nedeniyle davacıdan ecrimisil istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı yolundaki kısmı dayandığı gerekçeler karşısında hukuka ve usule uygun olup, davacı tarafından ileri sürülen nedenlerin kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bununla birlikte, Hazine taşınmazının işgal nedeniyle alınan bir tazminat olan ecrimisil tutarının hesaplanmasında taşınmazın, mevkii, kullanım şekli, altyapı, ulaşım kolaylığı, elde edilen gelir ve taşınmazın kullanıcısına katkısı gibi tüm faktörlerin etkili olduğu dikkate alındığında, ecrimisilin fahiş olduğu iddiasının emsal bir taşınmaza göre değerlendirilmesi yolunun seçilmesi ve bu emsalin taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan nitelikte olması gerektiği kuşkusuzdur. Öte yandan ecrimisilin bir kamu alacağı olması ve ortada özel hukuk hükümlerinin tatbiki gereken herhangi bir sözleşmenin de bulunmaması nedeniyle, ecrimisil hesabının, hesaplamada baz alınan yıla ait birim değerlerin, TÜİK veya ÜFE'ye göre değil Maliye ve Hazine Bakanlığınca yayımlanan "yeniden değerleme oranı" dikkate alınarak güncellenmesi suretiyle hesaplanması gerektiği yerleşmiş idari yargı kararlarıyla kabul edilmektedir.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda işgal edilen 300 m² taşınmazın 2012 yılı için ecrimisil getirisi 18.000-TL olarak belirlenerek, bu tutarın ÜFE endeksi uygulanarak güncellenmesi sonunda, 22.12.2012-14.9.2017 tarihleri arasında kalan süre için 103.439,98-TL ecrimisil istenebileceği sonucuna ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Ancak 2012 yılı için belirlenen 18.000-TL (işgal süresi olan 10 gün için 500-TL) ecrimisil getirisinin, 2012 yılında açıklanan %7.80 yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2013 yılı için 19.404-TL, 2013 yılında açıklanan %3.93 yeniden değerleme oranına göre 2014 yılı için 20.166,58-TL, 2014 yılında açıklanan %10.11 yeniden değerleme oranına göre 2015 yılı için 22.205,40-TL, 2015 yılında açıklanan %5.58 yeniden değerleme oranına göre 2016 yılı için 23.444,45-TL ve 2016 yılında açıklanan %3.83 yeniden değerleme oranına göre 2017 yılı için 24.342,38-TL (işgal süresi olan 9 ay, 14 gün için 19.202,90-TL) olmak üzere, işgal dönemi için 104.923,33-TL olacağından, bu tutarı aşan 80.643,90-TL ecrimisile ait kısmında hukuka uyarlık yoktur.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 7.6.2018 tarihli, E:2017/2216, K:2018/1078 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin 80.643,90-TL yönünden iptaline, 104.923,33-TL yönünden ise reddine, davacının dava aşamasında yaptığı aşağıda dökümü yapılan 2.506,90-TL yargılama giderlerinden haklılık oranında belirlenen 1.103,00-TL ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın ve istinaf aşamasında yapılan 173,20-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf kanun yolunda davalı idare tarafından karşılanan 44,20 TL yargılama giderinden haklılık oranında belirlenen 25,00TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, kalan tutarın davalı idare üzerinde bırakılmasına, peşin olarak alınan ve kullanılmayan posta ücretinin ilgilisine iadesine, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 10.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)