(2577 S. K. m. 33, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 1.İdare Mahkemesi'nce verilen 12/10/2018 gün ve E:2017/2901, K:2018/2178 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından, Zonguldak Emniyet Müdürlüğünde 3. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı dönemdeki eylemi nedeniyle hakkında açılan soruşturma sonucu "Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek" fiilini işlediği sübuta erdiğinden bahisle 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8/5-ç-4 maddesi uyarınca 3 defa ayrı ayrı 20 Ay uzun Süreli Durdurma disiplin cezası ile tecziye edilmesine, öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan bu cezanın 3 defa ayrı ayrı brüt aylığının 1/2'si oranında kesilmesine şeklinde uygulanmasına ilişkin 07.04.2017 tarih 2017/119 Karar sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 12/10/2018 gün ve E:2017/2901, K:2018/2178 sayılı kararla; davacı hakkında disiplin cezalarının uygulanmasına neden olan sağlık raporlarının Valilik makamınca sağlık iznine çevrilmeyip, raporların usule ve fenne uygunluğu yönünden incelenmesi için idarece sevk edildiği hastanelere müracaat ve muayene tarihlerinin belli olduğu, davacı tarafından alınan raporların denetiminin bizzat idarece gerçekleştirildiği, dolayısıyla disiplin hükümlerinin uygulanmasına neden olan fiil olarak gösterilen rapor tarihlerinin sırasıyla, 20.11.2015, 30.11.2015 ve 05.01.2016 tarihleri olduğu, idarece soruşturmaya Emniyet Genel Müdürlüğünün 02.03.2016 tarihli onayı ile başlandığı, mevzuat hükümlerinde de görüleceği üzerine, uzun süreli durdurma cezalarında öğrenmeden itibaren 1 ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağının belirtildiği, yukarıda aktarılan tarihler dikkate alındığında disiplin soruşturmasına başlanması gereken süre içinde başlanmadığı, idarenin rapor tarihleri itibariyle bu durumu öğrendiği 1 aylık süre içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı için soruşturma zamanaşımının söz konusu olduğu, davacıya isnat edilen suçlamalar için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması halinde, salt bu saptamayla yetinilmesi ve fiilin sübuta erip ermediği hususu irdelenmeden dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerekirken, davalı idarece suçun işlendiğinin tespiti yapılarak dava konusu işlemin tesis edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 33. maddesinin 3. fıkrasında; kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 45/5. maddesinde ise; "Bölge İdare Mahkemesi, İlk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge İdare Mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda, dava açma tarihi itibariyle kamu görevinden çıkarılmış olan davacının 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8/5-ç-4 maddesi uyarınca 3 defa ayrı ayrı 20 Ay uzun Süreli Durdurma disiplin cezası ile tecziye edilmesine, öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan bu cezanın 3 defa ayrı ayrı brüt aylığının 1/2'si oranında kesilmesine şeklinde uygulanmasına ilişkin işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın hangi mahkeme tarafından çözümleneceğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu bağlamda, yukarıda yer verilen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 33/3 maddesinde belirtilen "ilgilinin görevli bulunduğu yer" ibaresinden "son görev yapılan yerin" anlaşılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, davacının görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezasından kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, yetkili Mahkeme, 2577 sayılı Kanun'un 33/3. maddesi uyarınca davacının son görev yaptığı Zonguldak İlinin yargı çevresi itibarıyla bağlı bulunduğu yer idare mahkemesi olan Zonguldak İdare Mahkemesi olduğundan, yetkili olmayan Mahkemece verilen istinafa konu kararda bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf isteminin KABULÜ ile Ankara 1.İdare Mahkemesi'nce verilen 12/10/2018 gün ve E:2017/2901, K:2018/2178 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 5.fıkrası uyarınca kaldırılmasına ve yukarıda belirtilen hususlarda gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, istinaf nedeniyle doğan yargılama giderleri nihai hüküm verilirken mahkemesince gözetileceğinden bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, anılan madde uyarınca kesin olarak, 15.02.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)