(2577 S. K. m. 45, 46)
İstemin Özeti: Davacı tarafından, Bolu ili, Kıbrısçık İlçe Emniyet Amirliğinde Polis Memuru olarak görev yapmakta iken 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8/5b-2 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezasıyla tecziyesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun 27.02.2017 tarih ve 2017/63 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; davaya konu görevlendirme yazısı ve buna dair tebliğ-tebellüğ belgelerini Emniyet Amiri …….'nin talimatıyla düzenlediği, söz konusu belgelerde amirin imzasının olduğu, amirinden gelen emre göre hareket ettiği, hiyerarşik disiplinin ön planda olduğu Emniyet Teşkilatında, konusu suç oluşturanlar dışındaki emirlerin, riayet noktasında sorgulanma gerektirmeyeceği, asıl sorumluluğun emri veren ve imzalayan kişide olduğu, öte yandan davacı ve başkaca sanıklar hakkında Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'nin E. 2016/245 sayılı dosyasında "Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçundan yapılan yargılamada: sanıklar hakkında tanzim edilen iddianamede; görevlendirme yazısı ile "Emniyet Tedbiri Hk" konulu yazı ve tebliğ tebellüğ belgelerinin sanık …….'nin talimatı ile sanık Ü.A. tarafından hazırlandığının belirtildiği, sanıklar tarafından bu belgelerin sonradan imzalandığının savunulduğu, ayrıca, söz konusu belgelerin 02 ve 03 Temmuz 2015 tarihinde hazırlanmadığının, aksine 04/07/2015 tarihinde 17.34 ve 00.51 saatlerinde hazırlandığının, bu durumun bilgisayar kayıtlarında yapılan inceleme sonrasında tespit edildiğinin iddia olunduğu; Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'nce de sanıkların görevlendirme belgelerinin 03.07.2016 tarihinde düzenlendiğini, yine tebliğ ve tebellüğ belgelerinin de bu tarihte düzenlendiğini ve imzalandığını belirttikleri, ancak, bilgisayarlar üzerinde yapılan inceleme sonuçlarının, evrakın daha sonraki bir tarihte oluşturulduğu yönünde olduğu, dolayısıyla, sanık beyanları ile bilgisayar kayıtları arasında bir çelişki bulunduğu, bilgisayar kayıtlarının maddi delil olarak kabulü gerekeceğinden, böyle bir çelişki durumunda bu kayıtlara itibar edilmesi gerektiği, bununla birlikte, maddi delil olarak kabul edilecek kayıtların aksinin ispat olunması veyahut kayıtların sıhhati konusunda şüphe oluşması durumunda sanık beyanlarına itibar edilmesi olanağı bulunduğu, bu kapsamda sanıkların, "görevlendirme yazısının kesinlikle belge üzerinde yazılı olan tarihte oluşturulduğunu ancak çalıştıkları karakolun oldukça küçük olması nedeniyle çoğu zaman görevlendirme yazısının çıktısını almadan doğrudan tebliğ tebellüğ belgelerini imzaladıklarını, olay tarihinde de, belgenin oluşturulmasından sonra çıktısının alınması için başka bir bilgisayara taşınmış olduğunu, bu sırada oluşturulan belgede yapılan en ufak bir değişikliğin oluşturulma tarihinin de değişmesi anlamına geleceğini, bilgisayar kayıtlarında evrakın tarihinin sonraki bir dönem olduğuna ilişkin kaydın bu surette oluşmuş olabileceğini" ifade ettikleri, sanıkların bu savunmalarının aksini ispata yarayacak, bilgisayar kaydı dışında delil bulunmadığı, hal böyle olunca, sanıkların evrakı sonradan oluşturdukları hususunun sabit olmadığı, savunmalarının samimi olma ihtimali bulunduğu kanaatine ulaşılarak sanık savunmalarına itibar edilmesinin zaruri olduğunun değerlendirildiği ve atılı resmi evrakta sahtekarlık suçunun sabit olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı ve 23.02.2017 tarih ve E.2016/245, K.2017/44 sayılı hüküm ile davacının ve diğer sanıkların beraatine karar verildiği, bu veriler ışığında, davacının, hizmet içinde resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak fiilini işlediğinden bahsedilemeyeceğinden 682 sayılı KHK'nın 8/5b-2 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezasıyla tecziyesine ilişkin dava konusu Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun 27.02.2017 tarih ve 2017/63 sayılı kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Bolu İdare Mahkemesi'nce verilen 16/08/2018 gün ve E:2017/866, K:2018/872 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Bolu İdare Mahkemesi'nce verilen 16/08/2018gün ve E:2017/866, K:2018/872 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin reddine, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunana iadesine, 2577 sayılı Kanunun değişik 45.maddesinin 6.fıkrası uyarınca kesin olarak 26.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)