(667 S. KHK. m. 4)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Bolu İl Afet ve Acil Durum Müdürü olarak görev yapmakta iken, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/1-f maddesi gereğince kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Başbakan Yardımcılığı Makamının 29/07/2016 tarihli ve 18376 sayılı Olur'u ile söz konusu Olur'un kendisine tebliğini konu alan Bolu Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün 09/08/2016 tarih ve 895 sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle açılan davada; dava dosyasının incelenmesinden, Bolu İl Afet ve Acil Durum Müdürü olarak görev yapmakta iken, Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu tespit edilen davacının Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Olağanüstü Hal Kurulunun 29.07.2016 tarih ve 2016/1 sayılı kararı ile kamu görevinden çıkarılması yönünde teklifte bulunulması sonucunda davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesi gereğince kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Başbakan Yardımcılığı Makamının 29/07/2016 tarihli ve 18376 sayılı Olur'u ile söz konusu Olur'un kendisine tebliğini konu alan Bolu Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün 09/08/2016 tarih ve 895 sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle bakılan davanın açıldığı, bakılan uyuşmazlıkta, davacı hakkında Bolu Valiliği Özel Kalem Müdürlüğü'nün 10.02.2016 tarih ve E.984 sayılı yazısı ile "Paralel devlet yapılanmasının toplantılarına katılmak, personelin bu toplantılara katılması için çalışmak, bu yapıya mensup personele ayrıcalıklı muamele yaparak görevde yükselmelerini sağlamak" iddialarıyla ilgili olarak genel hükümlere göre işlem yapılması yönünde düzenlenen 09.02.2016 tarihli tevdi raporunun Valiliğin 10.02.2016 tarih ve 954 sayılı yazısıyla Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirildiği, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ terör örgütü üyesi olmak suçundan yürütülmekte olan soruşturma kapsamında Bolu Sulh Ceza Mahkemesince hakkında "Yurt Dışına Çıkış Yasağı ve İmza Atma Yükümlülüğü ile Adli Kontrol Kararı" verildiği ve soruşturmanın devam ettiği Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosunun 21.07.2016 tarih ve 2016/6093 CBS (Y/A) sayılı yazısı ile belirtildiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Karabük Sulh Ceza Hakimliği'nin 19.07.2016 tarih ve 2016/95 sayılı tevkif müzekkeresi ile tutuklandığı, bu durumda, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelere göre, davacının işlem tarihi itibariyle terör örgütüne irtibatı ya da iltisakı olduğu değerlendirilebileceğinden ve dosya içeriğinden idarenin 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile verilen bu değerlendirme yetkisini keyfi ve hukuka aykırı olarak kullandığına ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Bolu İdare Mahkemesi'nce verilen 22/06/2018 gün ve E:2017/934, K:2018/699 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Davacı tarafından, istinaf aşamasında, FETÖ/PDY terör örgütü iddialarıyla ilgili olarak, hakkında Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin E:2017/119 sayılı dosyasında açılan davada, K:2018/160 sayılı kararla beraatine karar verildiği, dolayısıyla, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/1-f maddesi gereğince kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin bakılmakta olan iş bu davada da lehine dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği öne sürülmüş, bunun üzerine, Dairemizce yapılan 18.01.2019 tarihli ara kararımızla ile Bolu Ağır Ceza Mahkemesinden, davacı (sanık) ile ilgili ceza dosyasında mevcut olan tanık ifadeleri, davacının (sanığın) kendi ifadesi ve davacıya yönelik diğer bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş, anılan Mahkemece 28.02.2019 tarihli yazı ile ara kararımıza cevap verilmiş, 1576 sayfadan oluşan Mahkemeleri kararının UYAP ortamından gönderildiği görülmüştür.
Bolu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından UYAP ortamında gönderilen kararın incelenmesinden, davada davacının da aralarında bulunduğu 110 sanık bulunduğu, davacı hakkındaki suçlamanın FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği olduğu, Cumhuriyet Savcısının, davacının aktif FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olduğunun kabulünün gerektiği şeklinde mütalaasını verdiği, yargılama aşamasında davacıyla ilgili iddialara yönelik tanıklığına başvurulan 15 adet tanığın ifadesinde özetle, davacının ......, ......, ......, ….. gazete ve dergilerine abone olduğu, bu yayınların davacının görev yaptığı yere üzerinde davacının ismi yazarak geldiği, davacının adı geçen terör örgütünün toplantı ve sohbetlerine katıldığını duydukları, kurumda örgüte yakın olan personeli etkin göreve getirdiği ve onları kolladığı, örgüt adına faaliyet gösteren K1 gibi aynı yerde görev yapan kişilerin kurban, sohbete personel davet etme gibi faaliyetlerini desteklediği, Bank ...... yetkililerinden plaket aldığı, ancak davacının bu eylemlerini 17-25 Aralık sürecinden sonra devam ettirip ettirmediğini bilmediklerini, hatta büyük bir kısmının devam ettirmediğini beyan ettikleri, öte yandan, yine anılan kararda davacının, FETÖ terör örgütüne müzahir olup 27.03.2015 tarihinde kendisini fesheden ….. Yardımlaşma Derneğine üye olduğu, anılan Derneğin fesihten önce kayıtlı 26 üyesinden, 18'i hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliğinden soruşturma başlatıldığı, 8'inde bylock kaydı bulunduğunun belirtildiği, yine davacının 2012 yılında 14 kez Herkül.org isimli siteye erişim sağladığı, ayrıca davacının dijital materyallerinin incelenmesinden, …. ve …... tarafından whatsapp programı üzerinden, yaprağında "gevşemeyin, hüzünlenmeyin, Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz. …./…" yazan Hicret Takviminin 15 Temmuz 2016 tarihli sayfasının gönderildiği, 2011 tarihli bakiyesi "0" olan Bank ...... hesap kaydının bulunduğunun belirtildiği, anılan Ceza Mahkemesi kararında, tüm bu hususlar ortaya konulduktan sonra delillerin değerlendirilmesi kısmında, davacının FETÖ/PDY'ye üye olduğunun kabul edildiği, ancak bu üyeliğinin dini ve insani duygularla olup 2014 yılından öncesine dayandığı, 2014 yılından itibaren kopuş yaşadığı, dolayısıyla davacının TCK'nun 30. maddesi uyarınca hataya düştüğünün kabulü gerekeceği gerekçesiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
Ayrıca, davacı hakkında, Bolu Valiliği Özel Kalem Müdürlüğü'nün 10.02.2016 tarih ve E.984 sayılı yazısı ile "Paralel devlet yapılanmasının toplantılarına katılmak, personelin bu toplantılara katılması için çalışmak, bu yapıya mensup personele ayrıcalıklı muamele yaparak görevde yükselmelerini sağlamak" iddialarıyla ilgili olarak genel hükümlere göre işlem yapılması yönünde 09.02.2016 tarihli tevdi raporunun düzenlendiği, bu raporun Valiliğin 10.02.2016 tarih ve 954 sayılı yazısıyla Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirildiği, öte yandan, davacının, adı geçen terör örgütüne üyelikten Karabük Sulh Ceza Hakimliğinin 19.07.2016 tarih ve E:2016/95 sayılı tevkif müzekkeresi üzerine tutuklandığı, yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma yükümlülüğü ile adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildiği, ceza yargılamasının sonraki kısmına tutuksuz devam ettiği anlaşılmıştır.
667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarma işleminin davacı yönünden uygulanabilmesi için; a. Üyenin, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara “üyeliği”, “mensubiyeti” veya “iltisakı” yahut bunlarla “irtibatı” olduğunun değerlendirilmesi,
b. Bu değerlendirmenin ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili Bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili Bakan onayıyla yapılması gerekmektedir.
Davacının kamu görevinden çıkarılmasına dair dava konusu işlemin esas alındığı 667 sayılı KHK'nın 4.maddesinde, kişilerin, milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, grup veya terör örgütleriyle ilgisi kurulurken, üyelik ve mensubiyettten sonra ayrıca iltisak yahut irtibat yazılarak dereceli bir düzenleme yapıldığı, başka bir deyişle bir kişinin, anılan örgüt, yapı ve gruplarla iltisak veya irtibatının bulunduğunun tespiti halinde idari bir işlem olan kamu görevinden çıkarılmasının mümkün olduğu hususları göz önüne alındığında, davacının Bolu Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla beraatine hükmedilmiş ise de, burada yapılan yargılamada davacıya atfedilen suçun örgüte üyelik olduğu, dolayısıyla irtibat ve iltisakından da beraati anlamına gelmeyeceği, diğer yandan, Ceza Mahkemesi kararında açıkça davacının FETÖ/PDY terör örgütüne üye olduğu, ancak bunun 2014 yılından önce tamamen dini ve insani duygularla olup, 2014 yılı itibarıyla kopuş yoluna girdiği gerekçe yapılmış ise de, bu değerlendirmenin, örgüte üyelik suçu kapsamında yaptırımı hürriyeti kısıtlayıcı ceza olan hapis cezası ile cezalandırıp cezalandırılmayacağı yönünden geçerli olacağı, bundan hareketle davacının bir de örgütle irtibat veya iltisakının da bulunmadığı sonucunun çıkarılamayacağı, ayrıca, bir idari işlem olan kamu görevinden çıkarma işleminin tesis edilmesi yönünden 2014 yılından önce veya sonra şeklinde davacı lehine değerlendirme yapılabilecek mevzuatta bir düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak veya irtibatı açık bir şekilde ortaya konulmuş olan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/1-f maddesi gereğince kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Bolu İdare Mahkemesi'nce verilen 22/06/2018 gün ve E:2017/934, K:2018/699 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin yukarıda belirtilen açıklama ile REDDİNE, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan taraf üzerinde BIRAKILMASINA, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesi halinde istinaf isteminde bulunana İADESİNE, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 26/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)