(2577 S. K. m. 45) (657 S. K. m. 48)
İstemin Özeti: Ankara 12.İdare Mahkemesi'nce verilen 16.07.2018 gün ve E:2017/743, K: 2018/1440 sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelik uyarınca 26/09/2014 tarihinde Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı emrinde Çözümleyici olarak göreve başlayan davacı tarafından, görevine son verilmesine ilişkin 23.01.2017 tarih ve 80 sayılı işlemle bildirilen davalı idarenin 20.01.2017 tarih ve 69 sayılı işleminin iptali ile yoksun kalınan özlük ve mali haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Ankara 12. İdare Mahkemesi'nin 16.07.2018 gün ve E:2017/743, K: 2018/1440 sayılı kararıyla, davalı idarece davacı hakkında düzenlenen 28/02/2014 tarihli iki (2) yıl süreli Sağlık Kurulu raporunun süresinin 28/02/2016 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespit edildiğinden en kısa sürede söz konusu raporun yenilenmesi ve İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığına teslim edilmesi gerektiğinin 16/05/2016 tarihinde davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davacının bu süreçte raporu yenilememesi üzerine, 10/11/2016 tarihinde usulüne uygun şekilde davacıya tebliğ edilen 07/11/2016 tarihli yazı ile 2. kez raporun en geç 13/01/2017 tarihi mesai bitimine kadar teslim edilmesi istendiği halde bu tarihe kadar teslim edilmediğinden 20/01/2017 tarihli işlemle davacının görevine son verildiği, bu tarih geçtikten sonra yani 23/01/2017 tarihli ve 72 sayılı Sağlık Kurulu raporunun aynı tarihte davalı idareye sunulduğu ve davalı idarece sunulan raporun işleme alınmadığı ve 20/01/2017 tarihli dava konusu işlemin 23/01/2017 tarihli yazı ile 24/01/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşıldığından, davacının, davalı idarece raporun süresinin dolduğu ve yenilenmesi gerektiğinin ilk kez bildirilmesinden yedi (7) ay, ikinci kez yenilenmesi gerektiğinin bildirilmesinden otuziki (32) gün sonra hastaneye müracaat ettiği ve davalı idarece belirlenen sürede raporu teslim etmediği ve böylelikle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde sayılan şartları taşımadığının sabit olduğu, bu nedenle aynı Kanunun 98. maddesinde belirtilen memurluğun sona erme şartlarının gerçekleştiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, istinafa konu Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak Genel Şartları düzenleyen 48/A maddesinin 7. bendinde; "53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek (...) akıl hastalığı (...) bulunmamak." Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak Genel Şartlar içerisinde sayılırken, aynı Kanunun 53.maddesinin 2. fıkrasında; "Kurum ve kuruluşlar bu Kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda % 3 oranında özürlü çalıştırmak zorundadır. %3'ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (taşra teşkilatı dahil) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır." hükmü, 98/b maddesinde ise; "Devlet memurlarının Memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi; halinde memurluğunun sona ereceği," hükmü yer almaktadır.
07/04/2014 tarihli ve 28906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmeliğin 4.maddesinde; "...Engelli: Doğuştan veya sonradan; bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yetenekleri bakımından engel oranının yüzde kırk veya üzerinde ve çalışabilir durumda olduğunu mevzuat hükümlerine göre alınacak sağlık kurulu raporu ile belgeleyenleri,... İfade eder" düzenlemesi yer almaktadır.
30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesinin 7.fıkrasında, "Kişinin özür durumunun zaman içinde değişme ihtimali olduğu ve hastalık bulgularının tam olarak görülemediği durumlarda kişinin mevcut durumu esas alınarak süreli rapor düzenlenir." düzenlemesi, 10.maddesinde; "Özürlü sağlık kurulu raporuna; özürlü, velisi veya vasisi veyahut raporu isteyen kurum tarafından itiraz edilebilir. İlgililer itiraz dilekçesi ve ilk özürlü sağlık kurulu raporunun tasdikli bir örneği ile birlikte, bulunduğu ilin sağlık müdürlüğüne başvurur. İl sağlık müdürlüğünce, özürlü sağlık kurulu raporu alacak kişi en yakın farklı bir özürlü sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneye gönderilir. İtiraz edilen özürlü sağlık kurulu raporu ile itiraz üzerine verilen özürlü sağlık kurulu raporundaki kararlar aynı yönde ise özürlü sağlık kurulu raporu kesinleşir. Özürlü sağlık kurulu raporlarının farklı olması durumunda, Sağlık Bakanlığınca belirlenmiş olan hakem hastanelerden, kişinin ikamet ettiği yere en yakın bir hakem hastaneye, kişi yeniden muayene edilmesi ve özürlü sağlık kurulu raporu tanzim edilmesi amacıyla yine il sağlık müdürlüğü kanalıyla gönderilir. Hakem hastanenin özürlü sağlık kurulunca verilen kararı kesindir." düzenlemesi," 13.maddesinde; "Özürlü sağlık kurulu raporunun sürekli olup olmadığı ile süreli raporlarda raporun geçerlilik süresi mutlaka belirtilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının şizofreni hastalığı sebebiyle Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelik uyarınca 26/09/2014 tarihinde Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı emrinde Çözümleyici olarak göreve başladığı, göreve başlamadan önce Gazi Üniversitesi Hastanesince düzenlenmiş olan 28/02/2014 tarihli özürlü sağlık kurulu raporunu davalı idareye sunduğu, Raporda; "özre ilişkin bilgiler: 'tedavi ile çalışabilen Şizofreni', 'kişinin özür oranı %56', raporun geçerlilik süresi: 2 yıl olarak" belirtildiği, davalı idarede görevli bir personelin 12/04/2016 tarihinde DHD Başkanlığına verdiği şikayet dilekçesinde" davacı tarafından 'kafasına sıkarım' şeklinde tehdit edildiğini, olayın araştırılmasını talep ettiği, davalı idare İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığınca yapılan incelemede; tarafların ifadesinin alındığı, konuya ilişkin bilgi ve belgelerin incelenmesinde sonra Destek Hizmetleri Daire Başkanlığınca davacıya yazılan 13/05/2016 tarihli ve E: 5238 sayılı yazıda; ".... verdiğiniz ifadede şizofreni hastası olduğunuza dair raporunuzun olduğunu söyleyerek şikayetçiyi gıyabında rahatsız ettiğinizi kabul ettiğiniz görülmüştür. Bu tutumunuzun devam etmesi halinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesi gereğince disiplin işlemi yapılmak üzere bu seferlik cezai mahiyette olmamak üzere ikaz edilmeniz uygun görülmüştür. Ayrıca bundan sonra tavır ve davranışlarınızda Devlet Memuru vakarına yakışır şekilde hareket etmeniz, Genel Müdürlüğümüze sunmuş olduğunuz ve atanmanıza esas belgeler arasında bulunan Gazi Üniversitesi Sağlık ve Uygulama Merkezince düzenlenmiş olan 28/02/2014 tarihli sağlık kurulu raporunun geçerliliğinin 28/02/2016 tarihi itibariyle sona erdiği tespit edildiğinden en kısa sürede söz konusu raporu yenilemeniz ve İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığımıza teslim etmeniz gerekmektedir" denilerek 16/05/2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bu süreçte davacı hakkında, hal ve hareketlerinde olumlu yönde bir değişiklik olmadığından bahisle, davalı idare Genel Müdürlük makamının 04/10/2016 tarihli ve 1330 sayılı Olur'u ile disiplin soruşturması yapılması için iki muhakkik görevlendirildiği, muhakkikler tarafından; "..şizofren rahatsızlığı bulunan davacının sağlık raporunun süresinin 28/02/2016 tarihinde sona erdiği, kendisine raporun yenilenmesi için 16/05/2016 tarihinde yazı tebliğ edilmesine rağmen halen raporun yenilenmediğinin görüldüğü" denilerek yukarıda yer verilen hususlar nedeniyle görevi başında kalması tehlike arz eden ve kurum içerisinde bir takım huzursuzluklar oluşturan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "görevden uzaklaştırma" başlıklı 137. maddesi uyarınca 18/03/2016 tarihinden itibaren üç (3) ay süreyle görevden uzaklaştırılmasının teklif edildiği, iş bu teklif üzerine davacının davalı idare Genel Müdürlük makamının 17/10/2016 tarihli ve 1385 sayılı Olur'u ile görevden uzaklaştırıldığı, bu süreçte 10/11/2017 tarihinde davacıya tebliğ edilen 07/11/2016 tarihli yazı ile, "2 yıllık geçerlilik süresi biten ve daha önce yenilenmesi talep edilen sağlık kurulu raporunun halen yenilenmediği belirtilerek, raporun en geç 13/01/2017 tarihi mesai bitimine kadar teslim edilmesinin istendiği, yapılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen 13/01/2017 tarihli ve 2017/1 sayılı soruşturma raporunda; davacının kurum personeli (..) tehdit ettiğinden dolayı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125/D maddesi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla, kurumun huzur sükun ve çalışma düzenini bozmasından dolayı aynı Kanunun 125/B maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, diğer taraftan davalı idarece Devlet Personel Başkanlığına yazılan 11/11/2016 tarihli ve 7206 sayılı yazı ile davacının sağlık raporunu yenilememesi halinde göreve devam edip edemeyeceği hakkında görüş sorulduğu, verilecek görüşe göre durumun tekrar gözden geçirilmesinin uygun olacağı görüş ve kanaatinin bildirildiği, davacıya yapılan yazılı uyarılara rağmen verilen sürede sağlık kurulu raporunu getirmediği ve diğer tüm hususlar göz önünde tutularak 20/01/2017 tarihli ve 69 sayılı işlem ile, 657 sayılı Kanunun 48/A maddesinin, "görevini devamlı yapmasında engel olabilecek.. Akıl hastalığı bulunmamak " bendi uyarınca davacının görevine son verildiği, işlemin 23.01.2017 tarih ve 80 sayılı işlemle 24/01/2017 tarihinde davacıya bildirilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava ve istinaf dilekçelerinde, "davacının sağlık kurulu raporu almak için 12/12/2016 tarihinde hastaneye başvurduğu, ancak hastanenin yoğunluğu ve Engelli Sağlık Kurulundan kaynaklanan gecikmeler nedeniyle raporun 23/01/2017 tarihinde düzenlendiği, buna rağmen davalı kurum tarafından, söz konusu sağlık raporunun görmezden gelindiği ve görevine son verildiğine ilişkin yazının 24/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, 23/01/2017 tarihli ilgili Raporda; "özüre ilişkin bilgiler: 'tedavi ile çalışabilen Şizofreni', 'kişinin özür oranı %56', 'raporun geçerlilik süresi: 2 yıl' olarak belirtildiği", önceki rapor ile aynı nitelikte olan anılan raporu davalı idareye sunmak istediğinde davalı idarenin raporu almadığı, 23/01/2017 tarihli raporda çalışmasına engel bir rahatsızlığı bulunmamasına karşın, davalı idarece görevine son verildiği iddia edilmektedir.
Yukarıda ayrıntılı olarak yer verilen mevzuat hükümlerinde, kurum ve kuruluşların engelli personel çalıştırmasının zorunlu bulunduğu, şizofreni hastalığı sebebiyle Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelik uyarınca Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı emrinde Çözümleyici olarak göreve başlatılan davacının göreve başlamadan önce Gazi Üniversitesi Hastanesince düzenlenmiş olan 28/02/2014 tarihli özürlü sağlık kurulu raporunu da davalı idareye sunduğu, davacının çalıştığı kurumda yaşanan bir olay nedeniyle hakkında disiplin soruşturması açıldığı (bir personeli tehdit ettiği ve kurumun huzur ve sükununu bozduğu gerekçesiyle ve bu süreçte engelli personel kontenjanından atanmasına esas belgeler arasında bulunan 28/02/2014 tarihli özürlü sağlık kurulu raporunun geçerliliğinin de 28/02/2016 tarihi itibariyle sona ereceği tespit edildiğinden, davacıdan raporun en kısa sürede yenilenmesinin iki kez istenildiği ve en geç 13/01/2017 tarihi mesai bitimine kadar teslim edilmesinin bildirildiği, davacının belirtilen tarihten sonra olmakla birlikte sağlık raporunu 23.01.2017 tarihinde aldığı, dolayısıyla davacının rapor almama kastı bulunmadığı (davacının sağlık durumu, hastanenin yoğunluğu ve engelli raporunun çıkmasındaki güçlükler de dikkate alınarak) halde davalı idarece dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının en son aldığı 23/01/2017 tarihli sağlık kurulu raporuna göre, engelli kontenjanında çalıştırılmasına mani bir durumu bulunmadığı, ancak çalıştığı kurumda yaşanan olaylar nedeniyle davacının başka bir birimde veya kurumda çalıştırılabileceği sonucuna varılmış olup, davacıya yapılan yazılı uyarılara rağmen verilen sürede sağlık kurulu raporunu getirmediği ve kurumun huzurunu bozucu davranışları nedeniyle 657 sayılı Kanunun 48/A maddesinin, "görevini devamlı yapmasında engel olabilecek(...) Akıl hastalığı bulunmamak(...) " bendi uyarınca davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Ayrıca, Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunduğuna ilişkin kural gereğince davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği ise açıktır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 16/07/2018 gün ve E:2017/743, K:2018/1440 sayılı kararın kaldırılmasına; dava konusu işlemin İPTALİNE, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 09/03/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, toplam 413,80 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, fazladan alınan 35,90-TL harç ile artan posta ücretinin karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 15.03.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)