(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davalı idare emrinde Uzman Yardımcısı olarak çalışmakta olan davacı tarafından, davalı idarenin 27.04.2017 tarih 302017 sayılı işlemi ile Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Disiplin ve Ödül Yönetmeliğin 7/(h) ve 11. maddeleri uyarınca tesis edilen kademe ilerlemesinin uzun süreli (12 ay) durdurulması cezası ile, bu ceza nedeniyle ödeneğinden 1/5/2017 tarihinden itibaren 6 ay süreyle %25 kesinti yapılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacının Piyasalar Genel Müdürlüğü'nde görev yaptığı sırada 2015 yılı performans puanına itiraz etmek üzere davalı İdareye gönderdiği 17/3/2016 tarihli dilekçesinde, kendisine psikolojik taciz (mobbing) uygulandığı yönünde iddialarda bulunduğu ve devamında performans puanının iptali talebiyle İdare Mahkemesine açtığı davada, Mahkemeye iletilen cevaba cevap dilekçesinde aynı iddiaları tekrarladığı iddiasıyla yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 27/1/2017 tarih ve 59,20 numaralı soruşturma raporunda; "Psikolojik taciz iddiasıyla Bankanın ve konu edilen kişilerin saygınlığını olumsuz etkilediği kanaatine varıldığından, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Disiplin ve Ödül Yönetmeliğin 11. maddesi hükmüne istinaden "kademe ilerlemesinin kısa süreli durdurma cezası" ile tecziye edilebilecekse de, geçmişte herhangi bir disiplin cezasının bulunmaması, olumlu sicile sahip olması ve kastın unsurlarının tam olarak oluştuğu kanaatinin hasıl olmaması sebebiyle kınama cezası ile tecziyesinin teklif edildiği, 27/472017 tarih 302017 sayılı dava konusu işlem ile kademe ilerlemesinin 12 ay uzun süreli durdurulması cezası ile bu ceza nedeniyle ödeneğinden 01.05.2017 tarihinden itibaren 6 ay süreyle %25 kesinti yapılmasına karar verilmesi üzerine işlemin iptali talebiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, olayda, davacının 2015 yılı performans puanına itiraz etmek üzere Bankanın İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü'ne verdiği 17/3/2016 tarihli dilekçesinde; "Üstün performans (90-100 arası performans) gösterirken Bankamızda çeşitli konularda bir kriter olarak kullanılmakta olan 80 puan altında düşük performans puanı verilerek yetersiz gibi gösterilmeye çalışılmam ve bilgili, tecrübeli ve örnek bir çalışan olarak Risk yönetimi Müdürlüğü'ndeki görevimden herhangi bir hatam olmaksızın uzaklaştırılmam dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Sözkonusu durum yaklaşık 4 yıl boyunca görev yapmış olduğum ve kadromun bulunduğu Piyasalar Genel Müdürlüğü'nün yönetimi (Genel Müdür .... ile Genel Müdür yardımcıları .... ve ....) tarafından bir süredir tarafıma uygulanmakta olan mobbing eyleminin bir parçası olabilir mi?" şeklindeki ifadeleriyle kendisine psikolojik taciz (mobbing) yapıldığına dair iddiada bulunduğu ve 2015 yılı performans puanının iptali için Ankara 4.İdare Mahkemesi'nde açtığı E:2016/2376 sayılı dava dosyasındaki savunmaya cevap dilekçesinde de aynı iddiayı tekrarladığı belirtilerek bu beyanlarının "Bankanın ve adıgeçen yöneticilerin saygınlığını olumsuz yönde etkilediği" gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği, eylemin Yönetmeliğin 6,7,8,9 ve 10. maddelerinde sayılmış olan davranışların içerisinde yer almadığı değerlendirilerek 11. maddenin birinci fıkrasına göre kademe ilerlemesinin uzun süre (12 ay) durdurulması cezası ve Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasına göre 6 ay süreyle %25 oranında kesinti yapılması şeklinde ceza verilmiş ise de; davacının sözkonusu sözleri performans puanına yapmış olduğu itiraz dilekçesinde ifade ettiğinin görüldüğü, AİHM birçok içtihadında Sözleşme’nin 10. maddesinin sadece ifade edilen düşünce veya bilginin esasını değil, aynı zamanda bunların aktarılma biçimlerini de güvence altına aldığını belirttiği, sonuç olarak, bahse konu ifadeler, söylendiği yer ve zaman unsurları da gözetildiğinde, şikayetçilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, eleştiri niteliğinde olduğu, bu durumun aksinin savunulması, ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına geleceği, bu durumda, davacının eylemi Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Disiplin ve Ödül Yönetmeliğin 7/(h) maddesinde belirtilen şekliyle oluşmadığı, vermiş olduğu dilekçede kendisini ifadesi sırasındaki beyanlarından kaynaklandığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığından dava konusu kademe ilerlemesinin uzun süreli 12 ay süreyle durdurulması cezası ile, bu ceza nedeniyle ödeneğinden 1/5/2017 tarihinden itibaren 6 ay süreyle %25 kesinti yapılmasına dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara.....İdare Mahkemesi'nce verilen 17/10/2018gün ve E:2017/1555, K:2018/2231sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Ankara.....İdare Mahkemesi'nce verilen 17/10/2018gün ve E:2017/1555, K:2018/2231sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin REDDİNE, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan taraf üzerinde BIRAKILMASINA, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunana İADESİNE, 2577 sayılı Kanunun değişik 45.maddesinin 6.fıkrası uyarınca KESİN olarak 10/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)