(2709 S. K. m. 120) (667 S. KHK. m. 8) (690 S. KHK. m. 56) (670 S. KHK. m. 10)
İstemin Özeti: Davacının, İzmit, M. A. Paşa (Yahya Kaptan) Mahallesi, 1463 ada, 4 parselde bulunan ve ortağı olduğu limited şirkete ait spor kompleksi ve taşınırların teslim edilmesine ait başvurusunun reddine ilişkin 8.3.2018 tarihli, 58156589-000-7897 Sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, iadesi istenilen taşınmaz ve taşınırların 677 ve 670 Sayılı KHK gereğince Hazineye devredildiği, bu haliyle 685 Sayılı KHK uyarınca kurulan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun görevleri arasındaki işlere ait uyuşmazlıkta, 690 Sayılı KHK'nin 56. maddesi uyarınca karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı ve dosyanın Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna gönderilmesi yolunda Kocaeli 2. İdare Mahkemesince verilen 11.7.2018 tarihli, E:2018/626, K:2018/954 Sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu, sadece ortaklardan birinin sonucunda tutuklama kararı bile alınmaksızın serbest bırakıldığı bir soruşturma kapsamında olması nedeniyle şirketin tamamının şahsi malvarlığına el konulması ve şirket faaliyetinin ortadan kaldırılmasının idari bir işlem olduğu, OHAL inceleme komisyonuna gönderilmesinin usule aykırı olduğu iddialarıyla kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi davacı tarafından istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü:
KARAR: Dava dosyasının incelenmesinden, mülkiyeti Kocaeli Büyükşehir Belediyesine ait İzmit İlçesi, M. A. Paşa (Yahya Kaptan) Mahallesi, 1463 ada 4 parsel sayılı taşınmazın yüklenicisi lehine intifa hakkı tesis edilerek, spor ve sosyal tesis yapı yapılmak ve işletilmek üzere Özel B. Eğitim ve Sağlık Hizmetleri Limited Şirketine devredildiği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin 18.2.2003 tarihli sözleşmeyi, 667 Sayılı KHK'nin 8. maddesine dayanarak, şirket ortağının FETÖ/PYD terör örgütüyle iltisaklı olduğunun ve şüpheliye ait malvarlığına tedbir konulduğunun Kocaeli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 1.8.2016 tarihli, 2016/3205 Sayılı kararıyla anlaşıldığından hareketle iptal edip, taşınmazı ve üzerindeki tesisi 4.8.2016 tarihinde devir aldığı, davacının ise 19.2.2018 tarihli dilekçesiyle Kocaeli Defterdarlığına başvurarak, şirket tüzel kişiliğinin sona erdirilmediği, diğer ortak ve şirket müdürü olarak kendisi hakkında soruşturma bulunmadığı, şirket mal varlığı hakkında tedbir ve el koyma kararı olmadığı, buna karşın yapılan uygulamayla taşınır, taşınmaz tüm şirket varlığına el konulduğundan bahisle, el koyma işleminin bu yönüyle iptali ile tesisin yönetiminin ve taşınırların iadesi için başvurduğu, bu başvurusunun ilgili Bakanlıktan görüş alınarak, cevaba göre işlem tesis edileceği belirtilerek yanıtladığı, davanın ise şirket mal varlığına el konulması işleminin iptali istemiyle görülen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
23.7.2016 tarihli, 29779 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 Sayılı KHK'nin 8. maddesinde "Mülkiyeti 10.12.2003 tarihli ve 5018 Sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçe kapsamındaki idarelere, düzenleyici ve denetleyici kurumlara, sosyal güvenlik kurumlarına, mahalli idarelerle bu idareler tarafından kurulan birlik ve işletmelere, özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri ile sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklara ve vakıflara ait olan her türlü taşınmazın yararlanıcıları ile kiracılarının, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatının değerlendirilmesi halinde irtifak ve intifa hakları ile kira sözleşmeleri ilgili kurum ve kuruluş tarafından resen iptal edilir." hükmü yer almakta olup, sözü edilen düzenlemeye, 17.8.2016 tarihli, 29804 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 670 Sayılı KHK'nin 10. maddesinin 4. fıkrasıyla "Bu durumda, ilgili kurum ve kuruluşlara ait ve sözleşme tarihinde mevcut bina, yapı ve tesisler hariç olmak üzere, taşınmazların üzerinde yapılan bina, yapı ve tesisler ile her türlü taşınır, alacak ve haklar, belge ve evrak 23.7.2016 tarihinden geçerli olmak üzere bedelsiz olarak Hazineye devredilmiş sayılır." kuralı eklenmiştir.
Görüldüğü üzere getirilen düzenleme, yararlanıcıları ile kiracılarının milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatının değerlendirilmesi halinde irtifak ve intifa hakları ile kira sözleşmelerinin ilgili kurum ve kuruluş tarafından resen iptal edilmesine aittir. Buna göre sözü edilen düzenleme doğrudan hukuki etki doğurmamakta, ilgili idarenin, sözleşmenin tarafının milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatını belirlemesi durumunda, sözleşmenin iptali yolunda idari işlem tesisini öngörmekte ve bu durumda taşınmazların üzerinde yapılan bina, yapı ve tesisler ile her türlü taşınır, alacak ve haklar, belge ve evrak 23.7.2016 tarihinden geçerli olmak üzere bedelsiz olarak Hazineye devredilmiş sayılmaktadır.
Diğer yandan 23.1.2017 tarihli, 29957 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 685 Sayılı "Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname" ile Anayasanın 120. maddesi kapsamında ilan edilen ve 21.7.2016 tarihli, 1116 Sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuş; 2. maddede, Komisyonun, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen,
-Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi.
-Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi.
-Dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması.
-Emekli personelin rütbelerinin alınması, işlemleri hakkındaki başvuruları değerlendirip, karar vereceği belirtilerek, olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnamelerle gerçek veya tüzel kişilerin hukuki statülerine ilişkin olarak doğrudan düzenlenen ve birinci fıkra kapsamına girmeyen işlemlerin de Komisyonun görev alanında olduğu vurgulanmış; bu maddede belirtilen işlemlere bağlı olarak olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnamelerde yer alan ilave tedbirler ile kanun yollarının açık olduğu işlemler hakkında ayrıca başvuru yapılamayacağı ifade edilmiş; geçici 1. maddesine 690 Sayılı KHK ile eklenen kuralda ise, Komisyonun görev alanına giren konularda daha önce herhangi bir yargı merciine başvurmuş veya dava açmış olanlar için de 7. maddedeki usul ve sürelerin uygulanması ve bu dosyalar hakkında yargı mercilerince karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların yaptıkları masrafların üzerlerinde bırakılmasına dosya üzerinden kesin olarak karar verilmesi, vekalet ücretine hükmedilmemesi ve bu dosyaların yeni bir başvuru şartı aranmaksızın incelenmek üzere Komisyona gönderilmesi yöntemi benimsenmiştir.
Buna göre, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı olmadığı iddia edilen şirket tüzel kişiliği ile davacının mal varlığı hakkında uygulandığından bahisle, el koyma işlemlerinin iptali istemine ait uyuşmazlık, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun görevleri arasında sayılan işlerden olmadığından, diğer bir ifadeyle doğrudan kanun hükmünde kararname ile tesis edilmeyen, kanun hükmünde kararname hükmüne dayanılarak tesis edilen işlemlere ait olduğundan, İdare Mahkemesince işlemin hukuka uygunluğunun denetlenerek, dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılarak, dosyasının Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna gönderilmesine karar verilmesi isabetli değildir.
Ayrıca, İdare Mahkemesince verilen kararın 685 Sayılı KHK'nin geçici 1. maddesine göre "kesin" olduğu belirtilmiş ise de, bu kuralın Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun görevleri arasında sayılan işlere ait kararları kapsadığı, ayrıca Komisyon tarafından karar verilmesinden sonra aynı işlem hakkında yeniden dava açılmasını engellemeyi amaçladığı, dolayısıyla verilen kararın kanun yoluyla incelenmesine engel oluşturmadığı açıktır. Nitekim uygulamada Komisyonun görevinde olmadığı sonucuna ulaştığı işlerde dava dosyalarını yetkili yargı merciine iade ettiği ortadadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Kocaeli 2. İdare Mahkemesi'nin 11.7.2018 tarihli, E:2018/626, K:2018/954 Sayılı kararının KALDIRILMASINA, dosyanın, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yeniden bir karar verilmek üzere Mahkeme'ye gönderilmesine, yargılama giderleri hakkında yeniden karar verileceğinden bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, 14.03.2019 tarihinde kesin olarak ve oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)