(213 S. K. m. 3, 134) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ :Davacı adına, bir kısım gelirini beyan dışı bıraktığından bahisle, takdir komisyonu kararına istinaden 2012 yılına ilişkin olarak vergi zıyaı cezalı olarak salınan gelir vergisi tarhiyatını ihtiva eden ihbarnamenin iptali istemiyle açılan davanın, "...davalı idare tarafından, resen takdire gidilirken yalnızca farklı bir mükellef hakkında yapılan vergi tekniği raporunun değerlendirildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde yer alan vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu kuralı uyarınca ve anılan yasanın 31/8. maddesinde yer alan takdir komisyonu kararlarında takdirin müstenidatının bulunacağı yolundaki hüküm gereğince, gerçek ya da gerçeğe en yakın matraha ulaşılarak matrah takdiri gerekmekte iken, belirtilen usule aykırı olarak davacı nezdinde tutanak düzenlenmeden, iddia ve açıklamaları alınmadan, defter ve belgeleri incelenmeden, başka bir ifadeyle takdir komisyonunca hiçbir araştırma yapılmaksızın, doğrudan farklı bir mükellef hakkında tanzim edilen rapora dayanılarak belirlenen matrah esas alınarak, dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin salındığı, bu durumda, eksik inceleme ve varsayıma dayalı, dayanaktan yoksun takdir komisyonu kararına göre yapılan dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir vergisinde hukuka uygunluk görülmediği...." gerekçesiyle kabulü yönünde verilen İstanbul 14. Vergi Mahkemesi'nin 11/10/2018 tarih ve E:2018/421, K:2018/2678 sayılı kararının, davalı idare vekilince, .... Prodüksiyon Film ve Organizasyon Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. hakkında düzenlenen 12.05.2014 tarih ve 2014-A-1024/26 sayılı rapora istinaden davacının takdir komisyonuna sevk edildiği, zamanaşımı süresi dolmadan takdire sevkinin sağlanıldığı, gerekli araştırma ve incelemeye dayanılarak alınan takdir komisyona kararlarında belirlenen matrah üzerinden yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
CEVAP DİLEKÇESİNİN ÖZETİ: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi'nce; dosyadaki belgeler incelenip istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
İstinaf, davacı adına, bir kısım gelirini beyan dışı bıraktığından bahisle, takdir komisyonu kararına istinaden 2012 yılına ilişkin olarak vergi zıyaı cezalı olarak salınan gelir vergisi tarhiyatını ihtiva eden ihbarnamenin iptali istemiyle açılan davanın, yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne karar veren ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1.fıkrasında; idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 2.fıkrasında, istinafın, temyizin şekli ve usullerine tabi olduğu; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 6. fıkrasında ise, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir hükümleri yer almaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanun'un 3. maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu belirtilmiş; "Re'sen Vergi Tarhı" başlıklı 30. maddesinde, re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış ve maddede; vergi beyannamesi kanuni süresi geçtiği halde verilmemesi veya defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması bir re'sen tarh nedeni olarak belirlenmiştir.
Aynı Kanun'un "Takdir Kararı" başlıklı 31/8. maddesi, takdir kararında, takdirin müstenidatı ve takdir hakkında izahatın bulunması gerektiği hükmüne amirdir.
Yine 213 sayılı Kanun'un "Komisyonların Görevleri" başlıklı 74. maddesinin 'a' fıkrasının 1. bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak; 2. bendinde ise vergi kanunlarında yazılı fiat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek takdir komisyonlarının görevleri arasında sayılmış,aynı şekilde "Komisyonların Yetkileri" başlıklı 75/1. maddesinde, 72. maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonlarının 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisine haiz oldukları hüküm altına alınmıştır.
Bu kapsamda 213 sayılı Kanun'un "Maksat" başlıklı 134. maddesinde, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamak olduğu; aynı maddenin 2. fıkrasında ise, incelemeye yetkili olanlar tarafından lüzum görüldüğü takdirde incelemenin, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların tetkikine de teşmil edilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Görüldüğü üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinde re'sen tarhın tanımı ve nedenlerine yer verilmiş, Kanunun 3. maddesinde vurgulanan, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti ile ödenmesi gereken vergi tespit edilirken inceleme yetkisine de haiz olan takdir komisyonunca alınacak takdir kararlarında, takdirin dayanakları ve yapılan takdir hakkındaki açıklamaların yer alması, Kanunun 31/8. maddesinde öngörülmüştür.
Tıpkı vergi incelemesine dayanan re'sen tarhiyatta olduğu gibi, matrah takdirine dayanan re'sen tarhiyatla ilgili olarak da, takdir komisyonunca, inceleme yetkisini de kullanarak elde ettiği bilgi ve bulgulardan hareketle, vergilendirilecek olayın ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetini ortaya konularak, takdir edilecek matrahın ve buna bağlı olarak da ödenmesi gereken vergi tutarının gerçeğe en yakın şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, .... Prodüksiyon Film ve Organizasyon Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. hakkında düzenlenen 12.05.2014 tarih ve 2014-A-1024/26 sayılı rapora istinaden, davacının, bir kısım serbest meslek kazancını beyan dışı bıraktığından bahisle sevk edildiği takdir komisyonunca takdir edilen 375.000,00 TL matrah farkı üzerinden dava konusu cezalı tarhiyatın gerçekleştirildiği, davalı idarece dosyaya ibraz edilen, davacıya 2012 yılında yapılan serbest meslek kazancı ödemeleri nedeniyle, ödeme yapan mükelleflerin verdiği muhtasar beyannamelerinde, davacı adına kesinti yoluyla tahakkuk ettirilen vergilere ilişkin sorgulama çıktısında, .... İletişim Danışmanlık Ltd.Şti. tarafından, davacıya yapılan 375.000,00 TL serbest meslek kazancı ödemesi nedeniyle 75.000,00 TL tevkifat yapıldığı, davalı savunmasında adı geçen .... Prodüksiyon Film ve Organizasyon Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. tarafından aynı yılda davacıya yapılan serbest meslek kazancı ödemesinin 278.781,25 TL ve bu ödeme üzerinden kesilen vergi tutarının ise 55.756,25 TL olduğu, yani, dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağı takdir komisyonu kararında, beyan dışı bırakıldığı iddia edilen serbest meslek kazancı nedeniyle takdir edilen matrah farkının .... İletişim Danışmanlık Ltd.Şti. tarafından, davacıya yapılan 375.000,00 TL serbest meslek kazancı ödemesine ilişkin olduğu, ancak, gerek takdir komisyonu kararında, gerekse davalı idare savunmasında, davacıya ödenen bu tutarın mahiyetine ilişkin ödemeyi yapan şirket nezdinde herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığı gibi, davacının, söz konusu serbest meslek kazancına ilişkin vergilendirmenin, ödemeyi yapan şirketçe 75.000,00 TL vergi kesilmek suretiyle gerçekleştirilmiş olması (dava konusu ihbarnamenin ise 56.250,00 TL vergi ve 1 kat vergi ziyaı cezası ihtiva ettiği) karşısında, ödemenin niteliği ve kaynağı, ödemenin neden aynı tutarda matrah farkı olarak takdir edildiği ve davacı adına tarh edilen gelir vergisinin tutarı hesaplanırken, tevkifat tutarının dikkate alınıp alınmadığı hususlarına yönelik, gerek ödemeyi yapan şirket, gerekse davacı nezdinde herhangi bir inceleme-araştırma yapılmadığı, bu hususlarda, takdir komisyonu kararında açıklayıcı bilgi bulunmadığı, esasen .... Prodüksiyon Film ve Organizasyon Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. hakkında yapılan tespitlere dayanan davalı idare savunması ve eklerinin de bu hususları açıklamaya yeterli olmadığı görülmektedir.
Dosya kapsamından, dava konusu cezalı tarhiyatın, belirtilen bu hususlara yönelik yapılmış bir incelemeye dayandığını kabule imkan bulunmadığı, ayrıca, takdirin dayanağı ve izahını ortaya koyacak, bu suretle yapılmış bir inceleme sonucu elde edilen bilgi ve bulguların mevcut olduğunun ve bu bilgi-bulgulardan hareketle, söz konusu serbest meslek kazancı nedeniyle takdiri gereken bir matrah farkı bulunduğunun takdir komisyonu kararında ve davalı idare savunmasında da ortaya konulamadığı, özetle, davacı tarafından elde edildiği iddia edilen serbest meslek kazancıyla ilgili beyan dışı bırakılan bir matrah-vergi farkı bulunup bulunmadığı hususunda kanaat oluşturmaya yeterli inceleme, araştırmaya dayanan bilgi ve belgelerin, takdir komisyonu kararlarında açıklanmadığı gibi dosyaya da ibraz edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu tespitler ışığında, dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağı takdir komisyonu kararının, vergilendirilecek olayın ve buna ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetini, vergi matrahı ve ödenmesi gereken verginin gerçeğe en yakın şekilde hesaplandığını ortaya koymaya yeterli araştırma/inceleme sonucunda alındığının kabulü mümkün bulunmadığı gibi, takdir komisyonu kararının Kanunda belirtilen dayanak ve izahatten de yoksun bulunduğu anlaşılmakla dava konusu cezalı tarhiyatın bu gerekçeyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf istemine konu; İstanbul 14. Vergi Mahkemesi'nin 11/10/2018 tarih ve E:2018/421 K:2018/2678 sayılı kararında yasada sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden istinaf isteminin yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, istinaf aşamasında yapılan34,70-TL istinaf yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta avanslarının Mahkemesince yatıran tarafa iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, dava konusu tutar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46/b bendinde düzenlenen parasal sınırı aşmadığından, aynı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak, 11/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)