İSTEMİN ÖZETİ: Sakarya İli, Adapazarı İlçesi, .... Mahallesi 142 ada, 25 pafta, 939 parselde kayıtlı gayrimenkul üzerinde davacı banka lehine 06/10/2015 tarih 19371 yevmiye no ile 1. derece 3.000.000.00-TL bedelle tesis edilen ipoteğin 667 sayılı KHK gereğince terkin edilmesi üzerine, ipoteğin terkin edilmemesi, terkin edilmişse aynı koşullarda yeniden tesis edilmesi, yahut ihya edilmesi yolundaki talebin reddine ilişkin 05/06/2018 tarih ve 6324 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın, ipotek terkinin 25/07/2016 tarih ve yevmiye no:15079 sayılı işlem ile yapıldığı, davacının ise bunu 04/09/2016 tarihinde öğrendiği ve 26/09/2016 tarihinde idareye başvuruda bulunduğu, idarece 60 gün içinde cevap verilmemesi üzerine İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca isteğin reddedilmiş sayılarak başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılarak 02/01/2017 tarihinde dava açılması gerekirken, 19/04/2017 tarihinde idareye tekrar başvuruda bulunularak, söz konusu başvurunun 05/06/2018 tarihinde reddedilmesi üzerine ret işleminin iptali istemiyle 13/08/2018 tarihinde dava açıldığı, ancak sonradan yapılan başvurunun dava açma süresini ihya edici nitelikte başvuru olmadığı gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle reddi yolunda Sakarya 1. İdare Mahkemesince verilen 16/08/2018 tarih ve E:2018/623, K:2018/685 sayılı kararın, davacı tarafından; hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMALARINÖZETİ: Kararın hukuka uygun olduğu, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı ve altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri, altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse bu cevabın isteminin reddi sayılarak dava açabileceği gibi, kesin cevabın da beklenebileceği, bu durumda dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak bekleme süresinin de başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği kabul edildiği gibi, dava açılmaması veya davanın süre aşımı nedeniyle reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilmesine olanak tanınmaktadır.
Diğer taraftan, 17/08/2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesiyle, 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkili kılınmış; aynı maddenin davanında kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetlerinin sonlandırılarak ticari sicil kayıtları re'sen terkin edilmiş; bunların devralınan varlıkları dışındaki varlıkları da Hazineye bedelsiz devredilmiş sayılmış; bu durumda şirketlere daha önce atanmış kayyımların tasfiye memuru olarak görevlendirilebilmesine veya bu şirketlere tasfiye memuru atanabilmesine olanak tanınarak, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve birinci fıkrada yer alan hususları bu şekilde devralınan varlıklar için de uygulamaya Maliye Bakanlığı yetkili kılınarak, birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlaması; borçların ödenmesinde malvarlığının aynından doğan vergi borçları, rehinli alacaklar, çalışanların sigorta primleri, kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar, enerji, iletişim ve su kullanım borçları, çeşidine bakılmaksızın beşyüz Türk Lirasını geçmeyen borçlar ve diğerleri şeklindeki sıralamanın esas alınması öngörülmüştür.
Görüldüğü üzere getirilen düzenleme ile idareye "devralınan varlıklar ile ilgili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kerdinin ve borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekarar ihya" yetkisi de tanınmıştır.
Nitekim, dava dosyasının incelenmesinden, Sakarya İli, Adapazarı İlçesi, .... Mahallesi, 142 ada, 25 pafta, 939 parselde kayıtlı gayrimenkul üzerinde davacı banka lehine 06/10/2015 tarih 19371 yevmiye no ile 1. derece 3.000.000.00-TL bedelle ipotek tesis edildiği, 667 sayılı KHK gereğince söz konusu ipoteğin terkin edilmesi üzerine, davacının ipoteğin aynı koşullarda yeniden tesis edilmesi, ihya edilmesi için başvurduğu anlaşılmakta olup, davanın bu talebin reddine ilişkin 05/06/2018 tarih ve 6324 sayılı işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının mülkiyet hakkına ait olup, devralınan varlığın tasfiyesinin tamamlanmasına kadar ipoteğinin ihyası için yetkili idareye başvurulabileceğinin kabulü gerektiğinden, 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında, ipoteğin ihyası başvurusunun reddi üzerine, bu yazının tebliğinden itibaren genel dava süresinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi isabetli değildir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Sakarya 1. İdare Mahkemesinin 16/08/2018 tarih ve E:2018/623, K:2018/685 sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine, yargılama giderleri hakkında yeniden karar verileceğinden bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, 26/02/2019 tarihinde kesin olarak ve oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)