İSTEMİN ÖZETİ: Cumhuriyet Üniversitesi'nde görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin 1. fıkrasının değişik (d) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Üniversite Yönetim Kurulu'nun 7/09/2016 tarih ve 2016/1-4 sayılı işleminin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacının Kanun Hükmünde Kararname hükmü uyarınca kamu görevinden çıkarıldığı, Kanun Hükmünde Kararnamelerin hukuki denetiminin yapılamayacağı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddi yönünde Sivas İdare Mahkemesi'nce verilen 07/12/2016 gün ve E:2016/1377, K:2016/1575 sayılı kararın; davacı tarafından istinaf dilekçesinde belirtilen gerekçelerle mevzuata ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince; Dairemizin 08/02/2017 tarih ve E:2017/436, K:2017/366 sayılı kararının, Danıştay 5. Dairesinin 04/06/2018 tarih ve E:2017/11957, K:2018/14765 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyuldu ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü;
Dava; Cumhuriyet Üniversitesi'nde görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin 1. fıkrasının değişik (d) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Üniversite Yönetim Kurulu'nun 7/09/2016 tarih ve 2016/1-4 sayılı işleminin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiş ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde onaylanan karar 21.7.2016 tarihli ve 29777 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu çerçevede; Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnameler yürürlüğe girmiş ve bu Kanun Hükmünde Kararnamelerle, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu belirlenen kişiler, iki yöntemle kamu görevinden çıkartılmıştır. Bunlardan birincisi, Kanun Hükmünde Kararnamelerin eki listesinde isimlerine yer verilmek suretiyle başka bir işleme gerek kalmaksızın doğrudan kamu görevinden çıkartılma şeklinde, diğeri ise yine Kanun Hükmünde Kararnamelerde yer alan "kamu görevlilerine ilişkin tedbirler" başlığı altında çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarda çalışan personelin kamu görevinden çıkartılmasının usul ve esaslarını düzenleyen ve bu kapsamda personelin kendi kurumunda oluşturulan kurullar tarafından tesis edilen işlemlerle kamu görevinden çıkartılma şeklinde olmuştur.
Kanun Hükmünde Kararnamelerin eki listesinde isimlerine yer verilmek suretiyle başka bir işleme gerek kalmaksızın doğrudan kamu görevinden çıkartılan personelin açmış olduğu davalarda idare mahkemelerince, genellikle anılan Kanun Hükmünde Kararnamelerde söz konusu kamu görevinden çıkarılma konusunda idareye herhangi bir değerlendirme yapma ya da başka yönde işlem kurma yetki ve görevi verilmediği, kanun niteliğini taşıyan hukuki bir düzenleme ile kamu görevinden çıkarılma işlemi gerçekleştirildiği, dolayısıyla davalı idarece tesis edilmiş, idari davaya konu olabilecek bir idari işlemin bulunmadığı ve davanın esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle "davaların incelenmeksizin reddi yönünde" kararlar verilmiştir. Buna karşın, Kanun Hükmünde Kararnamelerde belirlenen usul ve esaslara göre personelin kendi kurumunda oluşturulan kurullar tarafından tesis edilen kamu görevinden çıkartılmaya ilişkin işlemlere karşı açılan davalarda, idare mahkemelerince uyuşmazlığın esasının incelenmesine devam edilmiştir.
Bu arada, personelin kendi kurumunda oluşturulan kurul tarafından tesis edilen kamu görevinden çıkartılmaya ilişkin işlemlere karşı açılan davaların incelemesi devam ederken, aynı personelin bu kez Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamelerin eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı hallerde, yasa hükmünde olan Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinin herhangi bir işleme gerek kalmaksızın doğrudan sonlandırılmış olması karşısında, idare tarafından oluşturulan Kurulun tesis ettiği kararın kendiliğinden ortadan kalktığı ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle kimi idare mahkemelerince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde kararlar verilmiştir.
Bir idari işlem açıkça idare tarafından geri alınmadığı veya bir başka işlemle yürürlükten kaldırılmadığı ya da idare mahkemesince iptal edilmediği sürece hukuk aleminde varlığını sürdürecektir. Bu nedenle, Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listelerde ismine yer verilmek suretiyle hiçbir idari işleme gerek kalmaksızın doğrudan kamu görevinin sonlandırılmasına karşı açılan davalarda idare mahkemelerince, Kanun Hükmünde Kararnamelerin kanun niteliği taşıdığı gerekçesiyle "incelenmeksizin ret" kararları verildiği de göz önünde bulundurulduğunda, personellerin kendi kurumunda oluşturulan kurullar tarafından kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davaların (idari işlemden sonra çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listesinde aynı personelin ismine yer verilmek suretiyle ikinci kez görevine son verilmiş olsa bile idari işlemin hukuken yürürlükte olması nedeniyle) esastan sonuçlandırılması gerektiği açıktır.
Ancak, 1.2.2018 tarih ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 1. maddesinde "Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21.7.2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur." hükmü yer almış, anılan Kanunun 2. maddesinde Komisyona verilen görevler düzenlenmiş, maddenin birinci fıkrasında Komisyonun, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen;
a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi,
b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi,
c) Dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması,
ç) Emekli personelin rütbelerinin alınması konularındaki,
başvuruları değerlendirip karar vereceği,
İkinci fıkrasında; Olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnamelerle gerçek veya tüzel kişilerin hukuki statülerine ilişkin olarak doğrudan düzenlenen ve birinci fıkra kapsamına girmeyen işlemlerin de Komisyonun görev alanında olduğu belirtilmiş,
Üçüncü fıkrasında ise maddede belirtilen işlemlere bağlı olarak olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnamelerde yer alan ilave tedbirler ile kanun yollarının açık olduğu işlemler hakkında ayrıca başvuru yapılamayacağı kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanunun "Geçiş hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Komisyonun görev alanına giren konularda daha önce herhangi bir yargı merciine başvurmuş veya dava açmış olanlar için de 7 nci maddedeki usul ve süreler uygulanır. Bu dosyalar hakkında yargı mercilerince karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların yaptıkları masrafların üzerlerinde bırakılmasına dosya üzerinden kesin olarak karar verilir, vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu dosyalar, yeni bir başvuru şartı aranmaksızın incelenmek üzere komisyona gönderilir." hükmüne yer verilmiştir.
Böylece, olağanüstü hal kapsamında doğrudan Kanun Hükmünde Kararnameler ile tesis edilen işlemlere karşı dava açılmadan önce Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurunun zorunlu bir yol olduğu, bu kapsamda Komisyonun görev alanına giren konularda daha önce herhangi bir yargı merciine başvurulmuş veya dava açılmış ise bu dosyaların da yargı yerlerince yeni bir başvuru şartı aranmaksızın incelenmek üzere Komisyona gönderileceği, dolayısıyla doğrudan Kanun Hükmünde Kararnameler ile tesis edilen işlemlere karşı değil, Komisyonca verilen kararlara karşı iptal davası açılabileceği dikkate alındığında; personelin çalıştığı kurum bünyesindeki Kurul kararı ile ilk olarak kamu görevinden çıkarıldığı, daha sonra da Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle ikinci kez kamu görevine son verildiği hallerde, hem kurum bünyesinde oluşturulan Kurul kararına hem de inceleme Komisyonunca verilen karara karşı iptal davaları açılmasına olanak bulunduğu ve esasen personelin hem kurul kararıyla hem de Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasının "sebep" unsurunun her iki halde de aynı olduğu; yani Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamelerden kaynaklandığı ve ilgililerin "... Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatının ..."bulunduğundan bahisle kamu görevinden çıkarıldığı açıktır. Bu nedenle, anılan her iki işleme karşı açılan davalarda yargı yerlerince verilecek kararların uygulanması aşamasında ortaya çıkabilecek hukuki sorunların da önlenmesi amacıyla Mahkemece; öncelikle personelin ilgili Kanun Hükmünde Kararnamenin ekli listesinde isminin yer alması nedeniyle kamu görevinden çıkartılması işlemine karşı dava açıp açmadığı, dava açmış ise 7075 sayılı Kanun hükümleri gereğince dava dosyasının İnceleme Komisyonuna gönderilip gönderilmediği, Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına karşı dava açmamış (ya da dava açmış) olsa bile Komisyona başvurma hakkını da kullanabileceğinden, personelin Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuruda bulunup bulunmadığı ve Komisyonca başvuru hakkında bir karar verilip verilmediği veya Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmasının iptali istemiyle açılmış dava nedeniyle 7075 sayılı Kanun gereğince Komisyona gönderilmesi gereken bir dosyasının mevcut olup olmadığı (Komisyonca verilecek karar hem personelin hukuki durumunu hem de davacının çalıştığı kurum bünyesinde oluşturulan Kurul tarafından verilen kamu görevinden çıkarma işlemine karşı açtığı davada yargı mercilerince verilecek kararın hukuki sonucunu etkileyeceğinden) araştırılmalı, şayet personelin herhangi bir davası veya Komisyona başvurusu yok ise Anayasanın 36. maddesiyle de koruma altına alınan hak arama hürriyetinin engellenmemesi adına, davacının çalıştığı kurum bünyesinde oluşturulan Kurul kararı ile ihraç edilmesi işleminin iptaline konu uyuşmazlığın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 667 ve 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamelerin verdiği yetkiye istinaden FETÖ/PDY adlı yapıyla irtibatlı olduğu değerlendirilen davacının, Üniversite Yönetim Kurulu kararıyla kamu görevinden çıkarılması üzerine, bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, bu işleme karşı açılan davada yargılama devam ederken, 22/11/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 677 sayılı KHK'nın ekinde yer alan liste ile davacının kamu görevinden çıkarıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmasına karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurabileceği ve Komisyonun vereceği karara karşı da dava açabileceği, söz konusu Kanun Hükmünde Kararnameden önce çalıştığı kurum bünyesinde oluşturulan kurulun kararına karşı açtığı davanın sonuçlandırılması halinde, anılan yargı kararının Komisyonun vereceği kararı etkileyeceği gibi, Komisyon Kararına karşı açılacak davada verilecek kararı da etkileyeceği açıktır.
Bu itibarla, davacının, 677 sayılı KHK ile gerçekleşen ihraç işlemine karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuruda bulunduğu ve Komisyon tarafından davacının başvurusu hakkında karar verildiği anlaşıldığından, uyuşmazlık hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, aksi değerlendirme ile davanın incelenmeksizin reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında yukarıda açıklanan gerekçeyle hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Nitekim, Danıştay 5. Dairesinin 30/03/2018 tarih ve E:2017/11929, K:2018/12942 sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların yapmış olduğu mahkeme ve istinaf safhasına ait tüm yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca artan tebligat avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 2577 sayılı Yasanın 46. maddesinin (c) bendi gereğince 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 21/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)