(2577 S. K. m. 45)
İstemin Özeti: Davacının .......... plakalı aracının mülkiyetinin kamuya geçirilmesine kararı doğrultusunda 27/11/2013 tarihinde fiilen el konulması nedeniyle uğranılan zarara karşılık, aracın kredili alımı sebebiyle 178.275,21-TL bedeli ile 12.781,21-TL'lik zorunlu ve faydalı masraflarına ilişkin zarardan kaynaklı toplam 191.056,42-TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi istemiyle açılan davada, yurt dışından ülkeye kaçak eşya sokulmasını önleme, izleme ve araştırmakla yükümlü olan davalı idarenin, aracın yurt dışından ithal edilerek trafik siciline tescilinin yapılması öncesinde üzerine düşen dikkat ve özeni göstermediği, yükümlü oldukları hizmeti kusurlu işlettikleri, aracın kaçak olarak yurda getirilmesinde herhangi bir ilgisi ve kusuru bulunmadığı, gümrük idaresince işlemleri tamamlanarak ithal edilen aracı satın alıp trafik siciline tescil ettirerek iyiniyetli 3. kişi durumunda bulunan davacının, ithalatı gerçekleştiren kişilerin sahte belgelerle bu aracı ithal ettiklerinden bahisle aracına yargı kararıyla, el konulması nedeniyle uğradığı zararların kusurlu sorumluluk ilkesi gereğince tazmin edilmesi gerektiği, davacı tarafından konu aracın 03.01.2013 tarihinde satın alındığı, aracın el konulma tarihinin ise 27.11.2013 olduğu, bu tarihler arasında aracın davacı tarafından kullanıldığı, mülkiyetin kamuya geçilme kararı olmasaydı dahi davacının şahsi kullanımı için kanunen zorunlu masrafların ödenmesi gerektiği açık olduğunundan, davacının zorunlu ve faydalı masraflara ilişkin tazminat talebinde hakkaniyete ve hukuka uygun bir yön bulunmadığı, İstanbul 11. İdare Mahkemesinin 26.06.2018 tarihli ara kararı ile zararın konusunu oluşturan aracın akibetinin davalı idareye sorulduğu, .......... plakalı aracın 22/07/2016 tarihinde yapılan E-ihale ile 163.100,00-TL bedelle ..........'a satıldığı, ihale bedelinden vergiler düşüldükten sonra kalan 51.083,36-TL satış bedelinin ise davacı adına emanete alındığı bilgisini içeren 27/07/2017 tarih 36195624 sayılı yazısının dava dosyasına sunulduğu görüldüğü, maddi tazminat talebi yönünden ise; 02.07.2016 tarih 2013/40 sayılı Eksperiz Raporuyla değeri belirlenerek 22/07/2016 tarihinde 163.100,00-TL bedelle satılan aracın, el koyma ile ihale yoluyla satışı aralığındaki zaman diliminde kullanılmadığı başka bir deyişle davacıdan sonraki ilk alıcının ihale yoluyla aracı satın alan kişi olduğu göz önünde bulundurulduğunda; davalı idarece E-ihale satış bedeli olan 163.100,00-TL'nin davacının faturalandırabildiği zararı ile karşılaştırıldığında hükme esas alınabilir nitelikte bir kıymet takdiri olduğu kanaatine varıldığı, davacının satın aldığı .......... plakalı, .......... şase numaralı araca el konulması nedeniyle uğranılan yukarıda izah edildiği üzere piyasa rayiç bedeli -yani davacının zararı- olduğu kanaatine varılan ihale satış bedeli olan 163.100,00-TL'nin dava tarihi olan 06/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, davacının fazlaya ilişkin talebinin ise reddi gerektiği, davacının zararın konusu olan aracın ihale bedelinden vergiler düşüldükten sonra kalan 51.083,36-TL satış bedelini iktisap ettiği tespit edilirse, hükmedilen maddi tazminat miktarından bu bedelin düşüleceği gerekçesiyle 163.100,00-TL maddi tazminatın dava açma tarihi olan 06/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ilişkin İstanbul 11. İdare Mahkemesince verilen 03/10/2018 tarih ve E:2017/1888, K:2018/1426 sayılı kararın, davanın süresinde açılmadığı, mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararında iyiniyet aranmadığı, idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı iddialarıyla kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi davalı idare tarafından istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
Dava dosyasının incelenmesinden, dayandığı gerekçeler karşısında, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü gösterilen kanun yolu aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuranın üzerinde bırakılmasına, posta gideri için alınan paranın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 04/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)