(3194 S. K. m. 5) (Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği m. 18, 19, 20)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı vekili tarafından, 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonuna ilişkin Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarihli, 363 Sayılı kararı ile bu plana yönelik itirazın reddine ilişkin 18.08.2017 tarihli, 461 Sayılı Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istemiyle açılan davada; Gaziantep 2. İdare Mahkemesince verilen 21/06/2018 gün ve E:2017/1878 , K:2018/763 Sayılı " davanın reddine" ilişkin kararın davacı vekili tarafından; nüfus projeksiyonunun gerçeği yansıtmadığı, 2040 yılı için öngörülen nüfus sayısının şehrin nüfus artış hızıyla bağdaşmadığı, yapıldığı belirtilen hesaplamaya dair hiçbir açıklamanın bulunmadığı, TÜİK verileriyle nüfus artış hızının %1,57'ye kadar gerilediği görülmekte iken idarenin yıllık ortalama%3,50 gibi bir nüfus artışı öngördüğü, nüfusun çok yüksek belirlenmesi nedeniyle altyapı hizmetlerinin nasıl karşılanacağının da belirsiz olduğu, planda daha önce bulunmayan Karacaören Uydukent alanı, Geneyik ve Kurtuluş-Bayramlı alanlarının yeni kentsel gelişme alanları olarak belirlenmekle birlikte bu alanların çevre düzeni planına aykırı bir şekilde alt ölçeklerde planlanıp yürürlüğe girmesi ve itiraza konu çevre düzeni planına alt ölçekte kararlarıyla ilave edilmesinin düşündürücü olduğu, ilave imar alanlar nedeniyle tarımsal ve doğal zenginliğin risk altında olduğu, plan değişikliğinin bilimsel ve teknik dayanaktan yoksun olarak yapıldığı ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, davacı vekili tarafından, 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonuna ilişkin Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarihli, 363 Sayılı kararı ile bu plana yönelik itirazın reddine ilişkin 18.08.2017 tarihli, 461 Sayılı Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 3194 Sayılı Kanun'un 5.maddesinde; "...Çevre düzeni planı; Ülke ve bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanılması kararlarını belirleyen plandır... " tanımına yer verilmiştir.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 18.maddesinde ise ;"Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." hükmü, 19.maddesinde;"Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması, esastır. Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar. Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır. Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir. Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." hükmü, 20.maddesinde;" Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır. Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." hükmü bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonuna ilişkin Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarihli, 363 Sayılı kararı ile bu plana yönelik itirazın reddine ilişkin 18.08.2017 tarihli, 461 Sayılı Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istemiyle açılan davada, uyuşmazlığın çözümü bakımından Gaziantep 2. İdare Mahkemesince keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de, sözkonu bilirkişi raporuna bakıldığında davacının gerek nüfus projeksiyonunun verilerle örtüşmeyecek biçimde fazla belirlendiği gerekse de kentsel gelişme alanı olarak belirlenmek suretiyle tarımsal bazı alanların imara açılarak yapılaşma baskısının arttırıldığı yolundaki dava dilekçesinde yer verilen itirazlara yönelik somut ve niceliksel herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığının görülmesi karşısında Dairemizce uyuşmazlığın çözümü bakımından 2. Kez mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, mahallinde yaptırılan keşif üzerine düzenlenerek 28/01/2020 tarihinde kayda giren bilirkişi raporunda ise uyuşmazlığa konu 1/100000 ölçekli çevre düzeni planı ile ilgili olarak;
"Dava konusu Gaziantep İli 1/100.000 Çevre Düzeni Planı Revizyonunun amacının, vizyonunun ve planlama kararlarını yönlendirecek temel kararlar olarak benimsenen kararlarının, koruma, geliştirme ve planlama ilkelerinin alanda yürürlükte olan TRC1 Gaziantep-Adıyaman-Kilis Bölge Planının hedef - ilkeleri ile uyumlu ve tutarlı olduğu kanaatine varıldığı,
Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.09.2011 tarih ve 359 Sayılı kararı ve Gaziantep İl Genel Meclisinin 03.11.2011 tarih ve 99 Sayılı kararı ile onaylanmış olan Gaziantep ili 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının yürürlüğe girmesinin ardından Gaziantep Büyükşehir Belediyesi sınırlarının 2012 yılında çıkarılan 6360 Sayılı Kanunla sınırlar Gaziantep il sınırlarının tamamını kapsayacak biçimde genişletilmiş olması ve 30 Mart 2014 tarihinde gerçekleşen yerel yönetim seçimleriyle birlikte, il içindeki tüm köy ve beldelerin mahalleye dönüştürülmesi, belediye sisteminin Büyükşehir Belediyesi ve 9 ilçe belediyesinden oluşur hale getirilmiş olması, ayrıca 14.06.2014 tarih 29030 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesi ile alanda yürürlükte olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının bu yönetmelikte belirtilen gösterim teknikleri doğrultusunda yeniden güncellenmesinin gerekmesi gibi gerekçelerden dolayı alanda yürürlükte olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında revizyona gidilmesinin kaçınılmaz olduğu, daha doğrusu zorunlu hale geldiği, bu doğrultuda Gaziantep il bütününde var olan tüm yerleşmelere ilişkin gelişmelerin yönlendirilmesinin yanı sıra, il sınırları içindeki doğal ve kültürel değerlerin korunmasını da amaçlayan mevcut çevre düzeni planının ilgili mevzuat düzenlemeleri sonucunda değişen idari yapı ve planın onayından bu yana geçen sürede yaşanan gelişmeler dikkate alınarak dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarih ve 363 Sayılı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonunun hazırlandığı, dolayısıyla dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonunun hazırlanmasında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve mevzuata aykırı bir durumun bulunmadığı kanaatine varıldığı,
Dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarih ve 363 Sayılı karan ile onaylanan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonunu incelendiğinde bu planın Gaziantep İli bütününe yönelik hazırlandığı, bu planda orman alanları, mera alanları, doğal karakteri korunacak alanlar, dikili tarım alanları, tarım alanları, sulama alanları ve mesire alanlarının bugünkü arazi kullanımı devam ettirilerek korunacak alanlar olarak belirtildiği, planda su kaynakları koruma alanlarının belirlenerek bu doğrultuda içme ve kullanma suyu mutlak koruma alanı, kısa mesafeli koruma alanı, orta mesafeli koruma alanı ile uzun mesafeli koruma alanlarının belirtildiği, yine planda sulak alanların sınırlarının, sulak alan mutlak koruma bölgesi ve sulak alanların ekolojik etkilenme bölgesi ile sulak alan tampon bölge sınırlarının belirtilerek su kaynakları koruma alanları ile sulak alanlara yapı sınırlaması getirilerek bu alanların korunacak alanlar olarak belirtildiği, planda ölçeğinin gerektirdiği plan diline ve tekniğine uygun olarak kentsel yerleşim alanlarının kentsel yerleşik alan ve kentsel gelişme alanı olarak planlandığı, kırsal yerleşim alanlarının ise planlı kırsal yerleşik alan, planlı kırsal gelişme alanı ve kırsal yerleşik alan olarak planlandığı, bunun yanı sıra planda büyük alan kullanımı gerektiren çalışma alanları olan Merkezi İş Alanı, tali merkez, lojistik bölge, kentsel servis alanı, sanayi ve depolama alanları, endüstriyel gelişme bölgesi, organize sanayi bölgesi, serbest bölge, organize tarım ve hayvancılık bölgesi, turizm bölgesi alanları ile büyük alan kullanımı gerektiren üniversite alanı, kentsel ve bölgesel yeşil ve spor alanı, kentsel ve bölgesel sosyal altyapı alanı, ağaçlandırılacak alan, askeri yasak ve güvenlik bölgesi gibi genel arazi kullanım kararları ile sit alanları gibi korunacak alanlar ve tabiat parkı, yaban hayatı geliştirme alanı, turizm merkezi gibi özel kanunlara tabi olan alanların gösterildiği, ayrıca planda afete maruz bölgelerin belirtildiği, katı atık tesisleri alanı, atıksu tesisleri alanı, içme suyu tesisleri alanı, teknik altyapı alanı, içme suyu ana hattı gibi su, atıksu ve arıtma sistemlerinin gösterildiği, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlanın belirlendiği, diğer taraftan bu plana ait plan uygulama hükümlerinde de planın amacının, kapsamının, planlama hedeflerinin açıklandığı, koruma, geliştirme ve planlama ilkelerinin detaylı olarak belirtildiği, planda öngörülen arazi kullanım kararlarının detaylı bir şekilde tanımlandığı ve her bir arazi kullanım kararına ilişkin uygulama hükümlerinin belirtildiği, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesinin sağlanmasına yönelik hükümler getirildiği, dolayısıyla dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarih ve 363 Sayılı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonunda çevre düzeni planının planlama ilkeleri ve esasları bakımından şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve ilgili mevzuata aykırı bir durumun bulunmadığı kanaatine varıldığı,
Dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarih ve 363 Sayılı karan ile onaylanan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonu ile Kurtuluş- Bayramlı bölgesinde kentsel gelişme alanı olarak planlanmış olan alanların yeni yerleşime açılan alanlar olmadığı, şöyle ki dava konusu olan 1/100.000 ölçekli il çevre düzeni planı revizyonundan önce alanda yürürlükte olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında yani Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.09.2011 tarih ve 359 Sayılı kararı ve Gaziantep İl Genel Meclisinin 03.11.2011 tarih ve 99 Sayılı kararı ile onaylanmış olan Gaziantep ili 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında Kurtuluş - Bayramlı bölgesinde sanayi alanı ve konut dışı kentsel çalışma alanı olarak planlanmış olan alanların dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarih ve 363 Sayılı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonunda kentsel gelişme alanı olarak planlanmış olduğu, dolayısıyla davacının iddia etmiş olduğu gibi dava konusu olan 1/100.000 ölçekli il çevre düzeni planı revizyonunda Kurtuluş - Bayramlı bölgesinde kentsel gelişme alanı olarak planlanmış olan bölgenin yeni yerleşime açılmış olan bir alan olmadığı, dava konusu olan 1/100.000 ölçekli il çevre düzeni planı revizyonu ile alanda yürürlükte olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kent merkezinin doğusunda Kurtuluş - Bayramlı bölgesinde sanayi alanları, konut dışı kentsel çalışma alanı olarak planlanmış olan alanların fonksiyonunun değiştirildiğinin görüldüğü, dava konusu olan 1/100.000 ölçekli il çevre düzeni planı revizyonunda Gaziantep kent merkezinin doğu bölgesinde kentsel gelişme alanı olarak planlanmış olan alanların alanda 1990 yılında yürürlüğe giren imar planlarında “Sanayi Alanı”, “Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Alanı”, “Konut Dışı Kentsel Çalışma Alanı”, “Depolama Alanı” ve “Ticaret Alanı” olarak planlanmış olduğu ancak aradan çok uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen alanda bu kullanımlar doğrultusunda herhangi bir yapılaşmanın gerçekleşmemiş olduğu, kent içerisinde sanayi alanları, küçük ve orta ölçekli sanayi alanları, konut dışı kentsel çalışma alanları, depolama alanları, toptan ticaret alanlarının kentin değişik noktalarında gelişmiş ve gelişmekte olduğu, bu nedenle bu bölgede kalan taşınmazların büyük bir bölümünün uzun yıllardan beri atıl durumda kaldığı, dolayısıyla alanda yürürlükte olan planların bu alanlara yönelik olarak ihtiyaca cevap veremediği ve uygulama kabiliyetini yitirdiği, bu nedenle bu bölgeye yönelik plan kararlarında revizyona gidilmesinin ve bu bölgenin arazi kullanım kararlarının değiştirilmesinin zorunlu hale geldiği, bu doğrultuda dava konusu olan /100.000 ölçekli il çevre düzeni planı revizyonunda alanda yürürlükte olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında bu bölgede sanayi alanları, konut dışı kentsel çalışma alanı olarak planlanmış olan alanların fonksiyonunun kentsel gelişme alanı olacak şekilde değiştirildiği, ayrıca dava konusu olan 100.000 ölçekli il çevre düzeni planı revizyonunda sanayi alanları ve depolama alanları içinde kent merkezinin kuzey - kuzeydoğusundaki bölgede yer seçimi yapıldığı, bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde dava konusu olan 1/100.000 ölçekli il çevre düzeni planı revizyonunda alanda yürürlükte olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kent merkezinin doğusunda Kurtuluş - Bayramlı bölgesinde sanayi alanları, konut dışı kentsel çalışma alanı olarak planlanmış olan alanların kentsel gelişme alanı olacak şekilde planlanmasına yönelik plan kararında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı bir durumun bulunmadığı kanaatine varıldığı,
Gerek keşif esnasında yerinde yapılan inceleme ve gözlemlerde, gerek bu alanlara ait uydu görüntüsü üzerinde yapılan incelemelerde gerekse Gaziantep İl Arazi Varlığı ve Arazilerin Tarımsal Kullanıma Uygunluk Haritası (ATKUH) üzerinde yapılan incelemede dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarih ve 363 Sayılı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonu ile kentin güneyinde Geneyik bölgesinde ve kentin kuzeyinde Karacaören Bölgesinde yeni yerleşime açılan alanların tamamına yakın bölümünün işlemeli tarım kültürüne uygun olmayan tarım dışı araziler niteliğinde olduğunun tespit edildiği, diğer taraftan dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonuna göre bu alanlardan kentin güneyinde Geneyik bölgesinde planlanmış olan yerleşim alanının çevresindeki alanların dikili tarım arazileri olarak planlanmış olduğu, kentin kuzeyinde Karacaören bölgesinde planlanmış olan yerleşim alanlarının çevresindeki alanların ise dikili tarım arazileri, ağaçlandırılacak alanlar, mera alanları vs. olarak planlanmış olduğu görüldüğü, ancak dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarih ve 363 Sayılı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonuna ait plan uygulama hükümlerinin “Koruma İlkeleri” başlığı altında “2.1.6. Bölgesel özellikler nedeniyle yetişen özel ürünlerin bulunduğu tarım toprakları ile nitelikli tarım toprakları başta olmak üzere, tarımsal amaçlarla kullanılan, kullanılabilecek olan toprakların korunması. “ hükmünün, “Geliştirme İlkeleri” başlığı altında “2.2.2. Kentsel veya kırsal gelişme alanlarının, doğal eşikler de dikkate alınarak, verimli tarım alanlarına, su kaynaklarına, doğal ve kültürel kaynak değerlerine ve yenilenebilir enerji kaynak alanlarına zarar vermeyecek biçimde geliştirilmesi. ” hükmünün, “Yerleşim Alanları” başlığı altında “4.1.1.2. Bu planda kentsel yerleşme alanları için yapılmış olan genel nüfus kabulüne uygun olarak, kentsel yerleşmeler içindeki yoğunluk dağılımı nazım imar planlarında yapılacaktır. Mevcut kentsel gelişme alanlarından, nazım imar planı hazırlanması aşamasında korunması gerekli (tarım, orman, mera, sit vb.) alanlara rastladığı belirlenen bölümlerin yerine, aynı nüfus büyüklüğünün yerleşimine uygun, farklı bölgede yeni kentsel gelişme alanları düzenlenebilir. ” hükümlerinin getirildiği, ayrıca plan uygulama hükümlerinin “Özel Hükümler” bölümünde planlama sahası içerisinde planlanmış olan tarım alanları, mera alanları, ağaçlandırılacak alanlar vs. alan kullanımlarının her birine yönelik ayrı ayrı hükümler getirilerek planlama sahası içerisinde planlanmış olan bu alanların gelişme içinde nasıl korunması gerektiğine dair siyasalar geliştirildiği, böylece koruma-kullanma dengesinin yakalanması amacıyla kentsel gelişme ile tarımsal alanlar, mera alanları, ağaçlandırılacak alanlar vs. arasında birlikte yaşama dayalı stratejiler belirlendiği, bu çerçevede kentin güneyinde Geneyik bölgesinde ve kentin kuzeyinde Karacaören bölgesinde işlemeli tanm kültürüne uygun olmayan tarım dışı araziler niteliğinde olan alanlarda kentsel gelişme için gerekli kentsel arsaların üretilmesinin sağlanmaya çalışıldığının görüldüğü, tarım dışı arazilerden oluşan bu bölgelerin yerleşime açılmasının kentin diğer bölgelerinde tanmsal alanlar üzerindeki yapılaşma baskılarını da azaltacacağı, dolayısıyla dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarih ve 363 Sayılı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonu ile kentin güneyinde Geneyik bölgesinde ve kentin kuzeyinde Karacaören Bölgesinde yeni yerleşime açılan alanlara yönelik plan kararlarında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı bir durumun bulunmadığı kanaatine varıldığı,
Dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonunda Kilis Yolu ve Burç Yolu üzerindeki tarımsal niteliği korunacak olan bağ-bahçe nizamındaki alanların kentsel gelişme alanı olarak planlanarak hem bahse konu olan bölgede düzensiz yapılaşmanın önünde geçilmesi ve bu bölgedeki yapılaşmanın kontrol altına alınması hem de bu bölgede gelişmiş olan ve Gaziantep kenti kültürü içerisinde önemli bir yeri olan bağ evi kültürünün düzenli bir şekilde gelişmesinin sağlanması amaçlanmış, bu doğrultuda dava konusu olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında da bu bölgenin kentsel gelişme alanı olarak belirlenerek bu bölgenin alt ölçekli nazım imar planında seyrek yoğunlukta konut alanı olarak planlanacağının, bu bölgede mevcut eğilimler doğrultusunda, bağcılık ve bahçecilik faaliyetleri ile birlikte, kuralları ve sınırlamaları belirlenmiş bağ evi yapılaşmalarının gerçekleştirilmesinin de olanaklı kılınacağının, nazım imar planında seyrek yoğunlukta konut alanı olarak düzenlenecek olsa da, bu alanların sahip olduğu tarımsal özelliklerin korunacağının ve bu doğrultuda ilgili kurum (Tarım İl Müdürlüğü) tarafından verilmiş görüş doğrultusunda uygulama yapılacağı yönünde hükümler getirilerek bu bölgede de koruma -kullanma dengesinin gözetildiği, kaldı ki dava konusu olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında ölçeğinin gerektirdiği plan diline ve tekniğine göre Kilis Yolu ve Burç Yolu üzerindeki bölgede yapılaşmanın imar planına göre gerçekleşmiş ve gerçekleşmekte olduğu alanlar ile bu bölgede ki bağ - bahçe alanlarının ayrı ayrı gösterilmesinin mümkün olmadığı, bu ayırımın ancak alt ölçekli planlarda yapılmasının mümkün olduğu, nitekim dava konusu olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına ait plan açıklama raporunda bu alanlar ile ilgili ayırımın alt ölçekli nazım imar plamnda yapılacağının belirtilerek bu alanlar için bir belirsizlik durumu yaratılmadığının görüldüğü, dolayısıyla dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep Î1 Çevre Düzeni Planı Revizyonunda Kilis Yolu ve Burç Yolu üzerindeki tarımsal niteliği korunacak olan bağ-bahçe nizamındaki alanların kentsel gelişme alanı olarak planlanmasında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı bir durumun bulunmadığı kanaatine varıldığı,
Dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarih ve 363 Sayılı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonuna ait plan açıklama raporunun “4.3. Nüfus Projeksiyonları Ve Tahminler” bölümünde nüfus projeksiyonlarına yer verildiği, bu doğrultuda Gaziantep İl Bütünü Nüfus Projeksiyonu, Gaziantep Merkez Kent Nüfus Projeksiyonu ve İlçelere Göre Nüfus Projeksiyonlarının ayrı ayrı belirtildiği, dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonuna ait plan açıklama raporundaki nüfus projeksiyonlarına göre Gaziantep Merkez Kent 2040 yılı nüfusu 3.990.000 kişi olarak kabul edilmiş iken Gaziantep il geneline yönelik 2040 yılı nüfusu olarak 4.450.000 kişi olarak kabul edildiği, dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarih ve 363 Sayılı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli Gaziantep tl Çevre Düzeni Planı Revizyonunda plan hedef yılı 2040 yılı olarak belirlendiği, Gaziantep Merkez Kent 2040 yılı projeksiyon nüfusu, Gaziantep il geneline yönelik 2040 yılı projeksiyon nüfusu ve Gaziantep İlçelerinin 2040 yılı projeksiyon nüfusunun En Küçük Kareler Yöntemi, Bileşik Faiz Yöntemi ve Üssel Artış Yöntemi kullanılarak hesaplandığının anlaşıldığı, ancak bu yöntemlere göre projeksiyon nüfusu hesaplanırken hangi nüfus verilerinin kullanıldığına farklı bir ifade ile projeksiyon nüfusunda hangi yıllara ait nüfus bilgilerinin göz önünde bulundurulduğuna dair herhangi bir açıklama ve bilgi bulunmadığının görüldüğü, dava konusu olan l/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonunda bu noktada bir belirsizlik söz konusu olduğu,
Dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarih ve 363 Sayılı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonuna ait plan açıklama raporunun “4.3. Nüfus Projeksiyonları Ve Tahminler” bölümünde nüfus projeksiyonlarına yer verildiği, bu doğrultuda En Küçük Kareler Yöntemi, Bileşik Faiz Yöntemi ve Üssel Artış Yöntemi kullanılarak projeksiyon nüfusları hesaplandığı ve bu doğrultuda Gaziantep İl Bütünü Nüfus Projeksiyonu, Gaziantep Merkez Kent Nüfus Projeksiyonu ve Gaziantep İlçelerinin her birinin Nüfus Projeksiyonları ayrı ayrı belirtildiği, dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonuna ait plan açıklama raporundaki nüfus projeksiyonlarına göre Gaziantep İl Bütünü 2040 yılı projeksiyon nüfusu ortalama 4.145.807 kişi olarak hesaplandığı ve nihai olarak Gaziantep Merkez Kent 2040 yılı projeksiyon nüfusu 4.450.000 kişi olarak kabul edildiği, ancak bilirkişi kurulunca nüfus projeksiyon yöntemleri (En Küçük Kareler Yöntemi, Bileşik Faiz Yöntemi, Üssel Artış Yöntemi ve Aritmetik Yöntem) kullanılarak yapılan hesaplamalar sonucunda Gaziantep İl Bütünü 2040 yılı projeksiyon nüfusu ortalama 3.224.802 kişi olarak hesaplanmış olduğu, bu durumda dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonuna ait plan açıklama raporundaki Gaziantep İl Bütünü 2040 yılı projeksiyon nüfusu olarak hesaplanan ortalama 4.145.807 kişilik nüfusun 921.005 kişi (4.145.807 kişi -3.224.802 kişi = 921.005 kişi) fazla olarak hesaplandığının görüldüğü,
Davacı tarafından da dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonunda Gaziantep Merkez Kent (Şahinbey ve Şehitkamil İlçeleri) için hesaplanan 2040 yılı projeksiyon nüfusuna itiraz edildiği, dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonuna ait plan açıklama raporundaki nüfus projeksiyonlarına göre Gaziantep Merkez Kent 2040 yılı projeksiyon nüfusu ortalama 3.991.970 kişi olarak hesaplandığı ve nihai olarak Gaziantep Merkez Kent 2040 yılı projeksiyon nüfusunun 3.990.000 kişi olarak kabul edildiği, dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonuna ait plan uygulama hükümlerinin 5. maddesinde de Gaziantep Merkez Kent'in 2040 yılı için hedef yıl planlama nüfusu 3.990.000 kişi olarak kabul edildiği, ancak bilirkişi kurulunca nüfus projeksiyon yöntemleri (En Küçük Kareler Yöntemi, Bileşik Faiz Yöntemi, Üssel Artış Yöntemi ve Aritmetik Yöntem) kullanılarak yapılan hesaplamalar sonucunda Gaziantep Merkez Kent 2040 yılı projeksiyon nüfusu ortalama 2.852.919 kişi olarak hesaplanmış olduğu, bu durumda dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonuna ait plan açıklama raporundaki Gaziantep Merkez Kent 2040 yılı projeksiyon nüfusu olarak hesaplanan ortalama 3.991.970 kişilik nüfusun 1.139.051 kişi (3.991.970 kişi -2.852.919 kişi = 1.139.051 kişi) fazla olarak hesaplandığının görüldüğü, kaldı ki TRC1 Gaziantep-Adıyaman-Kilis Bölge Planında Gaziantep Merkez Kent 2023 yılı projeksiyon nüfusu 1.920.545 kişi olarak hesaplanmış olmasına rağmen dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonunda Gaziantep Merkez Kent 2020 yılı projeksiyon nüfusunun 2.058.371 kişi olarak hesaplandığının görüldüğü, bu durumun dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonunda hesaplanan projeksiyon nüfusunun fazla hesaplandığını gösterdiği, dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarih ve 363 Sayılı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonunda Gaziantep Merkez Kentte 2040 yılı projeksiyon nüfusunun 3.991.970 kişi olarak hesaplanması ve bu doğrultuda Gaziantep Merkez Kentte 2040 yılı projeksiyon nüfusunun 3.990.000 kişi olarak kabul edilmesinin dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonu plan kararlarını etkilemediği, zira dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonunda planlanmış olan kentsel yerleşim alanlarına yönelik herhangi bir yoğunluk kararı getirilmediği, bu plana ait plan uygulama hükümlerinin 4.1.1. maddesinde "4.1.1. Kentsel Yerleşim Alanları: Bu planla belirlenmiş kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanları ile bu alanlarla bütünleşen diğer kentsel kullanım alanlarından oluşan bütünlüklü alandır. Kentsel yerleşim alanları kapsamındaki kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanlarına ilişkin alt ölçekli planlarda yapılacak yoğunluk dağılımı bu notların 5. bölümünde yer alan nüfus kabulleri esas alınarak yapılacaktır. ” hükmünün getirilerek planlama sahası içerisinde kentsel gelişme alanları ve kentsel yerleşik alanlar olarak planlanmış olan kentsel yerleşim alanlarına yönelik yoğunluk kararlarının alt ölçekli planlara bırakıldığı görülmektedir. Ancak dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonunda Gaziantep Merkez Kent (Şahinbey ve Şehitkamil İlçeleri) için hesaplanan 2040 yılı projeksiyon nüfusu dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonu doğrultusunda hazırlanacak olan alt ölçekli planların plan kararlarını doğrudan etkilemektedir. Şöyle ki dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonuna ait plan uygulama hükümlerinin 4.1.1. maddesinde “4.1.1. Kentsel Yerleşim Alanları: Bu planla belirlenmiş kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanları ile bu alanlarla bütünleşen diğer kentsel kullanım alanlarından oluşan bütünlüklü alandır. Kentsel yerleşim alanları kapsamındaki kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanlarına ilişkin alt ölçekli planlarda yapılacak yoğunluk dağılımı bu notların 5. bölümünde yer alan nüfus kabulleri esas alınarak yapılacaktır.” hükmünün getirilerek 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında planlanmış olan kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanlarında alt ölçekli planlarda yapılacak yoğunluk dağılımında bu plana ait plan uygulama hükümlerinin 5. maddesinde Gaziantep Merkez Kent'in 2040 yılı projeksiyon nüfusu olarak öngörülen 3.990.000 kişilik nüfus doğrultusunda belirleneceğinin hüküm altına alındığı, bu durumun da alt ölçekli planlarda Gaziantep Merkez Kent'in 2040 yılı nüfusunun 3.990.000 kişi olarak kabulü doğrultusunda yapılacak yoğunluk dağılımında kentsel gelişme alanlarına ve kentsel yerleşik alanlara yüksek yoğunlukların verilmesine yol açacağı, şöyle ki bilirkişi kurulunca yaklaşık 2.852.919 kişi olarak hesaplanmış olan Gaziantep Merkez Kent'in 2040 yılı projeksiyon nüfusunun dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonunda yaklaşık % 40 daha fazla olacak şekilde hesaplanarak 3.990.000 kişi olarak kabul edilmesi alt ölçekli planlarda kentsel gelişme alanları ve kentsel yerleşik alanlarda yoğunluğun yaklaşık % 40 artmasına neden olacağı, dolayısıyla dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarih ve 363 Sayılı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonunun bu noktada şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu kanaatine varıldığı,
Dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarih ve 363 Sayılı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonuna ait plan açıklama raporunda Gaziantep Merkez Kent ve Gaziantep il geneline yönelik 2040 yılı nüfus projeksiyonu hesaplanırken Suriyeli mülteci nüfusu göz önünde bulundurulmadığı, aynı şekilde bilirkişi kurulunca da Gaziantep Merkez Kent ve Gaziantep il geneline yönelik 2040 yılı nüfus projeksiyonu hesaplanırken Suriyeli mülteci nüfusu göz önünde bulundurulmadığı, bunun yanında dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonuna ait plan açıklama raporunda her ne kadar projeksiyon nüfusu hesaplamasında yer almamasına rağmen Suriyeli mülteci nüfusun varlığı ve kısmen kalıcı olma olasılığı da dikkate alınmıştır denildiği, ancak Suriyeli mülteci nüfusun varlığının ne kadar olduğu, kalıcı Suriyeli nüfusunun ne kadar olacağına yönelik herhangi bir açıklama getirilmediği, dava konusu olan l/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonunda bu noktada bir belirsizlik söz konusu olduğu, Kaldı ki bilirkişilerce de dava konusu olan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonundaki bu yaklaşımın uygun olmadığının düşünüldüğü, zira Suriyeli mülteci nüfusun Türkiye'de kesin olarak kalıcı olup olmayacağına, Suriyeli mültecilere vatandaşlık verilip verilmeyeceğine yönelik devlet tarafından belirlenmiş bir politika henüz bulunmadığı, ilerleyen dönemlerde Suriyeli mülteci nüfusun kalıcı olması ve Suriyelilere vatandaşlık verilmesi yönünde bir devlet politikası geliştirilmesi durumunda Suriyeli mülteci nüfusun göz önünde bulundurulmasının gerektiği, şayet bu olasılığın gerçekleşmesi durumunda da Gaziantep Kentindeki Suriyeli mülteci nüfusun ne kadar olduğu, ne kadarının kent merkezinde ne kadarının ilçelerde yaşadığı belirlendikten sonra projeksiyon nüfusunun yeniden hesaplanarak gerekirse planda yeniden bir revizyona gidilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığı,
Sonuç olarak dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarih ve 363 Sayılı kararı ile onaylan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonunun projeksiyon nüfusuna yönelik plan kararları açısından şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu kanaatine varılmıştır." tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Anılan raporun taraflara tebliğ edilmesi üzerine davalı idare tarafından yapılan itirazlar yerinde görülmeyerek söz konusu rapor Dairemiz kararına esas alınabilecek nitelikte bulunmuştur.
Bu durumda; yukarda yer verilen değerlendirmeler doğrultusunda davacının uyuşmazlığa konu çevre düzeni planının, kentin kuzeyinde ve güneyinde yer alan Karacaören ve Geneyik Bölgeleri bakımından belirlenen arazi kullanım kararlarının tarım arazisi niteliğindeki bu alanlardaki yapılaşma baskısını arttıracağı ayrıca yine tarım alanı niteliğindeki Kilis ve Burç yolu üzerindeki bağ evlerine yönelik düzenlemenin plana aktarılmayarak sadece açıklama raporunda yer almasının hukuka aykırı olduğu yönündeki iddiaları ile birlikte söz konusu planının hiyerarşik yapısı, ilkeleri ve hedeflerine yönelik diğer genel nitelikteki itirazlarının dava konusu planı kusurlandırıcı yönünün olmadığı görülmekte ise de; yine bilirkişi raporunda yer verildiği üzere her ne kadar nüfus projeksiyonu doğrudan çevre düzeni planı için alınan kararları etkilememekte ise de, olayda çevre düzeni plan notlarının 4.1.1 maddesinde yer alan "Bu planla belirlenmiş kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanları ile bu alanlarla bütünleşen diğer kentsel kullanım alanlarından oluşan bütünlüklü alanlardır. Kentsel yerleşim alanları kapsamındaki kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanlarına ilişkin alt ölçekli planlarda yapılacak yoğunluk dağılımı bu notların 5. bölümünde yer alan nüfus kabulleri esas alınarak yapılacaktır." düzenlemesi nedeniyle davaya konu çevre düzeni planı için öngörülen nüfus projeksiyonunun alt ölçekli planlar için de bağlayıcı nitelikte olduğu, dava dosyasında bilirkişilerce TÜİK verileri dikkate alınarak farklı yöntemlerle yapılan hesaplamalar neticesinde fazla belirlendiği anlaşılan nüfusun anılan plan notu nedeniyle Gaziantep ilindeki yapılaşma yoğunluğunu yaklaşık %40 arttıracak nitelikte olması nedeniyle uyuşmazlığa konu çevre düzeni planında bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu planın bu gerekçeyle iptali gerektiğinden davanın reddi yönündeki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Gaziantep 2. İdare Mahkemesince verilen 21/06/2018 gün ve E:2017/1878, K:2018/763 Sayılı davanın reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptaline, dava ve istinaf aşamasına ilişkin olmak üzere aşağıda dökümü yapılan toplam 9.964,30 -TL (3.107,00 TL+ 6.857,30 TL) yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artanın 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince ilgili tarafa re'sen iadesine, bilirkişi avansından artan (210+2750=2960 TL) miktarın istemi halinde davacıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren (30) gün içinde Danıştay'a gönderilmek üzere Dairemize verilecek dilekçeyle Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 13/03/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)