(2577 S. K. m. 45) (3194 S. K. m. 21)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 03/11/2017 tarih ve E:2016/2088, K:2017/2278 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve talepleri gibi karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ..... 883 ada, 21 parsel sayılı taşınmazda ruhsat ve eki projesine aykırı olarak yapılan imalatların tespitine ilişkin 28/09/2016 tarihli yapı tatil tutanağı ile söz konusu ruhsata aykırı imalatların 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca yıkımı ile aynı Kanunun 42/2.maddesi uyarınca 4.660,57 TL imar para cezasına ilişkin 05/10/2016 tarih, 2016/645 sayılı encümen kararı ile 14/10/2016 tarih, 2016/10 sayılı ihbarnamenin iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul10.İdareMahkemesinin 03/11/2017tarih ve E:2016/2088, K:2017/2278sayılı kararı ile; " ... yapı tatil tutanağı ile tespit edilen hususların fiili durumu gösterdiği ve usulüne uygun olarak düzenlendiğinin anlaşıldığından yapı tatil tutanağında hukuka aykırılık bulunmadığı, 05/10/2016 tarih, 2016/645 sayılı encümen kararının; 1. bodrum kat ve zemin katı birleştiren kat planlarında değişiklik olduğu, bu durumun toplam kullanım alanını artırdığı, yapıların ruhsat gerektirdiği ve geçerli imar planı kapsamında yapıların ruhsata bağlanması mümkün olmadığından davacıya ait taşınmazın ruhsata aykırı kısımlarının yıkımına ilişkin kısmında hukuka aykırılık, davacıya toplam 4.660,57 TL tutarlı imar para cezası verilmesine ilişkin kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı, encümen kararının idari para cezasına yönelik kısmı hukuka aykırı olduğundan idarenin idari para cezasının tahsili amacıyla davacıya gönderdiği 14/10/2016 tarih, 2016/10 sayılı ihbarnamede de hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesi ile dava konusu encümen kararının davacıya ait taşınmaza ilişkin 4.660,57 TL tutarlı imar para cezası verilmesine ilişkin kısmının ve idari para cezasının tahsiline yönelik gönderilen ihbarnamenin iptaline, yapı tatil tutanağı ile encümen kararının davacının taşınmazının yıkımına ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANTARAFLARIN İDDİALARI:
1- (DAVACI)
Mahkeme kararının redde ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, taşınmazın mevut haliyle satın alındığı, 2010 yılında yapıya iskan verildiği, altında otopark olan alanın dolgu olmasının ve hafredilmesinin ve sonradan yapılmasının mümkün olmadığı, tüm bağımsız bölümlerin aynı durumda olduğu, taşınmaza bu haliyle iskan verildiği ve iskana güvenilerek satın alındığı, idari yaptırımların zamanaşımı süresi dolduktan sonra uygulandığı ileri sürülerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
2- (DAVALI)
Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, mevzuata uygun işlem tesis edildiği öne sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
DAVACI: Savunma verilmemiştir.
DAVALI: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
....., 883 ada, 21 parselde mevcut A ve B blokta davalı idare elemanlarınca yapılan denetim sonucunda düzenlenen 28/09/2016 günlü, 03/41 cilt/yaprak numaralı yapı tatil tutanağında, "A Blok 1.Bodrum katta yer alan 1 ve 2 no'lu bağımsız bölümler ile B Blok 1.Bodrum katta yer alan 1 ve 2 no'lu bağımsız bölümlerin projede dolgu alanı olarak belirtilen kısımlarının hafredilerek daire alanlarına katıldığı, ayrıca A Blok ve B Blok 4.normal katlarının çatı arası eklentilerine her bir daire için 35'er m2 ilave ek yapıldığı" tespit edilmiş, bu tutanak esas alınarak 3194 sayılı İmar Kanununun 32.maddesi uyarınca söz konusu imalatların yıkımına ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca bağımsız bölüm maliki olan davacıya 4.660,57.- TL idari para cezası verilmesine ilişkin 05/10/2016 günlü, 2016/645 sayılı Beykoz Belediye Encümeni kararı alınmıştır.
Yapı tatil tutanağı ile encümen kararının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İdare Mahkemesi kararının idari para cezasının iptaline ilişkin kısmına karşı davalı İdarenin istinaf başvurusunun incelenmesi:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.”; 6. fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış olup, ilk derece mahkemelerinin nihai kararlarının istinaf yoluyla kaldırılması ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesinde yer alan sebebin varlığı halinde mümkün bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İşleme konu yapı yapıyla aynı durumda bulunan bağımsız bölüm sahibi tarafından açılan davada İstanbul 10. İdare Mahkemesi'nin E:2016/2088 sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeler de göz önünde bulundurulduğunda, İdare Mahkemesi kararının idari para cezasına ilişkin kısmı hukuka uygun olup, davalı idarece ileri sürülen hususlar kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının yapı tatil tutanağı ve yıkım yönünden davanın reddine ilişkin kısmına karşı davacının istinaf başvurusunun incelenmesi:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 4. fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir..." hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunun 21. maddesinde," Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir." kuralı, 30. maddesinde; "Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik (...) bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir. Belediyeler, valilikler mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır. Bu maddeye göre verilen izin yapı sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağı gibi her türlü vergi, resim ve harç ödeme mükellefiyetinden de kurtarmaz." hükmü, 31. maddesinde "İnşaatın bitme günü, kullanma izninin verildiği tarihtir. Kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmazlar. Ancak, kullanma izni alan bağımsız bölümler bu hizmetlerden istifade ettirilir." hükmü, 32. maddesinde ise; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarılan düzenlemelere göre, 3194 sayılı Kanun kapsamına giren yapılar için öncelikle yapı ruhsatının, yapının tamamlanması üzerine de "yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğine" ilişkin yapı kullanma izninin alınmasının zorunlu olduğu, öte yandan, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapıların yıktırılmasına karar verilebilmesi için, "o andaki inşaat durumunun" somut ve ayrıntıya yer verilerek yapı tatil zaptı ile tespit edilmesi, ruhsata aykırı kısmın mühürlenerek inşaatın derhal durdurulması, durdurmanın yapı tatil zaptının yapı yerine asılması ile yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılması üzerine bu tebligatın (yapı tatil zaptının) bir nüshasının muhtara bırakılması, tebliğ edilmiş sayıldığı bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibine yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak mührün kaldırılmasını isteme hakkının tanınması, ruhsata aykırılık olan yapıdaki bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğunun yapılan inceleme sonunda anlaşılması halinde mührün kaldırılarak inşaatın devamına izin verilmesinin sağlanması, aksi takdirde yapı ruhsatı iptal edilerek ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapının alınacak karar üzerine idarece yıktırılıp masrafının yapı sahibinden tahsil edilmesi yoluna gidilmesi gerektiği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; ....., 883 ada, 21 parselde mevcut A ve B blokta, 1.Bodrum katlarda yer alan 1 ve 2 no'lu bağımsız bölümlerin projede dolgu alanı olarak belirtilen kısımlarının hafredilerek daire alanlarına katıldığı, ayrıca A Blok ve B Blok 4.normal katlarının çatı arası eklentilerine her bir daire için 35'er m2 ilave ek yapıldığının 28/09/2016 günlü, 03/41 cilt/yaprak numaralı yapı tatil tutanağı ile tespit edildiğinden bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 32.maddesi uyarınca söz konusu imalatların yıkımı ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca bağımsız idari para cezası verilmesi yönünde alınan 05/10/2016 günlü 2016/645 sayılı encümen kararı ile 28/09/2016 günlü yapı tatil tutanağının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; dava konusu projeye aykırı imalatın, yapıya sonradan ilave edilmediği ve teknik açıdan bunun mümkün de olmadığı, yapının ilk inşa edildiği tarihte oluşturulduğu ve yapılan uygulamaların ruhsata tabi olduğu, projeye aykırı inşa edilen yapıya, bu haliyle yapı kullanma izni verildiği hususunda duraksama bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Nitekim, İstanbul 10. İdare Mahkemesi'nin E:2016/2088 sayılı dosyasında mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu yerde projede dolgu olarak gözüken bir alan olduğu, ancak teknik olarak hafredilmesinin mümkün olmadığı, projede dolgu olarak gözüken yerin altında kapalı otopark bulunduğu, altında kapalı otopark bulunan bir yerin dolgu olması teknik olarak mümkün olmadığı gibi dava konusu yerin sonradan yapılmasının da teknik olarak mümkün olmadığının belirtildiği görülmektedir.
Davanın yapı tatil tutanağına ilişkin kısmında;
Bir yapının ruhsatsız veya ruhsata veya imar mevzuatına aykırı yapıldığının tespit edilmesi halinde söz konusu aykırılığın tespitinin, devam eden inşaatlarda yapı tatil zaptı, tamamlanmış olan yapılarda ise yapı tespit zaptı düzenlenmesiyle gerçekleştirilmesi gerekmekte olup uyuşmazlıkta da; dava konusu yapıya yapı kullanma izni verilmiş olmakla birlikte, ruhsata aykırı şekilde inşa edilen söz konusu yapının bu durumunun, daha sonra tesis edilmesi muhtemel ruhsat iptali, yıkım gibi işlemlere de esas oluşturması bakımından 32.madde hükmü uyarınca tespiti gerekmekte ise de tespitin dışında, ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti üzerine yapı kullanma izni verilen ve elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden de yararlandırılmak durumunda olan yapının mühürlenerek, kullanımının engellenebilmesine ise bahse konu izin iptal edilmediği sürece yasal olarak olanak bulunmadığı dikkate alındığında ruhsat ve eklerine aykırılık tespitinin yanı sıra, yapının, kullanımı engelleyecek şekilde mühürlenmesi unsurunu da içerecek şekilde düzenlenen dava konusu 28/09/2016 günlü yapı tatil tutanağında hukuka uyarlık bulunmadığından İdare Mahkemesi kararının yapı tatil tutanağı yönünden davanın reddine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Davanın encümen kararının yıkıma ilişkin kısmında;
Mevcut haliyle yapı kullanma izni bulunan yapı için sözü edilen belgenin düzenlenmesi öncesinde yapıldığı anlaşılan aykırılıklar ile ilgili olarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32.maddesi uyarınca işlem tesis edilebilmesi iskan ruhsatının geçerliliği süresince mümkün bulunmadığından tesis edilen işlemde hukuka uyarlık, encümen kararının yıkıma ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolundaki istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının bu kısmında da hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İstanbul10.İdareMahkemesinin 03/11/2017tarih ve E:2016/2088, K:2017/2278sayılı kararının idari para cezasına ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
2-Aynı Kanun'un 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE,
(a)İdare Mahkemesi kararının yapı tatil tutanağı ve yıkıma ilişkin kısmının KALDIRILMASINA,
(aa)Aynı Kanun maddesi uyarınca dava konusu yapı tatil tutanağının ve encümen kararının yıkıma ilişkin kısmının İPTALİNE,
3-Aşağıda dökümü gösterilen ve davacı tarafından karşılanan 1,711.30.-TL ilk aşama yargılama gideri ile 107,45.-TL istinaf giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4-İstinaf safhasında davalı idare tarafından karşılanan 107,45.-TL istinaf giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,
5-İlk derece mahkemesi kararının davalı idarenin istinaf başvurusu reddedilmek suretiyle kesinleşen iptale ilişkin kısmında davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğinden, davacı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine gerek bulunmadığına,
6-Artan posta giderlerinin mahkemesince istinaf isteminde bulunanlara iadesine,
7-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 6.bendi gereğince kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine,
8-Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak 10/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)