(2577 S. K. m. 45, 46)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, böbrek yetmezliği nedeniyle organ nakli yapılması başvurusunun Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından reddedilmesine ilişkin 09.08.2017 tarih ve 37212186-201.02.02 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacıya akrabası olmayan kişiden yapılacak olan böbrek naklinin etik açıdan incelenmesi sonucu "alıcı ile verici arasında etik ve yasal olmayan durum bulunduğu kanaati oluştuğundan" naklin uygun olmadığına karar verilmiş ise de; bu yöndeki kararın tesisi sırasında " uygun görülmeme " gerekçesinin yazılı olarak belirtilmediği, böylelikle bu durumun somut bir şekilde ortaya konulamadığı gibi, organ bağışı ve naklinin bedel ya da başka bir çıkar karşılığı yasal ve etik olmayan bir amaçla yapıldığı yolunda hukuken geçerli ve somut herhangi bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı, diğer yandan davacının hastalığının tedavisinin ise sadece böbrek nakli ile mümkün olduğu, yaşaması için bu yöntem dışında başkaca bir tedavinin de bulunmadığı dikkate alındığında, dava konusu işlemde amaç ve sebep yönünden hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle iptaline ilişkin İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/01/2018 tarih ve E:2017/1498, K:2018/96 sayılı kararın; davalı idare vekili tarafından, 2238 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik doğrultusunda, dava konusu karara oy birliği ile imza atan etik komisyonunun üyelerinin de amacının, tedavisi doku veya organ nakli ile mümkün olan hastaların hayatını sürdürmesine yönelik karar alınması olduğu, ancak canlıdan organ nakilleri hususunun dava dilekçesinde belirtilen ve kaynağını Anayasanın 17 ve 56. Maddelerinden alan "Yaşama Hakkı" organ alıcısı kadar içerisinde bulunduğu ekonomik zorluklar ciddi problemlerine rağmen kendisi ya da ailesinin refahının bir nebze sağlama adına yasalarımız uyarınca kendisinin dahi ihlal edemeyeceği yaşama hakkını riske atan, organını menfaat karşılığında veren kimse açısından tartışılmadığı, supranasyonel bir kamu yararı gözetilerek, tecavüzlerin önlenmesine gayret edilmeye çalışıldığı, yasadaki tanımıyla "kanaat" kullanılarak elde edilen tüm somut bilgi ve belgelerin nihai değerlendirmeye tabi tutularak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla, istinaf yoluyla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Sekizinci İdare Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü:
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunun 19.maddesi ile değişik 45. maddesinin 3.fıkrasında; "Bölge İdare Mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; istinaf başvurusuna konu mahkeme kararı hukuka uygun bulunduğundan ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan 56,00-TL istinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına ve artan posta avansının ilgilisine iadesine, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin (b) bendi uyarınca 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 15.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)