(2886 S. K. m. 75) (2577 S. K. m. 3, 17)
İstemin Özeti: İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, .... Mahallesinde bulunan Hazine adına tapuda kayıtlı 427 ada 15 parsel numaralı taşınmazın 2.818,00-m²si üzerinde sosyal tesis yapmak suretiyle davacı tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesi uyarınca 21.05.2016-13.07.2017 tarihleri arası dönem için davacıdan 799.915,40-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 25.09.2017 tarihli ve 131903 sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile yapılan itirazın süresinde yapılmadığından bahisle reddine ilişkin 25.12.2017 tarih ve 181959 sayılı işlemin ve ilgili mevzuatın iptali istemiyle açılan davada; mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporu uyarınca, dava konusu İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, .... Mahallesinde (Fenerbahçe Yarımadası) 427 ada 15 parselin 2016 yılı için birim yıllık ecrimisil tutarının 100,87 TL olduğu, 21.05.2016-13.07.2017 tarihleri arası dönem için takdir edilen ecrimisil bedelinin 333.820,28 TL olduğunun kabulü gerektiği, dolayısıyla toplamda dava konusu ecrimisil ihbarnamesiyle istenilen ecrimisil miktarının 333.820,28 TL'lik kısmında mevzuata aykırılık, anılan kısım haricinde kalan 466.095,12 TL'lik kısım açısından mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 466.095,12-TL'lik kısmının iptaline, 333.820,28-TL kısmı yönünden davanın reddine ilişkin İstanbul 12. İdare Mahkemesince verilen 26/10/2018 tarih ve E:2018/103, K:2018/1678sayılı kararın; davacı tarafından, önceki kira bedellerinin dikkate alınmadığı, Kanun'a aykırı Yönetmeliğin ve idare işleminin iptali hakkında karar verilmediği; davalı idare tarafından, ecrimisil miktarının mevzuata uygun olarak hesaplandığı iddialarıyla aleyhlerine olan kısmın kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdari Dava Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Davaların Açılması” başlıklı 3. maddesinde; idari davaların, Danıştay, İdare Mahkemesi ve Vergi Mahkemesi Başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ile adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli örneklerin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 15/1-d maddesinde ise, dilekçelerin 3. maddeye uygun olmadıklarının tespiti halinde, yeniden dava açılmak üzere dilekçenin reddedileceği kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan; iptal davalarında, iptali istenilen işlem veya işlemlerin (tarih ve sayısı belirtilmek suretiyle) açıkça belli edilmesi, bu işlemlere yönelik açıkça iptal isteminde bulunulması ve dava yoluyla talep edilenin duraksamaya yol açmayacak nitelikte açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "Konu" kısmında, 25.09.2017 tarihli 131903 sayılı ecrimisil ihbarnamesinin ve itirazın reddine ilişkin 25.12.2017 tarihli ve 181959 sayılı işlemin iptali istenildiği, "Açıklamalar" kısmında, Kanuna aykırı yönetmeliğin ve idarenin işleminin iptalinin talep edildiği, "Sonuç ve istem" kısmında, ecrimisil ihbarnamesi ile 25.12.2017 tarihli ve 181959 sayılı işlemin ve Kanuna aykırı yönetmelik ve ilgili mevzuatın iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
İstinafa konu İdare Mahkemesince, "Davanın özeti" kısmında, iptali istenen işlem olarak itirazın reddine ilişkin 25.12.2017 tarihli ve 181959 sayılı işlemin esas alındığı, karar sonucunda ise, 25.09.2017 tarihli ve 131903 sayılı ecrimisil ihbarnamesi yönüyle karar verildiği; dolayısıyla, davanın özetinde yer alan işlemle karar sonucunda yer verilen işlemler arasında farklılık bulunduğu gibi, dava dilekçesinde yer verilen çelişkili ve açık olmayan istemler yönüyle de bir değerlendirme yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava yoluyla iptali istenen idari işlemlerin duraksamaya yol açmayacak nitelikte açıkça belirtilmesi gerekmekte olup, dava dilekçesinden, davacıdan 799.915,40-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 25.09.2017 tarihli ve 131903 sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile yapılan itirazın süresinde yapılmadığından bahisle reddine ilişkin 25.12.2017 tarih ve 181959 sayılı işlemin iptalinin istenildiği açık bir şekilde anlaşılmakla birlikte, dava dilekçesinin bazı kısımlarında ilgili yönetmeliğin ve alt mevzuatın da iptalinin talep edildiği (nitekim, istinaf dilekçesinde de bu talepleri hakkında İdare Mahkemesince bir karar verilmediğinden bahsedildiği), bununla birlikte, dava dilekçesinin "konu", "açıklamalar" ve "sonuç ve istem" kısımlarında iptali istenen işlemler yönüyle çelişkiler bulunduğu; ayrıca, "ilgili yönetmeliğin ve alt mevzuatın iptali" talebi de dilekçede yer almakla birlikte, iptali istenildiği ileri sürülen düzenleyici işlem niteliğindeki mevzuatın adının tam olarak belirtilmesi ve hangi kısmının (madde, fıkra, bent olarak belirtilmek suretiyle) iptali istenildiğinin açıkça belirtilmesi gerektiği, ancak dilekçede hangi düzenleyici işlemin hangi kısmının iptalinin istenildiği hususunda belirsizlik bulunduğu, dolayısıyla, davacıdan 799.915,40-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 25.09.2017 tarihli ve 131903 sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile yapılan itirazın süresinde yapılmadığından bahisle reddine ilişkin 25.12.2017 tarih ve 181959 sayılı işlemin iptali ile birlikte dayanak düzenleyici işlemin de iptalinin istenilip istenilmediği, düzenleyici işlemin iptali de isteniliyor ise düzenleyici işlemin adı ve hangi kısmının iptalinin istenildiğinin dilekçede açıkça belirtilmesi gerektiğinden; iptali istenen işlem/işlemler yönüyle dava dilekçesinde çelişki olduğundan, bu haliyle dava dilekçesi 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmadığından, İdare Mahkemesince bu çelişki giderilmeden işin esasına girilerek bir karar verilmesinde usul hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava dilekçesinin reddi üzerine, dilekçenin yenilenmesi durumunda, ecrimisil ihbarnamesi ve itirazın reddi ile birlikte düzenleyici işlemin de iptalinin istenilmesi durumunda, düzenleyici işlemin ülke çapında uygulanacak bir işlem olması durumunda 2575 sayılı Kanun'un 24. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin dikkate alınması gerektiği; iptali istenen işlemler arasında yer alan 25.12.2017 tarihli 181959 sayılı işlemin gerekçesinin itirazın 30 günlük süre içinde itirazın yapılmadığından bahisle talebin reddi olduğu, bu işlem yönüyle yapılacak hukuki değerlendirmede bu gerekçenin dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacının ve davalı idarenin istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 26/10/2018 tarih ve E:2018/103, K:2018/1678 sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde yeniden karar verilmek üzere dosyasının Mahkemeye gönderilmesine, yargılama giderleri hakkında yeniden karar verileceğinden bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, 28/03/2019tarihinde kesin olarak ve oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)