(2886 S. K. m. 74, 75)
İstemin Özeti: İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ...., 427 ada, 16 parselin 164 m²'sinin 21.5.2016-13.7.2017 tarihleri arasındaki dönemde sosyal tesis yapılarak işgal edildiğinden bahisle davacıdan 46.552,92-TL ecrimisil istenilmesine ait 19.9.2017 tarihli, 129379 sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, dosyanın incelenmesinden davacının taşınmazı işgal ettiğinin anlaşıldığı, davacıdan ecrimisil istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, taşınmazın davacı tarafından ne miktarda ve ne suretle işgal edildiğinin tespiti ile taşınmazın ihtilaf konusu dönemde getirebileceği ecrimisilin tespiti için yerinde keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporuyla, taşınmazın davalı idarece belirtildiği gibi halen davacının kullanımında olduğunun, taşınmazın mevkii, yüzölçümü, kullanım biçimi, getirebileceği kira, günün ekonomik koşulları, ticari sirkülasyonu, somut olmayan alım-satım ve kira değerleri gözönüne alındığında işgal döneminde 23.155,31-TL ecrimisil getirisi olacağının ortaya konulduğu, bilirkişi raporunun hükme esas alınacak nitelikte bulunduğu gerekçesiyle, dava konusu işlemin aşırı yüksek 23.397,61-TL ecrimisile ait kısmının iptali, 23.155,31-TL ecrimisil yönünden davanın kısmen reddi yolunda İstanbul 3. İdare Mahkemesince verilen 26.9.2018 tarihli, E:2017/2204, K:2018/1480 sayılı kararın, istenilen tutarın hukuki veya objektif olgulara dayanmadığı, yüksek olduğu iddialarıyla davacı tarafından, ecrimisil tutarının ilgili düzenlemede gösterilen yönteme uygun olarak takdir edildiği, davanın reddi gerektiği iddialarıyla davalı idare tarafından istinaf yoluyla incelenmesi ve dava hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
Savunmaların Özeti: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
2886 sayılı Devlet İhale Kanunun 75. maddesinin 1. fıkrasında, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenileceği, ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmediği gibi, fuzuli şagilin kusurunun da aranmayacağı belirtilmektedir.
Buna göre "ecrimisil", Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazın, bu taşınmaz üzerinde kamu adına vemalik sıfatıyla tasarruf yetkisiyle donatılan kamu idaresinin bilgisi ve rızası dışında kullanılması durumunda, taşınmazı kullanandan, diğer bir ifadeyle yetkili kamu idaresinin tasarruf yetkisini engelleyen işgalciden istenen, yine idarenin tek yanlı iradesiyle belirlediği tazminatı ifade etmektedir. Getirilen bu düzenleme sonuçta kamuya ait veya ona özgülenmiş taşınmazların korunması amaçlandığı için, yasakoyucu, ecrimisilin belirlenmesi ve işgalciden gerekirse kamu gücü kullanılarak tahsili için, idarenin, işgal nedeniyle zarar uğraması ve bunu kanıtlaması koşulunu aramadığı gibi, işgalcinin taşınmazı kullanımının haklı ve hukuken kabul edilebilir nedenlere dayanmasının da ecrimisil istenilmesine engel olmadığını belirterek, yetkili idareyi işgalciyi, diğer bir ifadeyle bilgisi ve izni dışında taşınmaza eylemli olarak tasarruf edeni, işgalin başlangıcını, işgal edilen alanı ve taşınmazın kullanım şeklini ve ecrimisil tutarını belirlemek ve bu tutarı kamu gücüyle tahsil etmek, işgalciyi mülki amirin kararıyla ve kamu gücüyle taşınmazdan tahliye etmek görev ve yetkisiyle donatmıştır.
Öte yandan 2886 sayılı Kanunu 74. maddesine dayanılarak çıkarılan ve ecrimisil işlemleri yönünden davalı idare tarafından uygulanacağı açık bulunan "Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik"in 85. maddesinin 10.4.2011 tarihli, 27901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile yeniden düzenlenen ikinci fıkrasında, ecrimisilin tespit ve takdirinde idarenin zarara uğrayıp, uğramadığına, işgalcinin kusurlu olup, olmadığına ve taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekline bakılmaksızın idarenin bu taşınmazdan işgalden önceki haliyle elde edebileceği muhtemel gelirin esas alınması, ecrimisilin tespitinde aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedellerinin veya ecrimisillerin, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararlarının, gerektiğinde ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurların göz önünde bulundurulması öngörülmüştür.
Öte yandan ecrimisilin bir kamu alacağı olması ve ortada özel hukuk hükümlerinin tatbiki gereken herhangi bir sözleşmenin de bulunmaması halinde ecrimisil hesabının, hesaplamada baz alınan yıla ait birim değerlerin TEFE veya ÜFE'ye göre değil Maliye ve Hazine Bakanlığınca yayımlanan "yeniden değerleme oranı" dikkate alınarak güncellenmesi suretiyle hesaplanması gerektiği yerleşik yargı kararlarıyla kabul edilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, Hazine taşınmazının davalı idarenin izin ve bilgisi dışında davacı tarafından kullanıldığının tespit tutanağı ve İdare Mahkemesince yerinde keşif ve düzenlenen bilirkişi raporuyla ortaya konulduğu anlaşılmakta olup, davacıdan ecrimisil istenilmesi işleminde hukuka aykırılık yoktur.
Diğer yandan yerinde keşif sonunda hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taşınmazın ecrimisil getirisinin, bu taşınmaın işgali nedeniyle 2014-2016 dönemi için ecrimisil istenilmesi işlemine karşı açılan davada yerinde keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda ortaya konulan değerlerin emsal kabul edilip, taşınmazın m²'si için 2014 yılında yıllık 87,21-TL ecrimisil getirisinin olacağı sonucuna ulaşılarak hesaplandığı görülmektedir.
Ancak yine davacı tarafından dava konusu işleme konu taşınmazın, aynı kullanım amacıyla işgali nedeniyle 2010-2011 dönemi için ecrimisil istenilmesi işlemine karşı açılan davada İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 5.2.2015 tarihli, E:2012/2209, K:2015/236 sayılı kararına dayanak alınan bilirkişi raporunda taşınmazın m²'si için 2010 yılında yıllık ecrimisil getirisinin 63,52-TL kabul edildiği, sözü edilen kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 20.11.2017 tarihli, 2017/4912 sayılı kararıyla onandığı anlaşılmakta olup, kesinleşen yargı kararıyla belirlenen bu değer ecrimisilin tutarı yönünden dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun denetiminde esas alınmalıdır.
Belirtilen nedenle, İdare Mahkemesi kararına dayanak alınan bilirkişi raporu hükme esas alınacak nitelikte görülmediğinden, taşınmazın m²'si için 2010 yılında yıllık 63,52-TL ecrimisil getirisinin, Maliye ve Hazine Bakanlığınca açıklanan yeniden değerleme oranıyla güncellenmesi sonunda, 2014 yılı için 84,50-TL, 2016 yılı için 98,23-TL, 2017 yılı için 102-TL olduğu, buna göre işgal döneminde davacıdan 18.857,72-TL ecrimisil istenilmesinin hukuka uygun olduğu, dava konusu işlemin belirtilen tutarı aşan 27.695,20-TL ecrimisile ait kısmının ise hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 26.9.2018 tarihli, E:2017/2204, K:2018/1480 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin 27.695,20-TL ecrimisile ait kısmının iptaline, davanın 18.857,72-TL ecrimisil yönünden kısmen reddine, dava ve istinaf kanun yolu aşamasında davacı tarafından karşılanan ve dökümü aşağıda gösterilen 3.154,20-TL yargılama giderinin haklılık oranında belirlenen 1.876-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.362-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınıp davacıya verilmesine, kalan kısmın davacının üzerinde bırakılmasına, istinaf kanun yolu aşamasında karşıladığı 28-TL yargılama giderinin davalı idarenin üzerinde bırakılmasına, davanın kısmen reddedilmesi nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.362-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine posta gideri için alınan paranın kullanılmayan kısmının ilgililerine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine 10.4.2019tarihinde kesin olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)