İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından; özel güvenlik görevlisi olarak görev yapmakta iken 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun hükümlerine göre adına düzenlenen özel güvenlik görevlisi kimlik kartının iptal edilmesine yönelik Van Valiliği'nin 14/11/2016 tarih ve 33197401.56453.(63241).16/2461 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, "Olayda; Mahkememizin 28.12.2017 ve 01.02.2018 tarihli ara kararlarıyla davalı idareden, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğuna ilişkin tespitleri içeren tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, ara kararlara cevaben gönderilen bilgi ve belgelerden, 22.12.2014 tarihinde saat: 23.00'da FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı bulunan Bank ... 'da hesap açtırdığı ve 31.12.2013-24.12.2014 tarihleri arasındaki hesap döneminde sıfır (0) olan bakiyesini 5.000,00-TL arttırdığı görülmektedir. Bu durumda, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı tespit edilenler listesinde isminin yer alması sonucunda, özel güvenlik kimlik kartının iptal edilmesine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar veren Van 2. İdare Mahkemesinin 07/03/2018 tarih ve E:2016/1714, K:2018/387 sayılı kararının; yasaya ve usule açıkça aykırı olduğu, davacı hakkında kesinleşen bir ceza yargılaması kararı olmamasına rağmen yürütülen istihbari faaliyetler sonucu Bank ...'da hesabının olması ve buna dayanılarak örgüt üyeliği sebebi ile kimlik kartının iptal edilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği, bilgilerin sadece istihbari nitelikte olduğu ve hukuki bir değer barındırmadığı, Bank ... üyeliğinin terör örgütü mensubiyetine dair yeterli bir delil olmadığı, davacının hesabını açtığı ve kapattığı tarihe kadar yasal izinler çerçevesinde faaliyet gösteren ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından denetlenen bir bankanın terör örgütüne destek sağladığı bilgisine sahip olmasının beklenilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının bu hesabının bulunduğu süre boyunca da bankanın terör örgütüne destek sağladığı yönünde şüpheler nedeniyle hakkında başlatılmış yasal bir sürecin olmadığı, hukuki güvenlik ilkesinin zedelendiği, davacının parayı hangi gerekçe ile adı geçen bankaya yatırdığını anlattığı, iltisak veya irtibat yönündeki gerekçenin yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın verildiği, idari işlemde davacının savunmasının alınmaması açısından şekil unsurunun hukuka aykırı gerçekleştiği öne sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf aşamasında savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 11. maddesinde; ''Özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecekler ile özel güvenlik şirketlerinde, alarm izleme merkezlerinde ve özel güvenlik eğitimi verecek kurumlarda kurucu ve/veya yönetici olarak çalışacaklar hakkında valilikçe güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır. Soruşturma sonucu olumlu olanlara, bu Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla bitirmiş olmak şartıyla, valilikçe çalışma izni verilir. ... Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması her kimlik verilmesi veya ihtiyaç duyulması halinde yenilenir. ... Yönetici veya özel güvenlik görevlisi olabilme şartlarını taşımadığı veya bu şartlardan herhangi birini sonradan kaybettiği tespit edilenlerin kimliği iptal edilir. Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilen kişiler, özel güvenlik alanında faaliyet yürüten şirket veya birimlerde çalışamazlar.'' hükmüne yer verilmiştir.
07/10/2004 tarih ve 25606 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in "Özel Güvenlik Görevlisi Çalışma İzni" başlıklı 17. maddesinin son fıkrasında; "Özel güvenlik görevlisi ve yönetici olacaklar hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması temel eğitim sertifikasının düzenlendiği tarihten, beşinci ve altıncı fıkralarda belirtilen kişiler için ise başvuru tarihinden itibaren her beş yılda bir yenilenir. Özel güvenlik görevlilerinde ve yöneticilerde aranan şartlardan herhangi birisinin kaybedildiğinin tespiti halinde kimlik kartı ve çalışma izni Bakanlıkça/valiliklerce iptal edilir." kuralı, "Kimlik kartları" başlıklı 21. maddesinin 2. fıkrasında ise; "Kimlik kartları, Kanunun 11 inci maddesi gereğince her beş yılda bir yenilenecek güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumlu olması ve özel güvenlik yenileme eğitim sertifikasının ibrazı halinde ruhsat harcı alınmaksızın temel eğitim sertifikası alanlar için sertifikanın düzenlendiği tarih, 17 nci maddenin beşinci ve altıncı fıkralarında belirtilen kişiler için ise başvuru tarihi esas alınarak her beş yılda bir yeniden düzenlenir." kuralı yer almıştır.
Bakılan uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin davacının özel güvenlik görevlisi kimlik kartının yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle iptaline yönelik olduğu, davalı idarece davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumsuz olmasına gerekçe olarak gösterilen hususun, davacının 22.12.2014 tarihinde FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı bulunan Bank ...'da hesap açtırması ve 31.12.2013-24.12.2014 tarihleri arasındaki hesap döneminde sıfır (0) olan bakiyesini 5.000,00-TL arttırması olduğu anlaşılmaktadır.
Olayda; davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz görülmesine dayanak teşkil eden Bank ...'da hesap açtırması ve para yatırması fiili ile ilgili olarak yapılan ceza soruşturması neticesinde "silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan kamu davası açıldığı, davacının bu yargılamadaki ifadelerinde, abisinin iş kazası neticesinde vefat ettiğini, bu nedenle tazminat aldığını, aldığı tazminat parasından ablasına olan borcunu ödemek istediğini, ablasının o an için paraya ihtiyacının olmadığını beyan etmesi üzerine parayı harcamamak için hep boş olarak gördüğü Bank ...'ya yatırdığını beyan ettiği, Mahkemenin davacının bu beyanlarını delillerle doğruladığı ve davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı olduğunu gösterir başka delil olmadığını tespit ettiği, sonuçta Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27/12/2018 tarih ve E:2018/376, K:2018/655 sayılı kararıyla davacının hesap açma ve para yatırma tarihinin örgüt liderinin talimatından yaklaşık bir yıl sonra olmasından ve diğer tüm delillerden hareketle davacının beraatine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeden kesinleştiği görülmektedir.
Buna göre; davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz görülmesine dayanak teşkil eden Bank ...'da hesap açtırması ve para yatırması fiili ile ilgili olarak yapılan yargılama neticesinde kesin hükümle davacının beraatine karar verilmesi ve davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı olduğunu gösterir başka delilin mevcut olmaması karşısında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, aksi yöndeki istinaf istemine konu Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile Van 2. İdare Mahkemesinin 07/03/2018 tarih ve E:2016/1714, K:2018/387 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, adli yardımdan yararlanan davacıdan alınmayan aşağıda dökümü yapılan ilk derece ve istinaf aşamasına ait toplam 413,20.-TL yargılama giderinin davalı idareden tahsili için ilgili merciye Mahkemesince müzekkere yazılmasına, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00.-TL vekalet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 02/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)