(3194 S. K. m. 5, 6)
İSTEMİN ÖZETİ: Gaziantep İli, Şahinbey İlçesi, .........., .........., .........., .........., .........., .........., .........., .........., .........., .........., .........., .........., .........., .........., .........., .........., .......... ve .......... Mahallelerini kapsayan alanlara ilişkin 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında yapılan revizyonu onaylayan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.11.2016 tarih ve 707 sayılı kararı ile bu karar yapılan itirazın reddine ilişkin Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 17.02.2017 tarih ve 68 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; Gaziantep 2. İdare Mahkemesince verilen 10/09/2018 gün ve E:2017/805, K:2018/932 sayılı " dava konusu işlemlerin iptaline" ilişkin kararın davalı idare vekili tarafından; Alana ilişkin planlama sürecinde imar mevzuatı kapsamında imar planına esas jeolojik-jeoteknik etütler hazırlandığı ve ilgili kurum ve kuruluş görüşlerine başvurularak verilen plan kararlarının bilimsel, teknik ve hukuki gerekçelere dayandırılmasının sağlandığı, dava konusu imar plan değişikliğinin imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olduğu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların değerlendirilmediği ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Mahkemece" dava dosyası ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; 1-Dava konusu 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planının kuzey sınırında bulunan ve ticaret alanı olarak fonksiyonlandırılan alanın 18.11.2016 tarihinde yürürlükte olan 1/100000 ölçekli çevre düzeni planında kentsel yerleşik alan olarak fonksiyonlandırılması nedeniyle plan hiyerarşisine uygun olmadığı açık ise de bahsi geçen alanın Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 16.06.2017 tarih ve 363 sayılı kararıyla onaylanan 1/100000 ölçekli çevre düzeni plan revizyonu ile ticaret alanı olarak planlandığından başka bir ifade ile çevre düzeni planında sonradan yapılan revizyonla çevre düzeni planı ile 1/25.000 ölçekli nazım imar planı arasındaki uyumsuzluk giderildiğinden bu durumun dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planını sakatlar mahiyette olmadığı ve ayrıca 2- Plan hiyerarşisi bakımından 1/5000 ölçekli nazım imar planının üstü mahiyetinde olan imar planının 1/25000 ölçekli nazım imar planı olduğundan 1/5000 ölçekli nazım imar planının 1/100000 ölçekli çevre düzeni planına uygun olup olmadığının değerlendirilemeyeceği bu nedenle 1/5000 ölçekli nazım imar planına konu alanın kuzey kısmının anılan planda ticaret-konut-turizm alanı ve ticaret-konut alanı olarak fonksiyonlandırıldığı halde 1/100000 ölçekli çevre düzeni planında sonradan yapılan revizyonla getirilen ticaret kullanım fonksiyonuna aykırı olmasının dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planını sakatlamayacağı ancak 3- Dava konusu 1/25000 ve 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planlarının geniş bir alanda yapılmış olması nedeniyle sosyal ve teknik alt yapı alanlarının yeterliliğinin revizyon öncesi duruma göre değil planların kendi bütünlüğü içerisinde mevzuatta öngörülen asgari sınır içerisinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden revizyon nazım imar planlarının kapsadığı alanda öngörülen 92.270 kişilik nüfus için Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine göre en az 2.071.461,50m2lik sosyal teknik alt yapı alanı planlanması gerekli iken 754.187,51 m2'lik sosyal ve teknik alt yapı alanının ayrıldığı görüldüğünden yalnızca bu nedenden dolayı dava konusu 1/25000 ve 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planlarının şehircilik ilkelerine, imar mevzuatına ve hukuka uygun olmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Mahkemece; yalnızca, dava konusu revizyon imar planlarının " sosyal ve teknik alt yapı alanlarının yetersizliği" nedeniyle şehircilik ilkelerine, imar mevzuatına ve hukuka uygun olmadığı yönünde değerlendirme yapılmış ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesi neticesinde dairemizce ayrıca tespit ve değerlendirme yapılması gereği hasıl olmuştur.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde uygulama imar planları, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan; nazım imar planı ise varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkeleri, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bir bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 6. maddesinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, anılan Kanunun 8. maddesinde ise, planların tanımlaması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
Dava dosyasında yer alan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda;"
Dava konusu olan revizyon imar planlarının onaylandığı tarihte alanda yürürlükte olan ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.09.2011 tarih ve 359 sayılı kararı ve Gaziantep İl Genel Meclisinin 03.11.2011 tarih ve 99 sayılı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında yerleşim alanları kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanları olarak gösterildiği, yerleşim alanları içerisindeki konut alanları yoğunluklarına göre ayrı ayrı gösterilmediği için, bu planda semt ve/veya mahalle ölçeğinde öngörülen kentsel teknik ve sosyal altyapı alanları gösterilmediği için ve de bu planda yerleşim alanı içerisinde bazı 1.derece kent içi yollar dışında diğer kent içi imar yolları gösterilmediği için dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.11.2016 tarih ve 707 sayılı kararı ile onaylanan 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planında plan revizyonuna konu olan alana yönelik öngörülen plan kararları (konut alanları, ticaret+konut alanları, ticaret alanları, sosyal ve teknik altyapı alanları ile ulaşım sistemine yönelik plan kararları) açısından Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.06.2017 tarih ve 363 sayılı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli Gaziantep İl Çevre Düzeni Planı Revizyonuna aykırı bir durumun bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.11.2016 tarih ve 707 sayılı kararı ile onaylanan1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planı içinde geçerli olan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 16.12.2011 tarih ve 538 sayılı kararı ile onaylanan ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 16.03.2012 tarih ve 152 sayılı kararı ile kesinleşmiş olan 1/25000 ölçekli nazım imar planına ait "Plan Uygulama Hükümleri"nin "Kentsel Alan Kullanımı" başlıklı 4.bölümünün "4.1. Yerleşme Alanları" bölümünde 4.1.1. Kentsel Konut Alanları başlığı altında "orta yoğunlukta kentsel yerleşik (meskun) konut alanları" olarak planlanmış olanlar için de yoğunluk değeri bürüt 180k/ha-360k/ha arası (net 300 k/ha-600k/ha arası) öngörülmüş olmasına rağmen dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.11.2016 tarih ve 707 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında plan revizyonuna konu olan olan sınırları içerisinde planlanmış olan konut alanlarının; büyük bir bölümünün "yüksek yoğunlukta kentsel yerleşik (meskun) konut alanları" olarak planlanmış olduğu ve konut alanları için yoğunluk değerinin 500 k/ha-750k/ha arası öngörüldüğü, bir bölümünün ise "yüksek yoğunlukta kentsel gelişme (inkişaf) konut alanları" olarak planlanmış olduğu ve bu konut alanları için de yoğunluk değerinin 400k/ha-500k/ha arası öngörüldüğü dolayısıyla dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.11.2016 tarih ve 707 sayılı kararı ile onaylanan 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.11.2016 tarih ve 707 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyon nazım imar planı arasında bu noktada da plan kademelenmesi içerisinde ölçekler arası tutarlılığın sağlanamadığı, bu noktada da dava konusu olan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile dava konusu olan 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planı arasındaki ilişkinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve ilgili uygun bir şekilde kurulamadığı;
Dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 18/11/2016 tarih ve 707 sayılı kararı ile onaylanan 1/25000 ölçekli revizyon nazım planında plan revizyonuna konu olan alanın kuzeyinde ticaret alanı olarak planlanmış olan alanın dava konusu olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 18/11/2016 tarih ve 707 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım planında büyük bir bölümünün TİCKT (Ticaret+Konut+Turizm Alanı) bir bölümünün ise TİCK (Ticaret+Konut Alanı) olarak planlanmış olmasından dolayı dava konusu olan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile dava konusu olan 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planı arasında plan kademelenmesi içerisinde ölçekler arası tutarlılığın sağlanamadığı, bu noktada dava konu olan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile dava konusu olan 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planı arasında ki ilişkinin şehircilik ilkeleri planlama esasları ve ilgili mevzuata uygun bir şekilde kurulamadığı kanaatine varılmıştır." şeklinde olduğu görülmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; dava konusu revizyon nazım imar planları ile ilgili planlama süreci içerisinde, ölçekler arası tutarlılık ve plan kademelenmesi ile ilgili değerlendirme yapılırken (1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planları arasında) iki ayrı hususla ilgili plan kademelenmesi yönünden uyum bulunmadığı yönünde tespit yapılmıştır.
Bunlardan ilkinin; 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile öngörülen yoğunluk kararı ile 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile öngörülen yoğunluk kararının birbiriyle uyumlu olmadığı tespitiyle ilgili olduğu görülmektedir.
Buna göre; her ne kadar 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planında öngörülen yoğunluk kararı ile 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında öngörülen yoğunluk kararı arasında farklı kullanım yoğunlukları belirlenmiş ise de, 1/25.000 ölçekli planda belirlenen kullanım yoğunluğu üst sınır niteliğinde olup, yoğunluk kararları açısından plan kademelenmesi ilkelerine aykırı bir durum oluşturmayacağı gibi1/25.000 ölçekli planlar genelleme düzeyi yüksek planlar oldukları için, daha alt ölçekte 1/5000 ve 1/1000 ölçeklerin planlarında mekansal kararların daha ayrıntılı geliştirileceği açıktır.
Bu durumda, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında belirtilen brüt yoğunluk değerleri her ne kadar bağlayıcı olsa da, donatı alanlarının niceliksel ve niteliksel dağılımının 1/5000 ölçekli nazım imar planında belirlenebileceğinden, uyuşmazlığa konu yoğunluk kararının üst ölçekli plan kararlarına aykırılık teşkil etmeyeceği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle; her ne kadar bilirkişi raporunda, dava konusu revizyon imar planında, bu plan kademelenmesine, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırı olduğu belirtilmiş ise de bilirkişi raporunda yer alan bu kısmın hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı sonucuyla dava konusu 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planlarında bu gerekçeyle herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Diğer taraftan; bilirkişi raporunda plan kademelenmesi ile ilgili yaptığı ikinci tespit ile ilgili olarak dava dosyası ekleriyle birlikte incelendiğinde ise;
Dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın kuzeyinde yer alan kısmın 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planında, "ticaret alanı" olarak planlanmasına rağmen 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında bu kısmın büyük bölümünün "Ticaret+ Konut+ Turizm alanı", bir bölümünün ise "Ticaret+ Konut Alanı" planlandığı görülmektedir.
Bu durumda; dava konusu taşınmazın bu kısmına yönelik olarak 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile öngörülen kullanım kararı ile ile 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile öngörülen kullanım kararı arasında farklılıklar bulunduğu dolayısıyla, imar mevzuatının aradığı anlamda dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planını arasında plan kademelenmesi içerisinde ölçekler arası tutarlılığın sağlanamadığı anlaşıldığında, dava konusu 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planlarının bu kısmı yönünden şehircilik ilkelerine ve planlama tekniklerine uygunluk bulunmadığından dava konusu işlemde bu gerekçeyle de hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; Gaziantep 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 10/09/2018 gün ve E:2017/805, K:2018/932 sayılı " dava konusu işlemin iptaline" ilişkin karar yukarıda anılan gerekçe ile eklenmek suretiyle usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin yukarıda yer alan gerekçelerde eklenilmek suretiyle reddine, aşağıda dökümü yapılan 130,60-TL yargılama giderinin istinaf isteminde bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca mahkemesince ilgili tarafa karar kesinleştikten sonra re'sen iadesine, kararın tebliğ tarihini izleyen 30gün içerisinde Dairemize gönderilecek dilekçe ile Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 22/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)