(6331 S. K. m. 14, 26) (5510 S. K. m. 27, 102) (2577 S. K. m. 15, 45, 46)
İSTEMİN ÖZETİ: 6331 sayılı Kanunun 14. maddesine istinaden iş kazası ve meslek hastalığı bildiriminin yasal süresinde yapılmadığından bahisle, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 26. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 7.535,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 15/12/2016 tarih ve 2016/136 sayılı komisyon kararının iptali istemiyle açılan davada; Marmaris Devlet Hastanesi'nin 6331 sayılı Kanunun 14. maddesine istinaden iş kazası ve meslek hastalığı bildirimini yasal süresinde yapmadığından bahisle dava konusu idari para cezasının verildiği, söz konusu idari para cezasına 05/10/2016 tarihinde itiraz edildiği, anılan itirazın 15/12/2016 tarih ve 2016/136 sayılı komisyon kararı ile reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, olayda, davanın 6331 sayılı Kanunun 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açıldığı, 6331 sayılı Kanunda ise, idari para cezası verilecek hususların düzenlendiği, ancak, idari para cezasına karşı Kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, ayrıca, bu Kanun uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından verilen idari para cezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağı, bu durumda, Kabahatler Kanununun 5560 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşı Kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer Kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli Mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından, idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı, nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 10/04/2017 tarih ve E:2017/189, K:2017/242 sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddi yolunda Muğla 1. İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen 26/09/2017 tarih, E:2017/107, K:2017/1665 sayılı kararın; davacı tarafından, 6331 Yasanın gönderme yaptığı 5510 sayılı Yasanın 102. maddesi uyarınca idari yargının görevli olduğu, aksi yöndeki kararda hukuksal isabet bulunmadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması, davalı idare tarafından ise, Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülerek, vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ: Karşılıklı olarak istinaf başvuru dilekçelerine yanıt verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...
2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir...
5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir...
Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; anılan maddenin 2. fıkrasının göndermede bulunduğu "temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Bölge idare mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay’da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" bozma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dava, 6331 sayılı Kanunun 14. maddesine istinaden iş kazası ve meslek hastalığı bildiriminin yasal süresinde yapılmadığından bahisle, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 26. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 7.535,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 15/12/2016 tarih ve 2016/136 sayılı komisyon kararının iptali istemiyle açılmıştır.
30/06/2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun "İş kazası ve meslek hastalıklarının kayıt ve bildirimi" başlıklı 14'üncü maddesinin 2. fıkrasının "a" bendinde; "İşverenin iş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildireceği", 26. maddesinin 1. fıkrasının "e" bendinde; "Bu Kanunun;
14. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her bir yükümlülük için ayrı ayrı binbeşyüz Türk Lirası, ikinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene ikibin Türk Lirası, dördüncü fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen sağlık hizmeti sunucuları veya yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularına ikibin Türk Lirası idari para cezası verileceği", aynı maddenin 04/04/2015 tarih ve 6645 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değişik 2. fıkrasında ise; "Bu Kanunda belirtilen idari para cezalarının, 14. maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere uygulanacak idari para cezaları hariç gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürünce verileceği, 14. maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenler için uygulanan idari para cezaları hariç tahsil edilen idari para cezalarının genel bütçeye gelir kaydedileceği, 14. maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere uygulanacak idari para cezalarının ise doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumunca verileceği, Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari para cezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağı" kuralına yer verilmiştir.
Diğer yandan; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102. maddesinin sondan 5. fıkrasında da; "İdarî para cezalarının ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma itiraz edilebileceği, kurumca itirazı reddedilenlerin, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilecekleri" kurala bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; iş kazası ve meslek hastalığı bildiriminin, davacı tarafından, yasal süresinde yapılmadığı ileri sürülerek 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle uyuşmazlık çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; dava konusu idari para cezasının 6331 sayılı Kanun'un anılan 14. maddesinde belirtilen bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle verildiği anlaşılmakta olup, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun anılan 26. maddesinin 2. fıkrasında; 14. maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari para cezasına karşı yapılacak olan itirazda, 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağının belirtilmesi ve 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinde de; itiraz yolu olarak idare mahkemelerinin gösterilmesi karşısında, söz konusu idari para cezasına karşı açılacak davanın görülmesinde idari yargının görevli olduğu sonucuna varılmaktadır. (Uyuşmazlık Mahkemesinin; 08.05.2017 tarih, E:2017/562, K:2017/697 sayılı kararı da aynı yöndedir.)
Bu durumda, önümüzdeki davanın çözümlenmesinde Muğla İdare Mahkemesi yetkili ve görevli olduğu halde, adli yargı yeri görevli olduğu gerekçesiyle, davayı görev yönünden reddeden istinafa konu Mahkeme kararında hukuksal isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının ve davalı idarenin istinaf başvurularının kabulüne, Muğla 1. İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen 26/09/2017 tarih, E:2017/107, K:2017/1665 sayılı kararın kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri hakkında Mahkemesince yeniden verilecek kararda hüküm kurulacağından bu aşamada yargılama giderleri yönünden ayrıca hüküm kurulmamasına, 06/03/2018 tarihinde, oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)