(2577 S. K. m. 45, 49) (193 S. K. m. 25, 61) (4857 S. K. m. 17) (213 S. K. m. 116, 117, 118, 122, 124)
İSTEMİN ÖZETİ : Davacı tarafından; ...... İlaç San. A.Ş.'de çalışmakta iken iş akdinin ikale sözleşmesi ile karşılıklı olarak sona erdirilmesi sonucu işveren tarafından yapılan gelir vergisi kesintisinin iadesi istemiyle yaptığı şikayet başvurusunun reddine ilişkin Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 15.01.2016 tarih ve 3591 sayılı işlemin iptali ile işveren tarafından ödenen (brüt) 349.381,46-TL üzerinden yapılan gelir vergisi kesintisinin iadesi istemiyle açılan davada; ikale sözleşmesi incelendiğinde uyuşmazlık konusu tutarın, 194.620,00 TL'sinin davacının iş akdinin sona ermesi nedeniyle işsiz kalan davacıya, karşılıklı anlaşmaya bağlı olarak yasal zorunluluk olmadan işsizlik sebebiyle yardım amaçlı yapılan bir ek ödeme olduğu, işine son verilen çalışana iş güvencesi tazminatı adı altında yapılan ödemenin hizmet karşılığında yapılması söz konusu olamayacağından ücret olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla ücret niteliği taşımayan ödemenin hangi ad altında yapıldığının da vergisel açıdan bir önemi bulunmadığından, gelir vergisine tabi olmayan ek ödemeye tekabül eden miktar üzerinden vergi kesintisi yapılmasına olanak bulunmadığı, bu durumda, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesinde belirtilen ücret niteliği taşımayan iş güvencesi tazminatı üzerinden gelir (stopaj) vergisi tevkifatı yapılmaması gerektiğinden, davacıya yapılan ek ödeme üzerinden hukuka aykırı olarak yapılmış olan gelir (stopaj) vergisi kesintisinin açık vergilendirme hatası olması nedeniyle, düzeltme-şikayet yoluna konu edilebilecek olması karşısında, başvuru sonucunda ek ödemeye üzerinden yapılan gelir stopaj vergisinin terkini ve davacıya iadesi gerekirken aksi yöndeki dava konusu ret işleminin bu tutarlara ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava dosyasında bulunan 2015/3 dönemine ilişkin ücret bordrosunun incelenmesinden; gelir vergisi kesintisinin 349.381,46 TL'lik matrah üzerinden yapıldığı, bu matrahın içerisinde davacıya ödenen kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı tutarının da yer aldığı ve bu tutarlar üzerinden de gelir vergisi kesintisi yapıldığı anlaşılmış olup, ücret niteliği taşımayan ve 193 sayılı Yasanın 25. maddesi uyarınca vergiden istisna edilen tazminat ödemesinden gelir vergisi stopajı yapılmaması gerektiğinden, ihbar tazminatı ve kıdem tazminatına ilişkin gelir (stopaj) vergisinin terkini ve davacıya iadesi gerekirken aksi yöndeki dava konusu Gelir İdaresi Başkanlığı işleminde hukuka uyarlık görülmediği, davanın sağlık sigortası muafiyetine ilişkin kısmı üzerinden yapılan gelir (stopaj) vergisi kesintisine ilişkin kısmı irdelendiğinde, davanın bu kısmının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesinde belirtilen ücretin unsurlarını taşımadığı, bu nedenle ücret niteliğinde olmadığı açık olduğundan bu kısım üzerinden yapılan gelir stopaj vergisinin terkini ve davacıya iadesi gerekirken aksi yöndeki dava konusu ret işleminin bu tutarlara ilişkin kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı, davanın kullanılmayan yıllık izin ücreti, brüt ücret ve performans primine ilişkin kısmı üzerinden yapılan gelir (stopaj) vergisi kesintisine ilişkin kısmına gelince; kullanılmayan yıllık izin ücreti, brüt ücret ve performans primi 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesi uyarınca ücret niteliğinde olduğundan, davacının bu yöndeki isteminin reddine ilişkin davalı idare işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar veren İstanbul 1. Vergi Mahkemesi'nin 20/06/2017 tarih ve E:2016/495, K:2017/1521 sayılı kararına davalı idarece istinaf başvurusunda bulunularak; kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından; ...... İlaç San. A.Ş.'de çalışmakta iken iş akdinin ikale sözleşmesi ile karşılıklı olarak sona erdirilmesi sonucu işveren tarafından yapılan gelir vergisi kesintisinin iadesi istemiyle yaptığı şikayet başvurusunun reddine ilişkin Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 15.01.2016 tarihli 3591 sayılı işlemin iptali ile işveren tarafından ödenen 349.381,46 TL üzerinden yapılan gelir vergisi kesintisinin iadesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; 2. fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği düzenlemelerine yer verilmiştir. Aynı Yasanın “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında ise; “görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması” bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Dosyada bir örneği bulunan 2015/3 dönemi ücret pusulasında; iş akdi sona erdirilen davacı adına ek ödeme adı altında brüt 194.620,00-TL; ihbar tazminatı adı altında brüt 36.329,07-TL; kıdem tazminatı adı altında brüt 12.985,02-TL; sağlık sigortası muafiyeti adı altında brüt 93,04-TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Ek ödeme, kıdem tazminatı ve sağlık sigortası muafiyeti tutarları üzerinden yapılan kesintilere ilişkin olarak verilen karara davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunda; kararın bu kısımları için 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinde sayılan bozma nedenleri bulunmadığı ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı sonucuna ulaşıldığından, istinaf başvurusunun anılan kısımlarında yasal isabet görülmemiştir.
Mahkemece ihbar tazminatına ilişkin olarak davanın kabulü yolunda verilen karar kısmına, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusuna gelince:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116.maddesinde vergi hatası; vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış, 117.maddesinde hesap hataları, 118.maddesinde vergilendirme hatalarının neler olduğu düzenlenmiş, 122. maddesinde mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri, 124. maddesinde de, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yoluyla Maliye Bakanlığı’na başvurabilecekleri açıklanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 25'inci maddesinin 1'inci bendinde, ölüm, engellilik hastalık ve işsizlik sebepleriyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat ve yapılan yardımların, 7'nci bendinde, 1475 ve 854 sayılı Kanunlara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarlarının gelir vergisinden müstesna olduğu hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanunun 61'inci maddesinin birinci fıkrasında, ücretin, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olduğu; ikinci fıkrasında, ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartıyla kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği; 94'üncü maddesinin birinci fıkrasının 1'inci bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç) 103 ve 104'üncü maddelere göre tevkifat yapılacağı hükmü yer almaktadır.
Ücret pusulasında, üzerinden kesinti yapılan tutarlar içerisinde yer alan ihbar tazminatı; bilindiği üzere, ihbar sürelerine uyulmadan iş verenin iş akdini feshetmesi halinde, 4857 sayılı İş Kanununda belirtilen sürelerle ilgili olarak tazminat adı altında işçiye yapılan bir ödeme olup, anılan Yasanın 17 ve devamı maddelerinde belirtildiği şekliyle, peşin olarak yapılan bir ücret ödemesidir. Başka bir ifadeyle; işçi ile işveren arasındaki özel hukuk sözleşmesine dayalı olarak yani hizmet akdine göre çalışılması gereken ancak yasa hükmü uyarınca hizmet ifa edilmeksizin yapılan bu ödeme, işsizlik sebebiyle ve sosyal güvenlik kapsamında yapılan bir ödeme olmayıp 193 sayılı Yasanın 61.madde hükmü karşısında ücret niteliğindedir. Davacıya ihbar tazminatı adı altında yapılan ödeme ücret olarak nitelendiğinden, tevkif edilen gelir vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurularının reddinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup bu haliyle Mahkemece, ihbar tazminatına isabet eden vergi kesintisinin iadesi yolunda hüküm kurulmasında yasal isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idare istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, istinaf başvurusuna konu İstanbul 1. Vergi Mahkemesi'nin 20/06/2017 tarih ve E:2016/495, K:2017/1521 sayılı kararının kısmen kaldırılmasına, ek ödeme, kıdem tazminatı ve sağlık sigortası muafiyeti tutarları yönünden verilen karara yapılan istinaf başvurusunun reddine, ihbar tazminatı üzerinden yapılan kesintinin iadesine ilişkin kararın bu kısmının kaldırılmasına ve davanın bu kısmının reddine, sonuç itibariyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, isteme konu Mahkeme kararının hüküm fıkrası Dairemizin işbu kararıyla değiştirildiğinden yargılama giderlerine yönelik yeniden hüküm kurulmasına gerek görülerek, aşağıda dökümü yapılan 163,00-TL yargılama giderlerinden taktir olunan 30,00-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, arta kalan yargılama gideri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.210,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, işbu karar gereği 35,90-TL maktu karar harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, posta avansından artan kısmın ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca konusu 117.000,00-TL'yi aşmadığı için kesin olarak 20.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)