(2577 S. K. m. 2, 12) (10. DD. 02.07.2018 T. 2018/41 E. 2018/2311 K.)
İSTEMLERİN KONUSU: Kayseri 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/04/2019 gün ve E: 2017/1524, K: 2019/370 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Dava; davacılar vekili tarafından, Astsubay olan davacı ...'ın 14/05/2014 tarihinde yaptığı paraşüt atlayışında paraşütünün tam açılmaması nedeniyle yere sert bir şekilde çarpması sonucu yaralandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların karşılığı olmak üzere davacı ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat ve 30.000,00-TL manevi tazminatın, eşi diğer davacı ... için ise 20.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti: Kayseri 1. İdare Mahkemesi'nin 30/04/2019 gün ve E: 2017/1524, K: 2019/370 sayılı kararı ile; alınan bilirkişi raporu hükme alınarak, 828.589,00-TL maddi tazminatın kabulüne, davacıların manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne, davacı ...'a 20.000,00-TL manevi tazminat ile eşi diğer davacı ...'a 10.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF EDENLERİN İDDİALARI:
Davalı idare istinaf başvuru dilekçesi ile; olayda davalı idarenin kusurunun bulunmadığı, davacının olayda müterafik kusurunun olduğu, hükmedilen tazminatın yüksek olduğu, karar tarihinin faizin başlangıcı olarak alınması ve harçtan muaf tutulmaları gerektiği ileri sürülerek kararın, istinaf kanun yolu ile kaldırılması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACILARIN SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacılar vekili tarafından, davacı ...'ın ... Tugay Komutanlığında görevliyken 14/05/2014 tarihinde yaptığı paraşütle atlayış esnasında paraşütünün tam açılmaması sonucunda yere sert bir şekilde çarparak bacaklarında ve vücudunun muhtelif yerlerinde meydana gelen kırıklar sebebiyle çalışma gücünde eksilme olduğu ve daha erken emekli olmak zorunda kaldığı, askerlik görevinin sebep ve tesiri ile meydana gelen olay nedeniyle çalışma gücü kaybından dolayı maddi, bu süreçte çekmiş olduğu ve ömrü boyunca çekeceği sıkıntılar ve üzüntü nedeniyle manevi tazminat istemiyle davalı idareye 17/12/2015 tarihinde başvuruda bulunduğu, başvurusuna cevap verilmeyerek zımnen reddi üzerine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile meydana gelen zararın tazmini amacıyla müvekkili ... için 828.589,00-TL maddi, 30.000,00-TL manevi, eşi için 20.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 878.589,00-TL tazminatın, olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava dosyasındaki belge ve bilgilerin incelenmesinden; Malatya 2. Ordu Komutanlığı emrinde İstihbarat Astsubay olarak görevli olan davacı ...'ın, ... Tugay Komutan Yardımcılığı Hava İndirme Eğitim ve Destek Komutanlığı sorumluluğunda 14/05/2014 tarihinde yapılan 179. Dönem statik paraşüt tazeleme kursu atlayışında normal çıkış yapmasına rağmen paraşütünün tam açılmaması nedeniyle yere sert bir şekilde çarptığı, ambulansla Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabipliğine sevk edildiği, burada yapılan muayenede davacının bel / omurilik bölgesinde kırık, leğen kemiği bölgesinde bir kırık, sağ ayak diz altında bir kırık, her iki ayağın topuk kısmında kırıklar, kabulgalarda 2 adet kırık, akciğer ve karaciğer zedelenmeleri tanılarının konulduğu, davacının ameliyata alındığı, tedavilerine müteakip GATA'nın 07/10/2019 tarih, 12296 sayılı raporu ile "Paraploji, tanımlanmış, Baldır düzeyinde peroneal sinir yaralanması, Baldır düzeyinde tibial sinir yaralanması, Artiodez durumu, Tıbıa üst uç kırığı, kapalı, kalkaneus kırığı" tanılarıyla TSK'da görev yapamaz kararı aldığı, davacılar vekili tarafından, davalı idareye başvuruda bulunularak davacılara meydana gelen bu olay ve yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat ödenmesinin talep edildiği, başvuruya cevap verilmemesi üzerine bakılan iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Anılan İdare Mahkemesi'nin davacı ...'ın maddi tazminat isteminin kabulü kısmının incelenmesinden;
Yapılan incelemede; İdare Mahkemesi'nde, düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacı ...'ın, efor tazminatı olarak 828.589,00-TL'nin kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Davacı ...'ın Prof. ... Etimesgut İlçe Devlet Hastanesi Baştabipliği'nin 11/05/2015 tarih, 178 sayılı engelli sağlık kurulu raporu ile "Kauda Konus Sendromu Yürüme Bozukluğu" tanısıyla %60 engel oranının bulunduğunun tespit edildiği, bu oran nazara alınarak davacının efor tazminatının bilirkişi tarafından hesaplandığı anlaşılmıştır.
Dairemiz tarafından, olayın üzerinden 5 sene gibi bir zaman geçmesi ve engelli sağlık raporunun 2015 tarihli olması da nazara alınarak, davacının son durumunun tespiti için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca meslekte kazanma gücü kaybı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise vücut fonksiyon kaybı oranının ne kadar olduğunun tespiti amacıyla Gazi Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından rapor düzenlenmesi istenilmiş olup, gelen 21/01/2020 tarihli rapor ile davacının muayene edildiği de belirtilerek E cetveline göre davacıda meydana gelen söz konusu yaralanmanın %71 oranında vücut fonksiyon kaybına neden olduğu tespit edilmiştir.
Danıştay Onuncu Dairesi'nin 02/07/2018 tarih, E:2018/41 ve K:2018/2311 sayılı kararıyla, %60'ın altında meslekte kazanma gücü kaybı olanlar için pasif dönem hesabı yapılmaması gerektiği yönünde karar verilmiş iken, son dönem kararları ile bu içtihatından vazgeçerek pasif dönem hesabında asgari geçim indirimsiz asgari ücret değeri üzerinden hesap edilmesi gerektiği, yapılan bu hesaplamanın bir çalışmanın karşılığı olmayıp, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olduğu belirtilmiştir. (Danıştay Onuncu Dairesinin E:2018/3636, K:2019/3170 sayılı kararı)
Dava konusu olayda, davacı ...'ın engelli sağlık kurulu raporuna göre engel oranı %60 olduğu nazara alınarak 08/02/2019 tarihli düzenlenen bilirkişi raporunda pasif dönem hesabı yapıldığı, ancak bu hesapta emeklilikten önceki son aylığının %60 emekli aylığı varsayılarak hesaplama yapıldığı için Danıştay'ın bu yöndeki son içtihatları da nazara alınarak, davacı ...'ın meslekte kazanma gücü kayıp oranı ve AGİ'siz asgari ücret üzerinden pasif dönem hesabı yapılması belirtilerek, bilirkişiden tekrar ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 17/02/2020 tarihli ek rapor ile davacı ...'ın maddi zararının 613.477,00-TL olduğu tespit edilmiştir.
Söz konusu bu rapor içeriğinde, davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranı %71 olarak belirtilmesine rağmen raporun son kısmında %70 olarak nazara alınıp hesaplamanın bu oran üzerinden yapıldığı, bu durumun maddi bir hata olduğu açık olduğu sonucuna varılarak bu maddi hata Dairemiz tarafından karar verilirken düzeltilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen ek rapor ilmi verilere, Danıştay yerleşik içtihatlarına uygun olup, hükme esas alınabileceği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ...'ın maddi tazminat isteminin kabulü ile, 630.458,00-TL'nin 1.000,00-TL'lik kısmı için idareye başvuru tarihinden, ıslah ile arttırılan kısmı için ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Anılan İdare Mahkemesi kararının davacılara ödenen manevi tazminatın kısmen kabul kararının incelenmesinden;
Yapılan incelemede; davacı ...'a yaşadığı elem ve üzüntü karşılığı olmak üzere 20.000,00-TL diğer davacıya ise 10.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmiştir.
Manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracıdır.
Manevi tazminata hükmedilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucu doğuran olayların meydana gelmesi veya idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunması gerektir.
Manevi tazminata hükmedilirken ilgililerin sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak olay nedeniyle duyduğu elem ve ızdırabın kısmen giderilmesini ifade edecek, idarenin hukuka aykırılığını ortaya koyacak ve hukuka aykırılığı özendirmeyecek bir miktarın belirlenmesi gerekmektedir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin manevi zarar ile verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Hükmedilecek bu para zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı ve sebepsiz zenginleşmeye yol açmamalıdır.
Bu durumda; sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde bir manevi tazminat miktarına hükmedilmesi gerekirken, İdare Mahkemesi'nce yukarıdaki açıklamalara uygun olmayan manevi tazminat miktarına hükmedilmesinde isabet görülmemiş olup, davacılara yaşadıkları elem ve üzüntü karşılığı olmak üzere takdiren ...'a 10.000,00-TL ve ...'a 5.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan Nedenlerle;
1- Davalı idare istinaf isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,
2- Kayseri 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/04/2019 gün ve E: 2017/1524, K: 2019/370 sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3- 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4 maddesi uyarınca maddi tazminat istemi yönünden yeniden incelenen davada; davacı ...'ın maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı ...'a 630.458,00-TL maddi tazminatın 1.000,00-TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 17/12/2015 tarihinden itibaren, kalan 629.458,00-TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 25/03/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ÖDENMESİNE,
4- 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4 maddesi uyarınca manevi tazminat istemi yönünden yeniden incelenen davada; davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, davacı …'a takdiren 10.000,00-TL ve ...'a 5.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 17/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine,
5- Hükmedilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 44.091,24-TL nispi karar harcından dava açılışında peşin olarak alınan 2.827,00-TL'nin mahsubu sonucu kalan 41.264,24-TL harcın davacılara tamamlattırılmasına,44.091,24-TL nispi karar harcının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
6- Davadaki haklılık oranına göre mahkeme safhasında davacılar tarafından karşılanan 1.122,45-TL yargılama giderinden 297,79-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 824,66-TL ile yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen kabul edilen maddi tazminat üzerinden hesaplanan 48.572,90-TL ve kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.250,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
7- İstinaf safhalarında davalı idarece karşılanan 89,70-TL posta giderinin 65,90-TL'sinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 23,80-TL posta gideri davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
8- Posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra istinaf isteminde bulunana iadesine,
9- 2577 sayılı Yasanın değişik 46.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 05.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)